Tuncay Özilhan’ın Migros’u olmayan işçisini
29 Ocak 2026 06:30

SORAN OLURSA “KURUMSAL” ŞİRKET Tuncay Özilhan’ın Migros’u olmayan işçisini

2021’de sistem korumasında Anayasa çiğneyerek sendikaya direnen Migros depo, 2026’da da zam isteyenlere direniyor. Soran olursa, “Kurumsal” şirket kadro vaat ettiği ama henüz resmen kadroya almadığı taşeron işçisine, “Seni çıkardık” tebliğini SMS ile yaptı

Aktan Uslu Tüm haberleri

Şekerpınar’da bulunan fabrikalarında sendikalaştıkları için patronun ücretsiz izne mahkûm ettiği ve Kod-29 ile işten çıkardığı Migros Depo işçileri 5 Ocak’tan (2021) beri yılmadan direnişlerine devam ediyor. DGD-Sen’de örgütlenerek sendikalaşmak isteyen işçiler yaklaşık üç aydır fabrikaları önünde mücadelesini sürdürdü, tüm baskılara rağmen direnişten vazgeçmedi. İşçiler eylemlerini genişleterek TÜSİAD ve Anadolu Grubu önünde de seslerini duyurdu, son durakları ise TÜSİAD üyesi ve Anadolu Grubu yönetim kurulu başkanı Tuncay Özilhan’ın lüks villası oldu. Anayasal hakkı çiğnenen işçileri değil patronun lüks villasını koruyan polisler ise eyleme müsaade etmedi ve 22 işçiyi gözaltına aldı. TÜSİAD kürsülerinden işçilerin kazanılmış haklarını devlete hedef göstermesiyle ünlü Özilhan’ın imdadına Beykoz Emniyet Müdürlüğü yetişti, lüks villanın bulunduğu semte eylem yasağı getirildi… (Basından)

Migros depoda 2021’den bu yana, direne direne edinilen sendikal örgütlülüğün ardından aslında değişen fazla bir şey yok. Aksine, “Burası Türkiye” denilen vakalar var. Dün akşam da hareketli saatlerin yaşandığı depo önünde polisin önlemi yine Anayasa ve yasa çiğneyen işverene değil, işçiye yönelik oldu.

2021’de sistemin seyirciliğinde Anayasa çiğneyerek sendikaya direnen Migros depo, 2026’da da zam isteyenlere direniyor. Soran olursa, “Kurumsal” şirket kadro vaat ettiği ama henüz resmen kadroya almadığı taşeron işçisine, “Seni çıkardık” tebliğini SMS ile yaptı

Depo işçilerine ilk DGD-SEN Genel Başkanı Neslihan Acar seslendi:

“Cevabımız var. Gücümüz var. Bilincimiz var. Bu memlekette bizi kimse yenemez. Aranızdan başkanınızı alırlar. Aranızdan birini alırlar. Bunun bir önemi yok. Bu birlik bozulmayacak. Çelikleşecek. Sağlamlaşacak. Hepimiz bilincinde olacağız ne yaşayacağımızın. Gruplarda spekülasyonlara izin vermeyeceğiz. Kimse dökülmedi. Kimseyle problemimiz yok. Burayla da problemimiz yok. Burası hiçbir şey çözemez. Buraya gelen, bizi çeken, burada muhatap olmaya çalışan hiç kimse sorunumuzu çözemez. Önceden ulaşmaya çalışıyoruz. Ulaştık. Meseleyi orası çözecek. Siyasi partiler sorumluluk alacak. Bütün siyasi partiler, vekiller, bakanlar sorumluluk alacak.

Ardından sendika avukatı Avukat Mert Batur bilgilendirdi:

“Migros çalışanı arkadaşlar da bilsin. Bugüne kadar yaptığı bütün işler gibi, işçilere attığı işten attığına dair mesaj da tamamen ciddiyetten uzak. Böyle, ‘Kurumsalız. Kaç yıllık şirketiz’ diye kasılıyorlar. Bu tamamen kurumsallıktan uzak ve hukuka aykırıdır. İşten çıkarma böyle bir işlem değildir. En başta şu: İşçi ücret istedi diye işten çıkartılamaz. Burada açık bir pazarlık var. Arkadaşlara bir zam teklif edildi. Arkadaşlar da, ‘Biz bunu kabul etmiyoruz. Şu düzeyde zam istiyoruz’ dediler. Bu bir pazarlık ve serbest sözleşme konusudur. Doğal olarak bir pazarlık varken işçi ücret istedi diye işten atılmaz.

Arkadaşlara daha iki gün önce mesaj attılar ve Migros kadrosuna geçirdiklerini söylediler. İki gün sonra, ‘İş disiplinine uymuyor, verdiğimiz görevleri yapmıyorsunuz gibi uyduruk gerekçelerle arkadaşları işten atmaya yöneldiler. Daha resmi olarak arkadaşların SGK’da devri bile gerçekleşmedi. Arkadaşların işvereni olarak önceki taşeron şirketler görünüyor. Migros daha bünyesine resmen almadığı işçileri işten attığına dair mesaj gönderiyor. Tek sebebi depolarda bu gece bu mesele kırılsın. Arkadaşlar eve dönsün. Mesajda bir de, ‘İşten atıldığınız için artık işe gelmeyin’ diye yazmışlar. Arkadaşlar zaten iş bırakmış. Depo önlerinde direniyorlar. Gelmesinler de mesele kapansın diye. Bu tip hukuka aykırılıklarla, bu tip ciddiyetsizliklerle bu iş çözülmez. Bütün Migros işçisi arkadaşlar ferah olsunlar, rahat olsunlar. Yaptıkları hukuke tamamen aykırı ve gerçek dışı. SGK’nın numarası Alo 170’i arayabilirler. E-devletten bakabilirler, henüz devirleri gerçekleşmemiş iken böyle bir işten çıkarma olmaz.

