Taşerona son. Sendikalaşmaya özgürlük
29 Nisan 2026 08:21

ÖRGÜTLÜ MÜCADELE YAŞATIR Taşerona son. Sendikalaşmaya özgürlük

DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu işyerlerinde iş cinayetleri, tam gününde gündem edildi. Sendika örgütlülüğe özgürlük istenirken bildiride, “Sağlık ve güvenlik hizmetlerinde taşeron uygulamalarına son verilmeli, bu hizmetler kamusal bir anlayışla sunulmalıdır” denildi

Aktan Uslu Tüm haberleri

28 Nisan İş Sağlığı ve Güvenliği Günü’nü 28 Nisan İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybedenleri Anma ve Mücadele Günü adıyla gündemde tutan DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikası, Gebze Bölgesi ve ülke genelinde örgütlü olduğu iş yerlerinde bildiriler okudu. Ayrıca dün işçilerin zaferi ile sonuçlanan Doruk Madencilik direnişini selamladı. Bildiride şu görüşlere yer verildi:

“28 Nisan, dünyanın birçok ülkesinde iş cinayetlerinde hayatını kaybedenleri andığımız ve bu ölümlerin son bulması için mücadele çağrısını yükselttiğimiz gündür.

İşyerleri sağlığımızı, yaşamımızı doğrudan etkileyen ve önlenebilir risklerle dolu alanlardır. Bu riskleri ortadan kaldırmak, gerekli önlemleri almak ve etkin denetimleri sağlamak, başta işverenlerin ve devletin en temel sorumluluğudur.  Bizler biliyoruz ki işverenlerin önlem almadığı, devletin denetlemediği sendikasız işyerlerinde sağlık ve güvenlik önlemleri alınmıyor.

Ülkemizde her gün ortalama 6 işçi yaşamını yitirmektedir. İSİG Meclisi verilerine göre 2025 yılında en az 2105 işçi iş cinayetlerinde hayatını kaybetmiştir. Hayatını kaybedenlerin 94’ü 18 yaş altı çocuklardır. Son yıllarda sayısı her geçen gün artan MESEM’ler çocukların hayatlarını kaybettiği, işyerlerinde her türlü istismara açık şekilde çalışmak zorunda bırakıldığı bir sistemin adıdır.

Meslek hastalıklarına ilişkin resmi veriler ise gerçeği yansıtmaktan uzaktır. Hafızalarımızda yer eden Dilovası, Hendek, Soma, Torunlar, Ermenek, Davutpaşa ve gece kulübü katliamları; alınmayan önlemlerin, denetimsizliğin ve sorumsuzluğun acı sonuçlarıdır.

Bu katliamların ardından gerçek sorumluların yargılanmasının önüne sistematik engeller çıkarılmakta, cezasızlık politikası adeta bir düzen haline getirilmektedir. İşyerlerinde sağlık ve güvenlik hizmetlerinin piyasa koşullarına terk edildiği, taşeronlaştırıldığı, sendikal örgütlenmenin engellendiği, devletin denetim sorumluluğunu yerine getirmediği ve caydırıcı cezaların uygulanmadığı bu düzende işçilerin payına güvencesizlik ve ölüm düşüyor.

İşverenlerin kâr hırsı uğruna en basit önlemleri dahi almaktan kaçındığı, Dilovası’nda olduğu gibi bir yangın merdivenini yaptırmaktan imtina ettiği; “Hiçbir şirket sahibinin ceza aldığını görmedim” sözleriyle işveren sorumluluğunun açıkça inkâr edildiği ve yargılanmadığı bir gerçeklikle karşı karşıyayız. Soma’da sorumlu kamu görevlilerinin zaman aşımıyla korunması; Hendek, Davutpaşa ve diğer katliamlarda adaletin sağlanamaması, mevcut düzenin güçlüden yana işlediğinin açık göstergesidir. Bu durumu tersine çevirecek olan, işçilerin sendikal örgütlülüğünün ve toplu pazarlık hakkının önündeki tüm engellerin kaldırılmasıdır.

Bu koşullarda hayatta kalmak için tek yolumuz; örgütlenmek, birlikte mücadele etmek ve dayanışmayı büyütmektir. Alınan sağlık ve güvenlik kurallarını yerine getirmek, bizlere dayatılan güvencesiz ve sağlıksız çalışma koşullarının düzeltilmesi için mücadele etmekten başka çaremiz yok.  Bu nedenle:

Sağlık ve güvenlik hizmetlerinde taşeron uygulamalarına son verilmeli, bu hizmetler kamusal bir anlayışla sunulmalıdır.

İş cinayetlerini önlemek amacıyla gerekli tüm önlemler eksiksiz şekilde alınmalıdır.

Etkin, şeffaf ve bağımsız denetim mekanizmaları oluşturulmalı, caydırıcı cezalar uygulanmalıdır.

Meslek hastalıkları gerçek verilerle tespit edilmeli ve bunların önlenmesine yönelik politikalar hayata geçirilmelidir.

İş cinayetlerinde resmi kurumlar dahil tüm sorumlular cezasızlık zırhından çıkarılarak adil bir şekilde yargılanmalıdır.

Sendikalaşmanın ve toplu pazarlık hakkının önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.

Neoliberal politikaların dayattığı güvencesiz çalışma düzenine karşı, işyerlerinde sağlık ve güvenlik koşullarının iyileştirilmesi için örgütlenmenin ve mücadelenin her zamankinden daha hayati olduğunu bilmeliyiz.

Yaşamak ve yaşatmak için mücadele edeceğiz.”

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 29 Nisan 2026 08:22
BENZER HABERLER
X