Çevre Şehircilik’e CİMER ihbarlarını sordular
10 Ekim 2026 05:19

Aileler olağan şüphelinin önünde Çevre Şehircilik’e CİMER ihbarlarını sordular

Kamunun ihmalinin alenileştiği Ravive Kozmetik faciasında ailelerin adalet arayışı davadan muaf tutulan İl Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü önünde sürdü. Açıklamada CİMER’den kuruma iletilen iki ihbarın ardından, ne yaptıkları soruldu

Aktan Uslu Tüm haberleri

08 Kasım 2025’te Dilovası’ndaki Ravive Kozmetik’te meydana gelen ve 7 işçinin hayatını faciada…

Facianın yıldönümüne bir ay, Kandıra’da süregiden davanın beşinci celsesine bir ay kala…

Dilovası İşçi Katliamı Ailesi adıyla birleşen 7 ailenin faciada hayatını kaybeden anne, baba, eş, abi, abla, hala, amca, dayı, enişte, yenge ve teyzeleri için adalet arayışı dün Kocaeli Valiliği önündeki…

Kocaeli Valiliği birimlerinden Dilovası Belediyesi’ne kadar kamunun tüm kurumlarının inkâr edemeyecekleri kadar aleni kusurları bugüne kadarki dava celselerinde de teşhir olan faciada, ihmalkâr kamu kurumlarının arasında önde gelenlerden Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne atıfla yapılan açıklama ile sürdü.

03 Kasım 2026 Salı günü Kandıra Cezaevindeki beşinci celse için tüm duyarlı ve demokratik kamuoyuna katılım ve destek çağrısında bulunuldu.

DGD-SEN avukatı ve Ailelerin vekili Avukat Saruhan Efe Kadaifçi basın açıklaması ve ailelerin açıklamaları öncesi yaptığı değerlendirmede sanıkların ve avukatlarının mahkemede kaçak yapılaşmanın yaygınlığını savunmalarına taşıdığını belirtti.

Kadaifçi, “Her biri şunu söylüyor: ‘Zaten Dilovası’nın yüzde 98’i kaçak. Zaten buranın böyle olduğunu herkes biliyor. Buranın bu şekilde olduğunu devlet de biliyor, valilik de biliyor, kaymakamlık da biliyor, bakanlık da biliyor.’ Sanıklar ve sanık avukatları bu tarz beyanlarda bulundular.

Biz de o sebeple buraya, Kocaeli Valiliği önüne geldik. Hem Kocaeli Valiliğini hem de Kocaeli Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünü muhatap almaya geldik. Çünkü bu kaçak ruhsatı ve kaçak yapıyı denetlemesi gereken kuruluş burası. Kocaeli Valiliği, Dilovası’nın yüzde 98’inin kaçak olduğunun farkında. Belediye yetkilileri gibi Kocaeli Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü de farkında. Ancak tüm iş cinayeti dosyalarında olduğu gibi bakanlık yetkililerine, valiliğe, Kocaeli’yi yönetenlere yönelik soruşturma, kovuşturma ve yargılama bir türlü genişletilmiyor” dedi.

Aileler adına basın açıklaması yangında hayatını kaybeden Esma Gikan’ın eşi Aytekin Gikan tarafından okundu.

Yangın öncesinde ilgili kurumlara ulaşan başvuruların ve kurumlar arasındaki yazışmaların açıklığa kavuşturulmasını istedi. Gikan, “Katliam gününden beri tek bir talebimiz var: Bu katliamın nasıl mümkün hale geldiği bütün yönleriyle ortaya çıkarılsın, sorumluluğu bulunan patronlar ve kamu görevlileri eksiksiz biçimde yargılansın” dedi.

