ARANAN ADALET YURTDIŞINDA BULUNDU Anayasalarının çiğnenmesine Fransızlar Fransız kalmadı
Petrol-İş’in Fransa’daki davasında emsal karar çıktı: Yves Rocher Şirketi, (Flormar) Sendikal hak ihlalinden sorumlu tutularak uluslararası alanda suçlu bulundu.
Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesi’nin örgütlü olduğu Yves Rocher Şirketi iştiraki Flormar ülkemizde Anayasal hak olan sendikal örgütlenmeyi çiğnerken adalet mekanizması ve Hükümet seyirci kaldı ama Fransızlar, Fransa yasalarının çiğnenmesine yurtdışında dahi kayıtsız kalmadı. Aranan adalet, bir şekilde de olsa yurtdışında bulundu.
Yves Rocher (Flormar) şirketi yaptığı sendikal hak ihlallerinden sorumlu tutuldu. Şirket, Özen Yükümlülüğü Yasasını ihlal ettiğinden dolayı kendi ülkesindeki yargılama sonrasında suçlu bulunarak tazminata mahkûm edildi. Petrol-İş Sendikası’nın yürüttüğü kararlı mücadele sonucunda, Fransa’da görülen davada sendikal hakların korunması açısından tarihi ve emsal niteliğinde bir karar alındı. Sermaye küresel ölçekte hareket ederken, işçilerin dayanışmasının ve mücadelesinin de uluslararası ölçekte olması gerektiği bir kez daha ortaya çıktı. Bu önemli hukuki kazanım, direnen işçilerin kararlılığı sayesinde elde edildi.
Emsal Karar: Yves Rocher Türkiye’deki İşçi Hakları İhlallerinden Sorumlu Tutuldu
Paris Asliye Mahkemesi’nin Özen Yükümlülüğü davalarına bakmakla yetkili 34. Dairesi, Yves Rocher Grubu’nun Türkiye’de faaliyet gösteren bağlı şirketinde yaşanan işçi hakları ihlalleri nedeniyle, Fransa’nın Özen Yükümlülüğü Kanunu kapsamında üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmediğine hükmeden emsal niteliğinde bir karar verdi.
Dava, 130’dan fazla işçinin kötü çalışma koşulları, iş sağlığı ve güvenliği koşullarını ihlalleri, kadın çalışanlara yönelik sistematik ayrımcılık ile işyerinde cinsiyet ayrımcılığı iddialarına karşı sendikalaşmak amacıyla Petrol-İş’e üye olmalarının ardından 2018 ve 2019 yıllarında işten çıkarılmaları üzerine açıldı.
Başvuru; Petrol-İş Sendikası, ActionAid Fransa, Sherpa ve işten atılan 81 Flormar çalışanı tarafından yapıldı. Uzun yıllar süren kararlı hukuki sürecin sonunda mahkeme, ana şirketin Türkiye’deki faaliyetleri kapsamında ortaya çıkabilecek işçi hakları ihlallerine ilişkin riskleri yeterince tespit etmediğini ve gerekli önlemleri almadığını teyit etti.
Özen Yükümlülüğü Kanunu İlk Defa Uygulandı: Önemli Bir Dönüm Noktası
Mahkeme kararında, Yves Rocher Grubu’nun, büyük şirketlerin küresel faaliyetleriyle bağlantılı insan hakları ihlallerini önleme ve tespit etme sorumluluğu getiren 27 Mart 2017 tarihli Fransız Özen Yükümlülüğü Kanunu’nun gereklerini yerine getirmediği sonucuna varıldı.
Karara göre Yves Rocher Grubunun, Türkiye’deki bağlı şirketinde yaşanabilecek ciddi işçi hakları ihlali risklerini önceden belirlemesi gerekiyordu. Ancak şirket, söz konusu iştirakini özen yükümlülüğü planının dışında bırakarak ve sendika karşıtı uygulamaların önlenmesine yönelik gerekli tedbirleri almayarak yasal sorumluluklarını ihmal etti.
Mahkeme ayrıca önemli bir tespitte bulundu: İşçiler, 2018 ve 2019 yıllarında sendikal örgütlenmeyi engellemek ve toplu pazarlık sürecinden kaçınmak amacıyla işten çıkarılmıştı. Bunun yanında mahkeme, şirketin bu risklere işaret eden bilgilere sahip olmasına rağmen 2017 ve 2018 yıllarına ait özen yükümlülüğü planlarında sendika özgürlüğünün ihlal edilmesi riskini yeterince değerlendirmediğini belirledi.
