ADALET NÖBETİNE 7 PARTİDEN DESTEK Birleşmezsek yenileri tekrarlanacak
Ravive Kozmetik faciası sonrası Dilovası İşçi Katliamı Aileleri’nin önceki pazar ilki gerçekleşen nöbet eylemine CHP, DEM Parti, TİP, TKP, EMEP, SOL Parti ve DİP genel merkez ve yerel ölçekli destekler verdi. Konuşmalarda mücadelenin birleşmemesi halinde benzer vakaların tekrarlanacağı kaydedildi
Haber serisi – 3
Dilovası İşçi Katliamı Aileleri Adalet Nöbeti
Dilovası İşçi Katliamı Aileleri’nin ilki önceki Pazar günü gerçekleşen, ikincisi önümüzdeki Pazar gerçekleşecek ve 21 Temmuz’da, davanın üçüncü celsesinin görüleceği güne kadar aynı izlekte sürecek nöbet eylemine -önceki pazar itibariyle- yedi siyasi partiden destek geldi.
CHP Kocaeli Milletvekili Prof.Dr.Muhip Kanko ve Parti Meclis Üyesi Baran Seyhan, Devrimci İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Levent Dölek, DEM Parti Gebze İlçe Eşbaşkanı Nigar Doğan, EMEK Partisi Gebze İlçe Başkanı Yusuf Akar, TKP Gebze İlçe Başkanı Aydaner Aktaş’ın konuştuğu nöbette Türkiye İşçi Partisi ve SOL Parti’nin Gebze İlçe Örgütleri de destek oldu.
Konuşmalarda mücadelenin birleşmemesi halinde benzer vakaların tekrarlanacağı kaydedildi. Siyasetçiler; -eylemdeki konuşma sıralarına göre- özetle şunları kaydetti:
KANKO: İŞ GÜVENLİĞİNE DAİR
40 MADDENİN HİÇBİRİNE UYULMAMIŞ
Adalet nöbetini desteğe duruşmaları baştan beri takip eden CHP Parti Meclis Üyesi Baran Seyhan ile geldiğini, kendisinin de ilk celsede duruşmaların hepsini takip ettiğini kaydeden Kanko, “Burada acı olan şey şu: Bir iş yeri var. Bu iş yerine birileri ruhsat vermiş ve burada iş başlamış. Orada yapılan tetkiklerde iş güvenliğine dair uyulması gereken 40 maddenin hiçbirine uygun olmadığı tespit edilmiş. Siz buraya birçok insanı getiriyorsunuz, orada haraç mezat birtakım paralarla çalıştırıyorsunuz. İŞKUR'a, 50 metre mesafede, petrol istasyonunun olduğu bir yerde çalıştırıyorsunuz. Olan patlamadan sonra ortaya çıkan faciaya bakın” dedi.
Facia sonrası göstermelik olarak görevden alınan SGK ve İŞKUR İl Müdürlerinin, açığa alınan yedi kişinin iki ay sonra göreve iade edildiğini hatırlatan Kanko, “Burada bir tiyatro oynanmakta. Cezaevine girdikten sonra, 3-5 gün sonra orada kalp krizi nedeniyle kaybedilen bir vatandaş var; Kurtuluş Oransal. Oranın sahibi o, ruhsat onun üzerine. Ama çocukları, ‘Ali Osman Akat ile Kurtuluş Oransal’ın çocuklarının hiçbir suçu yok. Kurtuluş Oransal oraya açmış şirketi, çalıştırmış ve ölmüş gitmiş’ diyerek hiç kimsenin sorumluluğu yokmuş gibi davranıyorlar. Bunu kabul etmiyoruz!
Buraya ruhsat veren, denetlemeyen, buraya el uzatmayan ve kontrol etmeyen belediye başkanları dâhil tüm kamu görevlileri suçludur. O binanın temelinin atılışından ruhsat verilene görev almış tüm belediye başkanları, tüm kamu görevlileri bir an önce yargılanmalıdır. Eğer biz bunun üzerine gitmezsek yeni Dilovası'lar, yeni Gayrettepe'ler olacak. Onun için bu dayanışma duygumuzu her zaman yüksek tutarak buradaki ailelerimizin sonuna kadar yanında olacağız. İşçi ailelerimizin çocuklarının hesabı sorulana kadar gerek adli gerek sokak mücadelesinde yanlarında olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.