10’larca, 100’lerce kişiyi işten çıkarmaya hiçbir yasa izin vermez. Ortada çok haklı bir talep var. Bu talep karşılanmalı. Bu yöntemlere gittikleri sürece de bu mesele ne hukuk masasında, ne burada depo önlerinde çözülmeyecek bir mesele. O yüzden kendi o kasıldıkları kurumsal kimliklerine de zarar veren bu tip davranışlardan vazgeçip derhal talepleri karşılasınlar. Bu tip oyunları daha önce bozdu DGD-SEN. Bugün de aynı kararlılıkla devam ederek bunları bozacak,

Depo işçisi arkadaşlara da şu çağrıyı yapalım: Bu mesajlara mutlaka hiç aldırış etmiyoruz. Mesajları çöp kutusuna atıyor, mailleri siliyoruz. Depo önlerinde bugüne kadar sürdürdüğümüz örgütlü davranışı daha disiplinli olarak sürdürüyoruz. Hangi vardiyada isek o vardiyaya geliyor, yine iş bırakıyoruz. Yine depo önünde, depo içinde bekliyoruz. Eğer sizi depo içinde iseniz depo içine almazlarsa depo önüne yaklaştırmazlarsa hemen oradaki sendika uzmanları avukat arkadaşlarla bunu tutanak altına alıyoruz. ‘Ben şu saatte işe geldik ama alınmadım’ diye tutanak altına alıyor ve cebimize koyuyoruz. Bizi salak zannediyorlar. Bu tip oyunlarla güvencesiz bırakabileceklerini sanıyorlar. Çok beklerler. Daha önce bozduğumuz oyunlarını yine bozacağız.  

Migros depolarında çalışan işçilerinin 5 gündür devam eden grevlerinin ardından dün akşam işçilere gönderilen mesajda işten çıkarıldıkları belirtildi. Mesajları alan işçiler Çayırova’daki Migros deposu önüne geldiler. Depo, Liman, Tersane ve Deniz İşçileri Sendikası Genel Başkanı Neslihan Acar da işçilerle bir araya gelerek yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Buradaki arkadaşlarımız mantıklı bir açıklaması olmayan bir biçimde Migros yönetimi tarafından depo işçisi beyaz yaka fark edilmeksizin işten çıkarıldığına dair mesaj atılıyor. Kafa karışıklığı yaratılıyor. Esenyurt depo önünde TOMA ve çevik kuvvet yığılıyor. Burada da altı gün emniyet görevlisi bulamazken hazırlık yapılmış oluyor. Neyden korkuyorsunuz. Hak talep ettik. Bunlar bizim hakkımız. Yarattığımız servet, ürettiğimiz bir değer var. Bu ülkede insanı alçaklaştıran yüzde 28 bir zam. İnsanı onursuzlaştıran, köleleştiren koşulları yaratan bu ücreti ret ediyoruz dedik. Bunun neyi anlaşılmıyor, neyi makul gözükmüyor.

Migros bu tutumundan acilen vazgeçmeli. Bunu defalarca denedi. Biz bu depo önlerinde defalarca gözaltına alındık, ertesi gün yine geldik. Defalarca alındık, tekrar tekrar geldik. Direnişten vazgeçmedik, her seferinde daha güçlü geliyoruz.  Bu sefer uyarıyoruz. Eğer talepleri karşılamaz, işçi arkadaşların haklarıyla oynamaya devam ederse şu anda iş bırakan 3 bin 700 işçiyiz. 3 bin 700 işçi memleketin her köşesine, her hücresine, her işyerine sızabilecek durumdadır. O yüzden de işçilerin iradesini temsil eden, iş bırakma çağrısı yapan DGD-SEN’i tanıyacaksınız.

Tezkoop-İş Sendikası’nı aradan çıkaracaksınız.  Tez Koop-İş Sendikası bir sendika gibi davranmalıdır. Bir çete oluşumu gibi davranmaktan vazgeçmelidir.

Tezkoop-İş üyesi arkadaşlara da sesleniyoruz, itiraz edin bunlara. Asıl bunları, geldikleri gibi kovun. Temsilcilerini, yöneticilerini kovun. O yüzden de bu tutumdan vazgeçilmeli, bu tutum katılaşmamalı. Migros’ta çok iyi biliyor ki en katılaştığı yerde kırıldığı andır. Bizim kazandığımız andır. Biz de buradan bütün Migros’a ve karşımızdaki bütün güçlere söylüyoruz. İşçileri işten, lojmanlardan atmaya yeltendiğinizde karşınızda göreceğiniz şey daha kararlı, daha örgütlü, daha sıkı birlik göreceksiniz. Depo işçisi kardeşlerim: İşten atılmadınız. Manipülasyona gelmeyin. Örgütlülüğünüzü, birliğinizi devam ettirin. Mutlaka biz kazanacağız. Saldırılar ne kadar yoğunlaşırsa kazanım an meselesi oluyor. Direnişe devam ediyoruz.”

FOTOLAR

2021’den ve dün akşamdan

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 29 Ocak 2026 06:33
BENZER HABERLER
X