Dönüşüm ranta değil  yaşama dair olmalı
17 Ağustos 2025 08:14

ELİMİZDEN GELENİ HER ZAMAN YAPARIZ Dönüşüm ranta değil yaşama dair olmalı

MMO Gebze Temsilciliği Başkanı Tanfer Yeşiltepe, kentsel dönüşümü ranta değil yaşama dair olması kaydıyla savundu. Yeşiltepe sanayi ve işçiler dâhil her kesimin bilinçlendirilmesinde ellerinden geleni yapmaya hazır olduklarını söyledi

Aktan Uslu Tüm haberleri

Makine Mühendisleri Odası Gebze Temsilciliği Başkanı Tanfer Yeşiltepe, 17 Ağustos’un yıldönümünde kentsel dönüşümü ranta değil yaşama dair olması kaydıyla savundu. Yeşiltepe toplumun sanayi ve işçiler dâhil her kesiminin bilinçlendirilmesinde ellerinden geleni yapmaya hazır olduklarını söyledi. 15 Temmuz Milli İrade Kent Meydanı’nda TMMOB Gebze Bileşenleri, Gebze Ticaret Odası ve Kızılay Gebze Şubesi ortak etkinliğinde Gebze Emek’e değerlendirmede bulunan Yeşiltepe, “Bir daha felakete dönüşen depremlerin olmadığı, bilimin teknolojinin tekniğin öngördüğü şekliyle kentlerin yapılaştığı ranta dayalı değil yaşamı korumaya dair kentsel dönüşümün olduğu bir Türkiye diliyoruz. Bu konuda da bilinçlendirme çalışmalarımız sürecek” dedi. Yeşiltepe ayrıca özetle şunları kaydetti:

“TMMOB Gebze Bileşeni olarak yıllardır 17 Ağustos ve en son 06 Şubat’ın yıldönümlerinde yitirdiklerimizle birlikte kentte kamuoyunun oluşturulması, halkın bilinçlendirilmesi, kamu kurumlarının, belediyelerin alabilecekleri önlemler konusunda görüşlerimizi iletme konusunda durmaksızın çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Ama bu konuyu sadece afetlerin yıldönümlerinde değil her an her dakika gündemimizde tutmalıyız. Bu etkinliğe hazırlıklarımızı sürdürürken Balıkesir Sındırgı’da yaşanan bir vatandaşımızın hayatını kaybettiği deprem kentlerde almamız gereken daha fazla önlemin olduğunu gösteriyor. Çünkü Gebze, Darıca bölgesinde çok eski yapılar bulunuyor.

Bizler dönüşümlerin rantsal dönüşüm kapsamında değil özellikle insanların vatandaşlarımızın çocuklarımızın güvenle yaşayabilecekleri binaların temini konusunda olmasını istiyoruz ve bu yönde çabalarımız var. Çünkü yoksula olabildiğince kötü yaşam koşulları, sağlıksız binalarda yaşam dayatan bu sistem karşısında sağlıklı kentlerin kurulabileceğine dair görüşlerimizin yayılması konusunda çaba içindeyiz. Bir taraftan vatandaşı bilgilendirirken diğer taraftan kamunun maalesef sınıfta kaldığını dile getirmemiz gerekiyor.

Çünkü İMO ile birlikte bir çalışma yapıldı. Binlerce bina tarandı ve risk durumları ortaya konuldu. Ancak üzerinden iki yıllık süreç geçmesine rağmen daha buna dair somut adımların atılmadığını görüyoruz. Öte yandan, Eğitim-Sen’in yaptığı çalışmada da aslında eğitim öğretimin depreme hazırlıklı olmadığı gibi sonuçlar göz önünde.

Biz yıllardır kentimizde yereldeki kamu kurumlarına, kamu binalarının ücretsiz olarak deprem taraması ve analizleri için önerilerde bulunuyoruz. Maalesef karşılığı olmuyor. Deprem doğa gerçeği olmakla birlikte Rusya’da, Japonya’da tüm dünyada yaşanıyor ama son iki örnekte can kaybı yaşanmadı. Depremde başımıza yıkılan binaların olmadığı bir yaşamı arzuluyoruz, bu konuda da çalışmalarımızı sürdüreceğiz.

Bölgemizde özellikle Dilovası’nda ağır sanayi kuruluşları var.  1999 depreminde Tüpraş yangınıyla birlikte kent uzun süre faciayla karşı karşıya kaldı. Kentin kimyasalla yüzyüze gelmesi gibi durumlarla karşı karşıya kalındı. Bu bağlamda sanayinin de depreme ne kadar hazırlıklı olduğu önemli.

Kimyasalların deprem sonrası doğaya kente bulaşması riskinden tutalım, o gün orada tezgâh başındaki işçilerin sağlıklı olarak evlerine dönecekleri bir kentleşme, sanayileşme modeli ortaya konulmalı ve uygulanmalı. Kentlerde insanlar bilinçlendirirken aynı zamanda sanayicilerin ve işçilerin de bilinçlendirilmesi lazım. Kimyasal tankların sabitlenmesi, deprem anında devrilmemesi, makinelerin sabitlenmesine kadar çeşitli önlemler alınmalı. Temsilcilik olarak hem bilgilendirme hem bilinçlendirme hem de çeşitli çalışmalar yapılması konusunda elimizden geleni yapmaya hazırız.”

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 17 Ağustos 2025 08:17
BENZER HABERLER
X