RAVİVE KATLİAMININ ÜZERİ ÖRTÜLEMEZ Affetmeyeceğiz. Hesabını soracağız
Dilovası, Ravive Kozmetik’teki facia sonrası ilki önceki pazar gerçekleşen adalet nöbeti ile birlikte öfke, meydandan fabrikalara yayıldı. Petrol-İş’in örgütlü olduğu fabrikalarda da “Revive Kozmetik iş cinayetinin üzeri örtülemez! Unutmayacağız, affetmeyeceğiz, hesabını soracağız” denildi
Haber serisi – 5
Dilovası İşçi Katliamı Aileleri Adalet Nöbeti
Dilovası, Ravive Kozmetik’teki facia sonrası ilki önceki pazar gerçekleşen adalet nöbetinin öncelikli amacı, tepkinin toplumsallaşması idi. O tepki ağı yavaş yavaş örülmeye başladı. Dilovası İşçi Katliamı Aileleri’nin ikinci adalet nöbeti, önümüzdeki pazar günü gerçekleşecek.
Gebze Sendikalar Birliği bileşenlerinden Eğitim-Sen ile Birleşik Metal-İş’in Gebze’deki her iki şubesinin destek verdiği eylemde, işçi sendikalarının örgütlü olduğu fabrikalarda eylemi yaygınlaştıracağı belirtilmişti. Öyle de oldu.
GSB bileşenlerinden Petrol-İş Gebze’nin örgütlü olduğu, aralarında Ravago/Tekpol’un da bulunduğu işyerlerinde yapılan açıklamalarda özetle;
“İş cinayetleri kader değildir. İş cinayetleri fıtrat değildir. İş cinayetleri önlenebilir ölümlerdir.
Revive Kozmetik’te yaşanan facia, işyerlerinde yeterli önlemler alınmadığında, etkin denetim yapılmadığında ve işçinin yaşam hakkı korunmadığında nelerin yaşanabileceğinin acı bir örneğidir. Ancak ne yazık ki aradan geçen süreye rağmen kamu vicdanını rahatlatacak bir adım atılmamış, olayın tüm sorumluları hesap vermemiştir.
Bugün hâlâ hiçbir kamu görevlisinin yargılanmamış olması kabul edilemez bir durumdur. Adaletin eksik bırakıldığı her gün, işçi ailelerinin acısı büyümekte, toplumun adalete olan güveni zedelenmektedir” denildi.
Talepler;
Revive Kozmetik yangınının tüm sorumluları eksiksiz biçimde ortaya çıkarılmalıdır.
İhmali, kusuru ve sorumluluğu bulunan herkes, makamı ve görevi ne olursa olsun yargı önüne çıkarılmalıdır.
Kamu görevlileri hakkında gerekli soruşturmalar derhal açılmalıdır.
Yargılama süreci şeffaf, etkin ve kamu vicdanını tatmin edecek şekilde yürütülmelidir.
İş cinayetlerine yol açan cezasızlık politikalarına son verilmelidir diye sıralanıp
“Kaybettiğimiz 7 işçiyi unutmadık, unutturmayacağız.
Onların anısına sahip çıkmak, adalet talebini büyütmek ve yeni iş cinayetlerini önlemek hepimizin sorumluluğudur. Revive Kozmetik iş cinayetinin üzeri örtülemez! Unutmayacağız, affetmeyeceğiz, hesabını soracağız!” görüşlerine yer verildi.
Şube başkanları, pazar günkü eylemde ise şunları söyledi:
GSB sözcüsü ve BMİS Gebze 2 No’lu Şube Başkanı Necmettin Aydın:
“Gebze Sendikalar Birliği, Birleşik Metal-İş Sendikası’nın Gebze 1 ve 2 No’lu Şubeleri, olarak ve genel merkezimizle birlikte bu davaları yakından takip ediyoruz. Bugün sadece ölen arkadaşlarımızı anmıyoruz, aynı zamanda bundan sonraki süreçlerde olabilecek iş kazalarının, cinayetlerin önlenmesi için patronların ve onların iş birlikçilerinin cezalandırılmasına yönelik destek veriyoruz, katkı sunuyoruz. Ailelerimizin bundan sonraki süreçlerde de bütün yapacağı etkinliklerine katkı sunacağız.
Bu konu hepimizin canını yakıyor ve bundan sonraki süreçlerde de karşı karşıya kalınmaması açısından özellikle kamu görevlilerinin cezalandırılmaması bizim açımızdan çok büyük bir sorun.
En önemli sorunlarımızdan bir tanesi de iş yerlerinde sendikaların olmaması. Günümüzde özel sektörde çalışanların yüzde 5'i sendikalı, neredeyse yüzde 95'i toplu sözleşmesiz, sendikasız çalışıyor.
AKP hükümeti tamamen patronlarla iş birliği içerisinde. Hem işçilerin örgütlenmesindeki engelleri kaldırmıyor hem iş cinayetlerini önleyecek tedbirleri almıyor.
