Feniş işçisi destekli destansı bir işgal: Greif
19 Şubat 2026 01:17

ELİF ALÇINKAYA YAZDI Feniş işçisi destekli destansı bir işgal: Greif

Tabi o yıllara Gebze’den bakınca Greif işgalini Feniş direnişiyle bütünlemeden düşünmek mümkün değil. Greif’ten önce başlayan Greif’ten sonra biten Feniş direnişi dayanışmayla önemli bir köprü oluşturmuştu.

**

Konuk Yazar: Elif ALÇINKAYA

Gebze İşçilerin Birliği Derneği Başkanı

 

10 Şubat 2014 / Türkiye işçi sınıfı tarihinin bir kilometre taşı olan ve 60 gün süren Greif işgalinin başlangıç tarihidir. Belgesel ve kitap var süreci anlatan. *Belgeseli arada bir tekrar tekrar izlerim. Greif işçilerinin diliyle, gözlemiyle süreci dinlemek onlardaki değişimi görmemi, her seferinde yeni şeyler yakalamamı sağlıyor. Aradan geçen yıllar içinde yeni işgal, grev ve direniş deneyimleri eklenince belleğe yeni yerlerden bakma yeni şeyler görme imkanı oluyor. 

Greif işgalinin 12. yıldönümündeyken Smart Solar grevi de 113. gününde, fiili grevle başlayan Migros direnişi de 23. gününde kazanımlarla tamamlandı.

113 gün boyunca yoksullukla boğuşmalarına, patronun onur kırıcı davranışlarına, işten atmalara maruz kaldılar. Bir yandan grev kırıcılığının her türlü halini kullanan patronla uğraşırken diğer yandan da devletin kolluğunun karşılarına dikilmesine, hukukun yaşananlar karşısında gözlerini kapatmasına karşı kırılmadan, eğilmeden mücadelelerine devam ettiler. Hiçbir işçi artık eskisi gibi değildi. Daha bilinçli, daha örgütlü, daha kenetlenmiş olarak fabrikaya geri döndüler.

Migros işçilerinden başlayıp farklı zincir marketlerin depolarına sıçrayan ise patronun evinin önünde defalarca gözaltına alınan emekçilerin dirençlerinin destansı hikâyesidir. Hızlıca yayılan sınıf dayanışması, halkın da desteklediği marketlerde kasa kilitleme eylemleri ve boykot çağrıları, açlık sınırının altında yaşam dayatmasına karşı verilen bir onur mücadelesidir.

Tam da bunları yaşarken Greif işgaline bir daha yüzü çevirip düşünmek gerek dedim. Tabi o yıllara Gebze’den bakınca Greif işgalini Feniş direnişiyle bütünlemeden düşünmek mümkün değil. Greif’ten önce başlayan Greif’ten sonra biten Feniş direnişi dayanışmayla önemli bir köprü oluşturmuştu. Feniş’ten Greif’e hızlı ve gizli bir yol kurmuş gibiydik. Ne zaman bir saldırı olsa ne zaman bir çağrı olsa ilk giden Feniş işçileri oluyordu. O Feniş işçileri ki bölgedeki birçok mücadele deneyiminden aldığı ilham ve öncü işçilerle Gebze İşçilerin Birliği Derneği’ni kuranlardır.

Greif işgali demişken; yıldönümündeyiz demişken ne olmuştu kısaca bir özetleyelim:

İstanbul Hadımköy’deki Amerikan tekeli Greif çuval fabrikasında düşük ücret, hak gaspları ve 44 ayrı taşerona bölünmüş ağır çalışma koşulları karşısında ayları bulan sabırlı ve inatçı bir örgütlenme çalışmasıyla işçiler DİSK Tekstil Sendikası’na üye oldular. Yaklaşık 850 işçinin (Samandıra fabrikasıyla birlikte 2 bini aşıyordu) çalıştığı fabrikada 200 işçi kadrolu, geri kalanı taşeron işçilerdi. Taban iradesini açığa çıkarmayı amaçlayan, “söz, yetki, karar” hakkını fabrikada ete kemiğe büründürmeyi hedefleyen öncüler, kadrolu-taşeron ayrımı yapmaksızın ortak komiteler aracılığıyla örgütlenme çalışması yürütülmüştü. Örgütlenmenin başarıya ulaşması sonucunda sendika yetkiyi aldı.

Örgütlenme çalışmasını bir eğitim sürecine de çeviren öncü işçilerin inisiyatifi ve müdahalesi işçilerin sınıf bilincinin artmasını sağladığı gibi her türlü saldırıya hazırlıklı olmalarını da sağladı.

İşçilerin taban örgütlenmesini güçlendi. Süreç boyunca sermayenin saldırılarını üretimden gelen güçlerini kullanarak püskürttüler. Kendilerini yedek işgüü olarak gören kadın işçiler, örgütlenme ve mücadele içerisinde “yaşamın yarısından kavganın yarısına” dönüştüler.. Mücadelenin de en önünde durup en sonuna kadar vazgeçmeyenler oldular. İşgal sürecinde kadın işçilerden ve erkek işçilerin eşlerinden oluşan **komisyon kurdular.

Greif grev ve işgalinde de en temel sorun alanı, sendikal bürokrasiydi. DİSK Tekstil’in ihanetçi örneklerini bilen öncü işçiler tüm işçileri olabileceklere karşı hazırlamıştı ve taban iradesi sendikal bürokrasiyi yenmenin panzehiriydi. Ama yine de şu bir gerçektir ki bir fabrika örgütlenmesinde, bir grevde, bir işgalde işçilerin örgütlü olduğu sendika konuyu ve mücadeleyi sahiplenmiyorsa hatta yetmiyor bir de işçilere çelme takıyor, patronun safında yer alıyorsa böylesi bir alan, çok zorlu bir alandır. Tam da ondan dolayı, her şeye rağmen inatla sürdürülen bir destan, bir grev ve bir işgal deneyimidir Greif. Tam da ondan dolayı Türkiye işçi sınıfı tarihinin bir kilometre taşıdır. İncelemeye ve öğrenmeye, hatırlatmaya ve aktarmaya devam edelim!

*Greif belgeseli "İşgal:60 Uzun Gün" linki: http://youtube.com/watch?v=UhfN84DsSOM

**İEKK (İşçi Emekçi Kadın Komisyonları) tarafından hazırlanan "Greif EKK deneyimi" isimli broşürden okunabilir.

 

Güncelleme: 19 Şubat 2026 06:52
BENZER HABERLER
X