BULUT’TAN İKİ AÇIKLAMA BİRDEN Keçi yasağı ormanı yaktı Kamu işçisi talebinde haklı
Anahtar Parti Kocaeli İl Başkanı Nurettin Bulut eş zamanlı iki açıklamasında orman yangınları ve kamu işçileriyle TİS’e değindi. Orman yangınlarına keçi yasağının etken olduğunu öne sürüp kamu işçisinin masadaki talebine hak verdi
Anahtar Parti Kocaeli İl Başkanı Nurettin Bulut ülke gündeminde yer edinen ve yerelimizi de ilgilendiren iki ayrı konuda eş zamanlı iki yazılı açıklamada bulundu. Bulut açıklamalarında orman yangınları ve kamu işçileriyle süregiden toplu iş sözleşmesi görüşmelerine değindi. Orman yangınlarına keçi yasağının etken olduğunu öne sürüp kamu işçisinin masadaki talebine hak verdi
Bulut kamu işçileriyle TİS görüşmelerine dair yüksek enflasyonun reel gelirleri hızla aşındırdığı bu süreçte, çalışanların sadece geçim değil, onurlu bir yaşam hakkı talep ettiğini vurgumadı. Bulut, “Biz, Anahtar Parti olarak bu kriz ortamında sadece eleştirmiyor, çözüm de üretiyoruz” dedi.
Sosyal Barışın Anahtarı: Emeğe Değer Vermeyen Kilidi Açacaktır
İl Başkanı Nurettin Bulut, “Ücret ve üretkenlik arasındaki dengeyi bozarsan, yalnızca ekonomik değil, toplumsal barışa da darbe vurursun. Toplumun emek veren kesimi, alın terinin karşılığını alamazsa sadece fakirleşme değil, toplumsal güven ve barış zedelenir. Bu durum sürdürülemez” diyerek, şu anda hükümetin tekliflerinin kamu işçilerinin beklentilerini karşılamaktan uzak olduğunu vurguladı.
Veriler Ne , Çalışan Kesim Ne Diyor?
Başkan Bulut, Türkiye’deki emek piyasasına dair bazı çarpıcı istatistikleri paylaştı:
- Türkiye’de 17 milyon 326 bin işçiden yalnızca yüzde 14’ü sendika üyesi.
- 1,3 milyon kamu işçisi çoğunlukla taşerondan kadroya geçen, eğitim seviyesi düşük, ağır işlerde çalışan bireylerden oluşuyor.
- TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ’in talebi, mevcut en düşük net maaşın 37 bin TL’den 72 bin TL’ye çıkması yönünde.
- Hükümetin teklifi ise yüzde 16, yüzde 8, ardından yüzde 17, yüzde 10; en son ise %24 zam ve sonrasındaki dönemler için enflasyon oranı kadar zam. Kabul edilebilir gözükmüyor.
Anahtar Parti’nin Sistematik Çözüm Önerileri
İl Başkanı Nurettin Bulut, “Anahtar Parti olarak bizim çözüm önerilerimiz kuru sloganlar değil, bilimsel veriye dayalı, uygulanabilir progamlarır diyerek, çözüm planını dört temel başlık altında sundu:
- Ücretlerde Yeni Model: ‘Verimlilik + Hedef Enflasyon’ Formülü
“Reel ücret artışları enflasyonun altında kaldığı sürece kapsayıcı büyümeden söz edilenmez. Ortalama ücretlerin en az ‘verimlilik artışı + hedef enflasyon’ kadar artırılması artık bir gerekliliktir.”
Anahtar Parti, ücret politikalarının belirlenmesinde sadece yıllık TÜFE’ye değil, aynı zamanda emek verimliliği artışına da dayalı yeni bir çerçeve öneriyor. Bu çerçeve, üretkenlikteki artışı doğrudan maaşlara yansıtarak hem emeğin değerini koruyor hem de sosyal adaleti güçlendiriyor.
