Açıktan ve aleni karanlık çağrısı yapıyorlar
08 Mart 2024 15:19

DALDAL AYDINLIĞIN ÖNEM KAZANDIĞINI SÖYLEDİ Açıktan ve aleni karanlık çağrısı yapıyorlar

BMİS Gebze 2 No’lu Şube Kadın Komisyonu’na 8 Mart etkinliğinde konuk olan Prof.Dr.Şule Daldal günümüzde aydınlığın öneminin arttığını belirtip, “Çünkü ülkemizde açıktan ve aleni, karanlık çağrısı yapar hale geldiler” dedi

Aktan Uslu Tüm haberleri

DİSK Birleşik Metal-İş Sendikası Gebze 2 No’lu Şube, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü Marmara Üniversitesi İktisat Fakültesi, Çalışma Ekonomisi Ve Endüstri İlişkileri Bölümü, Çalışma Ekonomisi Anabilim Dalı’ndan Prof.Dr.Şule Daldal’ı ağırlayarak kutladı. Daldal, “Karanlık çağdan aydınlığa” başlığıyla yaptığı sunumuna günümüz koşullarına atıfla, “8 Mart’ı ne yazık ki coşkuyla kutlayamıyoruz” diyerek başladı. Daldal, “Aydınlık günümüzde çok önemli çünkü ülkemizde artık açıktan ve aleni şekilde, karanlık çağrısı yapar hale geldiler” dedi.

EGEMENLERİN ÇIKARLARINA

GÖRE FORMÜLE EDİLEN DİN

Krallar, imparatorlarla yönetilen feodal toplumlarda ortak özelliğin, yönetimde yer alanların yönetim erkini Tanrı’dan aldığına dair inanç olduğunu belirten Daldal, Osmanlı İmparatorluğu döneminde de aynı durumun geçerli olduğunu belirtti. Daldal özetle, “Toplum din kurallarına göre yönetiliyordu ve toplumun egemen sınıflarının çıkarlarına göre formüle edilirken din insanları ile iktidar çıkarları birlikte paylaşıyordu” diye konuştu. Daldal bu yönetim biçiminin din farkı gözetmeksizin benzer konumdaki her ülke için geçerli olduğu dile getirdi.

Sisteme karşı gelen aykırı düşünen din insanlarının katledildiğini belirten Daldal Avrupa’da ‘Cadı avı’ diye tanımlanan süreçte 30 ile 60 bin arası insanın yakılarak katledildiğini hatırlattı.

CARİYELER SARAYDA KÖLE HAYATI YAŞADI

Osmanlı İmparatorluğu sürecindeki şeriat düzeninde de toplumun padişah tarafından ulema sınıfı ile birlikte din kuralları ile yönetildiğini belirten Daldal yine aynı süreçte çok şaşalı yaşadıkları sanılan cariyelerin saray içinde esir hayatı yaşadığını, bahçeye bahar yaz aylarında bir iki kez çıkabildiğini, sarayda tutulanların cinsel köle hale getirilirken tutulmayanların köle gibi satıldığını belirtti.

Kadın erkek eşitliğinin ilk 1789 Fransa Devrimi sürecinde telaffuz edildiğini belirten Daldal, “Egemen sınıfın çıkarları, şeriatla çakışınca böyle bir akım açığa çıkmış. Sanayi burjuvazisinin bilime, üretim araçlarını geliştirmeye ihtiyacı olmuş. Bilimin gelişmesinin önünde engel teşkil eden ulemayı aradan kaldırmaya karar vermişler” dedi.

Karanlık çağın ardından yaşanan modernleşme ve aydınlanmanın Osmanlı’ya da yansıdığını, birinci meşrutiyetin gerçekleştiğini aktaran Daldal, Cumhuriyet’in ilanının ardından Mustafa Kemal Atatürk’ün Elmalı Hamdi’den Kuran-ı Kerim’i Türkçe’ye çevirmesini istediğini, bu şekilde dinle halkın buluşmasını sağlamaya çalıştığını dile getirdi.

TEMELLERİMİZ GÜÇLÜ AMA RAHAT OLMAMALIYIZ

Dinden akıl ve vicdan çıkartılınca sürecin IŞİD yapılanmasına kadar ilerlediğini belirtip son zamanlarda artış gösteren, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı ve Anayasa’ya aykırı açıklamalara karşın savcıların harekete geçmesi gerektiğini savunan Daldaz, “Ülkemizin temelleri güçlü atıldı ama o kadar rahat olmamalı. Emperyalizm bir ülkeyi denetim altına almak için geri gitmesini ister. Libya, Suriye ve Irak’a ‘Kadın hakları yok demokrasi yok’ diye ama petrol kaynakları için gittiler. Özellikle İslam coğrafyasında gözleri var. Bazen, ‘Ada ülkesi olsaydık daha iyiydi’ diye düşündüğüm oluyor” dedi.

