DÖKSAN DİRENİŞİNDE DÖRDÜNCÜ GÜN Savcı tespite geldi. İŞKUR’a şikâyet gitti
Türk Metal’in örgütlü olduğu TOSB’da kurulu Döksan’da 49 çalışanın üç aydır maaş alamadıkları gerekçesiyle başlattıkları direniş, dördüncü gününde. Gebze Adliyesi’nden savcıların yer aldığı bir heyet fabrikaya tespite geldi. İşçiler işvereni İŞKUR’a şikâyet etti.
Türk Metal Sendikası Gebze 1 No’lu Şube’nin örgütlü olduğu Çayırova TOSB’da kurulu Döksan Döküm’de 43’ü sendikalı, altısı firma bünyesindeki taşerona bağlı 49 çalışanın üç aydır maaş alamadıkları gerekçesiyle başlattıkları ve gece gündüz kesintisiz sürdürdükleri direniş, dördüncü gününü doldurmak üzere. Dün itibariyle Kod – 49’dan çıkartılırken bugün Gebze Adliyesi’nden savcıların yer aldığı bir heyet fabrikaya tespite geldi. İşçiler ise işvereni İŞKUR İl Müdürlüğü’ne şikayet etti.
Türk Metal Sendikası Gebze 1 No’lu Şube Başkanı Mustafa Teke bugün fabrika önünde Gebze Emek’e yaptığı açıklamada, “Burada toplam 49 arkadaşımızla direnişteyiz. Arkadaşlarımız 1 Aralık Pazartesi günü itibariyle işi durdurdular. Çalışmaktan çekinme haklarını kullandılar. Eylül, ekim ve kasım maaşlarını alamıyorlardı. Eylül maaşlarının yarısını yatırmışlardı. Dünkü direnişimizle eylül ayının kalan diğer yarı maaşını yatırdılar. Şu anda iki aylık alacağımız var” dedi.
Döksan Döküm’de son 1.5-2 senedir hep geriden gelen, gecikmeli maaş ödemeleri olduğunu kaydeden Teke, “10’unda alacaksak, 20’sinde, 30’unda ödüyordu ve hep bir ay geriden geliyorduk” diye konuştu. Teke şöyle devam etti:
“Tabi ki herkesin ödemesi, kirası, geçimi, çocuğuna vereceği harçlığı var. En son bıçak kemiğe dayandığında arkadaşlar çalışmaktan çekinme hakkını kullanmaya başladı. Pazartesi gününden itibaren fabrikadayız. Ayın üçünden itibaren yani dün itibariyle de arkadaşlara verilen işi yapmama ile ilgili tutanak tutup işten atmak istediler. İncelediğim tutanakta akla gelmeyecek her türlü madde ve suçlama vardı. İşyerine ihanet edilmiş, verilen iş yapılmamış, amire itaat edilmemiş falan. Tabi ki bu tutanağı imzalamadık. İmzalamayacağımızı söyledik ve, ‘Biz buradayız’ dedik. Bütün arkadaşları kod 49’dan, 25,/2’nci maddeden çıkarttılar.
Bugün de buradayız. Arkadaşlarımız fabrika önünü terk etmiyorlar. Bizim amacımız arkadaşların bir an önce işine geri döndürülmesi ve içeride kalan iki aylık maaşımızın ödenmesidir. Başka bir talebimiz yok.”
Bir süre öncesine kadar işveren sendikası MESS’te örgütlü Döksan’da en son 2023-2025 dönemi toplu iş sözleşmesini imzaladıklarını, işverenin bu sözleşmeden sonra MESS’ten ayrıldığını ve faaliyetini münferit sürdürdüğünü kaydeden Teke, “MESS takvimindeki gibi, eylül ayında yeni döneme dair TİS görüşmelerine başladık ve hatta bir toplantı yaptık.
MESS’ten ayrılmış olsalar dahi 2023’te imzaladığımız toplu sözleşme, tüm hükümleri ile bağlayıcı. Geçen yıldan bu yana iki erzak paramız ve iki ayakkabı fişimiz vardı. Bunlar da ödenmedi.
Geçen yıl bu fabrikada 100 çalışan vardı. 43 sendikalı ile birlikte direnişimize 6 da taşeron işçisi destek veriyor.
Masada 43 sendikalı işçiyi ilgilendiren sözleşme taslağı var.
Geçen seneden itibaren küçülmeye gidildiği için 50’yi aşkın arkadaşımız peyderpey çıkartıldı. Onlara bile kıdem tazminatını vermedi ve davalık oldular. Arabulucu ile anlaştı ama kimine bir, kimine iki taksit yatırıyor ama alacaklarımız var.
49 kişinin hepsine, işten atıldığına dair mesaj gönderildi.