- Eğitime Dayalı Ücret Adaleti
İl Başkanı Bulut, son yıllarda düşük eğitimli çalışanların reel gelir artışının, yüksek eğitimli kesime göre daha fazla olduğunu belirtti ve bunun eğitim sistemine duyulan güveni sarstığını vurguladı:
“Üniversite mezunlarının reel gelirlerinin artmaması, okuma çabasının karşılık görmediği algısını güçlendiriyor. Bu, emeğin niteliğini teşvik etmeyen bir sistem demektir.”
Anahtar Parti, eğitim düzeyine uygun ücret politikalarının yeniden yapılandırılmasını ve uzmanlık gerektiren mesleklerde emek karşılığının artırılmasını savunuyor.
- Sektörel Verimlilikle Uyumlu Gelir Dağılımı
Yıllık ortalama reel gelir artışının inşaat ve tarım sektöründe kısmen yüksek, hizmetler sektöründe ise daha düşük olduğunu belirten İl Başkanı, bu dengesizliğin hem sektörel verimlilik hem de emek göçü açısından ciddi riskler taşıdığını belirtti.
“Ücret politikaları sektörel verimlilikle uyumlu değilse, ekonomi dengeli büyüyemez. Tarımdan sanayiye, sanayiden hizmete geçişte emeğin niteliği desteklenmeli.”
Anahtar Parti, faktör verimliliği artışıyla uyumlu ücretlendirme sistemini esas alan bir sektörel analizi esas alan bir reform çağrısı yapıyor.
- Güvenceli İstihdam ve Sosyal Haklar Temelli Çalışma Hayatı
Bulut, sadece maaş-ücret değil, sosyal haklar açısından da ciddi bir dönüşüm gerektiğini ifade etti:
- Aylık sosyal destek: 7.500 TL
- Aile yardımı: 2.500 TL
- Çocuk yardımı: 250 TL
- Yemek, giyim, doğum, evlenme destekleri
“İnsanca bir yaşam için iş güvencesi, sendikal haklar, sosyal haklar ve sağlıklı çalışma ortamı en az ücretler kadar önemlidir.”
Anahtar Parti, kısa süreli sözleşme, taşeronlaştırma, kayıt dışılık gibi yapısal sorunlara karşı güvenceli ve kayıtlı istihdam modelini öneriyor.
Ekonomide Rasyonel Dönüşümün Anahtarı: Zahmet-Nimet Dengesi
Bulut, basın açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Anahtar Parti, ekonomik kalkınmayı sadece faiz, kur, dış dengeyle açıklayan değil; tasarru yatırım dengesiyle mali dengeyi merkeze alan bir kalkınma modeli öneriyor. OECD ülkeleriyle kıyaslandığında Türkiye’nin ücret-verimlilik makası giderek açılıyor. Bu açık kapatılmadan hiç bir denge kurulamaz
“AK Parti yönetiminde halk, ‘rasyonel kulvara dönüyoruz’ diye diye iki yıldır fakirleştirildi. Biz bu kulvarın yönünü top yekûn refah için değiştiriyoruz. Emekçinin alın teri, bu ülkenin geleceğidir.”
Anahtar Parti İktidarında:
- Emek verimliliği esaslı adil ücret politikası
- Eğitim ve meslek odaklı gelir dengesi
- Sektörel verimlilikle uyumlu ücret sistemi
- Kayıtlı ve güvenceli istihdam
- Hesap verebilir ekonomi yönetimi
- Sosyal barışın tesisi için refahı tabana yayan kalkınma modeli
Anahtar Parti iktidarında, ücret ve maaşlar siyasi tercihlerle değil, üretkenliğe dayalı objektif kriterlerle belirlenecek; çalışan kesimin yaşam standartlarını yükseltecek, toplumun gelir dağılımını iyileştirecek kapsayıcı büyüme modeli inşa edilecektir. Ekonomi yönetimi liyakat, şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleriyle yürütülecektir. Halkı yoksullaştıran aldatıcı yaklaşımlara değil, sürdürülebilir kalkınmanın reel politik sistemi kurulacak; bu sayede toplumun her kesimi büyümeden hakkaniyetli pay alacaktır.”
