Çalışma Bakanlığı yine sermayeye çalışmış Doğuş Grubu, Hödlmayr’daki işçi düşmanlığının suç ortağıdır
Nakliyat-İş’in örgütlendiği Hödlmayr Lojistik grevinde, Küçükosmanoğlu’nun “suç ortağı” dediği Doğuş Grubu önünde oturma eylemi gerçekleşti. İşçilere bakması gereken ÇSGB de işverene yetkisini çiğneyip, “Yetkileri yok” yazmış
DİSK’e bağlı Nakliyat-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu Çayırova’daki Hödlmayr Lojistik grevinin 61’nci gününde, firmanın lojistik hizmet verdiği, Nakliyat-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu’nun “suç ortağı” diye tanımladığı Şekerpınar Mahallesi’ndeki Doğuş Grubu önünde oturma eylemi gerçekleşti. İşçilere bakması gereken Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı da işverene, iddiaya göre üstelik yetkisini çiğneyip, “Sendikanın yetkisi yok” diye yazmış. Basın açıklamasının ardından işyeri önündeki bir saatlik oturma eylemi sürecinde ise emniyet güçleri ile tartışmalar yaşandı ama kaydadeğer bir tatsızlık yaşanmadan eylem tamamlandı.
Bugünkü eylemi Gebze Sendikalar Birliği bileşenlerinden BMİS’in Gebze 1 ve 2 No’lu Şubeleri ile Eğitim-İş ve Eğitim-Sen’in Kocaeli 2 No’lu Şubeleri, Tek Gıda-İş Sendikası Gebze Şubesi başkan, yönetici ve işyeri temsilcileri ile Halkın Kurtuluş Partisi – HKP Üyeleri, önceki cumartesi günü gerçekleşen ön seçimde Yeni Parti Gebze İlçe Başkan adayı seçilen Cüneyt Akın, CHP Gebze İlçe eski Başkanı Avukat Recep Dursun, Gebze Belediye Meclisi Yeni Parti Üyesi Gülcan Aksu da katılarak destekledi.
Eylem süresince işçiler ve destekçileri; “İnsanca yaşamak istiyoruz”, “İşçilerin birliği sermayeyi yenecek”, “Sendika haktır engellenemez”, “Yaşasın Hödlmayr grevimiz”, “İşçiyiz haklıyız kazanacağız” sloganları attı. Nakliyat-İş Sendikası Genel Sekreteri ve Gebze Şube Başkanı Erdal Kopal’ın sürece dair bilgilendirmesinin ardından sözü Nakliyat-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu aldı.
Eylem için desteğe gelen tüm siyasetçi ve sendikacılara teşekkür ederek söze giren Küçükosmanoğlu, “Bugün bir sendika ve işçi düşmanlığını protesto amacıyla burada,. Doğuş Otomotiv'in Türkiye'deki genel müdürlüğü önündeyiz” dedi.
Doğuş Otomotiv’e araçlarını taşımak marifetiyle lojistik hizmet veren Avusturya menşeli Hödlmayr Lojistik’te 61 gündür grevde olduklarını belirtip Doğuş Otomotiv’in de işçi ve sendika düşmanlığına baştan beri ortak olduğunu iddia etti.
Hödlmayr Lojistik’teki sendikal örgütlenme sürecinde işten çıkartılan 7 kişi için aylarca direndiklerini, açtıkları davada mahkemenin işten çıkarmaların sendikal örgütlenmeden olduğuna hükmettiğini,
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın vermiş olduğu yetki tespitine işveren itiraz ettiğini, yetki davasını da kazandıklarını, TİS yapmaya dair yetkiyi edindiklerini, işverenin buna rağmen masaya oturmadığını ve yasal olarak yetkilerinin düşmemesi için greve çıktıklarını kaydeden Küçükosmanoğlu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın da bu işin bir parçası olduğunu öne sürüp şunları kaydetti;
“Bakanlık üzerinde vazife olmadığı halde işverene greve çıkan işçiler olmadığını, sendikanın yetkisinin düştüğünü yazdı. Halbuki Bakanlığın böyle bir yetkisi yok. Biz de sendika olarak Bakanlığı yaptığının ilgili kanun maddesine aykırı olduğuna dair yazdık. Diğer yandan Bakanlığın işverene gönderdiği yazı, işvereni cesaretlendiriyor. Yani burada işçilere, işçi sınıfına karşı olan Bakanlık, diğer taraftan Hödlmayr Lojistik’in lojistik hizmet verdiği Doğuş Otomotiv’e karşı bir hukuk ve ekmek mücadelesindeyiz.
