Maaşımdan kesti bankaya ödemedi
08 Aralık 2025 17:10

YALÇINKAYA ÇEKİRDEKTEN ZİRVEYE "DİŞİYLE TIRNAĞIYLA" YÜKSELMİŞ! Maaşımdan kesti bankaya ödemedi

“Çekirdekten zirveye başarı hikayesi” başlığıyla haber konusu olan Yalçın Yalçınkaya’ya ait Döksan Döküm’de aylardır maaşı ödenmedikten sonra atılan işçilerden Yeliz Koç, “Maaşım bankadan hacizli. İşveren maaşımdan kesmiş, ödememiş” dedi

Aktan Uslu Tüm haberleri

Türk Metal Sendikası Gebze Şubesi’nin örgütlü olduğu Çayırova TOSB’da kurulu Döksan Döküm’de üç aylık maaşlarını alamayan ve çalışmaktan kaçınma hakkını kullanıp 01 Aralık’tan itibaren geceli gündüzlü direnişe geçen işçilerden 42 yaşındaki Yeliz Koç…

“Çekirdekten zirveye başarı hikayesi” başlığıyla haber konusu olan Yalçın Yalçınkaya’ya ait Döksan Döküm’de aylardır maaşı ödenmedikten sonra atılan işçilerden Yeliz Koç, “Maaşım bankadan hacizli. İşveren maaşımdan kesmiş, ödememiş” dedi

Döksan Döküm’e 10 ay önce giren, anne ve babasıyla Gebze’de kiracı oldukları evde yaşamını sürdüren Yeliz Koç ailesinin neredeyse tek gelir getireni: “Babam, Bağkur emeklisi esnaf.  Babamın emekli maaşı hiç yetmiyor ve ekseri vergi borçlarına, evimizin temel ihtiyaçlarına gidiyor. Ben de kredi borcumdan ötürü hacizliydim.

Ben de kredi ve kredi kartı borçlarımdan ötürü hacizlik olduğumdan, iş bulamadığım için buraya girdim. Kabullendim. Haciz borcum maaşımdan kesiliyor ama açığa çıktı ki, firma ödemiyor.

Borçlanma sonrası sağlık problemimden ötürü devri daim yapıyordum. Ödeme yapamadım. Hacze maruz kaldım.

Burada çalışmaya başladıktan sonra da ödemelerim aksayınca haciz işlemi yapan bankayı ve avukatını aradım. Maaşımdan kesilmesine ve maaşımın bana eksik ödenmesine rağmen bir defa, 8’nci ay ödenmesi gereken taksidi 9’ncu aya ödemişler. Ödeme yapılmadığından faizim işliyor.”

 15 yaşından beri işçilik yapan Yeliz Koç, sendikalı işçilik deneyimine sahip:

“Daha önce de sendikalı çalıştığım yerler oldu. Hepsi de iyiydi.

Sendikasız da çalıştım. İkisi arasında dağlar kadar fark var. Sendikalı olunca sosyal haklarını alabiliyorsun ama sendikasız olunca kaçırma yapıyorlar.

Sosyal hak ve sendikası olmayan yerlerde belli dönemlerde zam vaat edilmesine rağmen o süreç geldiğinde uğraşıyorsun.

Ama sendikalı olunca haklarını alman için sendikan hakların için uğraşıyor. Sendikalı olmayan yer ise zammı uygulamıyor ve sözünü geri çekiyor verdiği hakları da.”

Döksan Döküm’e 10 ay önce iş için başvurduğunda maaşların 15-20 gecikmeli yattığına dair bilgilendirildiğini ama mecbur kaldığını kaydeden Yeliz Koç şöyle devam etti:

“Eleman aldığında yalan söyleyerek, bir düzenek kurarak buraya eleman çekiyor. İçeride olan duyan, çıkan çıkıyor. İhtiyacı ve mecburiyeti olan kalıyor. ‘Söylentiler belki de hurafedir’ diye kalıyorlar.

10’unda maaş alıyorsun diyelim. Maaş günü geliyor, yok. İki ay geçiyor, yok. İkinci ayın sonuna, ancak. O da verirse, insafına kalmış yani. Ve şu anda biz daha üzerindeyiz, üç ayı geçiyor yani. Üç ay öncesinin maaşını daha yeni yatırdılar.