Başkan Bulut bir diğer açıklamasında orman yangınları ve kırsal üretim politikalarına sert eleştiride bulunup, “Keçileri yasakladınız, ormanlar yalnız kaldı; şimdi çare arıyorsunuz! Keçiler ormanların düşmanı değil, bahçıvanıdır!” dedi.
Bulut Türkiye’de sıklaşan orman yangınları üzerinden geçmişte yapılan yanlış doğa politikalarını hedef aldı. BULUT, “Keçiler ormanların düşmanı değil, binlerce yıldır onun doğal bahçıvanıdır. Bu gerçeği inkâr edenler hem doğaya hem de köylüye büyük bir haksızlık etti” dedi.
“Keçi varsa orman nefes alır”
İl Başkanı Bulut, keçilerin orman ekosistemi içindeki rolünü şöyle özetledi:
- Orman tabanındaki dalları ve kuru otları temizleyerek yangın yayılımını yavaşlatır.
- Aşırı sık orman yapısını açarak hava ve ışık dolaşımını artırır, yeni bitkilerin yeşermesine fırsat verir.
- Eğimli alanlarda açtığı patikalar ve yaptığı teraslama etkisiyle erozyonu önler.
- Doğal beslenmeleri sayesinde çevreye zarar vermez, üretim maliyetlerini düşürür.
“Yasakladınız, cezalandırdınız, köyleri çoraklaştırdınız”
Ancak bu katkılara rağmen keçinin yıllar boyunca hedef gösterildiğini hatırlatan İl Başkanı Bulut, şu ifadeleri kullandı:
“Geçmişte çıkarılan yasalarla keçi yasağı geldi. STK’lar, medya ve bürokrasi eliyle bu hayvanlar ‘orman düşmanı’ ilan edildi. Direnen üreticilere cezalar verildi, geçimini kaybeden orman köylüsü köyünü terk etti. Orman yalnız kaldı, yönetimsiz kaldı, yangınlar arttı. Bugün keçiye yeniden izin verseniz bile onu besleyecek üretici artık kalmadı.”
“2025 Verileri Konuşuyor: 41.458 Hektar Yangınla Boğuşuyoruz”
İl Başkanı Bulut, Türkiye’nin bu yılki yangın bilançosunu rakamlarla açıkladı:
- 2025’te Türkiye’de 41 bin 458 hektar alanyangından zarar gördü
- Bunun yanında 80 bin + hektar yangın riski altında
- Son haftalarda 13 kişi hayatını kaybetti, 377 yapı zarar gördü, 235 bina yandı.
- Yaklaşık 50 bin kişi tahliye edildi, yangınla mücadelede 2.300 itfaiyeci görev aldı.
“Sonuçta ormanı doğanın içinden değil, bakanlık koridorlarından yönetirseniz bu olur. Ekolojik dengenin bir parçası olan keçiyi dışlarsanız, yangına açık, ölü, kuru bir orman tabanı bırakmış olursunuz. Bugün Avrupa’da birçok ülke, kontrollü otlatmayı teşvik ediyor. Biz ise onu yasakladık. Bedelini doğa ödüyor.
“Köy olmadan orman korunmaz!”
Ormanla birlikte yaşayan keçi ve köylüyü dışlayamazsınız. Onlar ormanın düşmanı değil, bekçisidir. Anahtar Parti olarak biz, orman politikalarını yeniden doğayla uyumlu hâle getireceğiz. Kırsalda üretimi teşvik edecek, keçiciliği destekleyecek ve bu ülkenin doğal bilgeliğini geri getireceğiz.
Keçileri günah keçisi ilan edenler şimdi orman yangınlarına çare arıyor. Ama o çare hâlâ dağda geziyor: adı keçi!”