Bak İşte Yaşandı Fırtına'da Zeynep'i oynardı
23 Haziran 2026 05:12

KAPİTALİZM ZORLUYOR. SOSYALİZM GELMELİ Bak İşte Yaşandı Fırtına'da Zeynep'i oynardı

Gebze İşçilerin Birliği Derneği Tiyatro Topluluğu’ndan Derya Erarslan, Bak İşte Yaşandı Fırtına'da rol üstlenmemiş ama oynasaydı, Zeynep'i oynardı. “Her Şey Bedava”da ikinci kadını oynayan İki çocuk annesi Erarslan, “Kapitalizm bizi çok zorluyor. Acilen sosyalizmin gelmesi lazım” dedi

Aktan Uslu Tüm haberleri

Seri Röportaj

Fabrikalardan sahneye, edebiyata metal fırtına - 2

 (Sevim ve Zeynep de diğer işçilerin yanına gelir)

Sevim: Ne oldu, hayırdır?

Veysel: Ahmet abi şimdi gelir. Eylemlerimizi konuşacağız. Nasıl devam edelim bir ortak konuşalım.

Sevim: Biz de şimdi onu konuşuyorduk. Çatal kaşık vurmaktan başka neler yapmalı diye.

Zeynep: Artık başka şeyler yapmalı. Daha önce de denendi bu eylemler, kimse korkmuyor artık bunlardan.

Hamza: Merak etme biz onları korkutmasını biliriz.

Zeynep: Alla alla nasıl korkutacakmışsın acaba.

Hamza: Siz bize uyun yeter. Fazla düşünmeyin bayan halinizle. Biz her şeyi düşündük.

Zeynep: Yaa havle… (Sevim’e bakar) Al işte… (Hamza’ya döner) O ne demek öyle. Sadece siz mi biliyorsunuz her şeyi? Bizim aklımız yok mu?

Hamza: Aklınız yok değil. Ama elinizin hamuruyla karışmayın bu işlere.

Zeynep: Bak… Konuştukça batıyorsun. Sinirimi bozuyorsun. Açtırma şimdi benim ağzımı…

Hamza: Hemen celallenme Zeynep kardeş. Kötülüğünüz için söylemedim.

Zeynep: Bırak şimdi… Bak dinle beni, bu fabrikada sen ne yapıyorsan ben de onu yapıyorum. Biz bu eylemlerde olmasak sizin sesiniz vız gelir, tırıs gider. Unutma bunu. Biz de varız bu hayatta…

Hamza: Varsınız da…

Zeynep: Bak Hamza, sakın bir söz daha söyleme, yoksa elimden bir kaza çıkacak.

Hamza: Ne dedim ki ben şimdi?

Zeynep: Ne demedin ki! Aynı bantta çalışıyoruz biz seninle, aynı sorunları yaşıyoruz bu fabrikada ama hak konuşmaya gelince yok sayılıyoruz! Hayırdır ya…

Sevim: Zeynep, sakin ol! Hamza sen de sus lütfen!

Zeynep: Bırak ya şimdi elimden bir kaza çıkacak.

Sevim: Tamam Zeynep sakin ol. Şimdi kendi aramızda kavga etmeyelim.

 Veysel: Tamam arkadaşlar sakin olalım. Zeynep sen de Hamza’ya bakma, bildiğimiz Hamza. İlk defa mı gördün sanki…

Zeynep: Zaten gerginim… Bir de bizim verdiğimiz mücadeleyi küçümsüyor, dayanamıyorum. Neyse Allah’tan önümüzdeki hafta başka vardiyadayız da görmeyeceğim seni.

Bak İşte Yaşandı Fırtına: Mayıs 2015’ten

Bu yılın mayıs ayında kitaplaştırılan oyundan,

22 Nisan 2015’te, Renault fabrikası önünden…

**

Gebze İşçilerin Birliği Derneği Tiyatro Topluluğu’ndan Derya Erarslan, Bak İşte Yaşandı Fırtına: Mayıs 2015’te rol üstlenmemiş. Ola ki üstlenseydi, büyük ihtimalle Zeynep’i oynardı çünkü do Zeynep’i zaten hayatta yaşıyor.

Kitabın ve oyunun ilerleyen bölümlerinde Zeynep ve arkadaşlarının mücadelesi Hamza’yı da değiştiriyor. Bu arada gerçek hayatta da öyle çünkü eser kurgulanmış bir masal veya senaryo değil, hayattan, emeğin 11 yıl önceki mücadelesinden türedi.

38 yaşındaki Derya Erarslan, 15 yıldır işçi. Peyderpey çalıştı. Günümüzde özel bir bankanın şubesinde yine işçi statüsünde çalışıyor.

Dario Fo’nun eseri, “Her Şey Bedava”da ikinci kadını oynadı. Evli ve iki çocuk annesi Erarslan, “Kapitalizm bizi çok zorluyor. Acilen sosyalizmin gelmesi lazım” dedi:

“Sanki tek işimiz çocuk doğurmak ve ev işini hemhal etmek, diğer uğraştığımız her şey ise boşuna uğraştığımız işlermiş gibi davranılıyor. Kendimizi var etmek de çok zorlandığımız bir yere doğru gidiyor. Benim eşim meseleye, tam da bu söylediğim yerden bakıyor. ‘Aferin canım karıcığım. Ne güzel işler yapıyorsun. Ne tatlısın’ demiyor. ‘Ne işin var, saçmalama. Bulaşıkları kim yıkayacak. Çocuklara kim bakacak’ durumları oluyor.”

