Yabancı sermaye ucuz  işgücü için yatırım yapıyor
30 Temmuz 2026 13:51

AVUSTURYALI HÖDLMAYR’DA GREV BAŞLADI Yabancı sermaye ucuz işgücü için yatırım yapıyor

Nakliyat-İş Sendikası’nın örgütlendiği Avusturya menşeli Hödlmayr Lojistik’te işveren TİS masasına oturmayınca, grev başladı. Ali Rıza Küçükosmanoğlu, yabancı sermayenin Türkiye’ye ucuz iş gücü gerekçesiyle yatırım yaptığını söyledi

Aktan Uslu Tüm haberleri

DİSK Nakliyat-İş Sendikası’nın Gebze Şubesi ile örgütlü olduğu, otomotiv lojistiği ve bitmiş araç taşımacılığı işkolundaki, Avrupa’nın önde gelen lojistik sağlayıcılarından Avusturya menşeli Hödlmayr Lojistik’te uzun süren ve direnişle edinilen sendikal örgütlenme hakkı sonrası ilk toplu sözleşme sürecinde işverenin masaya oturmaması üzerine greve çıkıldı. Firma ülkemizde Doğuş Grubu'nun; Volkswagen, Skoda gibi ürünlerinin de lojistiğini yapıyor.

Çayırova, Atatürk Mahallesi, Çiftlik Caddesi üzerindeki, yarısından fazlası sendikalı 100 çalışanı olan işyerinde 01 Ocak 2026’dan itibaren geçerli olacak toplu sözleşme taslağında sendika maaşlara yüzde 40-45 oranında zam; hiç sosyal hakkı olmayan işyerinde bayram, çocuk, eğitim ve yakacak parası gibi taleplerde bulundu. Ancak işverenin masaya oturmamasından ötürü henüz bu talepler üzerine dahi görüşülemedi. İşyerinde TIR şoförlerinin ortalama 60 bin lira civarında maaş aldığı öğrenildi.

Nakliyat-İş Sendikası Genel Sekreteri ve Gebze Şube Başkanı Erdal Kopal, ‘Biz, ortak uzlaşma noktası yakalayalım diyoruz ama onlar hiçbir uzlaşma noktası yakalamak istemiyorlar. Çalışanlara, ‘Sendikadan istifa edin, sendikayı istemiyoruz, buraya sokmayacağız’ diye Anayasal hakka saygı göstermiyorlar. Düşmanca bir tutum içerisindeler” dedi.

Kopal, “Onlar Türkiye Cumhuriyeti'nin Anayasası'nı, yasalarını ve hukukunu hiçe sayarak çalışanlarının insanca bir ücret ve insana yakışır çalışma koşullarına sahip olmasına engel olmaya çalışıyorlar. Böylesine çalışanına değer vermeyen, hukuku hiçe sayan zorbalıklarına, baskılarına bugüne kadar devam ettiler. ‘Çalışanların örgütlenme ve Anayasal hakkı olan sendikalaşmalarına saygı gösterin’ dedik. Ama ne yazık ki dikensiz gül bahçesi gibi gördükleri Türkiye'de diğer işverenler gibi onlar da işçiler köle gibi çalışsın ve 'Benim de verdiğim ücretle bu koşullarda çalışmaya mahkûmsunuz' diyorlar. Biz de artık bu durumun böyle devam etmeyeceğini; çalışanların sendikalaşma, örgütlenme hakkına saygı gösterilinceye kadar mücadeleyi kararlılıkla devam ettireceğimizi bugün burada greve çıkacağımız ilk günde haykırıyoruz” dedi.

