DİSK örgütlü işyerlerinde ISS’ye boykot resti
26 Temmuz 2026 18:42

ATAR VE KÜÇÜKOSMAOĞLU’NDAN TAVIR DİSK örgütlü işyerlerinde ISS’ye boykot resti

Gıda Mühendisleri Odası’nın ISS Türkiye önündeki dünkü eylemine DİSK desteği; BMİS, Nakliyat-İş ve Sosyal-İş’den üst düzey temsille geldi. Danimarkalı taşeronun DİSK’in örgütlü olduğu işyerlerinde verdiği hizmete boykot resti çekildi

Aktan Uslu Tüm haberleri

TMMOB Gıda Mühendisleri Odası İstanbul ve Kocaeli Şubelerinin, iş kollarında taban ücret uygulamasına karşı dava açan ve yürütmeyi durdurma kararı alan Danimarkalı taşeron ISS firmasına yönelik geçen hafta İzmit’te ve diğer illerde başlatılan imza kampanyası, dün İstanbul’un Kağıthane İlçesi’ndeki ISS Türkiye önünde gerçekleşen basın açıklaması ve siyah çelenkli kınama ile ivme kazandı.

Açıklamaya DİSK Genel Başkan Yardımcısı ve Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Özkan Atar, Dünya Sendikalar Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve DİSK Nakliyat-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu ile Genel Sekreteri Erdal Kopal, DİSK Sosyal-İş Sendikası Genel Başkanı İlhan Ağırbaş ile üç sendikadan yöneticiler de katıldı. Atar ve Küçükosmanoğlu mücadeleye desteklerini konuşmalarında da ifade ederken Danimarkalı taşeronun DİSK’in örgütlü olduğu işyerlerinde verdiği hizmete boykot resti çekildi

Gıda Mühendisleri Odası’nın ISS’ye karşı sürdürdüğü mücadelenin en temelinde bir emek ve hak mücadelesi olduğunu belirten Özkan Akar, “Biz de mühendislerle, meslek örgütleriyle hem ülkemizde emekçilerin hak ve özgürlükleri hem de ülkemizin demokrasi mücadelesi açısından her zaman, her aşamada yan yana, omuz omuza mücadelemizi sürdürüyoruz. Bugün de dayanışma içerisindeyiz” dedi. Konuşmasını ISS firmasını değerlendirerek sürdüren Atar şunları kaydetti:

“Bizim örgütlü olduğumuz birçok iş yerinde; metal fabrikalarında, otomotiv ve taşımacılık sektörlerinde, sanayinin diğer iş kollarında taşeronluk yapan bir firma. Emekçileri komisyon karşılığında, kendi kârları için düşük işçilik maliyetleri adı altında çalıştıran işletmelere imkânlar sağlayan; amiyane tabirle insan emeğini kapitalist sermayeye pazarlayan, işçi simsarlığı yapan bir kuruluş. Üretim yapan, o üretim doğrultusunda ticari faaliyet yürüten bir firma değil.

Metal fabrikalarının yemekhanesinden, güvenlik hizmetlerinden tutun üretim içerisindeki birçok alanda da bunu sürdüren, yaptığı faaliyet ile külliyen emeğin örgütlenme, sendikalaşma hakkını engelleyen, emekçilerin asgari ücretle belki de daha da kötü koşullar altında çalışmasını bizzat organize eden bir firma. Biz bundan dolayı da işçi sınıfı adına bu firmayı protesto etmek için buradayız.

Öğretmenler aylardır Ankara'da bir mücadele veriyorlar. Birçok talepleri var ama en önemli taleplerden de bir tanesi taban ücret. Bu ülkede sermaye ve o sermayeye taşeronluk, tetikçilik yapan ISS gibi firmaların istediği ise herkesin asgari ücretle çalışması. Söylendiği gibi, günümüzde çalışan toplumun neredeyse yüzde 50'sinden fazlası, asgari ücret koşullarında çalışıyor. Asgari ücret, açlık sınırı diye tanımlanan, dört kişilik bir ailenin sırf karnını doyurması için gerekli olan 36 bin küsur liranın bile altında. 28 bin lira gibi bir sefalet koşulları altında yaşama sürükleyen tutarda.

Gıda Mühendisleri Odamız taban ücreti; o mesleğe, ortaya koyacağı niteliğe uygun bir ücret belirliyor. Bu beyefendiler yargıya başvurarak, onu engellemeye çalışıyorlar. Asgari ücret ile çalışmanızı istiyorlar. Olabiliyorsa mevcut asgari ücretin bile altında çalışmanızı, ola ki sorsanız onu bile isteyecekler.”

