7/24 ÇALIŞAN BİR KAMPÜS Ne yaptıysak birlikte yaptık: Yine adayım
GTÜ’de birinci dönemi sona ermek üzere olan Rektör Prof.Dr.Hacı Ali Mantar geride kalan dört yılda 7/24 çalışan bir kampüse yönetim, akademik kadrolar ve öğrenci toplulukları ile ulaştıklarını, önümüzdeki dönem yine aday olacağını söyledi
Seri röportaj – 3
Gebze Teknik Üniversitesi’nde birinci dönemi sona ermek üzere olan Rektör Prof.Dr.Hacı Ali Mantar geride kalan dört yılda 7/24 çalışan bir kampüse yönetim, akademik kadrolar ve öğrenci toplulukları ile ulaştıklarını belirtip önümüzdeki döneme dair yeniden aday olacağını söyledi.
Rektör Mantar ile söyleşimizi meslek yüksek okulları, fakülteler, yeşil dönüşüm, üniversitede bilimsel çalışmalar ve kampüs yaşamı ile sürdürüp önümüzdeki döneme dair adaylık olasılığı ile tamamladık.
MESLEK YÜKSEKOKULLARI,
ÜNİVERSİTELERDEN AYRILMALI
- Özetle Gebze Teknik Üniversitesi’nin yeni meslek yüksek okulları açma planları var mı?
- Meslek yüksekokulları Türkiye için çok önemli. Ben de daha fazla meslek yüksekokullarının açılmasını istiyorum ama YÖK de, diğer yerler de üniversitelerin biraz uzmanlaşmalarını i Mühendislikte bile her mühendisliğin her alanında her üniversite daha iyi olmayabiliyor. Amerika’da da bu böyledir, örneğin Delaware Üniversitesi kimya mühendisliğinde müthiştir ama diğer mühendislikte o kadar iyi değildir. Biz burada daha çok yüksek lisans ve lisans öğrencilerine odaklandık. Meslek yüksekokulu açarsam, ölü doğar. Odak vermemiz gereken alanlar, daha fazla ilgi ve çalışma bekliyor.
- GTÜ’nün kuruluşundan bugüne tüm rektörler ve dekanlan, meslek yüksekokulu açılmasına biraz daha mesafeliyiz. YÖK’ün tavsiyesiyle kurduğumuz Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulumuz
- Bir ara Sarkuysan kurmak istiyordu. Kendilerine de, Kocaeli Sanayi Odası Başkanı Ayhan Zeytinoğlu’na da; ‘Kampüsün içerisinde yer verelim kursunlar ama yönetimi müstakil olsun ki sabahtan akşama kadar onunla yatıp onunla kalksın’ dedim.
- GTÜ olarak bir tarafta ilaç geliştirirken, bir tarafta yapay zekâyla ilgili bir şey yaparken, diğer tarafta kaynakçılıkla veya malzemeyle ilgili bir konuda eğitim verirken odağım dağılabilir. Bunu birisi küçük birisi büyük diye söylemiyorum, hep vurgularım hepsi birbirinden önemlidir ama bizim odağımızı dağıtır... Bizim odağımız dağılsın sıkıntı yok, rektör her şeye şey yapabilir ama o meslek yüksekokulu istediği ilgiyi göremeyebilir.
- Hatta şu anda şöyle bir şey gündemde: Meslek yüksekokullarını üniversitelerden ayıralım, müstakil olsunlar. Örneğin, Kocaeli Üniversitesi’ndeki meslek yüksek okulları KOÜ’den ayrılsın. Kocaeli Yüksekokulları veya Kocaeli Teknik Okulları diye kurulsun. Çünkü meslek yüksek okulları tıp fakültesi, mühendislik fakültesi kadar önemli ama mevcut halde ikinci planda kalıyor. İkisi bir arada da, kolay kolay yönetilmiyor. Amerika’ya baktığınızda da kolejler, 2 yıllık meslek yüksekokulları, üniversiteden ayrıdırlar. Hatta şu olabilir; üniversitelerin önemli bir kısmı -şu anda var ama dikey geçiş- öğrencisini meslek yüksekokullarından alabilir. Yani; meslek yüksekokullarına karşı değiliz ama meslek yüksekokulunun rektörlük bünyesinde olmasına, verimli olmayacağından çok sıcak bakmıyoruz.”
TIP FAKÜLTESİ GİBİYİZ.
KLİNİK HİZMETİ VERMİYORUZ
- Gebze Teknik Üniversitesi’nde iletişim, hukuk, hatta tıp fakültesi kurulması mümkün mü?