SEYHAN: MÜCADELE KATLİAMIN
OLDUĞU DAKİKADA BAŞLADI
CHP Parti Meclis Üyesi Baran Seyhan ülkemizde benzer facialarda acı üstüne acı yaşanmasına rağmen bunlardan hiç ders çıkartılmadığını ve hayatın sürdüğünü dile getirdi. Seyhan, “Bu adalet mücadelesi bugün değil o katliamın olduğu dakikadan itibaren başladı ve gerçek suçlular yargılanana, herkes hak ettiği cezayı alana kadar aileler bu mücadeleyi sürdürecek. Kendi adıma ve partimiz adına bunun sözünü veriyorum: Onlar bu mücadeleyi sürdürene dek, son anlarına kadar yanlarında olacağız” dedi.
AKAR: İŞÇİLER YAŞAM HAKKI
İÇİN MÜCADELE EDİYOR
Emek Partisi Gebze İlçe Başkanı Yusuf Akar iş yerlerinde iş cinayetlerinin Ravive Kozmetik’in ardından Çolakoğlu Metal ve Kroman Çelik işyerlerinde de sürdüğünü kaydedip, “Artık işçiler öyle bir dünyada, öyle bir ülkede yaşamaya başladılar ve tüm işçiler yaşam hakkı için mücadele ediyorlar. Sendikalı olmak, toplu sözleşme imzalamak, yeni haklar kazanmak, insan onuruna yakışır bir şekilde yaşamak istiyorlardı ama günümüzde kazanılmış haklarımız bir yana, artık yaşam hakkımızı elimizden alıyorlar.
Çalışırken öldürüyorlar. Artık doğamızı, çevremizi savunduğumuz için öldürüyorlar. Daha dün Artvin'de ormanımızı savunduğumuz için katledildik, öldürüldük ve katledilmeye devam ediyoruz. Ülkemiz artık dünkü seviyede değil ve artık yaşamak için birleşmek zorundayız” diye konuştu. Akar şöyle devam etti:
“İşçiler, çevreciler, köylüler, ormanını koruyan, sendikasına sahip çıkan herkes birlikte mücadele ederse bu saldırıları püskürtebiliriz. Artık çocuklarımızın, işçi kardeşlerimizin, arkadaşlarımızın ölmesine göz yumamayız. Gebze'nin ve Türkiye'nin bütün emek ve demokrasi güçleri birlikte mücadele ederse bu saldırıları püskürtebiliriz. Onun için de umudumuz halen var ve davaları takip edeceğiz. Davalara sahip çıkarsak sorumluların cezalarını yeteri düzeyde almasını sağlayacağız. Hem Gebze Emek Demokrasi Güçleri hem de partim, Emek Partisi olarak elimizden geleni ardımıza koymayacağız ve mücadeleyi büyüterek birleşe birleşe kazanacağız.”
DÖLEK: ADALET SARAYLARINDA
ADALETİ ARAMAK BOŞUNA
Devrimci İşçi Partisi Genel Başkan Yardımcısı Levent Dölek; Kandıra'dan Gebze'ye bulundukları tüm yerlerde, tüm fabrikalarda, tüm iş yerlerinde ailelerin taleplerinin takipçisi olmanın, işçi sınıfının şehitlerinin hesabını sormanın boyunlarının borcu olduğunu kaydedip şunları söyledi:
“Bu facialara kaza değil cinayet diyoruz. Kazalar ‘geliyorum’ derken parasına kıyıp önlem almayan, görevini yapmayan, adeta ‘olursa olsun, ölürse ölsün’ diyen katildir, katillerin yeri de hapishanedir. Ve onlar hapishaneye girinceye kadar, onların cinayetlerine göz yumanlar, o katillere kol kanat gerenler, işçilerin karşısına çıkıp patronların yanında duranlar da o katillerin yanına gidinceye kadar mücadelemiz sürecektir.
Bugün her güne bir iş cinayetiyle uyanıyoruz. Her gün iş cinayetlerinde en az yedi işçimizi kaybediyoruz. Bir katliam düzeninde yaşıyoruz. Bu katliamlar en çok da örgütsüz, sendikasız iş yerlerinde oluyor, bunu biliyoruz. Adına saray denen adalet saraylarında adalet aramak boşuna. Biz o yüzden sokaklarda, meydanlarda adalet arıyoruz ve bu arayışımıza halkımızın bağrında devam edeceğiz.
Ama şunu da biliyoruz; her gün en az yedi canımızı kaybettiğimiz bu katliam düzeninde işçilerimizin, emekçilerimizin canını korumak bir örgütlenme meselesidir. Örgütlenmek zorundayız, sendikalı olmak zorundayız. Denetimi, haklarımızı aramayı kimseye bırakmadan kendi ellerimizle, birliğimizle ve dayanışmamızla yapmak zorundayız. Günümüzde işçi sınıfımız için örgütlenmek bedel ödemek; işsizlikle, baskılarla karşı karşıya gelmek demek ama örgütsüzlüğün bedelini çok daha ağır, çok daha acı yaşadığımız günlerdeyiz. İşçi sınıfımızın şehitlerinin her birinin hesabını sormak boynumuzun borcudur. Yeni cinayetleri engellemek için örgütlenmek; fabrikalarda, tersanelerde, madenlerde bunun için mücadele etmek hepimizin görevidir.”
