ERKAN BAŞ’A İLK TALEP… Belediyeler sendikadan atılan işçiye hukuki destek vermeli
TİP Gebze Belediye Başkan adayı Erkan Baş’ın Darıca’daki toplantısında söz alan Fontana Kalıp işyeri temsilcisi Yusuf Karakaya belediyenin sendikal örgütlülükten atılan işçiye hukuki destek vermesini istedi
Türkiye İşçi Partisi – TİP Genel Başkanı ve Gebze Belediye Başkan adayı Erkan Baş’ın hafta sonu Darıca’daki toplantısında söz alan Fontana Kalıp işyeri temsilcisi Yusuf Karakaya belediyenin sendikal örgütlülükten atılan işçiye hukuki destek vermesini istedi. Sözlerinin sonunda konuya değinen Karakaya, “Erkan Baş yoldaşa da sesleniyorum, sosyal anlamda eksiklerden biridir. İşçiler örgütsüzdür. Yasal problemleri var. Örgütlendiği için işten atılır. Belediye hukuki destek büroları kurabilir. İnsanlar sendika deyince kuşkulu bakıyor. Gebze’de sendika önlüğümle bildiri dağıtırken 10 kişiden üçü aldı. Önlüğü çıkartıp 15 dakika ara verdim. 10 kişiden dokuzu bildiriyi aldı. Belediyecilik anlamında bu arkadaşlara hizmet önemli olacaktır” dedi. Karakaya konuşmasında ayrıca şunları kaydetti:
İŞÇİ OLDUĞUNU BİLMEYEN
İŞÇİLERİN HAVZASINDAYIZ
“Uzun yıllardır Gebze Bölgesi’nde metal sektöründe, sendikalı çalışıyorum. Aynı zamanda işyeri temsilcisiyim.
İçinde bulunduğumuz halde sadece salondakiler işçi olduğunu biliyor, genel anlamda işçi olduğunu bilmeyen bir havza içindeyiz.
İşçiyiz işçi havzasındayız. İstediğimiz zaman birlik olduğumuzda her şeyi yapabileceğimizi biliyoruz ancak inanmakla ilgili problemimiz var. İşçiler olarak bir araya geldiğimizde bir şeyler başaracağımıza inanmıyoruz.
Yakın zamanda güzel örneğini yaşadık.
1970’lerde Türkiye İşçi Partisi’ni kuranlar, Kemal Türkler ile 1961’de DİSK’in kurucuları aynı zamanda. Bu parti DGM’leri ezmiş, MESS dayatmalarına boyun eğmemiş, ciddi bir mücadele vermiş ama yeni nesile, birleşerek, bir araya gelinebileceğine dair bunu anlatabilmenin pek yolu yok
Bunun yakın zamandaki olumlu örneklerinden birini EYT Derneği, gösterdi. İşçiler hangi partiden olursa olsun bir araya geldiler. Miting meydanlarını doldurdular. Ceplerinden para verip otobüs tuttular. Gıda ihtiyacını karşıladılar. Mücadele verdiler.
COVİD’E YAKALANAN İŞÇİLER İÇİN
FABRİKADA YATAKHANE KURULDU
Pandemiyi hayli ağır yaşadık burada. Pandemide ülkenin pek çok bölgesinden işçiler evlerinden çalışırken metal sektöründekiler, diğer sektördekiler gibi evde çalışma lüksü olmayanlardı. Uydurma bir kâğıtla, fabrikalarda ölüme terk edilen insanlardı. Çok acı faturalarını gördük. Bazı fabrikalarda Covid’e yakalanan işçileri evlerine bırakılmadı, yatakhaneler kuruldu. Bildiğiniz cezaevi koşulları oluşturuldu.
Darıca’da pandemi koşullarında Valiliğe rağmen mücadele başlatıldı ve işçilerin sağlığını koruyabilmek adına işçiler üretimi durdurdu. Aynı zamanda İSG kanunlarında yer alan, yaşamı tehdit eden koşulda çalışmama hakkımı kullanma hakkı var, kullanıldı. Bu sonuç fiili mücadeleyle elde edildi.
İstanbul’un sanayiye kapatılıp ranta açılması ile bölgemiz tam işçi havzası haline geldi. Ve emek sömürüsünün dibine vuruldu, hala vurulmaya devam ediyor. İnsanların normalde Türkiye’de 45 saatlik çalışma koşulları varken biz 60 saatlerde çalışırız. Bu bölgede birçok işçi pazar günü fabrikasındadır.
ALIM GÜCÜNE UYGUN KAFELER DE AÇILMIYOR
Gebze’nin kendi içindeki yoğunluğu, talebi, işçilerin alım gücünün düşüklüğü nedeniyle sosyal aktivitesi pek olmaz. Çünkü işçiler aldığı parayla sosyal hayat yaşayamaz. Gebze’de akşam 9’dan sonra ulaşım biter. Bir işçi ailesi ayda kaç defa yemeğe, kahvaltıya gidebilir? Gebze sosyal anlamda çok geri kaldı. Ücretten kaynaklı, sosyal hayat gelişmiyor. Yöneticiler, alım gücüne uygun kafeler de açmıyor.”