Hüseyin Öztürk’e cevap gecikmedi 16 yılda kaç bin kaçak yapı yapıldı
Dilovası BMÜ Mehmet Gülek, Ravive’nin kaçak binasını ilçenin kaçak haline bağlayıp DEM Parti’yi algı oluşturmakla suçlayan Hüseyin Öztürk’e görev yaptığı yıllarda ilçede kaç kaçak yapı yapıldığını ve göz yumduğunu sordu
Dilovası Belediye Meclisi DEM Parti Üyesi Mehmet Gülek, Ravive’nin kaçak binasını ilçenin kaçak haline bağlayıp DEM Parti’yi algı oluşturmakla suçlayan Dilovası Belediyesi Başkan Yardımcısı Hüseyin Öztürk’e görev yaptığı yıllarda ilçede kaç kaçak yapı yapıldığını ve göz yumduğunu sordu. Sosyal medyadan, “Hakimin sormadığı soruları şimdi ben soruyorum” başlığıyla açıklamada bulunan Gülek şunları kaydetti:
“Dilovası’nda yedi insanımızın hayatını kaybettiği yangının ardından Belediye Başkan Yardımcısı Hüseyin Öztürk tutuklandı, ardından adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Öztürk, mahkemede yaptığı ve daha sonra kamuoyuyla paylaştığı savunmasında, ‘Dilovası’nın yüzde 95’i kaçak. Bütün kaçak binaları yıkma şansımız yok’ diyor.
Sonra da dönüp benim de içinde bulunduğum DEM Parti İlçe Örgütünü ve belediye meclis üyelerini hedef alıyor; belediyeyi suçlayarak algı oluşturduğumuzu söylüyor.
Şimdi iyi dinle Hüseyin Öztürk.
Senin savunmanda söylediğin yüzde 95’in hesabını sormak bizim görevimizdir.
2009 yılında Dilovası Belediyesi’ne İmar Müdürü olarak geldin.
Tam 16 yıl bu ilçenin imarından sorumlu koltukta oturdun.
Şimdi çıkıp bize Dilovası’nın yüzde 95’inin kaçak olduğunu söylüyorsun.
Peki, sen 16 yıl ne yaptın?
Bu ilçenin imarını kim denetleyecekti?
Kaçak yapıyı tespit etmek kimin göreviydi?
Kaçak yapıya müdahale etmek kimin göreviydi?
İmar mevzuatına aykırı yapılar için işlem yapmak kimin göreviydi?
Sen değil miydin İmar Müdürü?
Öyleyse bugün kendi döneminin ortaya çıkardığı tabloyu bize savunma olarak anlatmayacaksın.
İlçe olduktan sonra inşaa edilen tüm kaçak yapıların hesabını vereceksin.
16 yıllık görev süren boyunca Dilovası’nda kaç kaçak yapı tespit edildi?
Kaçına işlem yaptınız?
Kaçının yıkımını gerçekleştirdiniz?
Kaçını ruhsata uygun hale getirdiniz?
Kaç yapı için suç duyurusunda bulundunuz?
Ve senin görev yaptığın 16 yılda kaç bin yeni kaçak yapı ortaya çıktı?
Bunların cevabını kamuoyuna açıkla.
Bir de, ‘yüzde 95 kaçak’ diyerek her şeyi aynı kefeye koyma
Asıl akıl almaz olan ise burada başlıyor.
Sen diyorsun ki Dilovası’nın yüzde 95’i kaçak.
Peki, Hüseyin Öztürk;
Mahallenin ortasında kaçak bir konutla, insanların hayatını riske atan kaçak bir fabrikayı aynı kefeye koymak hangi zihniyetin ürünüdür?
Bir insanın kendi evinde yaptığı imar mevzuatına aykırılıkla mahallenin göbeğine kurulan, içinde kimyasal/parfüm depolanan veya üretim yapılan, işçi çalıştırılan bir fabrikayı aynı kategoriye koymak nasıl bir anlayıştır?
