O adım sonrası geri dönmeleri imkânsız
31 Mart 2026 07:05

İLK ADIMI ATMALARI ZOR O adım sonrası geri dönmeleri imkânsız

Gebze İşçilerin Birliği Derneği Başkanı Elif Alçınkaya, Gebze Emek okurları için yazdı: Kadınlar için mücadeleye adım atmak zordur; attığı adımdan geri dönmesi imkânsız!

**

İşçi ve emekçi kadınlar kapitalizmde ne yaşar ne yaşamaz! Kapitalizmde işçi/emekçi kadın ne yaşar sorusunun en basit haliyle cevabı çifte sömürüdür. Ne yaşamaz sorusuna ise kısaca insanca bir hayat diyebiliriz, hatta günde en az bir kadın için yaşamanın kendisi mümkün değil.

Çalışma yaşamı kadınlar için düşük ücret, güvencesiz-esnek çalışma ve nicesi… Evde çocuk-yaşlı bakımı, yemek-temizlik ve nicesi... Sonra kriz derinleşir işten çıkarmaların ilk hedefinde yine işçi ve emekçi kadınlar vardır. Çünkü zaten ek gelirdir ve evde onu bekleyen ‘sorumlulukları’ vardır.  Devlet erkanından çocuk doğurma talimatı almıştır; üç beş çocuk yapmalıdır. Geleceğin ucuz işgücü, hatta asgari ücretin üçte birine ve gerekirse ücretsiz çalışacak meslek liselisini, MESEM’lisini dünyaya getirmelidir. Ki bu dünya bu haliyle savaş naralarıyla inleyen dünyada savaşlardan en çok yine kadınlar ve çocuklar etkilenmektedir. Ama yine de siz düğüne ‘teşvik’, çocuğa ‘yardım’ verildiğini unutmayın.

Her şeye rağmen ve inat işçi ve emekçi kadınlar direnişlerin en önünde!

Kısa bir süre önce bayram günlerinden de geçtik. Geçtik geçmesine de ‘Bayram benim neyime kan damlar yüreğime’ halindeydik. İster nedenine savaşlar deyin, isterseniz de yoksulluk… Nice şeyler gelebilir aklınıza, yüreğinize kan damlatan… Ama tam bu karanlığın ortasında çifte bayrama dönüştüren şeyler de yaşanabiliyor. Evet, kapitalizmde kadınlar için tablo yukarıda bahsettiğim gibi ama kapitalizmin bağrında, çarkları arasında mücadele de yine içi ve emekçi kadınlar tarafından filizleniyor. Sınıf mücadelesinin tüm zayıflık ve zorlanmalarına rağmen bayram öncesinde de yüreğe su serpen mücadeleler ve kazanımlar oldu. Özelinde kadın işçilerin mücadelesi üzerinden Dardanel ve Flormar üzerinde duracağım.

Bayramın ön günlerinde Gebze’nin mücadele hafızasında yer eden GOSB’da bulunan Flormar işçilerinin sendikal hakları gasp edildiği için Fransa mahkemelerinde yürüyen davalarını kazandıklarını duyduk. Ve bir yandan da İstanbul Dudullu OSB’deki Dardanel’in işçi kadınları verilmeyen tazminatlarını almak için başlattıkları direniş hemen arife günü öncesinde sonuçlandı.

Çalışma koşullarına karşı Petrol İş Sendikası’nda örgütlenen ve işten atma saldırısına uğrayan Flormar işçileri 15 Mayıs 2018 tarihinde direnişe başlamışlardı. Kadınların öne çıktığı bir direnişti. Kadınlar için kozmetik üreten fabrikanın önündeki direnen kadınlar gündeme oturdu. Flormar’ın o zamanki ortağı olan Yves Rocher’a karşı boykot çağrısıyla birlikte Avrupa başta olmak üzere dünya genelinde bir dayanışma gerçekleşti. Fabrikanın önünde yani Gebze sanayisinin merkezlerinden birinde 8 Mart eylem-etkinliği olacaktı. Tak diye bir gün öncesinde 7 Mart 2019’da haklar alınarak direniş sona erdirildi. O gün ve bir gün sonra salonda yapılan 8 Mart etkinliğinde kadın işçilerden oluşan bir bölük ağlamaklıydı ve direnişin sonlandırılmasını kabullenememişlerdi. Çünkü temel hedefleri sendikanın fabrikanın içerisine girmesiydi ve bunu yarım bırakmak istemiyorlardı. Yıllar yılları kovaladı Türkiye mahkemelerinde alınmayan sonuç Fransa mahkemelerinden alındı. Paris Asliye Mahkemesi’nde direnişçi işçiler ve sendika adına Fransız Özen Yükümlülüğü Yasası kapsamında işçi haklarını ve sendikalaşma hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle dava açıldı. Ve bayrama kısa bir zaman kala netleşen mahkeme sonucunda hukuki olarak dava açması kabul görülen 6 işçinin her birine 8 bin Euro, Petrol İş Sendikası’na ise 40 bin Euro tazminat ile dava masraflarının toplamının ödenmesine karar verildi. Uluslararası düzlemde hukuksal mücadele açısından önemli bir örnek açığa çıkmış oldu.

