GENELDE BEĞENİLENİNİ EKSİK BULDU Mesleki eğitimde branş çeşitliliği yetersiz
Cumhuriyet Bayramı’nda dördüncü yaşına girecek ve Kocaeli Şubesi, Gebze’de kurulan Eğitim Gücü-Sen’in Şube Başkanı Melek Candemir, Gebze’de genelde beğenilen mesleki eğitim hamlesini branş çeşitliliği ve branş öğretmeni sayısında yetersiz buldu
Sendikacılara sorduk / 4
Eğitim Gücü-Sen Kocaeli Şube Başkanı Melek Candemir:
“29 Ekim'de dördüncü yılına girecek olan bir sendikayız. Sıfır noktasından bu güne şube yeter sayısına ulaşmış, apolitik duruşu benimseyen ve siyaset üstü sendikacılık nasıl yapılırı sahada ispat etmeye çalışan bir öğretmen hareketiyiz. Üyelerimiz mesleğe yeni başlayan öğretmen arkadaşlarımızdan oluşmakla birlikte önemli kısmı da mevcuttaki sendikalarının sahadaki tutumlarını eleştiren ve sendikaların durdukları yerdeki siyasi etiketlerinden rahatsız olan öğretmen arkadaşlarımızdır. Sendikalarından istifa ederek Eğitimgücüsen' i araştırıp gelmeleriyle bugün bu sayılara ulaşmış bulunmaktayız.”
Yeni eğitim öğretim döneminin ilk günüyle birlikte başlattığımız haber/röportaj dizimizin bugünkü konuğu, Eğitim Gücü-Sen Kocaeli Şube Başkanı Melek Candemir, Gebze’nin Kirazpınar Mahallesi’ndeki 23 Nisan Bilim ve Sanat Merkezi’nde rehber öğretmen. Sendikalarının Kocaeli Şubesi için başvuruları yaptıklarını kaydeden Candemir, üye yoğunluğu nedeniyle şubenin merkezinin Gebze’de olacağını ve yakın zamanda açılacağını söyledi.
Sorularımızı yazılı yanıtlamayı tercih eden Candemir’i bu hafta içi Darıca’da, Mehmet Akif Ortaokulu’ndaki eğitime şiddet vakasına, altı sendikanın ortak tepkisi esnasında fotoğrafladık.
Candemir, “Bir dönem rehber öğretmenliğin de kaldırılacağı konuşulmuştu. Kaldırıldı mı?” şeklindeki sorumuzu, “Hayır. Rehber öğretmenliğin kaldırılması gibi bir gündem olmamıştır” diye yanıtladı. Candemir rehber öğretmenliğin önemini yine sorumuz üzerine şöyle izah etti:
“Biz psikolojik danışman ve rehberlik öğretmenleri olarak okullarda koruyucu ruh sağlığı hizmetleri veren önemli bir paydaşız. Ne yazık ki geçmişten bugüne bu branşın önemine yönelik bakıştaki önyargı ve olumsuzluklar bu alanın anlaşılmasını zorlaştırmıştır. Bu tutum alanında uzman öğretmenlerimizin işlerini yaparken mağdur edilmelerine sebep olmakta ve kurum içi aidiyete zarar verdiği de geçmişte tecrübe edilmiştir.
Okul psikolojik danışman ve rehber öğretmenlerinin görevi; bireyin (öğrenci) kapasitesini fark etmesi ve gerçekçi kararlar alabilmesi, kendini anlayabilmesi, problem çözme becerilerini geliştirmesi, çevresi ile sağlıklı ve uyumlu ilişki kurabilme ve sürdürülebilme becerilerini güçlendirmesi, en önemlisi de kendini gerçekleştirme yolculuğunda bireye uzman kişilerle verilen bir ruh sağlığı hizmetidir. Okullarda rehberlik çalışmaları hizmet alanına göre; eğitim, sağlık ve sosyal rehberlik çalışmaları olarak sınıflandırılırken problem alanlarına göre kişisel, eğitsel ve mesleki rehberlik olarak ayrılmaktadır. Çağdaş toplumun sağlıklı bireylerinin yetiştirilmesinde okul psikolojik danışman ve rehber öğretmenlerinin önemini bilen okul müdürleri okul ikliminin sağlıklı hale getirilmesinde okul psikolojik danışman ve rehberlik öğretmenlerinin uzmanlıklarından önemli derecede istifade etmektedirler.”
- Bugünkü protestonuzda öğrenci velilerinin okul müdürü ve yardımcısına saldırmalarına dair gerekçe, kayıt.