- Olabilir, üçü de olabilir. Özellikle iletişim ve güzel sanatlar fakültesi buraya yakışır. Tıp ve hukuk fakülteleri de olabilir ama çok sıcak bakmıyoruz. Şu çok önemli: Üniversitemizde mühendislik ve temel bilimler bölümlerinin çoğu tıp fakültelerinin araştırma merkezi gibi çalışıyor. Sadece kliniğimiz yok. Üniversitemizde kanser çalışması yapan çok sayıda hocamız var. Moleküler biyoloji bölümümüz, ilaç üzerine çalışıyor. Kimya fakültemiz, ilaç kimyası çalışmasında. Bilgisayar mühendisliği bölümümüz, tıpçılarla beraber proje alıp sürdürüyor.
- Kocaeli Üniversitesi ile de çok iyi bir ilişki içerisindeyiz; tek üniversite gibiyiz, beraber proje yapıyoruz. Onların tıp fakültesinin hocalarıyla beraber çalışıyoruz. Yalova ve İstanbul Marmara’daki tıp fakültesiyle beraber çalışıyoruz, Yani aslında tıp konusunda çalışmak için illa da tıp fakültesi açmanız gerekmiyor. Klinik yapılması, hasta bakımı açısından olabilir ama biz ilgi odağımızı dağıtmamalıyız.
- Türkiye'nin yükselen bir teknik üniversiteye ihtiyacı var ve özellikle Kocaeli bunu hak ediyor, bizim tüm gücümüzü oraya vermemiz gerekiyor.
- Hukuk fakültesine de sıcak bakmıyoruz ama yapay zeka yüksek lisans programımızda hukukçular da yüksek lisans yapıyor. Kaldı ki ülkemizde yeterli sayıda hukuk fakültesi var. Bizim hukuk fakültelerine altyapı oluşturmaya odaklanmamız lazım. Bir hukuk fakültesi öğrencisi veya mezunu ya da araştırmacı yapay zekayla, elektronikle, medikal cihazlarla ilgili hizmeti dışarıdan almamalı. Ülkemizden, bizden almalı.
- Mesela bizim biyomühendislik, biyoteknoloji moleküler biyoloji, kimya bölümlerimiz, tıp alanında, bilgisayar ve elektronik veri bölümlerimiz ile birlikte çalışıyor.
AB PROJELERİNE BAŞVURU YÜZDE 950 ARTTI
- Bilimsel çalışmalara dair?
- -Kimsenin elinde sihirli değnek yok. ‘Sabah kalktım akşam şöyle bir şey başardım’ Uzun Mehmet değiliz. Kazmayı vurduk, kömür çıktı…
- Üniversitemizde bir kişiyi bile dışarıda tutma lüksümüz yok. Rektörün asıl görevi de budur. Biz GTÜ’de bunu sağlamaya çalışıyoruz. Elhamdülillah, belli bir noktaya kadar da geldik.
- Bilimsel ve teknolojik çalışmalar, mühendislik çalışmaları da sabahtan akşama olmuyor. Bir duvarın üstünde biriken toz gibi; bu tür çalışmalar öyle büyür. Onun için sürekli çalışmak gerekiyor. ‘ Bir gün bir rektör geldi bir yılda şöyle üniversitenin çehresini değiştirdi’ diye bir durum yok. Uzun vadede kalıcı olunması lazım. Bir de sistemi düzgün kurmalısınız. Rektör ve/veya yönetim değiştiğinde, ‘iyi’ veya ‘kötü’ biri, birileri geldiğinde işleyiş yüzde 5, yüzde 10 oranında farkındalık göstererek sürmeli. YÖK’ün verilerine göre hocalarımızın Avrupa Birliği projelerine başvurusu yüzde 950 arttı.
YEŞİL DÖNÜŞÜMDE DE BİR NUMARAYIZ
- Üniversitenin KOBİ’lere yeşil dönüşüme dair rehberlik yaptığını da biliyoruz. Detaylandırır mısınız?
- Yeşil dönüşüm Avrupa Birliği’nin de, Türkiye’nin de, dünyanın da gündeminde. Fabrikalarımızın kullandığı enerjiyi bir yıl içinde ölçecekler.
- Biz de Gebze Teknik Üniversitesi olarak buna çok önem verdik. Çevre Mühendisliği ile beraber, 200 kişilik bir ekiple projeyi başlattık. Başvurusunu yaptık. Çoğu kabul edildi. Türkiye’de bu konuda bir numarayız. Ve sanayi kuruluşları bu konuda farkındalığı artırmaya çalışıyor. Böyle olunca da dönüşüm daha hızlı olur diye düşünüyoruz. Kocaeli ve Gebze Bölgesinin de buna çok ihtiyacı var.
ERKEK ÖĞRENCİ YURDUNU DA
GETİRMEYE UĞRAŞIYORUZ
- Üniversite eşiğindeki öğrencilerin tercih sürecinde yaşam alanları ve kampüs ortamı da etken. GTÜ bu anlamda ne gibi donanımlara sahip?