  • Tiyatroya, ne zaman başladınız?
  • Tiyatroya çok küçük yaşlarda başladım. 23 Nisan gösterilerinde, Sürahi Hanım karakteri canlandırdım. Biraz öyle hemhal olduk tiyatroyla. Sonrasında oturduğum Gebze’nin Cumhuriyet Mahallesi’nde küçük bir tiyatro oyununu yönettim. Aziz Nesin'in "Pırtlatan Bal"ını oynattım çocuklara. Halen Gebze İşçilerin Birliği  Derneği’nde devam ediyorum. Metal Fırtına’da rolüm yok. “Savaşın Gölgesinde / Karşısında Kadınlar” ve Halk Eğitim Merkezi Tiyatro Topluluğu ile “Kiralık Oda”da roller üstlendim. Ayrıca, Dario Fo'nun eserinden uyarlanan, “Her Şey Bedava”da ikinci kadınım.
  • Oyun tercihinde, seçici misiniz?
  • Biraz kadın oyunu oynamakta ısrar ettim. İki erkek çocuk annesiyim. Hem çocuklar okula gidip geliyor hem kadına yönelik toplumsal baskısının altında ezildim. Sanatıma sahip çıkamadım. Prensiplerimden öte zamanım olamadı Çocuklar okulda, onların dersleri, ödevleri, işten koşa koşa eve git. Sonuçta bir şey yapmak istiyorsun ama tiyatro koca koca zaman ayırmalar gerektiren ciddi bir iş. Bazen eve bile gidemiyorum. Bazen çocuklar evde olmuyor, parka gidiyorlar, haber alamıyorum, iki saat yollarını gözlüyorum. Biraz mahalle güvenli de gözüm arkada kalmıyor. Yoksa gerçekten hem çocuk büyütmek, hem kendi istediğin bir hobiyi ilerletebilmek, sürdürebilmek zor.
  • Tiyatroyla ilgili gelecekle ilgili planlarınız neler?
  • Tiyatro insanın empati yönünü geliştiren, güzelleştiren bir sanat. Sahnede başka başka insanlar olabilmek, onları canlandırabilmek ve hissettirebilmek kıymetli. Elif başkan ile dernekte ocağın başında yemek yaparken, evi temizlerken çalışabiliyoruz çünkü zaman yok. Bazı oyunlara Marmaray'da çalışıyoruz. Marmaray’da giderken bağıra bağıra şiir okuyoruz, ezber tazeliyoruz. Yani böyle bazen zaman yaratamıyoruz.
  • Evli, iki çocuk annesi, üstelik çalışan kadınsınız. Zor olmuyor mu?
  • Çözümü nasıl olur bilmiyoruz ama kadınların yaşamlarında kendilerine alan açamamasından ötürü çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Sadece kendilerini var etmeleri değil, yaşamın kendisini var etmeleri noktasında da çok büyük sıkıntılar yaşıyoruz. Çocuk yapıyoruz ama tek başımıza büyütüyoruz. Bir aile kuruyoruz ama her şeyin ortasında yapayalnızız. Bir sürü insanın bir sürü şeyi oluyoruz ama kendimizin hiçbir şeyi olamıyoruz. Eğer ki böyle sanat gibi işlere bulaşırsak zaten hiç işin içinden çıkamıyoruz. Çünkü gereksiz, saçma ve kadının görevini ihmal ettiği bir yerden yaklaşılıyor. Sanki tek işimiz çocuk doğurmak ve ev işini hemhal etmek, diğer uğraştığımız her şey ise boşuna uğraştığımız işlermiş gibi davranılıyor. Kendimizi var etmek de çok zorlandığımız bir yere doğru gidiyor. Benim eşim meseleye, tam da bu söylediğim yerden bakıyor. ‘Aferin canım karıcığım. Ne güzel işler yapıyorsun. Ne tatlısın’ demiyor. ‘Ne işin var, saçmalama. Bulaşıkları kim yıkayacak. Çocuklara kim bakacak’ durumları oluyor.
  • İlaveten…
  • Önümüzdeki döneme var olan oyunları da genişleterek ve daha iyi oyunlarla atölyenin varlığını sürdürmeye devam edeceğiz. Derya Ağdaş, Abbas Kırçıl, Halil Yeni ve diğerleri. Sevdiğimiz dostlarımız her zaman destekliyorlar. Böyle birbirimize destek ola ola büyüyeceğiz, geliştireceğiz. Başka şansımız yok.
  • Kapitalizm bizi çok zorluyor. Acilen sosyalizmin gelmesi lazım. Yoksa kendimizi var edemeden ölüp gideceğiz bu hayatta.
  • Temmuz ayının ortası gibi mahallede küçük bir tiyatro gösterimiz olacak. Küçük bir festival, eğlence diyebiliriz. Mahalledeki kadınların türkü, şarkı söyleyebileceği, geniş katılımlı, bir iki günlük program planlıyoruz. Cumhuriyet Mahallesi’ndeki meydanda düzenleyeceğiz.

Seride dün

10’ncu yılında sahnelendi. 11’nci yılında kitaplaştı

 

https://www.gebzeemek.com/haber/emek/10ncu-yilinda-sahnelendi-11nci-yilinda-kitaplasti/3999.html

 

Seride yarın

Topluluk oyuncuları anlatıyor…

Patronu oynarken, zorlanmadınız mı?

- Yani rol verildiğinde, oyuncusun sonuçta. Ben sorun etmedim, zorlanmadım ama işçi olduğumdan patron rolümü sindiremeyenler, şaka mahiyetinde de olsa takılanlar oldu ama tiyatroda rol, roldür. Göbekli, takım elbise giyen bir patronu canlandırdım. Kilolu gözükmem için karnıma yastık yerleştirdik. Güzel bir oyundu.

 

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 23 Haziran 2026 15:06
BENZER HABERLER
X