ERKEKLERE CİNSİYET EŞİTLİĞİ EĞİTİMİ VERDİK

Etkinliğin açılışında kısa bir değerlendirmede bulunan BMİS Gebze 2 No’lu Şube Başkanı Necmettin Aydın, 8 Mart’ın tarihine dair hatırlatmada bulundu. Aydın sendika olarak kadınlara sürekli önem verdiklerini belirtip birçok toplu iş sözleşmesinde kadın emekçiler için kazanımlar edindiklerini söyledi.

Günümüzde medeni hukuk ve kadın haklarının saldırıyla karşı karşıya olduğunu, iktidarın kadın cinayetlerine karşı gereken önlemi almadığını belirten Aydın, “Bir arkadaşımız kadına şiddetin erkekler tarafından yapıldığını belirtip asıl erkeklere eğitim verilmesi gerektiğini savundu.. Biz erkeklere de eğitim verdik. Erkekler konuya farklı bakıyor ama biz onlara cinsiyet eşitliği eğitimi verdik. Devam ettirmeliyiz” dedi.

BMİS Gebze 2 No’lu Şube Kadın Komisyonu Başkanı Mehtap Doğan Demir de 8 Mart’ın eşitsizliğe, yoksulluğa, yaşamın her alanında görünmez kılınmaya, yok sayılmaya, sömürüye, erkek egemen kapitalizme karşı bir direnişin simgesi olduğunu belirtip şunları kaydetti:

“Kadınlar, ataerkil çalışma düzeninde ücret eşitsizliğine, erkek şiddeti ve tacizine, işe alımdan işten çıkana kadar ayrımcılığa maruz kalıyorlar. Toplumsal yaşamda, evde, sokakta da ayrımcılık, şiddet ve taciz ile karşı karşıya kalıyorlar.

Toplumsal cinsiyet eşitsizliği içinde güç ve iktidar ilişkisi kadınları tek tek hayattan koparıyor. Her gün ülkemizde kadın cinayetlerinde en az üç kadın öldürülüyor. Bu kadınların faillerin en yakınlarındaki erkekler.

Bizler bugün sahip olduğumuz haklarımızı kolay elde etmedik. Geçmişten bugüne verilen mücadelelerle uğruna bedel ödenen bir mirası devraldık. Ama bilmeliyiz ki haklarımız tehdit altında.

Dün İstanbul Sözleşmesi’nden çıkanlar, kadınları başörtülüsünüz diye ayırmaya çalışanlar bugün laikliğin tekeli olan Medeni Hukuk’a gözlerini diktiler. Nafaka hakkımızı elimizden almaya çalışıyorlar, defalarca kadınların tepkisini çektiği için çıkarmaya cesaret edemedikleri, ‘evlilik yaşının düşürülmesi’ yasası çekmecelerinde hazır bekliyor.

Kadın erkek eşitliğine inanmayan Hükümet, yüzünü kadınlara değil cemaatlere çevirmiş, onlar ne talep ediyorlarsa yapma peşinde. Hepimiz haklarımıza yönelik saldırılara dur demek için dayanışmamızı güçlendirmek zorundayız.

Sendikamızda kadın temsilinin artırılması, karar mekanizmalarında kadınların da yer alması için mücadele yürütüyoruz. Sendikamızın kadın komisyonu çatısı altında çalışma yaşamındaki sorunlarımız için çözüm üretiyoruz. Toplumsal cinsiyet eşitliği için mücadelemizi sürdürüyoruz.

 

Çalışmalarımızı genişleterek gerekli tüzük güvencelerini de arkasına alarak, yöneticilerin de desteği ile yürütüyoruz. Bu mücadelemizin kadınlarla sendika arasında bağları daha da güçlendirdiğini gördük. Metal işçisi kadınlar olarak haklarımıza yönelik saldırılara, yok sayılmamıza ve ataerkil düzene karşı, ‘Haklarımızdan ve eşitlik mücadelemizden vazgeçmeyeceğiz’ diyoruz.”

 

8 Mart’a dair slayt gösterisinin de yer aldığı etkinlik konuşmaların ardından müzik ve halayla sona erdi. Bağlamada Cem Laçin ve Mert Koçak, gitarda Eren Türkmendağ’dan oluşan üç kişilik ekip sevilen şarkı ve türküleri seslendirdi. Şube yönetimi tarafından kadınlara günün anısına karanfil takdim edildi.

FOTO GALERİ

https://www.facebook.com/photo?fbid=3354388038187604&set=pcb.3354388388187569

 

 

 

 

Güncelleme: 08 Mart 2024 15:22
BENZER HABERLER
X