MEMLEKETE SAHİP ÇIKANLARI YİTİRDİK Eşitlikçi, adil, halkçı politikalara mecburuz
Eğitimci Yazar Nurcan Korkmaz, “Memleketin çocuklarına sahip çıkan öğretmen ve insanları yitirdik” tespitiyle liberalizmin ülkemizdeki tahribatını özetledi. MESEM faciasında da çözümün eşitlikçi, adil, kamucu, halkçı politikalardan geçtiğini söyledi
Haber serisi
Çocuk Hakları Bağlamında MESEM ve Meslek Eğitimi Aldatmacası – 5
“Bu tür toplantılarda genellikle hazır reçeteci tavırlar içinde oluruz. ‘Ne yapmalı’ sorusunun cevabını hep birlikte inşa etmeliyiz.
Veli-Der Kocaeli 2 No’lu Şube’nin 14 Haziran Pazar günü Gebze İşçi Dayanışma Evi’nde gerçekleşen “Çocuk Hakları Bağlamında MESEM ve Mesleki Eğitim Aldatmacısı” konulu seminerinde konuşan Eğitim Yazar Dr.Nurcan Korkmaz’ın seminerdeki son değerlendirmesinin son cümleleri, girizgâhtaki gibi oldu.
Ülkemizdeki liberalleşmenin yarattığı tahribatı;
“Aslında hepimizin söylediği aynı. Türkiye’de hemen her alanda kamucu ve halkçı politikalar terk edildiğinden beri hangimiz devlet hastanesine gidebildik? Devletten hangi hizmeti alabildik. Sadece devlete vergi ödemekle yükümlü bireyler haline geldik. Ödediğimiz verginin karşılığını alamıyoruz. Eğitimimiz günümüzde gelecek vaat etmekten uzaklaşmış durumda. Öğretmenler sisteme indirgendi. Aydın niteliğini kaybetti. Herkes bir alttaki okula sevk ediyor. Okullar katmanlaştı, herkes başından atma derdinde. Anadolu Lisesi öğretmeni, öğrencisi yapamıyorsa meslek lisesine gitmesini istiyor, ‘gitsin imam hatibe’ diyor. Memleketin çocuklarına sahip çıkan öğretmen ve insanları yitirdik.
Herkes kendi çıkarlarının peşinde koşan bir sürecin içinde. Bizim o fikri, irfanı, vicdanı hür nesiller yetiştirme politikamız çoktan ortadan kalktı. Bunu tekrar sağlamanın yolu eşitlikçi, adil, kamucu, halkçı politikalardan geçiyor” dedi.
Gelecek vaat edebilen bir eğitim, halkı koruyan bir sağlık anlayışın kamusal anlayışlı bir yönetimle mümkün olduğunu kaydeden Korkmaz, “Eğitim sistemi içinde öyle devasa sorunlarımız var ki. Geçenlerde arkadaşlar yazmıştı. 700’den sonra bıkıp bıraktı. MESEM de bunlardan biri ve hepsiyle birlikte mücadele etmeli. O mücadele de halkçı ve kamucu politikaların inşasıyla kurulmalı” diye konuştu.
VELİ-DER GENEL BAŞKANINDAN SENDİKALARA ÇAĞRI
Veli-Der Genel Başkanı Ömer Yılmaz, MESEM’deki öğretmenlerin bu tür toplantılarda konuşulan fikirlerden beslenmesi ve tartışması gerektiğini belirtip, “Burada Eğitim-İş, Eğitim-Sen, Hürriyetçi Eğitim-Sen gibi öğretmen sendikalarının çok önemli bir misyonu var. MESEM meselesine bu açıdan bakan sendikalar öğretmenleri hizmet içi sendikal faaliyette bir araya getirsin. Yönetimler, meclisler var. Oralara çağırıyorlar. Bu konuşmaları, bu tartışmaları orada mutlaka yapmalılar” dedi. Yılmaz ayrıca özetle şunları kaydetti:
“İlk önce öğretmenlerin buna ikna edilmesi lazım, sonra tabii ki velilere ulaşmalı. Biz Veli-Der olarak velilere bunu anlatıyoruz. Velilerle birebir değil de, bu tür platformlarda, televizyonlarda, gazetelerde bizden görüş isteniyor, biz de buralardan anlatmaya çalışıyoruz. MESEM meselesinin toplumsallaşması lazım.
Biz burada 18 yaş altında çocuk işçiliğine dur demezsek, dini eğitimi nasıl 4 yaşa kadar çektilerse, inanın işçiliği de çekerler. Ortaokullarını kuruyorlar şimdi, ortaokullara indirdiler.
Biz dini eğitim tartışmalarına dair, ‘14 yaşına kadar dini eğitim yapmayın çocuklara, pedagojik açıdan doğru değil’ dedik. Ama biz bunu dedikçe şimdi dört yaşındaki çocuklara camilerin altında Kur'an kursu adı altında, dini eğitim veriyorlar.
MESEM meselesi de aynıdır. Bugün buna karşı çıkmazsak, bunun çocuk işçiliği olduğunu, emek sömürüsü olduğunu anlatmazsak gidişat o yöndedir. Hiçbir eğitim modeli ölümle sonuçlanır mı?”
CEHALETİN İKTİDAR HALİNİ YAŞIYORUZ
Seminer, Veli-Der Kocaeli 2 No’lu Şube Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Yıldız’ın, “Volter, Dünyanın en kötü hali cehaletin örgütlü halidir” diyor. Şimdi biz cehaletin iktidar halini yaşıyoruz uzun bir süredir. Bunun karşısındaki tutumun da örgütlü bir tutum olması gerektiğinden kaynaklı MESEM’den, sendikalardan, derneklerden, sivil toplumun bütün kuruluşlarından ortak birleşik bir mücadele yığını oluşturmamız gerektiğini düşünüyorum” şeklindeki değerlendirmesiyle sona erdi.
Seride dün
Çocuğu korumanın tek yolu onu güçlendirmektir
https://www.gebzeemek.com/haber/egitim/cocugu-korumanin-tek-yolu-onu-guclendirmektir-/3998.html