15 bin TL’ye “iyi rapor” ret edildi
20 Ekim 2026 14:40

Tabakoğlu davasında karar celsesi 15 bin TL’ye “iyi rapor” ret edildi

Gebze’de Elanur Tabakoğlu’nun hayatını kaybettiği trafik kazasına dair davanın 22 Ekim’de görülecek beşinci celsesinde kararın açıklanması bekleniyor. Önceki celsede, Bursa’da bir firmaya 15 bin lira bedelle hazırlatıldığı öne sürülen rapor, ret edilmişti

Aktan Uslu Tüm haberleri

Haber Analiz…

Gebze’de Cumhuriyet Mahallesi’ndeki Bilgi İlkokulu öğrencisi Elanur Tabakoğlu’nun hayatını kaybettiği servisten sebep trafik kazasının 22 Ekim’deki beşinci celsesinde kararın açıklanması bekleniyor. Mahkeme heyeti dördüncü celsede, 5 – 15 bin lira arası bedelle aklama raporu düzenleyen Bursa’da bir firma tarafından düzenlenen raporu ret etmişti. Savcılık mütalaası, Tabakoğlu ailesi ve avukatlarının “olası kast” beklentisine karşın “bilinçli taksir” şeklinde oldu. Avukat Gürkan Pişgen dördüncü celsenin ardından Gebze Emek’e yaptığı değerlendirmede, “Hukuki talebimiz öncelikle eylemin olası kast kapsamında değerlendirilmesi; Mahkeme tarafından olası kastın şartlarının oluşmadığı kanaatine varılması hâlinde ise, olayın basit taksir olarak kabul edilmemesi ve Yargıtay içtihatları da dikkate alınarak en azından bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasıdır” dedi.

AİLEDEN KAMUOYUNA DESTEK ÇAĞRISI

Tabakoğlu ailesi ise 22 Ekim Perşembe günü sabahı 09.00’da gerçekleşecek olan, mahkeme heyetinin de kararını açıklayacağı öngörülen beşinci celse öncesi kamuoyuna destek çağrısını tekrarladı. Aile, beşinci celsenin ardından basına ve kamuoyuna yönelik açıklamada da bulunacak.

DETAYLAR ŞÖYLE…

Gebze 12’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde davanın dördüncü celsesine Elanur Tabakoğlu’nun anne babası Serpil – Fatih Tabakoğlu ile vekilleri; Avukat Kübra Süleyman ile Süleyman’ın yetkilendirdiği Avukat Aymila Yıldırımcan ve Avukat Gürkan Pişken ile ev hapsindeki tutuksuz sanık İ.C’nin müdafii Avukat Tamer Ayhan tarafından yetkilendirilen Avukat Ali Nadir Gürkan katıldı.

ANNE VE BABADAN OLASI KAST ISRARI

Celsede ilk söz verilen Fatih Tabakoğlu önceki beyanlarını tekrar ettiğini belirtip,

Sanığın eyleminin bilinçli taksiri aşar düzeyde olası kast ile işlendiğini düşünüyorum ve olası kast ile yargılanmasını talep ediyorum. TCK 21/2 maddesinde de belirtildiği şekilde bir eylemin olabileceğini bilerek sonucun üstünde tutmak durumunda olası kast söz konusu olacaktır. Olayda sanık, yanındaki hostesin ‘abi çocuk var’ uyarılarına rağmen eylemini gerçekleştirmiştir. Olay bir cinayettir. Olaydan sonra da sanık Karayolları Trafik Kanunu ilgili maddelerine göre de suç işlemeye devam etmiştir. Dosyaya karşı taraf tarafından sunulan uzman mütalaası üstün körü ve varsayımlara dayalıdır. Mütalaa içeriğindeki kızıma ilişkin boy bile yanlış şekilde değerlendirilmiştir. Yine raporda otobüsün aynalarının fotoğrafı ile kör nokta olduğu belirtilmiş ise de böyle bir durum söz konusu değildir. Belirttiğim nedenlerle sanığın en üst sınırdan cezalandırılmasını talep ediyorum” dedi.

Serpil Tabakoğlu, eşi Fatih Tabakoğlu’nun ifadesine katıldığını belirterek ilaveten, “Olayda 6 yaşında bir çocuk 6 dakika bırakılıp aracın peşinden koşturularak ve tüm uyarılara rağmen sanık eylemine devam etmiştir. Sanık, kontrol kendisinde olmasına rağmen devam etmesi nedeni ile eylemi bilinçli taksir sınırını aşmıştır. Olaydan sonra sanık evine kaçmış, araçta bulunan …. Turizm tabelasını sökmüştür. Karşı tarafın ATK raporuna itirazı ve yeni bir rapor alınmasına ilişkin talebi dosyayı sürüncemede bırakmak, dosyayı amacından uzaklaştırmak maksadı taşımaktadır” diye konuştu.