Bu karar, bir Fransız şirketinin yurtdışındaki faaliyetleriyle bağlantılı insan hakları ihlalleri nedeniyle Özen Yükümlülüğü Kanunu kapsamında sorumlu tutulduğu ilk örnek olması bakımından tarihi bir önem taşımaktadır. Karar aynı zamanda çok uluslu şirketlere, küresel faaliyetlerinin tamamında temel işçi haklarına saygı göstermek zorunda olduklarına dair güçlü bir mesaj vermektedir.
İşçilerin Mücadelesi Adaletle Sonuçlandı
Bu dava, işten çıkarılan işçilerin ve sendikalarının yıllarca süren kararlı mücadelesinin bir sonucu olarak ortaya çıktı. Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesinde örgütlenen Flormar işçileri, sendikaya üye oldukları için işlerinden edilen birçok işçi, adalet taleplerini dile getirmek amacıyla fabrika önünde 297 gün boyunca protesto eylemleri gerçekleştirdi.
Sendikaların ve sivil toplum kuruluşlarının desteğiyle yürütülen bu uzun soluklu mücadele, yaşanan ihlallerin sendika karşıtı uygulamalarla bağlantılı olduğunu ortaya koyan tarihi bir mahkeme kararıyla sonuçlandı.
Her ne kadar işçilerin büyük bir bölümü 2019 yılında Türkiye’deki bağlı şirket ile bir sulh anlaşması imzalamış olsa da mahkemenin ana şirketin sorumluluğunu kabul etmesi davayı açanlar açısından önemli bir hukuki ve moral kazanım olarak değerlendirilmektedir.
Tazminat Kararı ve Hakların Tanınması
Mahkeme, davacı olan 81 eski Flormar işçisinden 72’sinin Türkiye’deki sulh anlaşmasını gerekçe göstererek zaten tazminatlarını aldığını ve bu işçilere bir tazminat ödenemeyeceğine hükmetti. Kalan 9 işçinin 3’ünün başvurusunu hak ihlali açısından yeterli kanıt bulunamadığına karar verdi.
Mahkeme, Yves Rocher Grubu’nun altı eski çalışana — Nimet Göksu, Nazım Sancak, Erdin Günaydın, Nejdet Mengübeti, Ersan Alasulu ve Sedat Ordu’ya — her biri için 5 bin Euro manevi ve 3 bin Euro maddi tazminat olmak üzere toplam 8 bin Euro ödeme yapmasına hükmetti.
Bunun yanı sıra Petrol-İş Sendikası’na 40 bin Euro tazminat ödenmesine karar verilirken, Sherpa ve ActionAid Fransa’ya sembolik olarak birer Euro tazminat verilmesine hükmedildi.
Ayrıca şirket, altı işçinin her birine, Sherpa’ya, ActionAid Fransa’ya ve Petrol-İş’e ayrı ayrı 1.000’er Euro yargılama gideri ödemekle de yükümlü tutuldu.
Küresel Şirketlerin Hesap Verebilirliği Açısından Güçlü Bir Mesaj
Petrol-İş Sendikası Genel Başkanı Süleyman Akyüz kararın ardından yaptığı değerlendirmede şu ifadeleri kullandı:
“Bu karar, çok uluslu şirketlerin kurumsal sorumluluğu açısından son derece önemli bir dönüm noktasını temsil etmektedir. Küresel şirketlerin yurtdışındaki faaliyetlerinden kaynaklanan işçi hakları ihlalleri nedeniyle sorumlu tutulabileceğini açıkça ortaya koyan bu karar, Özen Yükümlülüğü mevzuatının işçilerin korunmasında etkili bir araç olduğunu göstermektedir.
Bu karar, sendikalar ve emekçiler açısından örgütlü mücadelenin sonuç alabileceğini bir kez kanıtlamıştır. Aynı zamanda Özen Yükümlülüğü Kanunu gibi hukuki mekanizmaların, şirketlerin küresel faaliyetleri boyunca temel haklara saygı göstermelerini sağlamada önemli bir rol oynayabileceğini göstermektedir. İşçi haklarının savunulması ve geliştirilmesi konusunda birçok alanda öncü rol üstlenen Petrol-İş Sendikası, bu alanda da dünyada bir ilke imza atmıştır.”
Bu karar, sendikalar ve emekçiler açısından örgütlü mücadelenin sonuç alabileceğini bir kez daha göstermektedir.”
Haber kaynağı: petrol-is.org.tr