GERGERLİOĞLU PANKARTTAN KONUŞTU Bilirkişi raporunu gördüm: Ne yazıyorsa o
DEM Parti Kocaeli Millletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu, Dilovası İşçi Katliamı Ailelerinin dördüncü adalet nöbetinde önündeki pankartta yazanı işaret ederek, “Bilirkişi raporunu gördüm. Herkes gördü, kimse dokunmadı” dedi
Dilovası İşçi Katliamı Ailelerinin bu sefer Dilovası Belediyesi önüne taşınan adalet nöbetinde konuşan DEM Parti Kocaeli Millletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu faciaya dair bilirkişi raporunu okuduğunu belirtti. Eylemin pankartındaki Herkes gördü. Kimse dokunmadı’ yazılı sözünü işaret ederek, “Herkes gördü, kimse dokunmadı, yalan mı? Vallahi de billahi de bilirkişi raporunu okursanız bu sözün çok doğru olduğunu görürsünüz. Herkes her şeyi görüyordu ama kimse dokunmadı. Bir silsile, bir zincir şeklinde hatalar üst üste geldi.
DEM Parti Kocaeli Milletvekili Ömer Faruk Gergerlioğlu söze ailelere bir kere daha taziyesini ileterek ve, “Defalarca söylüyorum. Herkes unutur, siz unutmazsınız. Çünkü ciğeriniz yandı. Onu çok iyi biliyoruz ve o yüzden ısrarla bu işi takip ediyoruz” diyerek girdi.
8 Kasım 2025’te, facianın yaşandığı gün yanan binanın önünde açıklama yaptıklarını hatırlatan Gergerlioğlu, ‘O gün bize, ‘Bir ayda bu işler çözülür. Raporlar çıkar, adalet yerine gelir' diye söz vermişlerdi. Dokuzuncu ayı doldurmak üzereyiz. Bu olacak bir iş değil. Bir ülkede adalet duygusu karşılıksız kalıyorsa orada hukuk devleti yoktur, bırakın devlet yoktur. Böyle bir şey olamaz. 9 ay olmuş, hiçbir şey yok ortada” dedi.
Davanın celselerini takip ettiklerini ve büyük bir yüzsüzlükle karşılaştıklarını kaydeden Gergerlioğlu ardından işçi ailelerinin açtığı büyük boy bez pankarttaki, ‘Herkes gördü. Kimse dokunmadı’ yazılı sözünü işaret ederek, “Herkes gördü, kimse dokunmadı, yalan mı? Vallahi de billahi de bilirkişi raporunu okursanız bu sözün çok doğru olduğunu görürsünüz. Herkes her şeyi görüyordu ama kimse dokunmadı. Bir silsile, bir zincir şeklinde hatalar üst üste geldi.
Bu dosyaları, bilirkişi raporlarını okudum, başta tahmin ettiğimi gördüm. Bu kazanın, bu cinayetin olmama ihtimali yokmuş. O kadar ihmaller ardı ardına gelmiş ki, sonunda bir cinayet ve katliam yaşanmış. Bu çok net. Ama adalet nerede? Binanın, iş yerinin ruhsatı yok. İnsanlar orada çalışıyor. Kimse buna müdahale etmiyor. Olacak iş mi arkadaşlar? Olacak iş mi?” diye konuştu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof.Dr.Vedat Işıkhan’ı Meclis’te konuşurken çok kez uyardığını, ancak Bakan Işıkhan’ın tınmadığını ve umurunda olmadığını öne süren Gergerlioğlu şöyle devam etti:
“Bizzat yüzüne, ‘Hesabı öte dünyaya bırakma Sayın Bakan. O zaman çok daha ağır olur. Bu dünyada hesabı ver’ dedim. Çünkü mağdur aileler, ‘Bu dünyada da öte dünyada da elimiz yakalarından kurtulmayacak, bırakmayacağız’ diyorlar. ‘En azından bu dünyada hesabını ver Sayın Bakan’ dedim. ‘Bak mağdurlar böyle söylüyor dedim, öte dünyaya kalmasın bu iş. Burada kendini kurtardığını sanırsın, kurtaramazsın. Halkın vicdanından kurtulamazsın Sayın Bakan’ dedim. ‘Mağdurların bana ne dediğini ben sana ileteyim 7 Sayın Bakan,’ dedim. Ama umurlarında değil arkadaşlar. Umurlarında değil.”
Halkın, Ravive Kozmetik faciasında hayatını kaybedenler çok değerli olduğu için bu hesabın peşine düştüklerini kaydeden Gergerlioğlu, “Yoksa ne yapalım? ‘Lanet bizden, çamur bizden, bırak bunun peşini’ dersiniz, olmaz. Vicdanımız var. Adalet duygumuz var. Biz bunun peşini bırakmayız. Ailelere bakın, bırakmıyorlar. 9 ay geçmiş, dördüncü defa adalet nöbetindeler. Ben 250 günden beri her gün kendi sosyal medyalarımda, ‘Bu işin peşini bırakmayacağım’ diyorum.
Bakanlara, Valiye diyorum, Büyükşehir Belediye Başkanına, hepsine diyorum. Açıkça söylüyorum buradaki failleri. Kaçıp gizlenmesinler, iki bina yanında İŞKUR var . Ne mazereti söylüyorsun banaKocaeli Valisi, Kocaeli'nin tüm ilçelerindeki tüm resmi işlemlerden sorumlu değil misin? Nereye saklanıyorsun? Niye konuşmuyorsun? 250 günden fazladır ‘hesap verin’ diyorum, çıtları çıkmıyor.