Halen, tam olarak iki aylık maaş alacağımız var içeride. Alamıyoruz. Çalışmama hakkımızı kullandık ve burada işimizin başında olmamıza, gece gündüz burada yatmamıza rağmen suçlayarak 49’ncu maddeden işten attılar. Hiçbir hata, yere, cihaza zarar verdiğimiz de yok. Aleyhimizde tutanaklar tutuldu. Lavaboya dahi olsun, üç dört kişiyle gidiyoruz ki; hırsızlığımız mı kalmadı, bir sürü yalan yanlış çirkef şeyler yaptılar. Şu anda da direnişteyiz. Bizi işten çıkarttığından ötürü artık bağımız yok.”

  • Mesaiye kaldığınız oluyor muydu?
  • Bana mesaiye gel dediklerinde ihtiyacım olsa da olmasa da ustalarımı geri çevirmeden mesaiye geldim. Usta senin hatırına kalacağım deyip geliyorum ama mesai hakkımız da eksik yatırılıyor. Sanki işe gelmemişiz gibi, günlük kesinti yapıyorlar. Yukarıya çıkıp söylüyorsun, ayrı dert. ‘Sen gerçekten gelmemişsin’ gibi gibi cümleler kullanıyorlar. Temsilcilerimizle gidiyoruz hakkımızı almak için. Onlara da, ‘Gelmemiştir. Yalandan imza atmışsınızdır’ diyorlar. Suçlama yapıyorlar. Ama QR kodu okutuyoruz ve her şeyimiz açık. Kart basıyoruz, delilimiz var yani.
  • Bilecik mevzuunu bir de sizden dinleyelim?
  • Bilecik’te fabrika açmışlar. Hakkımızı aramak için ayaklanmasa idik bizi 15 gün çalıştırıp ondan sonra buraya kilit vuracaklar, buradan sadece sevkiyat çıkartacaklardı. Çünkü Bilecik’ten sevkiyat çıkartamadıklarından buradan çalışıyor gibi görünecek ama burayı kapatacaklardı. Ben CNC bölümünde çalışıyorum. Bölümümüzden ve kalitecilerin bölümünden makineleri götürdüler. Boşta kaldık ve buna rağmen bize tutanak tuttular. Amirimin talimatına uyarak oturuyorsunuz dediler. Sigara içmeyen arkadaşlara sigara içtiklerine dair tutanak tuttular. İş mi var ki çalışalım. İş olsun çalışalım. Çay saatini elimizden aldılar.

 

  • Makineler gitmeden önce ne yapıyordunuz?
  • Kamera parçası üzerine çalışıyor, CNC’de işlemlerini gerçekleştiriyorduk. Şöyle bir durum var. Burada patron makineleri alıp Aselsan ve diğer müşteriler için parçaları Bilecik’te bastırmaya başladı. Öncesinde burada çok iyi üretim çıkıyordu. Gayet güzel ve rayında çıkıyordu. Sevkiyatta durma yoktu ve gidiyordu. Ne zaman ki üretim Bilecik’e gitti. Ondan sonra parçalarımız bozuk çıkmaya başladı. 7.5 saat çalışıyorsak, 3 dakikada kaç parça çıkartıyorsak, çıkartıyoruz. Kabaca ve düz hesap 200 parça çıkartıyorsak 150’si hurdaya gidiyor. 50’si sağlam. Biz üretip çıkartamıyoruz. Bunu amirimize, ustamıza defalarca söyledik. Amirimiz de, ‘Biz de söylüyoruz. Siz devam edin’ Sonra mal çıkmadı. Ondan sonra bizi hain ilan ettiler. ‘Mallarımıza zarar verdi’ dediler. ‘Düzgün çalışamıyorsunuz. Ellerinizde sigara dolaşıyorsunuz. Şöyle böyle’ dediler. Sen bana bana üretip çıkartabileceğim sağlam ürün verdin mi ki ben sağlam çıkartayım.

 

  • İlaveten…
  • Hakkımızı istiyoruz. Alana kadar, sonuna kadar mücadele edeceğiz.

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 08 Aralık 2025 17:14
BENZER HABERLER
X