ACI AMA GERÇEK: MÜVEKKİLLERİM,

HUKUKİ SÜRECE HÂKİM OLDU

Tabakoğlu ailesinin vekili Avukat Kübra Süleyman, “Müvekkillerin ifadelerinden de anlaşıldığı üzere kendileri bu olay nedeni ile hukuki süreçlere hakim olmuşlardır, bu bir yandan acı bir durumdur. Kendileri bu durumda kalmak zorunda kalmışlardır” dedi.

Her iki ATK raporunda da sanığın asli kusurunun tespit edildiğini hatırlatan, İ.C’nin müdafileri tarafından sunulan uzman mütalaasını kabul etmediklerini belirten Süleyman, “Celse arasında mütalaayı düzenleyen kişiler ile iletişime geçip kendilerinden rapor düzenlenmesi yönünde bilgi almak istediğimizde, ‘5 bin TL’ye rapor, 15 bin TL’ye de iyi bir rapor hazırlarız’ şeklinde maddi gerçeklikten uzak, rapor düzenlenme durumuna istinaden cevap vermişlerdir.

Sanık mezkun mahalde ve uyarılara rağmen sağa dönüş manevrasını sürdürerek, eylemini olası kast ile işlemiştir. Bu nedenle olası kast hükümlerini uygulanmasını talep ederiz. Mahkeme aksi kanaatte ise daha önce dosyaya sunduğumuz Yargıtay ilamları da dikkate alınarak sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasını talep ederiz” diye konuştu. Süleyman, sanık müdafinin ek rapor alınmasına yönelik talebinin reddine karar verilmesini ve sanığın yeniden tutuklu yargılanmasını talep etti.

SERVİS DEĞİŞİKLİĞİNİ OKUL

İDARESİNE BİLDİRMEDİ

Davaya aynı zamanda Zonguldak Dernekler Federasyonu – ZONDEF’i temsilen katılan Avukat Aymila Yıldırımcan dosya kapsamındaki sanık savunmaları, tanık beyanları ATK genişletilmiş uzmanlar kurulu raporu dikkate alındığında sanığın olayda asli kusurlu olduğunun tereddütsüz şekilde ortada olduğuna dikkat çekip şunları söyledi:

“Çelişkinin giderilmesi hususunda ATK genişletilmiş uzmanlar kurulu raporu da bu hususu açık bir şekilde belirtmiştir. Sanığın eylemi dikkat ve özen eksikliğinden ibaret değildir. Kendisi yaklaşık 16 yıldır servis şoförü olduğunu beyan etmiştir. Okul servisi sürmektedir. Yine çocukların yoğun olduğu bölgede sağa dönüş manevrası yaptığı esnada çevredekilerin ve araç içinde bulunanların uyarısına rağmen manevrasına devam etmiştir. Bu belirttiğimiz hususlarda dikkate alınarak sanık neticeyi ön görmesine rağmen eylemine devam ederek TCK 21/2 de düzenlenen olası kastla eylemini gerçekleştirmiştir. Bu nedenle sanık hakkında CMK 226 da dikkate alınarak ek savunma alınmasını talep ediyoruz. Sanık servis değişikliğini olayda yetkili birimlere bildirmemiştir. Olayda sanığın eylemi ile olay arasında illiyet bağı bulunmaktadır. Sanığın servis sürücüsü olması, olayın ağırlığı ve asli kusurlu olması değerlendirildiğinde alt sınırdan uzaklaşılmasını, TCK 62 de düzenlenen takdiri indirim hükümlerinin uygulanmamasını talep ederiz.”

SANIK, TÜM UYARILARA RAĞMEN EYLEMİ SÜRDÜRDÜ

Avukat Gürkan Pişken ise sanık müdafii tarafından dosyaya sunulan mütalaanın tamamen ceza yargılamasını sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu öne sürüp yeni bir rapor alınmasına yönelik talebin reddine karar verilmesini talep etti.

Olayın basit bir kaza olmadığını, bilirkişi raporları ve ATK raporu bir arada değerlendirildiğinde, dosya kapsamındaki kazaya ilişkin görüntü kayıtları incelendiğinde tüm uyarılara ve ikazlara rağmen sanığın eylemine devam ettiğinin görüldüğünü söyledi.

Pişken, “Olayın manevi unsuruna dikkat çekmemiz gerekirse olası kasta neticenin ön görülüp yine de eyleme devam etmesi durumunda olası kast hükümlerinin uygulanması gerekmektedir” dedi.

Mahkemenin olası kast hükümlerinin uygulanmasının aksine dair kanaati varsa bilinçli taksirin uygulanması gerektiğini savunan Pişken dosyanın tekemmül ettiğini belirtti. Sanık İ.C’ye tutuklu yargılanma isteyip iddia makamının mütalaasını beklediklerini dile getirdi.

