Dilovası'nın Ahı Bu Düzeninizi Yıkacak!
14 Eylül 2026 05:08

Fatma Tekin yazdı Dilovası'nın Ahı Bu Düzeninizi Yıkacak!

O kaçak parfüm üretim tesisinde gencecik kadınlar, masum çocuklar göz göre göre yanarken; bu çarpık düzeni savunmak, bu kente ve bu halka yapılacak en büyük ihanettir.

**

Konuk Yazar: Fatma TEKİN

Aziz Vatan Dilovası

**

Ruhsatsız atölyelerde sönen hayatlar, "zaten her yer kaçak" diyerek kurtarılamaz!

Geçtiğimiz birkaç gün önce Kandıra Cezaevi yerleşkesinde

Yedi canın cayır cayır yanarak aramızdan ayrıldığı facianın, canların davasında savunmalar ve orada olanlardan bir kez daha yıkıldık utanç duyduk.

Adalet arayışımızın ne kadar haklı ve acil olduğu bir kez daha yüzümüze çarptı. Yedi canın, o ruhsatsız ölüm atölyesinde yitip giden masumların hesabının sorulduğu mahkemede ara karar açıklandı.

Dilovası’nda diri diri yanan o canların hesabını hangi vicdanlar verecek?

Dilovası’nın sokaklarında yürüyen bir kadın, evladını korumaya çalışan bir anne, bu coğrafyanın dokusunu dert edinen ve hakkını arayan bir kent sakini olarak bu skandal tabloya sessiz kalamıyorum.

Yıllardır belediyelerdeki yolsuzluklar bu ülkenin sırtında kanayan bir yara. Ancak mesele muhalif belediyeler olunca yer yerinden oynatılır, cayır cayır cezalar verilir, kayyumlar atanırken; aynı suçları işleyen, ruhsatsız yapılara göz yuman iktidar belediyeleri ve yetkilileri hep korundu, yargıdan kaçırıldı, görmezden gelindi.

Bugün Kandıra'daki mahkeme salonlarında sıkışıp kalan o güruh, kedi gibi sıkıştıkları o köşede, adaletten kaçarken utanmadan, arlanmadan çıkıp ne diyorlar biliyor musunuz: “Dilovası’nın yüzde 95’i kaçak, ruhsatsız binalar; kamu binaları, emniyet, kaymakamlık bile...”

Büyükşehir Belediye Meclisi'nde de aynı bu pişkinlikle beyanat verip bu oranları savundular.

Bu sözler bir savunma değil, açık bir suç itirafıdır, bir acziyet belgesidir! Devletin yasalarını uygulamakla, kamu hakkını ve halkın can güvenliğini korumakla yükümlü olanlar; görevlerinin gereğini yerine getirmek bir yana, aldıkları maaşın hakkını vermeyi unuttular.

Yıllardır o makamlarda oturup kamu hukukunu korumak yerine göz yumanlar; şimdi kendi yarattıkları bu kaçak ve denetimsiz düzeni bir meşruiyet kalkanı yapmaya çalışıyorlar. "Zaten her yer ruhsatsız, her yer kaçak" diyerek sorumluluktan kaçabileceklerini sanıyorlar. O kaçak parfüm üretim tesisinde gencecik kadınlar, masum çocuklar göz göre göre yanarken; bu çarpık düzeni savunmak, bu kente ve bu halka yapılacak en büyük ihanettir.

Daha da acısı, mahkeme sürecinde yaşananlar oldu. Canını, evladını kaybetmiş acılı vatandaşların yanında olması gereken yerel yönetimler ve yetkililer; koro olarak birlik olup bu işin altına imza atanların arkasında durdu. İki gün boyunca belediyeyi boşaltıp mahkeme kapılarına yığılarak, güç gösterileriyle psikolojik bir baskı ve gündem oluşturdular. Kendi menfaatlerine dokunulmadığı sürece sistemi işletenler, sıra kendi sorumluluklarına gelince adaleti baskıyla örtbas etmeye çalıştılar.

Yetmedi; Dilovası halkına zulmeden, çevreyi perişan eden, doğayı zehirleyen unsurlarla kurulan ilişkiler gözler önünde. Çevre kirliliğine sebep olan isimler belediyelerde başköşelerde ağırlanıp, halkın sağlığı ve geleceği "buraya katma değer sağlıyor" kisvesi altında normalleştirildi. Halkın yanında değil, kirliliğin ve rantın yanında duruldu.

Halkın canını, güvenliğini ve geleceğini korumak için orada bulunanlar, o ruhsatsız yapılaşmaya rıza gösterenler, bugün utanmadan bu oranları dillendirerek suçlarını örtbas etmeye çalışıyorlar. Göreviniz kaçak yapılaşmaya kılıf uydurmak değil; o yüzde 95'lik çürümüşlüğü engellemek, halkın hakkını ve hukukunu korumaktı!

Biz bu vicdansızlığa, bu pişkinliğe ve bu adaletsiz düzen alışkanlığına boyun eğmeyeceğiz. Kandıra'da açıklanan ara kararlar ne olursa olsun; ne o kaçak parfüm tesisinde yanan o yedi canımızı unutacağız ne de Dilovası’nı bu zihniyetin insafına terk edeceğiz. Bu kentin çocuklarına borcumuz var: Kaçak binaların, ruhsatsız ölüm atölyelerinin, rüşvetin ve bu utanç verici bahanelerin arkasına saklananlardan hesabı sorulana kadar vazgeçmeyeceğiz.

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 14 Eylül 2026 05:10
BENZER HABERLER
X