Grevi DGD-SEN Genel Başkanı Neslihan Acar ile Eğitim-Sen Kocaeli 2 No’lu Şube, BMİS Gebze 2 No’lu Şube ve Lastik-İş Gebze Şube’den başkan, yönetici ve işyeri temsilcileri ile Halkın Kurtuluş Partisi – HKP üyeleri de katılımları ile destekledi. Grevci işçiler ve destekçileri; “Yaşasın sınıf dayanışması”, “Yaşasın Hödlmayr grevimiz”, “Sendika haktır, engellenemez”, “Kahrolsun sarı sendikacılık”, “Sendikal barajlar kaldırılsın”, İşçilerin birliği sermayeyi yenecek”, “Yaşasın örgütlü mücadelemiz” sloganları attı.

Erdal Kopal’ın ardından Dünya Sendikalar Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Nakliyat-İş Sendikası Genel Başkanı Sayın Ali Rıza Küçükosmanoğlu söz aldı. Küçükosmanoğlu tüm desteğe gelenleri selamlayarak başladığı konuşmasında,

“İki yılı aşkın süren mücadelenin ardından sendikamız burada örgütlendi ve Bakanlık tarafından sendikamıza çoğunluk tespiti verildi. İşveren itiraz etti, işten çıkartılanlar oldu. İlk aşamada aylarca süren bir direniş oldu. Daha sonraki aşamada yine Doğuş Otomotiv'in önünde, aylarca süren direnişimiz oldu.

Altı arkadaşımız çıkartıldı. İş mahkemesi hem haksız nedenle hem de sendikal nedenden dolayı çıkartıldıklarına karar verdi. Diğer dört arkadaşımızın davası da sürüyor” dedi.

Toplu sözleşme aşamasına geldiklerinde ilk çağrılarının ardından, ‘Biz Avusturya merkezli global bir işletmeyiz. Onların görüşlerini alacağız, önümüzdeki günlerde görüşmelere devam edeceğiz' denildi ancak sonra görüşmeler devam etmedi. Yasal arabulucu sürecinden sonra grev aşamasına geldik. Aslında örgütlenme sürecinden bugüne burada yaşadığımız, Türkiye'deki sınıf mücadelesinin, sendikal mücadelenin aslında bir turnusol kâğıdıdır” diye konuştu.

Türkiye’de sendikalı işçi oranının yüzde bire yakın azalma ile yüzde 14.20’den 13.20’lere gerilediğini,

İşverenin sendikasızlığı dayattığını, sendikalı olacaksa da sarı sendika istediğini,

Hödlmayr Lojistik’te sendikanın tasfiyesi için herhangi bir gerekçeyle çalışanlara baskı ve tehdidin sürdüğünü kaydeden Küçükosmanoğlu, “İşveren greve çıkma baskısını arttırdığı için ne yazık ki greve çıkan arkadaşımız şu anda yok. Biz yasal olarak bu durumu protesto ve greve çıkma hakkımızla, grevi başlatıyoruz” diye konuştu.

Hödlmayr Lojistik’teki genel müdürle son yaptıkları görüşmede genel müdürün kendilerine, ‘İşçinin çoğu sendikayı istemiyor’ dediğini, bunun üzerine gizli oy açık tasnifle sandık kurulmasını önerdiklerini ancak bu taleplerinin de yanıtsız kaldığını kaydeden Küçükosmanoğlu,

“Çünkü siz bir mahalle baskısı yaratıyorsunuz. işçileri tazminatsız olarak işten çıkartıyorsunuz. İşçileri baskıyla, tehditle bu süreçten uzak tutmaya çalışıyorsunuz” dedi.

Hödlmayr Lojistik kurumsalında uluslararası şirketlerin sendikal haklara saygılı olduğuna dair yanlış bir algı oluştuğunu da öne süren Küçükosmanoğlu, “Türkiye'ye uluslararası sermaye de uluslararası para babaları da geliyorlarsa ucuz iş gücü cenneti diye geliyorlar. Türkiye'de öyle bir boşu boşuna yatırım yapmıyorlar. Biz bunu LC Waikiki'nin taşeronluğunu yapan Mega Tekstil'de yaşadık. Patron bizzat bana, ‘Sen burada eylem, direniş yaparsan ben de giderim Bangladeş'te yatırım yaparım. Bangladeş'te işçiler ayda 50-60 dolara çalışıyorlar’ dedi. Özünde gerçek işçi sınıfı mücadelesi, uluslararası bir mücadeledir” diye konuştu.

