Değişmesi gereken iş cinayetleri rejimidir
28 Haziran 2026 03:42

7 AİLENİN MESELESİNDEN İBARET DEĞİL Değişmesi gereken iş cinayetleri rejimidir

İSİG Kocaeli Meclisi’nden Selçuk Karstarlı, Dilovası İşçi Katliamı Ailelerinin adalet nöbetinin salt 7 ailenin değil toplumun meselesi olduğunu belirtti. Karstarlı, “Değişmesi gereken, iş cinayetleri rejimine dönüşen çalışma rejimidir” dedi

Aktan Uslu Tüm haberleri

Haber Serisi

Dilovası İşçi Katliamı Aileleri Adalet Nöbeti: 2 – 6

 

“Hiçbir şey göründüğü gibi değil…”

İSİG Kocaeli Meclisi’nden Selçuk Karstarlı, Dilovası İşçi Katliamı Aileleri’nin bugün üçüncüsünü tekrarlayacağı adalet nöbetinin ikincisinde özetle, “Hiçbir şey göründüğü gibi değil” dedi.

Karstarlı ülkemizdeki iş cinayetlerinde her yıl Anadolu’daki çok sayıda ilçenin nüfusundan fazla sayıda işçinin öldüğünü belirtip Gebze’deki adalet nöbeti ve mücadelesinin aslında tüm halkı ilgilendiren, özünde iş cinayetleri rejimine dönüşen çalışma rejimine karşı bir mücadele olduğunu söyledi.

İş cinayetleri sürecini Hendek, Soma, Gayrettepe… ile tanımadıklarını belirten Karstarlı, “Türkiye’de çalışma rejimini gerçek adıyla anarsak bir iş cinayetleri rejimidir, gerçek bir çalışma rejimi değil. Türkiye adeta işçi mezarlıkları ülkesine dönüştü.

Meclisimizin raporlarını takip edenler bilirler, biz her yıl en az 2 bin ölüm raporluyoruz ve ki bunlar bizim tespit edebildiklerimiz. Bunun en az yarısı sayıda iş cinayetlerinde ölenler ve en az 6-7 katı kadar da meslek hastalığından ölen insanlar var.

Bu veri meselenin sadece Dilovası İşçi Katliamı ailelerinin meselesi olmadığını, bu meydandan geçen herkesin günlük meselelerinden biri olduğu gerçeğini gösteriyor.

Bu ülkede yılda 20 - 30 bin arasında insan çalıştığı işten dolayı hayatını kaybetti. Bu sayı, Anadolu'daki birçok ilçenin nüfusundan daha fazla. Bu dünyadaki savaşlarda ölenlere denk bir sayı. Sadece AKP'nin iktidarda olduğu yıllarda bile 40 bine yakın tespit ettiğimiz ölüm var. Gerçek sayı bunun çok üstünde. Bu gerçekle yüzleşirken, bu nöbeti ve adalet talebini daha çok önemsemeliyiz.

Neden? Çünkü buradaki adalet arayışı sadece Dilovası'nda hayatını kaybedenlerin, onların yakınlarının adalet arayışı değildir. İş cinayetleri rejimine karşı verilen bir mücadeledir. Türkiye'de değişmesi gereken şey iş cinayetleri rejimidir. Bunun önünde bazı engeller var, görüyoruz. Türkiye'de işçiler, işçi sınıfı örgütlü olmadığı için bu cinayetler böyle kolaylıkla işleniyor. Onun için gelen sendikalı arkadaşlara, işçi arkadaşlara çok teşekkür ediyoruz ama bu katılımı daha büyütmemiz, tüm işçi ellerine yayabiliyor olmamız gerekiyor” diye konuştu.

Diğer taraftan, iş cinayetlerinin politik tercihlerin sonucu olduğunu her zaman söylediklerini kaydeden Karstarlı, “Nedir bu tercihler? İş yerlerinin denetlenmemesidir. Yani işveren önlem almıyor, devlet denetlemiyor, yargı da gereken cezayı vermiyor. Böyle bir üçgen var. Bu üçgen suçluyu, gerçek katilleri cezasız bırakıyor. İş iş cinayetleri rejiminin sürüp gitmesini sağlıyor. Bunu değiştirmek gerekiyor, bu yüzden bu mücadele çok önemli” dedi.

Ankara’da 7-8 Temmuz’da gerçekleşecek NATO zirvesine de değinen Karstarlı, “Yakın zamanda Türkiye'de NATO toplantısı olacak. Hükümet bu toplantı için 10 milyar dolar harcamış. Şehri yeniden şekillendiriyorlar, insanları o toplantının olacağı gün ücretsiz izne çıkartıyorlar. Dünyanın katilleri için bu kadar para harcıyorlar.

Öte yandan iş yerlerinin denetlenmesi için ne yapılıyor diye baktığımızda Türkiye'de her geçen yıl iş yerlerini denetleyen müfettiş sayısı, niteliği, niceliği azalıyor. İş yerlerine adeta, “İstediğiniz gibi çalışın, zaten öldürdüğünüz işçilerin karşılığında ceza da almıyorsunuz, biz de sizi denetlemiyoruz” deniyor.

Buradaki tercih kapitalizmin çıkarları, NATO gibi emperyalist haydutların çıkarlarını korumak için. Onlara her türlü bütçeyi sağlayan, sermayeye her türlü teşviki veren ama rejim sıra emekçilerin hayatına, sağlığına geldiğinde her şeyden kısan bir politik anlayış içinde. Dolayısıyla bu ölümler de politiktir, bu katliamlar politik katliamlardır” dedi.

Karstarlı sözlerini 28 Haziran Pazar (bugün) 16.00-20.00 saatleri arasında Gebze 15 Temmuz Milli İrade Kent Meydanı’nda tekrarlanacak adalet nöbetine çağrıyla;

“Bu yüzden Gebze'deki tüm emekten, demokrasiden yana olan güçlerin; sadece Gebze, Türkiye'deki tüm emekten ve demokrasiden yana olan her unsurun; sendika, dernek, siyasi partinin, herkesin bu mücadeleyi kendi mücadelesi olarak sırtlanması gerekiyor. Aksi halde yarın bize, yakınlarımıza, işte sokakta yürürken vşu an bizi belki dinlemeyen vatandaşın evine düşecek bu ateş. Buna karşı Gebze halkına tekrar sesleniyoruz, gelin adalet mücadelesinde birleşelim” diyerek tamamladı.

Seride dün

https://www.gebzeemek.com/haber/emek/guvenimiz-halka-vali-ve-kbb-baskani-ifade-vermeli/4047.html

Güncelleme: 28 Haziran 2026 03:47
BENZER HABERLER
X