BİLDİRİNİN İÇERİĞİNE KATILDIĞINI SÖYLEMİŞ... Gökhan Orhan’dan Hayri Zorer’e sitem!

01 Temmuz 2025 06:01
Alevilik, yüzlerce yıllık kadim bir inanç ve yaşam felsefesidir. Sorgulayıcı, eşitlikçi ve özgürlükçü yönleriyle toplumsal vicdanın ve kültürel mirasın ayrılmaz bir parçasıdır.

Hiyerarşik, gizli yapılarla değil, açık, şeffaf ve insani değerlerle tanımlanır. Bu yönüyle Aleviliği, siyasi çıkar amacıyla kullanılan bazı tarikat yapılarıyla aynı düzleme koymak, tarihsel, sosyolojik ve ahlaki bakımdan hata olur kanısındayım.

Olcay ÖĞÜT

CHP Gebze İlçe eski Mali Sekreteri ve eski Kurultay Delegesi

Dünkü yorumuma atıfla… Yorumun tamamı

https://www.facebook.com/olcay.ogut

**

Bugünkü yoruma CHP Gebze İlçe Başkanı Gökhan Orhan’dan ve sevgili okurdan, yorumun içindeki bir detay hatamdan ötürü bir özürle başlamak istiyorum.

Gökhan Orhan, Alevi değil.

Ben kendisinin Alevi olduğunu yazdım. Dün akşam telefonla yaptığımız sohbette neden öyle sandığımı da izah ettim. Niye öyle sandığıma dair gerekçeleri buradan yazmayacağım. Yorum daldan dala alıp başını gidiyor sonra…

**

Yorumdaki en önemli detay…

https://www.facebook.com/chpkocaeligenclik sayfasının hala en üstünde görüldüğü şekilde CHP İl Gençlik Kolları’nın dünkü yorumumun ana konusu olan kamuoyu duyurusunda hala Gökhan Orhan’ın ismi yer almamaktadır.

Hala dememden kasıt şudur…

Orhan’ın yanıt hakkından özetle;

“Söz konusu bildiri hazırlandıktan sonra bir dönem CHP İl Gençlik Kolları Başkanlığı da yapan Gökhan Orhan’a da içeriğine katılması halinde imzalaması talebiyle gönderilmiş…

Gökhan Orhan, CHP İl Gençlik Kolları Başkanı Hayri Zorer’e içeriğe katıldığını, bu süreçte CHP Genel Başkanı Özgür Özel’den yana taraf aldığını, ancak CHP İl Örgütü’nde yönetimin de benzer bir hamlesinden ve İl Başkanı Bülent Sarı’nın konumu itibariyle kendisinin de İl Başkanı olmasından sebep imzacı olmasından, ‘CHP İl’de iki başlılık’ olacağı kaygısıyla metnin içeriğine katılmakla birlikte imza atmaya mesafeli durduğunu belirtmiştir.”

Söz konusu bildirinin imzacı isimleriyle birlikte yayınlanmasının ardından yine Zorer ile bu sefer WhatsApp üzerinden yazışan Orhan, Zorer’e sitem ederek, “Başkan, adımızı yazmayacaktın. Neden olurumuzu aldın” dedi. Başkan Orhan bu yazışmanın belgesini de gönderdi.  Gördüm ve kısmen kullandım.

Sevgili okur…

Burada da benim hatalı olduğumu ve özür dilemem gerektiğini düşünebilirsiniz.

Hayır… Burada özürlük hiçbir durum yok. Ben yorumdan önceki haberin oluşma hikâyesini de, yorumdaki fikrimden önce niye Orhan’ın kendisini arayıp sorma gereği olmadığını kendisine izah ettim.

**

Yorumdaki bir diğer detay…

Gebzespor’un daha sonraki zaman diliminde hükmü geçerliliği kalmayan ve Recep Avcı’nın başkan seçildiği 8 Haziran 2024’teki kongresinde yönetim kurulu listesinde kendisine rağmen yer aldığını belirten Gökhan Orhan özetle, “Yönetimde yer aldığımı, Sinan Yücel’in aramayıp ‘hayırlı olsun’ demesiyle öğrendim. Aynı gün kadın kollarımızın kongresi vardı ve Gebzespor kongresine katılamamıştım. Recep Avcı’ya da kendisini sevdiğimi, takıma gerekirse taraftarlık dahi yapabileceğimi ancak konumumdan esasla Gebzespor yönetiminde yer alamayacağımı izah ettim. Bir de kongrenin *iptal edildiğine dair bir duyum alınca önemsemedim” dedi.

Başkan Orhan bununla birlikte basında yer alan haberlerden sonra Gebzespor yönetiminde yer almadığına dair bir paylaşımda bulunmamasını özeleştiri olarak kabullendi.

*iptal edildiğine: Kongre o gün iptal edilmedi. İlerleyen günlerde hükmünü kaybetti. Bir nevi, butlan vakası

**

Dünkü yorumumda o bildiride en az bir imza eksik olduğunu yazmıştım. İyi ki öyle yazmışım. En az ikiye çıktı…

Bu sefer ismi lazım değil bir okur uyarısıyla…

CHP İl Gençlik Kolları’nda eski başkanlardan Murat Erinç’in de imzası yok.

Benim Erinç’in il başkanlığı döneminde de şahsıyla iyi bir hukukum olmuş, o zemin oluşmuştu. Niye imza atmadığını arayıp sorma gereği hissetmedim.

Kaldı ki yorumumun ana konusu üzerinden mesele kimin niye katılıp katılmadığı değil ancak politik/siyasi bir konunun üstelik Alevilik gibi hayli hassas bir değer üzerinden ‘politize’ edilmesiydi.

Hakaretler zaten kabul edilemez.

Yorumun girizgâhında var. Sıkı takipçilerimden Olcay Öğüt yorumumun katılmadığı bölümünde, “Bu yönüyle Aleviliği, siyasi çıkar amacıyla kullanılan bazı tarikat yapılarıyla aynı düzleme koymak, tarihsel, sosyolojik ve ahlaki bakımdan hata olur kanısındayım” diyor. Bu tespitin özellikle ahlaki bakımdan hata olduğu bölümüne katılmamaktan öte, şerh bile koyuyorum.

Ama görüştür. Kimse kısmen veya tamamen, aynı düşünmek durumunda değil, diyorum.

Dünkü yorumum 800 kelime bandını aşmış ve kimi okurlarım uzun bulmuştu.

Bugün 600’ü azıcık aştı.

Bir de fazla detaylanmamış hali bu yani.

Diyorum, başka da bi’şi demiyorum.

 

YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazarın tüm yazıları
X