B.D yurda dönsün diye dayanışmaya
11 Ekim 2026 09:13

Yarın Nilüfer Hatun’da B.D yurda dönsün diye dayanışmaya

Nilüfer Hatun Kız Öğrenci Yurdu’ndan ihraç edilen K.A, benzer cezayı alan B.D’nin üstelik savunma sürecinde ve sokakta kalma pahasına yurttan kovulduğunu belirtip yarın ki oturma eylemi için tüm demokratik kamuoyuna çağrıda bulundu

Hakkında Gebze’deki Nilüfer Hatun Kız Öğrenci Yurdu’ndan ihraç ve öğrenim hayatı boyunca ülke genelindeki tüm yurtlardan muaf kararı alınan Gebze Teknik Üniversitesi K.A, benzer cezayı alan arkadaşı Burcu’nun üstelik savunmaya hazırlandığı süreçte ve sokakta kalma pahasına yurttan kovulduğunu belirtip yarın yurt binası önündeki (12 Ekim 2026 Pazartesi saat 12.30) oturma eylemi için tüm demokratik kamuoyuna çağrıda bulundu

K.A, “Dayanışma çağrısı: Arkadaşımız B.D yurda geri alınsın” başlığıyla yaptığı açıklamada şunları kaydetti:

“Barınma hakkımızdan vazgeçmiyoruz! Baskıya, mobbinge ve hukuksuzluğa karşı dayanışmayı büyütüyoruz!

Bizler, Gebze Nilüfer Hatun Öğrenci Yurdu’nda yaşanan hak ihlalleri ve baskılar karşısında sesimizi duyurmak, arkadaşımız Burcu’nun yurda geri alınmasını sağlamak ve yaşadığımız mağduriyetlere karşı dayanışmayı büyütmek için kamuoyuna, sendikalara, öğrenci örgütlerine ve demokratik kitle örgütlerine çağrıda bulunuyoruz.

Yaşanan sürecin arka planında, yurtta bir kedinin öldürülmesinden sorumlu olduğunu düşündüğümüz yurt memuru hakkında savcılığa yaptığımız suç duyurusu bulunmaktadır. Bunun yanı sıra, aynı memurun yurdun idari binasında kına gecesi düzenlemesi ve bizlerin katılmadığımız hâlde çeşitli etkinliklere katılmış gibi gösterilmemiz üzerine hukuki yollara başvurduk. Bu itirazlarımızın ardından yurt idaresinin üzerimizde toplu bir baskı kurduğunu, mobbing uyguladığını ve disiplin süreçlerinin de bu baskının bir parçası hâline geldiğini düşünüyoruz.

Yaşadığımız bu süreçte benim kanser teşhisi almamın ardından baskıların daha da arttığını gözlemledik. Nisan ayında ikimiz hakkında da disiplin soruşturmaları başlatıldı. Benim hakkımda buzdolabının yerini değiştirmek, Burcu hakkında ise çarşaf kirletmek gerekçesiyle tutanaklar tutuldu. Daha sonra Burcu hakkında, öğrencileri örgütlediği yönünde de gerçeğe aykırı olduğunu düşündüğümüz bir tutanak düzenlendi.

6 Ekim 2026 tarihinde benim, 8 Ekim 2026 tarihinde ise B.D’nin yurttan çıkarılmasına ilişkin tebligat yapıldı. Ancak bugün özellikle Burcu’nun yaşadığı mağduriyetin giderilmesini istiyoruz.

B.D, yurttan çıkarılma kararına itiraz etmek için başvurduğunda, itiraz süreci boyunca yurtta kalma hakkının kullanılmasına izin verilmedi. Kendisine aynı gün içerisinde yurttan ayrılması gerektiği söylendi. Kalacak başka bir yeri olmayan B.D, yalnızca üç günlük süre talep etmesine rağmen barınma hakkını kaybetme tehdidiyle karşı karşıya kaldı. Üstelik bu süreçte yemek hakkı da elinden alındı.

Barınacak yeri olmayan bir öğrenciyi, itiraz hakkını kullanmaya çalıştığı sırada aynı gün yurttan çıkmaya zorlamak ne kadar insaflıdır? Bir öğrencinin barınma ve beslenme hakkı, idari bir kararın uygulanması uğruna nasıl göz ardı edilebilir?

B.D ‘nin yaşadığı mağduriyeti daha da ağırlaştıran bir diğer husus, yurt müdürünün yaz döneminde birkaç öğrenciye “ibretlik ceza” verileceğine ilişkin ifadeler kullandığı yönündeki beyanımızdır. Yaşanan olayları ve disiplin süreçlerini birlikte değerlendirdiğimizde, bu uygulamaların öğrenciler üzerinde gözdağı oluşturduğuna inanıyoruz.

Bizler, öğrencilerin haklarını aradıkları, hukuki yollara başvurdukları veya yaşanan olaylara itiraz ettikleri için barınma haklarını kaybetme korkusuyla yaşamalarını kabul etmiyoruz. Disiplin süreçlerinin adil, tarafsız ve hukuka uygun yürütülmesini; öğrencilerin savunma ve itiraz haklarının fiilen kullanılabilmesini istiyoruz.

Bugün temel talebimiz açıktır:

Arkadaşımız B.D’nin yurda yeniden kabul edilmesini, barınma ve yemek hakkının iade edilmesini, hakkında verilen kararın hukuka uygun biçimde yeniden değerlendirilmesini talep ediyoruz.

Bu nedenle sendikaları, öğrenci dayanışma ağlarını, demokratik kitle örgütlerini, hak savunucularını ve tüm duyarlı kamuoyunu sesimize ses katmaya çağırıyoruz. Gerçekleştireceğimiz oturma eyleminde amacımız yalnızca arkadaşımızın yurda geri alınması değil; öğrencilerin barınma hakkının, insan onurunun ve hukuki güvencelerinin korunmasıdır.

B.D yalnız değildir. Barınma hakkı bir ayrıcalık değil, öğrencilerin temel ihtiyaçlarından biridir. Hiçbir öğrenci, kalacak başka bir yeri olmadığı hâlde bir gün içerisinde yurttan ayrılmaya zorlanmamalıdır.

B.D yurda geri alınsın!

Barınma hakkı gasp edilemez!

Baskıya ve mobbinge karşı dayanışmayı büyütelim!

Tüm sendikaları, öğrenci örgütlerini ve hak savunucularını dayanışmaya çağırıyoruz!

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 11 Ekim 2026 09:16
BENZER HABERLER
X