Yedi insanımızın öldüğü yapıyı, ‘Dilovası zaten kaçak’ diyerek sıradanlaştırmaya çalışmak hangi vicdana sığar?
Kaçak konut başka şeydir, mahallenin göbeğinde insan hayatını tehdit eden sanayi tesisi başka şeydir.
Bunu ayırt edemiyorsanız zaten bu ilçenin neden bu hale geldiğini de anlatmış oluyorsunuz.
O fabrika sizin döneminizde yapılmadı mı?
Bir zamanlar Dilovası’nda mahallelerle fabrikalar arasında mesafe vardı.
Bugün fabrikalar mahallelerin içine kadar girmiş durumda.
Ve yedi insanımızın hayatını kaybettiği o fabrikada senin 16 yıl İmar Müdürlüğü yaptığın dönemde ortaya çıkmadı mı?
O halde soruyorum:
Sen İmar Müdürü olarak o dönem ne yaptın?
İmarına kim izin verdi?
Ruhsat süreçleri nasıl yürüdü?
Yapı denetimleri nasıl yapıldı?
İşyeri ruhsatı hangi şartlarda verildi?
İtfaiye raporu nerede?
Yapı kullanma izin belgesi nerede?
Bütün bu soruların cevabı nerede?
Bugün bunların hesabını soran DEM Parti’yi suçlamak kolay.
Ama 16 yıl boyunca imar koltuğunda oturup sonra, ‘Dilovası zaten yüzde 95 kaçak’ demek o kadar kolay değil.
Yedi canın ölümünü siyasetle örtemezsiniz!
Bizim görevimiz susmak değil yedi insanın neden öldüğünü sormaktır.
Benim de içinde bulunduğum DEM Parti Örgütünü ve meclis üyelerini, ‘Algı oluşturmakla’ suçlamak yerine, bu soruların cevabını verin.
Çünkü biz algı yapmıyoruz.
Gerçeklerin üzerindeki örtüyü kaldırmaya çalışıyoruz.
Yedi insanımız yanarak öldü.
Ve siz hâlâ çıkıp ‘Dilovası’nın yüzde 95’i kaçak’ diyerek bunu normalleştirmeye çalışıyorsunuz.
Hayır!
Normal değil.
Normal olan, bir ilçenin yüzde 95’inin kaçak olması değildir.
Normal olan, mahallenin ortasına sanayi tesisi sokmak değildir.
Normal olan, insanların can güvenliğini hiçe saymak değildir.
Normal olan, yedi insanın ölümünden sonra çıkıp sorumluluk arayanları suçlamak hiç değildir.
Şimdi kaçak ilçenin kaçak belediye başkan yardımcısına soruyorum:
Hüseyin Öztürk!
16 yıl İmar Müdürlüğü yaptığın Dilovası’nda kaçak yapılaşmanın önüne geçmek için ne yaptın?
Senin döneminde kaç bin kaçak yapı yapıldı?
Kaçına işlem yaptın?
Kaçını yıktın?
Kaçını ruhsata uygun hale getirdin?
Mahallelerin göbeğine sanayi tesislerinin girmesine nasıl izin verildi?
Yedi insanımızın hayatını kaybettiği o fabrika senin İmar Müdürlüğü yaptığın dönemde inşa edildi mi, edilmedi mi?
Ve son olarak:
Mahallenin göbeğindeki kaçak bir fabrikayla kaçak bir konutu aynı kefeye koyarak ‘Dilovası’nın yüzde 95’i kaçak’ demen hangi zihniyetin ürünüdür?
Bu sorulara cevap ver.
Kaçak ilçenin kaçak belediye başkan yardımcısı Hüseyin Öztürk, bu sorularıma da cevap verecek misin?
Yoksa yine suçu başkasına atıp kendi 16 yıllık imar geçmişinin üzerini mi örteceksin?
Biz susmayacağız.
Çünkü burada mesele siyaset değil.
Yedi insanın hayatıdır.
Ve yedi canın hesabı sorulmadan bu dosya bizim için kapanmayacaktır..!”