Facia öncesinde CİMER’e varıncaya kadar kamunun genelde ve yerelde ilgili tüm kurumlarına çok sayıda ihbar gittiğini belirtip 11 Temmuz 2024’te Mimar Sinan Mahallesi Muhtarı Alaattin Durmuş tarafından konut alanı içinde faaliyet gösteren parfüm dolum tesisindeki kimyasal maddelerin mahalle sakinlerinin can ve mal güvenliği açısından tehlike oluşturduğu gerekçesiyle başvuruda bulunduğunu aktaran Gikan,

“İl Müdürlüğü tarafından verilen yanıtta, işletmenin unvanı veya açık adresi bulunmadığı gerekçesiyle adresin tespit edilemediğini belirtildi. Bölgedeki işletmelerin denetim programı kapsamında kontrol edileceği bildirildi.

Kamu görevlileri hakkındaki iddianamede yer alan ifadelerde de Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) üzerinden gelen iki şikâyetin İl Çevre Müdürlüğüne iletildiğini belirtildi. Bu başvuruların ardından Ravive Kozmetik’te hangi denetimlerin yapıldığı ve hangi işlemlerin uygulandığının hâlâ açıklığa kavuşmadı” dedi,

Dosyadaki bilirkişi raporuna da dikkat çeken Gikan, yangının çıktığı yapının ruhsat ve yapı kullanma izninin bulunmadığının, mimari projede yer almayan kaçak bir yapı olduğunun raporda belirtildiğini aktardı.

Yapı hakkında 2021 yılında yapı durdurma tutanağı düzenlendiğini ve yıkım kararı alındığını ifade eden Gikan, buna rağmen yapının fiilen yıkılmadığını söyledi.

Gikan, 24 Ekim 2025’te belediye zabıtasının Ravive Kozmetik’in söz konusu adreste ruhsatsız faaliyet gösterdiğini tespit ettiğini, buna rağmen işyerinin kapatılmadığını ve 8 Kasım’da 7 kişinin hayatını kaybettiğini belirtti.      

Dava sürecindeki gelişmeleri özetleyip 3 Kasım 2026’da beşinci celsesi görülecek davada kamudan sadece belediye yetkililerinin yargılanmasının yetersiz olduğuna işaret eden Gikan, “Ravive Kozmetik’in faaliyetini sürdürmesine rağmen işlem yapmayan veya kendilerine ulaşan ihbarları sonuçlandırmayan bütün kamu kurumları ve sorumluları araştırılmalı” dedi.

Ailelerin taleplerini sıralayan Gikan, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne, Ravive Kozmetik hakkında ulaşan bütün başvuruların, kurumlar arası yazışmaların, denetim kayıtlarının ve verilen yanıtların soruşturma ve dava dosyasına eksiksiz biçimde sunulmasını istedi. Gikan, davanın ailelerin ve kamuoyunun takip edebileceği koşullarda görülmesini ve sorumluluğu bulunan herkesin yargı önüne çıkarılmasını talep etti.

Basın açıklaması öncesi işçilerin aileleri de söz alırken özetle;

Yangında hayatını kaybeden Esma Gikan’ın babası Gültekin Gikan;

“Kamu görevlileri ilgili kurumlara yazı gönderdiklerini belirterek kendilerini savundu. O halde kurumlar arasındaki yazışmalara dair ne tür işlem yapıldı?

Belediye bürokratları, ‘Dilovası’nın yüzde 95’i kaçak’ diyor. 124 kaçak bina tespit ettiklerini ve Çevre Şehircilik’e bildirdiklerini söylüyor. Bunun suçlusu kim. Bakanlık mı, Valilik mi, Çevre ve Şehircilik mi? Suçlunun kim olduğunu biz bilemedik.

Kaçak olduğu bilinen işyeri, yıkılmadıysa dahi faaliyetine nasıl göz yumuldu. Bunların görevi, kaçak yapıyı tespit etmek. Yıkamıyorsanız mühürleyeceksiniz”

Tuba Taşdemir’in babası Şahin Taşdemir,

“Konuşmaya değil, cevap almaya geldik. Dilovası’nda yaşanan olayda hayatını kaybeden canlarımız artık aramızda değil. Onların aileleri ise bir ömür boyu acıyla yaşayacak. Bizim istediğimiz çok açık; bu olayın bütün yönleriyle araştırılması, ihmali veya sorumluluğu bulunan kişi ve kurumların ortaya çıkması ve gereken hukuki işlemlerin yapılmasıdır.