İddia makamı; dosyanın gelmiş olduğu aşama ve yargılamaya yenilik katmayacağı dikkate alınarak yeni bilirkişi raporu alınmasına yönelik talebinin reddine karar verilmesini talep etti.

SÖZ SAVUNMANIN: ATK RAPORLARI

ARASINDA ÇELİŞKİLER VAR

Sanık İ.C’nin müdafii Avukat Ali Nadir Gürkan beyanlarının doğrudan zapta geçirilmesini talep etti. Yazılı savunmalarını dosyaya sunduklarını hatırlatıp şunları kaydetti: “Özellikle uzman mütalaası ile ATK raporu arasında ciddi farklılıkların zapta geçirilmesini talep ederiz. Tarafımızca sunulan uzman mütalaasında olay yeri geometrisi, görüş açıları, iz düşüm sistemleri, kör nokta hesaplamaları, açı eşleştirmeleri, koşu hızı gibi teknik veriler üzerinde ayrıntılı olarak incelenmiştir. Buna rağmen ATK raporu bu teknik parametrelerin önemli bir kısmını değerlendirmemiştir.

Özellikle dosyada bulunan kırık CD içerisindeki görüntülerin tamamının incelenip incelenmediği muallaktadır. Hangi görüntünün hangi açıdan değerlendirildiği ve kusur tespitinin hangi görüntüye dayandırıldığı ortaya konulmamıştır. Ayrıca olay yerinde yayaların kullanıma tahsis edilmiş yer kullanılmamış ve bu husus teknik olarak değerlendirilmemiştir. Araç dönüş kulpu, dönüş ve kör nokta durumu, fren ve reaksiyon mesafesi aracın hızı ile birlikte değerlendirilmemiştir.

Uzman mütalaamız ile ATK raporu arasında ciddi teknik farklılıklar bulunduğu gibi önceki ATK raporları arasında da ciddi çelişkiler bulunmaktadır. Mevcut raporla bu çelişkiler giderilmemiş, aksine kusurun kimlere ve hangi gerekçe ile yüklendiği konusundaki belirsizlikler artmıştır. Bu nedenle dosyanın mevcut raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve kusur durumunun hiçbir tereddüte mahal vermeden tespit edilmesi amacıyla İTÜ Trafik Kürsüsüne, Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetine gönderilerek olay yerindeki tüm belgeler ve deliller ile birlikte ayrıntılı bir kusur incelemesi yapılmasını ve müvekkilin ev hapsine yönelik adli kontrolünün kaldırılmasını talep ederiz.”

AKGD kapsamında; dosyanın gelmiş olduğu aşama, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporları, ATK raporu, ATK Genişletilmiş uzmanlar kurulu raporu, tanık beyanları ve diğer bilgi ve belgeler dikkate alınarak yeni bilirkişi raporu alınmasına yönelik talebin dosyaya yenilik katmayacağından reddine karar verildi. Bilgilendirme sonrası açık yargılamaya devam edildi.

İDDİA MAKAMI: MAĞDUR ARACIN KÖR

NOKTASINDAYDI. SANIK, UYARILARI DİNLEMEDİ

İddia makamı, kovuşturmanın genişletilmesine yönelik talebi olmadığını kaydedip mütalaasını, yargılama ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde;

Kazada hayatını kaybeden Ela Tabakoğlu’nun servis aracının peşinden koştururken, aracın sağ ön tekerin yan kısmıyla kendisine çarptığı esnada sürücünün ve aracın kör noktasında kaldığına dair kanaat getirdi.

Gerek Adli Tıp raporunun içeriği gerekse tanık anlatımlarında sanık İ.C’nin uyarılara rağmen aracı sürdüğü belirtildi. Bu bağlamda olayın bilinçli taksir kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine; sanığın eylemine uyan TCK 85/1, 22/3, 53/6. Maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, sanığın gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği sürelerin cezasından mahsubuna karar verilmesini mütalaa etti.

Mütalaa üzerine Serpil – Fatih Tabakoğlu, sanığın en üst düzeyden cezalandırılmasına yönelik taleplerini tekrarladı.

Tabakoğlu ailesinin vekilleri, mütalaaya karşı yazılı beyan sunacaklarını belirtip sanık için en üst sınırdan tutuklu yargılanma istedi.

Sanık müdafii; mütalaada aleyhte olan hususları kabul etmediklerini belirtip yazılı beyan için süre talep etti.