- 2024’te hizmete giren, kız öğrenci yurdunun buraya gelmesini çok önemsedik. Gece saat 10’da gidiyoruz, öğrenciler kütüphanede çalışıyor. Göreve geldiğim günden bu yana 7/24 çalışan bir kampüsü hedefledim. Sabahın 5’inden akşamın 22.00’sinden sonra çay, çorba içilebilecek mekânların varlığı önemli ve bunlara sahibiz. Pazar sabahları 06.00’dan sonra ya da akşamın ilerleyen saatlerinde bisiklet yolunda bisikletli öğrencileri görünce mutlu oluyorum. Bu ortamı sağlamaya çalışıyoruz.
- Onun için biz böyle bir sistem kurduk. Elhamdülillah yurtlar geldi, binalarımız yapıldı, , restoranımız, kafemiz açıldı. Şimdi yemekhanelerimiz açılacak, erkek öğrenci yurdunu da buraya getirmek için uğraşıyoruz.
BAŞARI VAR İSE SADECE REKTÖRE AİT DEĞİLDİR
- Bu yaz mevcut görev süreniz dolacak ve yeni atama yapılacak. GTÜ Rektörlüğüne yine aday olacak mısınız?
- İkinci dönemi de düşünüyorum tabii ki. Ben buraya deneyimli geldim. Türkiye’nin en kritik kurumlarında yöneticilik yaparak geldim. 2015 – 2020 arası başkanlığını yaptığım TÜBİTAK BİLGEM, 2 bin araştırmacı çalışır. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Rektör Yardımcısıydım. HAVELSAN’da hala Yönetim Kurulu Başkanıyım. GTÜ rektörlüğüne atandığımda ise, yönetim kurulu üyelerim ile birlikte hala bilmediğim birçok şey olduğunu gördüm.
- Birinci dönemde ilk heyecanla yaptığınız birçok faaliyet oluyor ama GTÜ her ne kadar kurumsal bir yapıda da olsa bu sürede bir şeyler de öğreniyorsunuz. İkinci dönemin daha faydalı, daha etkili olacağını düşünüyoruz. Bir de biraz da sektörden gelmenin kazandırdığı bir özellik olsa gerek, daha çok 10 yıl sonra 20 yıl sonra da etkisini gösterecek faaliyetler yapmaya çalışıyoruz.
- Mesela nedir? Ben şunu söylüyorum; hocalarımızın hepsi bir projeyle meşgul olsunlar... Şahsımda bir rektörü; ya da Stanford, Oxford rektörlerini de burada göreve atasanız tek başına yapacağı sınırlıdır. Gebze Teknik Üniversitesi için söylüyorum, 400 öğretim üyesi varsa hepsini motive etmeniz, onların huzur ortamını sağlamanız gerekiyor. Yoksa atanan rektör Nobel ödüllü de olsa, hocalar, araştırma görevlileri yeteri kadar motive olmamışlarsa, çalışmıyorlarsa başarı edinilemez. Araştırma görevlisi çalışmıyorsa başarılı olamazsınız. Başarı var ise de bu sadece rektöre ait değildir.
- Sektörden geldikten sonra da şunu gördüm; tekrar ifade etmek istiyorum: Bizim bilgi, eğitim, yetenek problemimiz yok. Bizim çalışma kültürü, çalışma sistematiği, çok fazla çalışma gibi eksiklerimiz Çok fazla çalışmalıyız.
GELDİĞİME PİŞMAN DEĞİLİM.
NE İYİ Kİ, GELDİM
- İlaveten…
- Toplumla bütünleştik, bunun devam etmesi için ikinci dönemde rektör adaylığına başvurmayı düşünüyorum. Ama nasip; yani YÖK bunu uygun görecek, sonra YÖK’ün önermesiyle Cumhurbaşkanı onaylayacak. Ben şu ana kadar hiçbir şeyi çok ısrarla istemedim. Geldiğime de pişman da değilim. Belki gelirken ayağımızı sürükleye sürükleye gelmişimdir bazı görevlere; BİLGEM'e giderken ayağımı sürükleyerek gittim, pişman olmadım, çok şey kazandım. HAVELSAN'a giderken şüpheli gittim ama çok şey kazandım. Buraya İstanbul Teknik Üniversitesi rektör yardımcılığını bıraktım, geldim; ne iyi ki geldim dedik. Mevlam görelim neyler, neylerse güzel eyler."
Fotolar: Güncel ve arşiv
Seri röportajda dün
İlçe merkezinde yurt yapılsa daha çok kaynaşırız
https://www.gebzeemek.com/haber/sehir/ilce-merkezinde-yurt-yapilsa-daha-cok-kaynasiriz/3648.html