Bazı istisnalar dışında birçok sendikanın ‘Elimizden geleni yaptık, daha ne yapalım’ dediği bir zeminde, sonuna kadar mücadele eden bir sendikayız. Burada haksızlık, adaletsizlik, keyfilik ve hukuksuzluk var. Buna karşı biz de işçi sınıfının iradesiyle, hak mücadelesiyle sonuna kadar da mücadele etmeye kararlıyız.
Bugün burada da yer alanlar dâhil birkaç sendika hariç sendikalar ne yazık ki hak mücadelesinde, ekmek kavgasında gerekli iradeyi gösteremiyor. Tüm bu olumsuz koşullara rağmen, hayatı da dünyayı da yaratan yaşama da anlam veren işçi sınıfıdır. Biz işçilerin hak mücadelesini, sınıf kavgasını kararlı bir şekilde vereceğiz” dedi.
Küçükosmoğlu konuşmasında ayrıca Ankara’da Anayasa Mahkemesi önünde emeklilerin eylemi esnasında intihar eden emekli polis memuru Ali Şekeroğlu’nu yad etti.
Küçükosmanoğlu, “Milyonlarca emekli açlığa ve yoksulluğa mahkûm edilmiş durumda. Aldıkları ücret açlık sınırının altında ve buna karşı da hak arama mücadelesi veren emeklilerin en son gelmiş olduğu nokta ibret verici. Bu sadece emeklilerin meselesi değil, toplumsal mücadele haline gelmeli. Türkiye'de bir taraftan zenginler daha fazla zenginleşirken, gelir dağılımı giderek daha adaletsizleşirken, patronlar servetlerine servet katarken diğer taraftan emekçileri ve emeklileri yoksulluğa mahkum ediyorlar. Bu yerli yabancı para babalarının, kapitalist rejimin diğer benzer ülkelerde de uyguladığı IMF'nin, Dünya Bankası'nın ekonomi programlarının sonucudur. Bunların da uygulayıcısı siyasi iktidardır ve sorumludur” dedi.
Gündemdeki borsa vurgununa da değinerek Türkiye’nin yolsuzluk, haksızlık ve hukuksuzluk ile anılan bir ülke haline geldiğini belirten, buna karşı toplumun tüm kesimlerinin ortak mücadele sürdürmesi gerektiğini vurgulayan Küçükosmanoğlu, Sermaye Piyasası Kurulu başta olmak üzere tüm sorumluların hesap vermesi gerektiğini söyledi.
Küçükosmanoğlu sözlerinin ardından tüm grevci işçileri ve destekçileri Doğuş Otomotiv’in kapısının önündeki bir saatlik oturma eylemine davet etti. Bu esnada fabrika önüne girişin de önü kesilmiş oldu ancak içeriye girmek için kapıya araç geldiğinde yol açıldı. Emniyetten yetkililer, kapı önündeki o şekilde eylemin yasalara aykırı olduğunu öne sürüp eylemcileri ve destekçileri eylem için kaldırıma geçmeye davet etti. CHP Gebze İlçe eski Başkanı Avukat Recep Dursun da devreye girerek taraflar arasında zaman zaman yükselen tansiyonu düşürmeye çalıştı. Bunun haricinde kayda değer ve tatsız hadise yaşanmayınca eylem tamamlandı.