- Burdaki temel en temel sorunun aileler ve dolayısıyla ebeveynleri olduğu düşünülmektedir. Tamda aile yılında biz bu sorunları yaşarken aslında iğneyi kendimize batırmalıyız anne babalar olarak. Çocuğun ilk rol modeli anne babadır. Şüphesiz ki çocuklarımızın nasıl yetişkinler olmasını istiyorsak önce bizler hayal ettiğimiz karakterde, davranışta, erdemde bireyler miyiz durup düşünmeliyiz. Şiddet öğrenilen birşey olup bu yaşadığımız üzücü olayda da duygularını kontrol edemeyen velimizi bir kez daha kınıyoruz ve altını çizmek istiyoruz: Okulda, çarşıda, pazarda güven içerisinde yürümek istiyoruz. Sosyal çürümeyle birlikte değerlerini kaybeden bir topluma dönüşmüş olmaktan utanç duyuyoruz. Çözüm aile eğitimleri, farkındalık çalışmaları ve tabi ki yasal olarak koruyucu kanunların çıkarılması ve kararlılıkla uygulanmasıdır. Eğitim ortamlarında eğitimcilerin ve çocukların güven içerisinde eğitim faaliyetlerini gerçekleştirmeleridir.
- Veliler neden çocukları daha iyi eğitim görsün diye okul seçer? Öğretmenler mi yetersiz…
- Tabiki iyi bir okul ortamının iyi bir gelecek planlamasındaki öneminin fark edilmesidir diye düşünüyorum. Bunun yanı sıra imkânlar bağlamı olabilir. Mahallendeki okul mantığı kıymetli olmakla birlikte eğer okulun şartları nitelikli eğitim öğretim faaliyetlerinin yapılmasını engelliyor ise bu durum öğrencideki öğrenme ve eğitilme motivasyonunu olumsuz etkilemektedir. Okulun içinde bulunduğu çevre ve şartları da yine velinin okul tercihinde etkili olmaktadır. İyi bir çevrenin iyi bir gelecek ve başarı sağlayacağı kanaati de yaygın sebeplerdendir. Ben öğretmenlerimizin yetersiz olduğunu kesinlikle düşünmüyorum sadece öğrenme motivasyonunu olmayan bireylere öğretme görevini üstlenen eğitimcilerimizin istek ve hevesine gittiğim her okulda şahit olduğumu altını çizerek ifade etmek istiyorum.
BÜTÇE VE KAYNAK YETERSİZLİĞİ
“Okulların bütçeleri eğitim ihtiyaçlarını karşılamaya yetmemektedir.
Popüler okullar astronomik bağışlarla yüksek bütçelere ulaşırken, birçok okul eksi bakiyelerle ayakta kalmaya çalışmaktadır. Bu durum fırsat eşitliğini ortadan kaldırmaktadır.
Okul Aile Birlikleri’ne bağış yapılmaması yönünde telkinlerde bulunulması, kaynak yaratma konusunda çelişki doğurmaktadır.”
- Derken okul aile birliklerine bağışı, savunuyorsunuz yanılmıyorsam. Gerekçesini açıklar mısınız?
- Savunduğumu beyan etmedim. Ancak sorguluyorum, okullar bu kadar yokluk içerisinde ihtiyaçlarını nasıl giderecek? Sosyal devlet anlayışında devletten bu ihtiyaçların giderilmesini talep etmekle görevli okul idarecileri ancak aldıkları cevap her zaman olumlu değil. Kendi öz kaynakları ile imkânları ile sorunların çözülmesi, ihtiyaçların giderilmesi onlardan beklenmektedir. Okul aile birliği esasında tüm bu harcamaları yapmakla sorumludur. Peki, bütçeyi nasıl oluşturacak herkesin bildiği ama dillendirmekten çekindiği konu bağışlar. Bu konudaki sorumluluk ve denetim okul aile birliklerindedir. Ne öğretmen ne de idareciler parayla pulla ilgilenmek istemiyorlar.”
Melek Candemir, “Yeni eğitim-öğretim yılı: Bitmeyen sorunlarla okul zili çalıyor” başlıklı yazılı değerlendirmesinde, “Yeni eğitim-öğretim yılına başlarken okullarımız, yıllardır süregelen birçok yapısal sorunla karşı karşıya kalmaktadır. Özellikle Gebze, Çayırova, Darıca ve Dilovası ilçeleri özelinde değerlendirildiğinde, öne çıkan başlıca sorunlar şunlardır” deyip tespit ettiği sorunları başlıklar halinde sıraladı:
GÜVENLİK VE FİZİKSEL KOŞULLAR
Okullarda güvenlik personeli yetersizdir; bu durum kurumları dış tehditlere karşı savunmasız bırakmaktadır.
