ZABITA İŞGÜZAR. GEBZELİ KAYITSIZ Dilovalı baskı ve kabuğu kırıyor
Ravive Kozmetik faciası sonrası Dilovası İşçi Katliamı Aileleri’nin üçüncü adalet nöbeti zabıtanın geri çevrilen işgüzar müdahalesiyle başladı. Meydandan geçenlerin kayıtsızlığı isyan ettirirken toplumsal baskının sınır tanımadığı Dilovası’ndan eyleme gençler de desteğe geldi
Özet haber
08 Kasım 2025’te Dilovası’nda Ravive Kozmetik’te yaşanan ve üçü çocuk yaşlarda altısı kadın yedi emekçinin can verdiği facianın ardından Dilovası İşçi Katliamı Aileleri’nin Gebze 15 Temmuz Milli İrade Kent Meydanı’ndaki haftalık geleneksel üçüncü adalet nöbeti bugün (28 Haziran Pazar) gerçekleşti.
İki buçuk saat kadar süren üçüncü eyleme kısa bir süre kala nöbet tutacak aileler ve destekçilerinin güneşten korunması için DGD-Sen ve Nakliyat-İş Sendikaları tarafından kurulan gölgelik düzeneklere Gebze Belediyesi Zabıta Müdürlüğü ekiplerince müdahale geldi.
Gölgeliklerin kurulduğu yere 3-5 metre mesafede kent meydanı yine ve yeni bir Kocaeli Büyükşehir ve Gebze Belediyesi destekli etkinlik için adeta “Deprem geçirmiş şehirde deprem sonrası çadırkent”i andırırken toplumsal baskıyı giderek arttıran rejimin işgüzarlığı, eyleme desteğe gelen Kocaeli Barosu Başkanı Avukat Kadir Caner Karakadılar’ın da devreye girmesiyle geri çevrildi.
DGD-SEN öncülüğündeki nöbette yurttaşa vakayı anlatan el ilanları dağıtılırken aynı zamanda kurulan mini stantta, talepleri içeren imza föyü imzalatıldı.
Eylem süresince meydandan geçenlerin kayıtsızlığı kimi destekçilerin tepkisini çekti. Buna karşın, toplum üzerindeki baskılamanın sınır tanımadığı, ilçe “basını”nın dahi bir şekilde susturulup eylemi görmezden hale getirildiği Dilovası’ndan eyleme gençlerin de katılması ve sürekli desteğini deklare etmesi moralleri yükseltti.
Kocaeli Barosu ve Naklilyat-İş’in yanı sıra tespit edilebildiği kadarıyla;
TMMOB Kocaeli İKK, İSİG Kocaeli Meclisi, Makine Mühendisleri Odası, Gıda Mühendisleri Odası;
Petrol-İş, Birleşik Metal-İş, Eğitim-Sen, TÜMTİS, Selüloz-İş, Tüm Emeklilerin Sendikası, Emeklilerle Dayanışma Sendikası,
Avukatın Sesi İnisiyatifi, Kaldıraç,
Amedspor taraftar grubu Barikat Kocaeli
DEM Parti. Emek Partisi, SOL Parti, HKP’nin de aralarında bulunduğu
Meslek odaları, sendikalar, sivil toplum örgütleri ve siyasi partilerin Gebze Bölgesi ve Kocaeli’nin yanı sıra İstanbul’daki şube ve örgütlerinden başkan, yönetici ve üyeleri katıldı.
Dilovası İşçi Katliamı Aileleri’nin bu haftaki basın açıklaması ise katliamda hayatını kaybedenlerden Hanım Gülek’in kızı Tuğba Gülek Laç tarafından okundu. Açıklama şöyle:
Başta kendi kayıplarımız olmak üzere ve iş cinayetlerinde, katliamlarda yitirdiğimiz tüm işçiler için adalet çağrısıyla başlattığımız Adalet Nöbetimizin 3. haftasındayız. 7 ayı geçkin bir süredir devam eden adalet arayışımız ve mücadelemizi, bir nöbet şekline getirmek zorunda kalışımız, kendi kendisini yeterince açıklasa da tüm kamuoyuna ve halkımıza çağrıda bulunmak, haklı mücadelemizin adaletle sonuçlanması için her hafta sizlere bu nöbet vasıtasıyla açıklamak mecburiyeti hissediyoruz.
Bildiğiniz üzere Kasım 2025 tarihinde, ülkenin en büyük ve geniş işçi havzalarından birinde; tamamen kaçak ve hakkında yıkım kararı olan bir binada, tamamen kaçak ve denetimsiz olarak işletilen bir parfüm ve kolonyağı imalathanesinde, bırakın iş sağlığı ve güvenliği tedbirini, insani koşullar bile sağlanmayan bir biçimde çalıştırılan yakınlarımızı kaybettik.
Aylar süren soruşturma sonucunda, işyerinin sahipleri, binanın sahibi, işyerini denetlemekten kaçınmış iş sağlığı uzmanlarından oluşan bir grup katil yargılanmaya başladı. 21 Temmuz’da 3. Duruşması görülecek olan davada, eksikler hala giderilmiş durumda değil. Eksiklikler giderilmediği gibi ilk celsede 1, ikinci celsede 3 kişi tahliye edildi. Yapılan bu haksız tahliyelerin devamının gelmemesi için bütün kamuoyunu 21 Temmuz’daki duruşmamıza bekliyoruz.