AKTAŞ: HIRSIZLARDAN
YOLLARI AYIRMA ZAMANI
Türkiye Komünist Partisi – TKP Gebze İlçe Başkanı Aydaner Aktaş günümüzde yaşadığımız katillerin faillerinin ülkeyi yönetenler olduğuna işaret edip, “Failler; ‘Yasaymış, kuralmış, kanunmuş bunları boş verin. Siz yeter ki fabrika açın. Yasal hakkınız arkadan gelsin’ diyenlerdir. Failler, patronları daha fazla cesaretlendirenlerdir. Failler, bugün işçiden yanaymış gibi görünüp patronların çıkarını önceleyenlerdir” dedi.
Nöbet eyleminin 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi’nin 56’ncı yılından bir gün önce gerçekleştiğini anımsatan Aktaş, “İşçiler o gün siyasal taleplerle sokağa çıkmışlardı. O gün muktedirlerin dizlerinin bağı çözülmüştü. İşçiler bütün engellere rağmen iki gün boyunca ülke siyasetini kilitlemişlerdi. Örgütlülerdi, ne yapacaklarını biliyorlardı. Daha güzel yarınlar için, tam bağımsız Türkiye için, sosyalist Türkiye için mücadele ediyorlardı” diyerek örgütlenmenin ve inanmanın önemine değindi.
Günün ve dönemin ayrışma zamanı olduğunu öne süren Aktaş, “Bugün patronların çıkarlarını önceleyenlerle, bizdenmiş gibi görünenlerle ayrışma zamanı. 6 Mayıslarda Deniz Gezmişleri anmaya gelip, Ankara'da büyük madenci direnişinde ‘Madencilerin yanındayız’ deyip Koç Holdinglerin açılış kutlamalarına katılanlar bizlerden değildir. Koç Holdingin, sermayenin eteklerinden ayrılmayan siyasi yapılar hiçbir zaman halkın çıkarını öncelemezler. O arsızlardan, hırsızlardan yolları ayırma zamanı. Emekten yana siyaseti büyütme zamanı. Tıpkı 15-16 Haziran'da olduğu gibi. Eğer bunları yapmazsak daha büyük bedelleri biz çalışanlar ödemeyi sürdüreceğiz. Bu acılı ailelerin arasına, bizler de ekleneceğiz.
Çünkü dünyayı yöneten akıl, ‘Yaptığım iş konusunda benim vicdanım rahatsa kurallara gerek yok’ diyen akıldır. Bu akıl sermaye aklıdır, bu akıl emperyalizmin aklıdır. Bunların geriletilmesi için emekten yana siyasetin güçlenmesi gerekiyor. Zor ama örgütlenmek zorundayız. Başka da şansımız yok. Ya örgütleneceğiz, bu hırsız düzenini alaşağı edeceğiz ya da daha fazlamız ölmeye devam edecek. Ayrım bu kadar net. Ayrışacağız ve sosyalist, emekten yana, tam bağımsız Türkiye için siyaseti büyüteceğiz. Yoksa daha fazla acı, daha fazla gözyaşı bizleri bekliyor. O yüzden örgütlenelim, birbirimize sahip çıkalım, kol kola girelim. Tıpkı 15-16 Haziran 1970'te işçilerin olduğu gibi kol kola girme, mücadeleyi daha fazla büyütme zamanıdır” dedi.
DOĞAN: YANLARINDA OLMAYI SÜRDÜRECEĞİZ
DEM Parti Gebze İlçe Eşbaşkanı Nigar Doğan, Ravive Kozmetik faciası sonrası adaletin bir an önce sağlanması, katillerin en ağır cezayı almasını dilediklerini belirtip, “ En azından biraz da olsun ailelerimizin yüreğine su serpmiş olur. Biz elimizden gelene kadar yanlarında olmaya, acılarını paylaşmaya çalışacağız” diye konuştu. Katılımcılara, adalet sağlanana kadar aileleri yalnız bırakmama çağrısında bulundu.
Seride dün
Kamu çalışanları yargılanmadıkça katil devlettir
https://www.gebzeemek.com/haber/emek/kamu-calisanlari-yargilanmadikca-katil-devlettir/3956.html
Seride yarın
Dilovası İşçi Katliamı Ailelerinden, aile bireyleri