Sözlerini 1961 ve 1980 Anayasalarını kıyaslayarak sürdüren, 1961 Anayasasının işçi hakları merkeze alındığında Türkiye’nin en demokratik Anayasası olduğunu ancak 12 Eylül 1980 darbesiyle sermaye lehine ters yüz olduğunu özetleyen Küçükosmanoğlu,

“Türkiye'deki işçi sınıfı 15-16 Haziran direnişlerini, Kavel direnişi, Bahar eylemlerini yaratan bir gelenekten geliyor. Tüm bu genleriyle gerek baskılara gerek sarı sendikalara karşı direnecek ve yine kazanacaktır. Buna inanıyoruz. Mücadeleyi de her aşamada, her koşulda devam ettiren ve sahiplenen, en olumsuz koşullarda bir mücadele geleceğini ortaya koyan bir sendikayız."

Ben her şeye rağmen bu direnişimizin, bu grevimizin Türkiye işçi sınıfına ve Hödlmayr işçilerine hayırlı olmasını diliyorum. Tüm engellere karşı işçi sınıfının iradesini, mücadelesini patronlara ve sarı sendikacılara karşı göstermeye devam edeceğiz. İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız! Kahrolsun sarı sendikacılık” diyerek sözlerini tamamladı.

Gebze Sendikalar Birliği adına Lastik-İş Sendikası Gebze Şube Başkanı Özay Bektaş söz aldı. GSB’nin ve sendikasının desteğini ifade edip işvereni toplu sözleşmeyi imzalamaya davet eden Bektaş işçilere de, “Sendikanız hiçbir zaman sizleri yalnız bırakmayacaktır. Sendikanıza sahip çıkın. Onun için kazanan emek olacak, işçi olacak, kazanan Hödlmayr işçileri olacak” diye konuştu.

DGD-SEN Genel Başkanı Neslihan Acar da sendikaları ile Nakliyat-İş arasında Migros Depo’da önce örgütlenme, ardından geçtiğimiz aylardaki TİS süreci eylemlerinde çok büyük bir dayanışma içinde olduklarını belirtip, ‘Ali Rıza ağabey diye hitap ettiği Nakliyat-İş Sendikası Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu’na dayanışmalarından ötürü teşekkür etti. Hödlmayr Lojistik grevini aynı bilinçle ve samimiyetle desteklediklerini kaydeden Acar, “Aslında bu havzada ve memlekette direnmeyen işçi, direnilmeyen işyeri kalmadı. Sendikalı oldu diye atılmamış, Anayasal haklarını kullandığı için kapı önüne konmamış neredeyse bir işçi kalmadı. Şimdi tekrar ikinci, üçüncü, dördüncü direnişleri, grevleri örgütlemek zorunda kalıyoruz” dedi.

Grevin Anayasal bir hak olduğunu ama Devlet’in bu alandan çekilerek işçiler hakkında söz söyleme ve mücadeleyi sarı sendikalara, mafyatik ilişkiler içindeki çetelere bıraktığını öne süren Acar, “Bu memlekette bir AKP iktidarı var. Gece gündüz patron örgütleriyle, sarı sendikalarla, konfederasyonlarla yan yana geliyorlar.

Yine bu ülkede kendisiyle görüşülemeyen Çalışma Bakanlığı var; tarihin gördüğü en pis, en şaibeli pratikleri sergileyen sermaye sahipleri dışında kimseyle yan yana gelmeyen…

O yüzden Nakliyat-İş Sendikası'nın iradesi kıymetlidir, mücadelesi çok kıymetlidir. Buradayız, yanlarındayız” diye konuştu.

Güncelleme: 30 Temmuz 2026 13:54
BENZER HABERLER
X