Türkiye'nin en büyük sorunu yargı sistemidir. Gerek Soma, gerek Dilovası gerekse Hendek'te yaşanan bu cinayetlerin bugüne kadar sorumlularının cezalandırılmaması, Hükümetin taraf tutmasından kaynaklıdır.
Bu davalarda kamuoyu desteği önemli. Örgütlü olduğumuz işyerlerinde, 10 binlerce Gebze işçisinin bu davaları takip etmesi konusunda onları bilgilendireceğiz, bilinçlendireceğiz.
Birleşik Metal-İş Gebze 1 No'lu Şube Başkanı Selçuk Çifçi
“Konu ağır, çok fazla konuşulacak şey var. Konuşmanın ötesinde ailelerle beraber dayanışma anlamında yapılması gerekenler var. ‘Her canlı ölümü tadacaktır’ diye dünyaya geliyoruz, öleceğimizi biliyoruz, ona göre yaşıyoruz ama bu tür ölümleri de kabul etmiyoruz.
Sorumluların cezalandırılmasını, bunların tekrar yaşanmamasını istiyoruz fakat bir taraftan da neden çocuk diyebileceğimiz yaşta insanlar çalışmak zorunda kalıyor? Bu düzenin sorgulanması lazım. Sistem daha ilk başında bizi öldüreceğini bile isteye o alınmayan önlemlerin olduğu işletmelere doğru bizi çalışmaya zorluyor. MESEM adı altında, öğrenci diye zannettiğimiz işçiler yaratılıyor.
Kamu görevlilerinin hiçbirisi hiçbir şekilde ceza asmıyor.
Etrafımızdaki işletmelere bakın, bilmiyorum ama tahminen; bugün araştırma yapılsa işyerlerinin çoğunun ruhsat almaya yetkinliği yoktur.
Bizim gerçekten de bu dayanışma ötesine geçmemiz lazım. Bu insanlar öldüler, bundan sonrakiler ölmemeli.
Sorumlular tabii ki hesap vermeli ama bence daha önemlisi, bu sömürü düzenini sonlandırmış olsaydık, kapitalizm bugün bölgemizde ve dünyada hâkim olmasaydı bu insanlar da bizler ve bizden öncekiler gibi doğal yollardan ölecekti.”
Eğitim-Sen Kocaeli 2 No’lu Şube Başkanı Sinan Kaya
“Yine dayanışma içinde olacağız tabii. Ama bu acıların, bu ölümlerin durması için de hepimizin bir şeyler yapması gerektiğine inanıyoruz. Ne yazık ki şu an yaşadığımız modern kölelik... Eskiden biliyorsunuz köleler vardı. Karınlarını doyuruyorlardı, bir anlamda ölene kadar çalıştırıyorlardı. Şu anda bizi çalıştırıyorlar, belli bir ücret veriyorlar, ‘yaşayın’ diyorlar. Bütün her şeyimizi, alın terimizi, emeğimizi alıyorlar. Onlar güçlü oluyor. Devlet sistemi de onlara çalışıyor. Biz emekçilere, biz işçilere yine ölüm düşüyor. Buna karşın tabii ki bizler emekçiler, işçiler olarak yan yana gelerek haklarımızı mücadelemizle aramaya çalışıyoruz.
Şu an yine buradayız. 1-2 ay önce öğretmen katliamları oldu, yine sokakta adalet arıyoruz. Adaleti sokakta arayan bir halk olduk çünkü adalete kimse güvenmiyor. Can güvenliği yok kimsenin. Kimsenin, ‘Ben nasıl güzel bir yaşam sürerim?’ diye bir umudu kalmamış. Böyle bir sistemde bizler umudu ve mücadeleyi büyütmeye çalışacağız.
Dilovası'nda yaşanan katliamdadır. Biz katliam diyoruz, çünkü orada iş güvenliği yok, çocuk işçiler çalıştırıldı ve yedi ölümüz var. Yanı başındaki Devlet kurumları bu işyerlerini denetlemiyor. Kimse soruşturulmuyor. Kamu görevlilerine bir soruşturma açılmıyor. Böyle bir sürecin içerisindeyiz. Biz adaleti sokakta bulacağız, sokakta arayacağız, sokakta adaleti getireceğiz.”
Dizide dün
İşçi aileleri tam tekmil
Sonuç alınana kadar peşini bırakmayacağız
https://www.gebzeemek.com/haber/emek/sonuc-alinana-kadar-pesini-birakmayacagiz/3965.html
Dizide yarın
Avukat Uğur Çelebi
Tahliyeler bizi endişelendiriyor çünkü tahliye edilenler de taksirle öldürmekten yargılanıyorlar. Oranın sahipleri de aynı şekilde yargılanıyor. Şimdi bunların tahliye edilmesi, diğer tahliyelerin önünü açma endişesini bizde uyandırıyor.