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tahir Büyükakın, neredesin? Bu ruhsat ve benzeri işlerde senin de sorumluluğun var. Neden hesap vermiyorsunuz?
Dilovası Kaymakamı (Metin Kubilay) Tayin oldu, (Sakarya) gitti. Ama adalet duygusundan kurtulamayacak. Hukuk önünde adaleti arayacağız arkadaşlar, böyle olmaz. Gözünün önünde neler yaşanmış Ruhsatsız bina, ruhsatsız iş yeri, insanlar çalışıyor. Cinayetin, katliamın geleceği apaçık belli Sayın Kaymakam, neredesin?
Dilovası Belediyesi önceki dönem Başkanı Sayın Hamza Şayir, neredesin? Senin zamanında oldu bütün bunlar. Bina 2021'de yıkılacaktı, ruhsatsızdı. Bir şekilde birileri devreye girdi, bina yıkılmadı. A'dan Z'ye cinayet silsilesi, başka bir şey değil.
Sayın Ramazan Ömeroğlu, susuyor. Hiçbir şey sanki onunla alakalı değil. Ne yapıyorsunuz kardeşim? Apaçık hatalar ortada. Bilirkişi raporlarına şöyle bir insafla, vicdanla bakmıyor musunuz? Raporda resmi yetkilileri haklı çıkaracak tek bir şey yok. Bu mazlum insanlar bilmiyorlardı bunları. Aileleri bilmiyordu, sadece paketleme yapılıyor zannediyorlardı. Oradaki büyük tehlikenin farkında değillerdi.
SEDAŞ, neredesin? O elektrik hatları öyle mi döşenir? Buna nasıl izin verdin? Valilik, sen nasıl buna göz yumdun? Belediye nasıl göz yumdun? Ne yapıyorsunuz siz?” diye konuştu.
Kamudan hiç kimsenin yargılanmadığını hatırlatıp tutuklu sanık Kurtuluş Oransal’ın cezaevinde kalp krizinden ölümünü, “Zaten böylesine ağır bir vicdani yükle yaşayabilmek mümkün değildi ki” diye yorumlayan Gergerlioğlu ayrıca şunları kaydetti:
Geriye kalanlar? Mahkemeye gidiyoruz, gelenler görüyor. Bir tane adam var, Ali Osman Akat. Adam mağdur ailelerin yüzüne bakıp da bir yüzü kızarmıyor. Hiç umurunda değil! Aksine, 'Ben büyük balinayım' diyor. 'Büyük balina küçükleri yutar' diyor. 'Bilin bunu' diyor. Yani 'arkam sağlam' diyor. Bakın, bu şımarıklık olduğu için zaten bu kaza, bu cinayet oldu. Bu şımarıklık dün olduğu için bu katliam oldu. Aynısını da devam ettiriyor işte.
Ben de Meclis'te adalet nöbeti yaptım ve sürekli anıyorum. ‘Bu işin peşini bırakmayacağım’ diyorum. Bakanlara, genel müdürlere, AK Partililere, hepsine söylüyorum; 'Aileler peşinizi bırakmaz. Adalet nöbeti devam ediyor. Burada büyük bir acı var' diyorum. Hiçbir şekilde bunun üstünü örtemezsiniz’ diyorum
Tekrar söylüyorum: Herkes gördü, kimse dokunmadı. Bundan daha doğru bir söz olamaz. Gerçekten böyleydi iş işte. Kimse dokunmadı ve bu katliam oldu. Bir kaza değil bu. Denetimsizlik, ihmal, ölüm, katliam diyorum.
Ve sonra ne yaptılar? O utanç binasını hemen alelacele yıktılar. Niye yıkıyorsun kardeşim? Niye yıkıyorsun? Belki tekrar bilirkişi raporu isteyecek hâkim. Sanırım 'Bizim utancımızın abidesi o bina, yıkalım da utancımız yok olsun' diye düşündüler. Var mı böyle bir şey? Bina yıkarak utançtan kurtulabilir misiniz?
Yapmadılar gerekeni. O yüzden adalet nöbeti devam etmelidir. Soma'yı, her türlü katliamı biliyoruz. Hiçbirinde adalet sağlanmadı. Ve bunu mağdur aileler de biliyor. Süreci görüyorlar. 9 aydır böyle son derece az bir yol katedildi.
Ve dava Kandıra Cezaevi'nin orada. Niye götürüyorsun? Gebze burada, Gebze Cumhuriyet Başsavcılığı'ndaydı dosya. Gebze hâkimi karar verdi, ne diye gidiyorsun Kandıra'ya? Gebze'de bina mı yok, yer mi yok? Niye aileleri yoruyorsun, perişan ediyorsun? Vedat Taşdemir kanser hastası, diğer arkadaşlarımız sağlık sorunları yaşıyor. Niye insanlara bir daha orada bir çile çektiriyorsun?
Ben DEM Parti Kocaeli Milletvekiliyim ama bu mesele partiler, bireyler üstündedir. Bu mesele tüm toplumun meselesidir arkadaşlar. Hangi partiden, dinden, mezhepten, etnisiteden, nereli olursanız olun bu hepimizin meselesidir. 'Benim partim, senin partim, onun mezhebi, onun bilmem ne meselesi' değildir. Vicdanı olan herkesin meselesidir. Bu mağdurları burada yalnız bırakmayın lütfen. Ben bırakmıyorum. Elimden gelen her şekilde, her gün onların yanındayım. Her halimle onların yanındayım. Ve olmaya da devam edeceğim.”
Bugünkü adalet nöbetine dair diğer detaylar yarından itibaren, hafta boyunca Gebze Emek’te…