TAHLİYELERDEN ÖTÜRÜ ENDİŞELİYİZ Yenilerinin önüne geçmek için nöbetteyiz
Dilovası’ndaki Ravive Kozmetik faciasında ölen Hanım Gülek’in ailesinin vekili Avukat Ufuk Çelebi davanın ikinci celsesinde Güven Demirbaş ve Ünal Arslan’a tahliyelerin diğerlerinin önünü açacağından endişeli olduklarını ve adalet nöbetini bu sebeple başlattıklarını söyledi
Haber Serisi – 6
Dilovası İşçi Katliamı Aileleri Adalet Nöbeti
Ravive Kozmetik faciasında hayatını kaybeden işçilerin ailelerinin ilkini geçen hafta Pazar günü gerçekleştirdiği adalet nöbetinin ikincisi yarın (21 Haziran Pazar) 16.00-20.00 saatleri arasında yine Gebze 15 Temmuz Milli İrade Kent Meydanı’nda.
Faciada hayatını kaybeden işçilerden Hanım Gülek’in ailesinin vekili Avukat Ufuk Çelebi davanın ikinci celsesinde Güven Demirbaş ve Ünal Arslan’a tahliyelerin diğerlerinin önünü açacağından endişeli olduklarını ve adalet nöbetini bu sebeple başlattıklarını söyledi.
Söze, “Bu sıcakta, günün bu saatinde burada olmanızdan dolayı mutluluk duyuyoruz ama keşke burada olmasaydık. Keşke böyle bir işçi katliamı gerçekleşmeseydi” diyerek giren Çelebi,
“Ben duruşma avukatıyım.. Başından sonuna kadar her gün buradaki ailelerle beraber mahkemelerde, adliyelerde dirsek çürüttük. Ama neden bu duruşma, bu dosya Kandıra'ya alındı? İnanın anlayabilmiş değiliz. Gebze Adliyesi sadece Gebze'nin değil; Dilovası'nın, Çayırova'nın, Darıca'nın bütün yargı çevresini içeren bir adliyedir. Böyle bir yere, böyle bir toplumsal davayı görecek bir yer yapılmaması bize göre bir acziyettir.
Biz iki duruşmadır sürekli heyete bu duruşmaların Kandıra Cezaevi'ne alınmaması gerektiğini, toplumdan adeta kaçırıldığını anlattık. Buna rağmen "Uygun bir yer yok, ne yapalım?", "Güvenlik endişemiz var." gerekçeleriyle sürekli taleplerimiz reddedildi. Koskoca Gebze'de, Darıca'da, Çayırova'da, Dilovası'nda bir tane yer yapılmıyor mu? Bugün bu kadar kalabalık var ama biz 12 saat süren duruşmalarda bu kalabalığın yarısını bile elde edemiyoruz. Toplumun bu kadar ilgisini çektiği bir davada bir duruşma salonu dahi düzenlenmemesi, tertip edilmemesi içler acısı bir durumdur” dedi.
İkinci celsedeki tahliyeleri değerlendiren Çelebi, “Yapıyı yapan Güven Demirbaş ile iş sağlığı güvenliği uzmanlarından İSG Katip Müdürü olan Ünal Arslan tahliye edildi. Bu tahliyeler bizi endişelendiriyor çünkü bu şahıslar da taksirle öldürmekten yargılanıyorlar. Oranın sahipleri de aynı şekilde yargılanıyor. Bu kişilerin tahliyesinin diğer tahliyelerin önünü açmasından endişeliyiz.
7 kişinin öldüğü böyle bir davada bu kadar çabuk tahliyelerin verilmesi bizce doğru değil. Çünkü yapıyı yapan Güven Demirbaş bu yapıya çok yakın bir mesafede oturmakta. Orada herhangi bir imalat yapılıyor olmasını bilmemesine olanak yoktur. Kaldı ki biz tanık anlatımlarında bunu tanıklara sorduğumuzda ‘Evet, biliyordu’ dediler. Kaldı ki siz kiraya verdiğiniz, bir yıllık parasını peşin aldığınız bir yerde ne yapıldığını gider bakarsınız, görürsünüz. Kaçak kat çıkıldığını, bilmemesine imkân yok. Bilirkişi raporunda tali kusurlu olarak tespit edilmesine rağmen tahliye edildi.
Ünal Arslan ise orayı denetlemeye gitmesi gerekirken denetlemeyen bir kişidir. Kendisi görevini ihmal etmiştir. Kendisi de itiraf etti. ‘Ben iş yerine gittim, yeri bulamadım. Sonra patronu aradım. Patron beni tehdit etti, 'Buraya gelme' dedi. Ben de hiçbir işlem yapmadan, hiçbir tutanak tutmadan geri döndüm." dedi. Savunmalarında, ‘Mevzuat gereği biz herhangi bir tutanak tutmak zorunda değiliz’ demektedirler. Oysa tehdit edildiğiniz, ‘Buraya gelme’ denildiğiniz bir yerle ilgili hiçbir tutanak tutmadan, hiçbir yere bildirmemek –her ne kadar mevzuatta yazmasa da– genel ahlaka, adaba, teamüllere aykırı bir durumdur. Bu sebeple zaten ağır kusurludur. Bu sebeple zaten ikinci celse bitimine kadar tutuklu yargılanmıştır” dedi.
Dava dosyasında daha fazla tahliye istemediklerini kaydeden Çelebi, “Bir an önce kararların çıkmasını talep ediyoruz. Bir an önce Kandıra cezaevine gönderilen bu dosyanın Gebze'ye getirilmesi, Gebze yargı çevresinde bir yer tahsis edilerek bütün topluma açık bir şekilde yargılamanın yapılmasını talep ediyoruz” diye konuştu.
Kamu görevlileri dosyasının da ısrarla yavaşlatıldığını ve bir sonuca vardırılmadığını kaydeden Çelebi, “Biz o dosyanın da avukatıyız. Sorduğumuzda, ‘Soruşturma izinlerini bekliyoruz’ denildi. Bazı izinler geldi, bazı izinler gelmedi. İzin geliyor, iptal davası açılıyor, onun sonucunu bekliyoruz. Bu kadar bürokrasi hiçbir yerde olmamalı. Bu kadar uzun süren bir adalet, adalet değildir. Gecikme durumunun bilinçli yapıldığını düşünüyoruz. Önümüze bir dava attılar; oradaki malikin oğulları ve bir takım akrabaları yargılanıyor. Esas sorumlularla ilgili kısım ise örtbas. Bunun önüne geçmek adına önümüzdeki duruşmaya kadar her pazar günü burada adalet nöbetine başladık. Bizim buradaki çığlığımız umarım o dosyanın akıbetini hızlandırır. Bir an önce suçlular, sorumlular yargılanır ve cezasını alır” diyerek sözlerini tamamladı.
Dizide dün
Affetmeyeceğiz. Hesabını soracağız
https://www.gebzeemek.com/haber/emek/affetmeyecegiz-hesabini-soracagiz/3973.html
Dizide yarın
İSİG Meclisinden Selçuk Karstarlı
Buradan Gebze halkına sesleniyoruz: Siz çalıştığınız iş yerlerinde ölümün size uzak olduğunu düşünebilirsiniz ama bugün Türkiye'deki çalışma rejimi her an hepimizi öldürecek şekilde kurgulanıyor.
Dilovası İşçi Katliamı Ailelerinden çağrı…