Biz adalet arıyoruz, bunun için mücadele ediyoruz, ancak yargı bizim mücadelemizi ve yakınlarımızın adaletini yok sayarak, katilleri ve katillerin işbirlikçilerini serbest bırakıyor; katliam ortamını yaratan kamu görevlilerini yargılamıyor. Davada ifade veren görgü tanıklarının da belirttiği gibi işyerini denetlemekle görevli zabıtaların, eli boş gelip de ellerinde kutu kutu kolonyağı ve parfüm ile çıktıkları bu imalathaneden biz sevdiklerimizin cansız bedenlerini çıkardık.
Hemen iki bina yanında İŞKUR olan bu binada çalışan sevdiklerimizin, çalışma koşullarına şahit olmamaları imkânsız olmasına rağmen susan SGK görevlileri, kaçak ve hakkında yıkım kararı olan binayı yıkmak yerine kullanılmasına göz yuman belediye ve bakanlık yetkilileri başta olmak üzere, bu olaydan sorumlu hiçbir kamu görevlisi henüz yargılanmaması üzerine bu yola çıktığımızı duyurmuştuk. Aylardır sürüncemede bırakılan soruşturma aşamasında başlatmış olduğumuz sizlerin de desteklerini esiremediğiniz adalet nöbetimiz sayesinde nihayet somut bir adım atıldı.
Kamu Görevlilerine karşı yürütülen soruşturma dosyasına giren bilirkişi raporuyla birlikte yetkililerin denetim mekanizmasını pek çok kez suistimal ettikleri tekrardan gözler önüne serilmiş oldu.
Dosyaya giren ve denetimsizlik ve cezasızlık düzenini ifşa eden bilirkişi raporu sonucunda 26.06.2026 tarihinde katliamın faillerinden olan dönemin İmar ve Şehircilik Müdürü Hüseyin Öztürk, Eski Yapı Kontrol Müdürü Cihan Sorgucu ve Selim San, Yapı Kontrol Müdürü Muammer Telcli, Zabıta Müdür Vekili Cengiz Taşdemir, Zabıta Müdür Vekili Nizamettin Balcı ve Dilovası Belediyesi Başkan Yardımcısı Necati Temiz hakkında tutuklama kararı verildi. Tutanaklarda imzası bulunan ve katliamın meydana gelmesinde en az diğer isimler kadar etkin rol oynayan zabıta personeli Ömer Kocabay ise serbest bırakıldı.
7 aydır sürdürdüğümüz, bugün itibariyle de 3 haftadır yürüttüğümüz nöbetimiz sonucunda verilen bu tutukluluk kararlarının devamının gelmesi için mücadelemizi sürdürmeye aynı kararlılıkla devam edeceğiz. Ailelerimize, sevdiklerimize mal olan bu katliamın yaşanmasında sorumluluğu bulunan bütün kamu görevlileri için de aynı karar verilinceye kadar geri adım atmayacağız. Verilen tutukluluk kararları hala yeterli değil, serbest bırakılan sanıkların tekrardan tutuklanması, haklarında hala yargılama yapılmayan kamu görevlilerinin soruşturmaya dahil edilmesi gerekmektedir.
Yargı süreçleri özensiz, yavaş ve kötü niyetli şekilde yürütülür duruşma kamuoyundan ve halktan kaçırılarak Kandıraya götürülür; adeta bu işin peşini bırakın denirken çeşitli kanallardan bize ulaşılarak “helalleşme” istekleri dile getiriliyor. Siyasi parti yöneticileri, farklı kentlerin belediye başkanları, sanık yakınları üzerinden örtük bir şekilde, adalet mücadelemizden vazgeçmemiz isteniyor. Daha önce de dediğimiz gibi: Bizim acımız da kederimiz de satılık değil, olmayacak! Biz adalet arıyoruz. Bunu yaparken de yalnızca halkımıza, biz ve kaybettiğimiz yakınlarımız ile aynı yazgıyı paylaşan emekçilere güveniyoruz. Bu sebeple, adalet nöbetimizi başlattık ve sürdürüyoruz.
Tüm işçi ve emekçi kamuoyuna, halkımıza buradan sesleniyoruz: Kamu görevlileri görevlerini yapmadıklarında, hepimiz ölüm ile burun buruna yaşıyoruz. Kamu görevlileri ise hakim karşısına bile çıkartılamıyorlar. Bizim ölümümüze sebep olanlar yargılansın istiyoruz. Başka katliamlar yaşanmasın istiyoruz. Herkesi taleplerimiz etrafında dayanışma göstermeye, nöbetimize davet ediyoruz.
Kamu görevlileri yargılansın!
Tahliyeler dursun, tahliye edilen herkes tutuklansin!
Etkin soruşturma yürütülsun!
Meclis araştırma komisyonu derhal kurulsun!
Nöbete dair tüm detaylar yarından itibaren hafta boyunca her gün, Gebze Emek’te…