Dardanel işçisi kadınlar, tazminatları verilmeden işten çıkarmaların karşısında bir direniş başlattı ve bir grup kadın işçinin 15 günlük direnişi tüm işten atılan ve tazminatlarını alamamış işçilerin hakkını söke söke aldı. Kasım’dan beri parça parça işten atmalar yaşanıyordu, ücretler düzensiz yatırılıyordu, taşeron çalışma normalleştirilmeye çalışılıyordu. Çalışma koşulları her anlamda köleceydi ki paındemideki kapalı devre çalışmayı hatırlamayan çok azdır. Daha öncesinde de yaşanan sorunlar karşısında iş durdurma eylemi de yapılan fabrikada yüzlerce işçi son dönem içerisinde özellikle suşi bölümünün Çanakkale’ye taşınması gerekçesiyle işten çıkarıldı. İşleri büyüten yeni yatırımlar yapan Dardanel patronu kendi tabirleriyle cücük kadar tazminatları vermeden işten çıkardı. Son işten çıkarmalarla beraber yan yana gelen kadın işçiler direniş iradesi ortaya koydu. Tazminatların derhal ve tek parça halinde verilmesi talebi kararlı direnişin ikinci günü itibariyle ilk atılanlardan başlayarak ödenmiş oldu. Fabrikanın, depoların, restoranların, şirketin genel merkezinin önü ve CEO’nun oturduğu sitenin kapısı direniş alanlarına çevrildi. Kararlı kadın işçi bölüğü tüm işçilerin haklarını almış oldu. Direnişin başlamasıyla ücretler gününde yatırılmaya başlandı. Fabrika içerisinde büyütülen ve yeni açılan bölümlere öncelikli olarak atılan işçilerden alım yapılmaya başlandı. Şimdi sıra Dardanel’de çalışma koşullarının iyileştirilmesi mücadelesini daha örgütlü bir zeminde sürdürmektir.

Flormar, Dardanel, Smart, Migros, Chinatool, Polonez, Sinbo, Greif ve daha nicelerinde kadın işçiler

İşçi ve emekçi kadınlar birçok çemberle çevrilidir. Talep etmek, mücadele etmek, sosyal-kültürel-siyasal yaşamda yer alması bu çemberleri kırabilmesine bağlıdır. Ama ne zaman ki karar verir de yolu adımlamaya başlarsa işte o zaman da geri dönmesi imkânsızdır. Çünkü kırılan çemberlerin her biri özgür ve eşit yaşama yakınlaştırmaktadır.

Son yıllarda nerede bir işçi grevi/direnişi yaşansa ve bu grevde/direnişte kadın işçiler varsa grevin/direnişin tüm rengini veren oluyorlar. Direnen ve örgütlenen kadın işçilerin kararlılık ve direngenlikleri tekil örnekler olmanın ötesindedir. Bu artık sınıf mücadelesinin güncel gerçekliğidir.

Bitirirken de Alba Plastik’in kadın direnişçilerinden yükselen bir cümleyle bitirmek istiyorum. Alba Plastik sendikalaşma sürecindeyken tacizci bir işçinin tüm kadın işçilere dönük sözlü ve fiziki tacizde bulunması şikâyet edilmesine rağmen yönetim tarafından hiçbir işlem yapılmamıştı.  Vardiyanın tüm işçileri, tacizci işçi işten çıkarılsın diyerek iş durdurup makinaların ortasındaki meydanda toplanmışlardı. İlk işten atılanlar tacize uğrayan kadın işçiler de dahil mücadeleci işçiler olmuştu. Ve her şeye rağmen ve inat mikrofonu eline alan kadın direnişçiler demişti ki, ‘Ancak köleler korkar!

 

İLGİLİ HABER

Anayasalarının çiğnenmesine Fransızlar Fransız kalmadı

 

https://www.gebzeemek.com/haber/emek/anayasalarinin-cignenmesine-fransizlar-fransiz-kalmadi-/3294.html

Güncelleme: 31 Mart 2026 07:08
BENZER HABERLER
X