MAHKEME HEYETİ;

Sanığın tutuklu yargılanmasına yönelik talebin reddine,

Sanığa yönelik yurt dışına çıkış yasağı ve ev hapsinin sürmesine,

İki tarafın da avukatlarının esasa ve mütalaaya ilişkin beyanda bulunmak üzere beşinci celseye kadar ara verilmesine

Beşinci celsenin ise 22 Ekim Perşembe günü sabah 09.00’da görülmesine karar verdi.

AVUKAT PİŞKEN: NORMAL TAKSİRDE

6 YIL, BİLİNÇLİ TAKSİRDE 9 YIL

Dördüncü celsenin ardından Gebze Emek’in sorularını yanıtlayan Avukat Gürkan Pişken, “Bu celsede Avukat Kübra Süleyman, ‘Mahkeme aksi kanaatte ise daha önce dosyaya sunduğumuz yargıtay ilamları da dikkate alınarak sanık hakkında bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasını talep ederiz’ dedi. Bilinçli taksir hükmü ile ‘Yargıtay ilamı dikkate alınarak bilinçli taksir’ arasındaki fark nedir?” şeklindeki sorumuzu;.

 “Normal taksir hükümlerinin uygulanması hâlinde, söz konusu suç bakımından 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması hâlinde ise belirlenen ceza üçte birden yarısına kadar artırılmaktadır.

Yargıtay, vermiş olduğu bazı kararlarda olayın meydana geliş şekli ve somut kusurların niteliğini dikkate alarak eylemin basit taksir kapsamında değil, bilinçli taksir kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmektedir. Bizim dilekçemizde ‘Yargıtay ilamları’ şeklinde ifade ettiğimiz husus da budur. Mahkeme tarafından eylemin olası kast kapsamında değerlendirilmemesi hâlinde, dosyanın özellikleri ve ilgili Yargıtay kararları dikkate alınarak sanık hakkında en azından bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasını talep ediyoruz.

Olası kast ise basit bir ifadeyle, kişinin gerçekleştirdiği fiilin zararlı bir sonuca yol açabileceğini öngörmesine rağmen, bu sonucu ‘olursa olsun’ şeklinde kabullenerek hareketine devam etmesi anlamına gelmektedir.

Somut olayda da sürücüye dışarıdaki kişiler tarafından bağırılarak ve korna çalınarak uyarıda bulunulmasına, ayrıca araç içerisinde bulunan hostesin açıkça “abi çocuk var çocuk” şeklinde uyarmasına rağmen, sürücünün aracını derhâl durdurmayarak hareketine devam etmiş olması söz konusudur. Bu nedenle, tüm bu uyarılara rağmen sürüşe devam edilmesi şeklindeki eylemin olası kast kapsamında değerlendirilmesi gerektiği kanaatinde olduğumuzu mahkemede ileri sürdüm.

Dolayısıyla bizim hukuki talebimiz öncelikle eylemin olası kast kapsamında değerlendirilmesi; Mahkeme tarafından olası kastın şartlarının oluşmadığı kanaatine varılması hâlinde ise, olayın basit taksir olarak kabul edilmemesi ve Yargıtay içtihatları da dikkate alınarak en azından bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasıdır” diye yanıtladı.

AMCAN ASLİ KUSURLU. YAYADA

(OLASI) TALİ KUSUR TESPİT EDECEĞİM

Öte yandan Gebze Emek, sanık avukatları tarafından mahkemeye sunulan ancak ret edilen dosyayı hazırlayan firmaya, WhatsApp hattı üzerinden ulaştı.

Kişisel Verileri Koruma Kanunu – KVKK’yı ihlal olduğu kaygısı ile adını yazamadığımız, Bursa’nın Osmangazi İlçesindeki firmayla aramızda şöyle bir yazışma gerçekleşti:

Gebze Emek: Merhabalar.. Amcamın oğlu, ışıklı kavşakta araçlara kırmızı yayalara yeşil yanarken, yaya geçidi civarından geçti ve bir yayaya çarpıp yaraladı. Yayanın kusurlu olduğuna dair rapora ihtiyacımız var. Temini mümkün mü?

Bursa Firma: Trafik kazasına ilişkin tüm evrakları göndermen gerekiyor., kaza raporu, ifadeler…

Gebze Emek: Gönderirim tabi ama önden bir fiyat bilgisi alsam… Ödeme gücümü aşacaksa sizi hiç meşgul etmiş olmayım. Bir de açıkçası izah ettiğim gibi amcaoğlu araçlara kırmızı, yayalara yeşil yanarken yola devam edip, yayaya çarptı. Lehte rapor, mümkün mü?

Bursa Firma: 5000 TL+20 KDV toplam 6000 TL.

Bursa Firma: Amcan asli kusurlu, burada yayanın tali kusurlu olup olmadığını tespit edeceğim.

Gebze Emek: Teşekkür değerlendireceğim

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 20 Ekim 2026 15:05
BENZER HABERLER
X