Denetimlerin, iş güvenliğinin, çalışma koşullarının ve kamu kurumlarının sorumlulukları eksiksiz araştırılmalıdır. Biz adalet, şeffaflık ve hesap verebilirlik istiyoruz. Hayatını kaybeden her bir can, bir evlat, bir anne, bir baba, bir kardeştir. Onların haklarını aramaya devam edeceğiz. Unutmayacağız, unutturmayacağız” dedi.

Nisa Taşdemir’in annesi Altun Taşdemir de kaçak yapılaşmaya ilişkin savunmalara tepki göstererek çocukların bu işyerinde çalışmasının neden önlenmediğini sordu.

Taşdemir işyerinin çocuklarını sigortasız, haklarının karşılığını ödemeden; en temel ihtiyaç ve hakları olan bir öğün yemeği dahi sağlıklı koşullarda temin etmeden, sabahtan akşama kadar köle gibi çalıştırdığını,

Gerek duruşmalarda gerek farklı ortamlarda ailelere yönelik incitici ifadeler kullanıldığını,

Kanser hastası olan Vedat Taşdemir’in dünkü açıklamaya rahatsızlığından ötürü katılamadığını. oğullarının asker olduğu belirtip Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da, “Bizim sesimizi duyun. Biz adalet istiyoruz, adaletin peşindeyiz. Yedi canımız için adalet istiyoruz” diye seslendi.

Ailelerin ardından yeniden söz alan Avukat Saruhan Efe Kadaifçi, yangın sonrasında yetkililerin taziye ziyaretlerinde bulunarak sorumluların yargılanacağını söylediklerini hatırlattı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın da Dilovası’na geldiğini hatırlatan Kadaifçi, verilen sözlerin takipçisi olduklarını ifade etti.

Duruşmaların Kandıra’da görülmesinin aileler açısından ulaşım güçlüğü yarattığını tekrarlayan Kadaifçi, “Her celse öncesi ve celse günleri Kandıra’ya nasıl gideceğimizi, o kadar uzak bir yere Dilovası’ndan nasıl erişim sağlayacağımızı sürekli yaşamak durumunda kalıyoruz. Kanser hastası baba var. Kandıra’ya kadar gelecek takati kendisinde bulamıyor” dedi.

Kadaifçi, daha önce belediye önünde bulundukları sırada bir belediye yetkilisinin avukatının ailelere yönelik “Gitmeseymiş o zaman”, “Çalışmasaymış” ve “Aileleri de yargılayın” şeklinde sözler söylediğini iddia etti. Bu ifadelerin polislerin gözü önünde kullanıldığını ileri süren Kadaifçi, yakınlarını kaybeden ailelerin suçlanmasına tepki gösterdi.

Kadaifçi, “15 yaşındaki kızının hesabını sormak için buraya gelmekten başka çaresi yok” diyerek ailelerin adalet arayışına dikkat çekti. Kamu görevlilerinin çalışanları ve ailelerini korumakla yükümlü olduğunu hatırlatan Kadaifçi, “Asıl kamu biziz. Kamu, bu ülkede çalışarak hayatını kazanan insanlar” diye konuştu

Açıklamanın sonunda 3 Kasım’da görülecek duruşmaya katılım çağrısı yapan Kadaifçi; sendikaları, siyasi partileri, sivil toplum kuruluşlarını ve Kocaeli halkını ailelerle dayanışmaya davet etti.

Dilovası’ndaki adalet arayışını Soma, Ermenek, İliç, Hendek ve Gayrettepe’de yaşanan işçi ölümleriyle birlikte değerlendiren Kadaifçi, “3 Kasım’da bu sebeple hepsine sahip çıkmaya bütün halkı, Kocaeli halkını davet ediyoruz” dedi.

 

 

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 10 Ekim 2026 05:23
BENZER HABERLER
X