Pazartesi günü işçi arkadaşlar durumu bildirip beni fabrikaya davet ettiler. Ben de geldim ve bir arabulucu toplantısı yapılmasını istedim. Ödemedeki aksaklıkları aktardık. ‘Bizim paramız yok, veremeyiz’ dediler. Bir anlaşma zemini sağlanmadı. Tüm çabalarımıza rağmen, uzattığımız eli havada bıraktı. işveren şu anda konuşmaya gelmiyor” dedi. Teke ayrıca şunları kaydetti:
“Bilecik’e bir fabrika daha açtılar. Orada üretim kısmi de olsa devam ediyor. Bilecik’e buradan eleman çekmek istiyorlar. Buradaki arkadaşlar, Bilecik’in durumunu bildikleri için gitmediler. Bilecik’teki fabrikada şu anda faaliyet gösteriyor. Bildiğim kadarıyla orası da Döksan idi. İsmini değiştirip, başka isimle devam etmek istiyor ama bizlerin sosyal medya paylaşımları, değerli basında yer alan haberler sonucunda orada da bir çalışma olacağını düşünmüyorum.
Ortalama saat ücretimiz 250 TL. Maaş, brüt 75 bin lira. Nette ellerine 50-55 bin lira para geçiyor.
TİS görüşmesinde ise, MESS Grup sözleşmesinde olduğu gibi yüzde 38.97 maaş artışı talep ettik. Taslağımızı verdik ve ilk görüşmeyi de iki hafta önce yaptık. Dün ikinci görüşme vardı. Buradaydık. Herhangi bir görüşme zemini olmadığı için ikinci toplantı gerçekleşemedi.”
“Direne direne kazanacağız, Yaşasın onurlu mücadelemiz, Direne direne direnişten zafere, Hep beraber hep beraber… Türk Metal, İşte başkan işte sendika / Bu işçi seninle gurur duyuyor” sloganları atan işçiler kadınlı erkekli, geceli gündüzlü bekleyişlerini sürdürürken gece konaklaması fabrikanın mescit bölümünde oluyor.
Direnişi Türk Metal Sendikası’nın Gebze Dilovası Şube Başkanı İsmail Çiçek ve İstanbul Tuzla Şube Başkanı Yusuf İkisivri ile her üç sendika şubesinden yöneticiler ile işyeri temsilcileri de destekliyor.
Döksan Döküm’e bugün öğlen saatlerinde Gebze Adliyesi’nden bir grup savcı geldi. Heyetin durum tespiti veya işveren şikâyeti üzerine geldiği sanılıyor.
Öte yandan işçiler de Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı’na gönderilkmek üzere Kocaeli Calışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’ne yazılı başvuruda bulundu. Başvuruda şunlar kaydedildi:
“Çalışmakta olduğum Döksan Basınçlı Döküm ve Makine Sanayi ve Ticaret A.Ş’de Eylül – Ekim – Kasım / 2025 dönemine ait üc aylık ücret ile toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan, başta sosyal yardım olmak üzere hak ve alacaklarım tarafıma ödenmemiştir. Aylardır ödenmeyen ücret ile diğer hak ve alacaklarım sebebiyle 01 Ağustos 2025 günü itibariyle iş kanununun ilgili maddesi gereğince iş görme borcunu yerine getirmekten kaçınma hakkını kullandım. Bu yasal hakkıma rağmen işveren asılsız ithamlarla; İş Kanunu’nun 25/2-h maddesi gereğince iş sözleşmemi (Kod-49) kapsamında feshettiğini SGK’ya bildirmiştir. SGK tarafından bana gönderilen kısa mesaj ile iş sözleşmemin feshedildiğini öğrenmiş bulunmaktayım. Ancak işverenlik tarafından iş akdi feshine ilişkin herhangi bir yazı tarafıma tebliğ edilmemiştir.
Tarafımca, işverenliğin iddia ettiği gibi Kod-49 kapsamında yapmakla görevli olduğum görevlerin hatırlatıldığı halde yapmamakta ısrar edilmesi söz konusu değildir. Yaklaşık üç aydır ücret ile bir yılı aşkın süredir de sosyal hak ve alacaklar tarafımıza ödenmemiştir. Bu yüzden aynı durumdaki arkadaşlarımızla birlikte tamamen kendi inisiyatifimizle iş görme borcundan kaçınma hakkımızı kullandık. Dolayısıyla iş görmekten kaçınmamız tamamen yasaldır. İşverenlik tarafından gerçeğe ve hukuka aykırı şekilde sırf kıdem, ihbar tazminatı ile işsizlik ödeneğinden yararlanmamamız için sözde haksız fesih işlemi gerçekleşmiştir.
Bu itibarla;
Müdürlüğünüz tarafından yapılacak inceleme ile, gerçeğe aykırı şekilde bildirilen işten çıkış kodumun düzeltilmesini, işverenliğin hukuka aykırı iş ve işlemlerinin tespit edilerek aylardır ödenmeyen ücret ile diğer hak ve alacaklarımızın ödenmesinin sağlanmasını ve nihayetinde işverenliğin hukuka aykırı eylemleri sebebiyle başta İş Kanunu 102’nci maddesi olmak üzere mevzuattaki tüm idari yaptırımların uygulanmasını arz ve talep ederim.”