Gıda Mühendisleri Odası’nın yanı sıra Kimya ve Ziraat Mühendisleri Odalarının da meselesi olan bu tutuma karşı meslek odaları ile birlikte mücadele edeceklerini kaydeden Özkan Atar, “Ayrıca şunu da belirtmek istiyorum: Türkiye'de yargı hiçbir zaman objektif ve temel hukuk normlarında bir yargı değil. Hele hele geldiğimiz nokta itibarıyle Anayasa Mahkemesi kararları uygulanmıyor ama yerli ve yabancı sermayenin talepleri ve direktifleri doğrultusunda emekçiler kölelik koşullarında çalıştırılmaya uğraşılıyor. Biz yargı mücadelesinde de sizin yanınızda olacağız. Bu gibi firmaların insan emeğini sömüren, ona aracılık eden emek simsarlarına karşı da her zaman sizlerle yan yana olacağız. İnsanlar temel haklarını da mutlaka kazanacak, sendikal hak ve özgürlüklerini de kazanacak ve emekçiler olarak biz bu sömürücüleri mutlaka yeneceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

Dünya Sendikalar Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve DİSK Nakliyat-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu da eyleme katılan herkesi selamlayıp Gıda Mühendisleri Odası’nı mücadelelerinden dolayı kutladı. Küçükosmanoğlu, “Çünkü bu mücadele Danimarka merkezli uluslararası bir işletmeye karşı verilen sınıfsal bir mücadele. Onların amaçları ne? Onlar daha fazla sömürü, daha fazla kâr için yapıyorlar bu işletmeleri. Onun için bu işletmeleri kurup faaliyet gösteriyorlar. Taban ücrete yönelik tepkileri de bundan dolayı. Onlar gıda mühendisleri ve diğer çalışanlarını kölelik koşullarında çalıştarmak, ne ücret alacaklarına tek başına kendileri karar belirlemek istiyorlar” dedi.

ISS Türkiye dâhil emsal sermaye açısından gıda mühendislerinin taleplerinin de, halkın gıda güvenliğinin de önem taşımadığını kaydeden Küçükosmanoğlu, “Bir meslek örgütü olarak Gıda Mühendisleri Odası’nın hem kendi üyelerine hem de topluma sorumlulukları var. Patronların kapitalist işletmelerin bu yaklaşımları, bir yandan gıda mühendislerinin verdikleri hizmeti değersizleştirirken diğer yanıyla da gıda güvenliğini ortadan kaldırmaya yöneliktir. Bundan dolayı bu mücadele sadece gıda mühendislerini ya da diğer mühendisleri ilgilendiren bir mücadele değil, aynı zamanda toplumsal mücadelenin bir parçasıdır. Bundan dolayı biz de sizinle dayanışma için buradayız” dedi. Küçükosmanoğlu şöyle devam etti:

“ISS’nin başvurusu sonrası verilen yürütmeyi durdurma kararından ötürü bu tür hukuki süreçler de mücadeleye göre şekilleniyor. Eğer daha öncesinden bu örgütsel tepkiler ortaya konulabilmiş olsa, TMMOB'a bağlı tüm meslek odalarınca sürdürülebilse, öğretmenlerin mücadelesiyle, asgari ücretle çalışmaya mahkûm edilenlerle birleştirilebilse yerli, yabancı para babalarının dayattığı politikaya karşı ortak mücadele verilebilse, hukuk da buna göre şekillenecek.

Örgütlü bir gücü hiçbir kuvvet yenemez. Bu tarihsel olarak ortaya konmuştur. Bu Kurtuluş Savaşı ile ortaya konmuştur, dün (24 Temmuz) Lozan Barış Anlaşmasının yıl dönümüydü. Emperyalist işgale karşı Kurtuluş Savaşını ilk başarıya ulaştıran Türkiye halkları olmuştur. Daha öncesinden Küba'da, Vietnam'da, diğer tüm ülkelerde emperyalizmin tüm saldırılarına karşı direnen, örgütlü olan halklar kazanmıştır.

Türkiye işçi sınıfının mücadelesi de geçmişte başarılarla doludur. O bakımdan buradaki mücadelenizi aynı zamanda sınıfsal, toplumsal mücadelenin bir parçası olarak görüyoruz. Her zaman dayanışma içerisinde bulunacağız.

Gerekirse bulunduğumuz iş yerlerinde, uluslararası ağda diğer ülkelerdeki sendikalar ile de dayanışma içerisinde bulunarak ISS'yi protesto çağıracağız. Sizlerin örgütlü gücü, mücadele gücü ISS'in gıda mühendislerine yapmış olduğu bu düşmanlığı ortadan kaldıracaktır.

Bir kez daha ISS'yi bu başlatmış olduğu hukuki süreci geri çekmeye, gıda mühendislerinin haklarına saygı göstermeye çağırıyoruz. Yaşasın gıda mühendislerinin örgütlü mücadelesi.”

İLGİLİ HABER

ISS’nin saldırısı emeğe ve halk sağlığınadır

https://www.gebzeemek.com/haber/emek/issnin-saldirisi-emege-ve-halk-sagliginadir/4260.html

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 26 Temmuz 2026 18:46
BENZER HABERLER
X