Okul polislerinin her okulda bulunmaması güvenliği zayıflatmaktadır.
Okul giriş-çıkış saatlerinde servis araçlarının yol ve kaldırımları işgal etmesi, yürüyerek okula giden öğrenciler için tehlike oluşturmaktadır.
Kadrolu temizlik personelinin olmaması nedeniyle okullar, hijyen sorunlarıyla eğitime başlamaktadır.
Okul kantinlerinde yeterli denetim yapılmaması, sağlıksız gıda ürünlerinin öğrencilere ulaşmasına sebep olmaktadır.
ÖĞRENCİ YERLEŞTİRME VE YOĞUNLUK
Kayıt bölgeleri dışından öğrenci kabulü, belli başlı okullarda yığılmalara ve eğitim kalitesinin düşmesine yol açmaktadır.
Nüfus kayıt alanlarına göre usulsüz yerleştirmeler, okulların kapasitelerinin aşılmasına sebep olmaktadır.
Farklı türdeki okulların ders saatlerindeki uyumsuzluk, öğrenci ve velilerin günlük yaşamını zorlaştırmaktadır.
ÖĞRETMEN VE YÖNETİM SORUNLARI
Öğretmen açığı, ücretli öğretmenlerle kapatılmaya çalışılmaktadır. Ancak bu öğretmenler çoğu zaman alan dışı çalıştırılmakta, pedagojik formasyona sahip olmamakta ve düşük ücretlerle görev yapmaktadır. Bu durum eğitimde fırsat eşitliğini zedelemektedir.
Okul yöneticilerinin şeffaf, işbirliğine dayalı ve iletişime açık bir yönetim anlayışına sahip olmamaları, kurum iklimini olumsuz etkilemektedir.
Kurum kültürünün yalnızca söylemde kalması, sahada uygulanamaması önemli bir sorundur.
Yönetici atamalarında liyakat ilkesinin göz ardı edilmesi, hak kayıplarına yol açmaktadır.
Yönetici ve öğretmenlerin disiplin soruşturmalarıyla ilgili süreçte, disiplin kurulu tarafından adalet ve liyakat ilkelerinin yeterince gözetilmemesi, kurumlarda güven duygusunu zedelemekte ve motivasyon kaybına yol açmaktadır."
EĞİTİMDE NİTELİK VE İÇERİK SORUNLARI
Akademik başarıya odaklı eğitim anlayışı, spor, sanat, müzik ve mesleki beceri derslerinin ihmal edilmesine yol açmaktadır. Öğrenciler estetik, sanatsal ve fiziksel gelişimden mahrum kalmakta; bu da dijital bağımlılık, obezite ve psikolojik sorunlara neden olmaktadır.
Mesleki eğitimde branş çeşitliliği ve branş öğretmeni sayısı yetersizdir.
Belirli okul türlerine zorunlu yönlendirmeler yapılması, diğer branşların itibar görmemesine ve öğrencilerin tercih yapmasının engellenmesine neden olmaktadır.
HALK EĞİTİM MERKEZLERİNDEKİ SORUNLAR
Halk eğitim merkezlerinde bilişim, muhasebe, İngilizce gibi branşlarda kurs açılamazken, dikiş ve el sanatları gibi branşlarda yoğunluk yaşanmaktadır.
Kadrolu öğretmen dağılımındaki dengesizlikler, usta öğreticilere aşırı yük bindirmektedir.
Malzeme yetersizliği, eğitim hizmetlerinin uygun olmayan koşullarda sürdürülmesine sebep olmaktadır.
EKONOMİK VE ULAŞIM SORUNLARI
Artan maliyetler, öğrencilerin okula ulaşımını zorlaştırmaktadır. Sanayi bölgesi olması sebebiyle servis firmalarının dikkatsiz ve yetersiz uygulamaları öğrenci güvenliğini tehdit etmektedir.
Ek ders, egzersiz ve destekleme kurslarının ücretleri, hayat pahalılığı karşısında değerini yitirmektedir. Bir saatlik ek ders ücreti şu an 163 TL üzerinden hesaplanmaktadır.
PROJE VE UYGULAMA SORUNLARI
Okulların “proje merkezi” kimliğiyle öne çıkarılmaya çalışılması, asıl eğitim faaliyetlerini gölgede bırakmaktadır.
Görüldüğü üzere; güvenlik, öğretmen yetersizliği, bütçe sorunları, liyakat eksikliği, mesleki eğitimdeki sınırlılıklar ve fırsat eşitsizliği, bölgemizdeki okulların en temel sorunları olmaya devam etmektedir.”
Yarın
Eğitim-İş Sendikası Kocaeli 2 No’lu Şube Başkanı Adem Eliçora