AZMETTİRİCİYİ BİLİYOR, TANIYORUZ Eğitimde şiddet yasası. Hemen şimdi!
Öğretmen İbrahim Oktugan cinayetine ders bırakıp tepki gösteren öğretmenlerin Eğitim-Sen öncülüğü, Emek ve Demokrasi Güçleri destekli, eyleminde cinayeti azmettirenlerin, “Öğretmenler çalışmıyor” algısı yaratanlar olduğu belirtilip eğitimde şiddet yasasının acilen çıkartılması istendi
İstanbul Eyüpsultan Alibeyköy Mahallesi’nde öğrencisi tarafından öldürülen okul müdürü İbrahim Oktugan için eğitim sendikaları bugün iş bıraktı. Gebze’de de dört eğitim sendikası, biri ikili, diğeri çok paydaşlı olmak üzere üç ayrı eylemde isyanını dile getirip taleplerini sıraladı.
Gebze’de günün ilk eylemi, bileşenleri arasında Eğitim-Sen Kocaeli 2 No’lu (Gebze) Şube’nin de yer aldığı Gebze Emek ve Demokrasi Güçleri tarafından gerçekleştirildi. Eylemi siyasi partilerden CHP’nin Gebze, Darıca ve Çayırova İlçe Örgütleri, DEM Parti, Türkiye İşçi Partisi, Emek Partisi’nin Gebze ve Darıca İlçe Örgütleri, SOL Parti, Toplumsal Özgürlük Partisi, Ezilenlerin Sosyalist Partisi’nin Gebze İlçe Örgütleri;
İşçi sendikalarından Petrol-İş Sendikası Gebze Şubesi, DİSK Birleşik Metal-İş Gebze 2 No’lu Şube, Nakliyat-İş Sendikası Gebze Şubesi, Tüm Emeklilerin Sendikası Gebze Şubesi ve Gebze’deki Sosyal-İş Sendikası üyeleri;
Sivil toplumdan TMMOB Makine Mühendisleri Odası Gebze Temsilciliği, Sosyalist Dayanışma Platformu SODAP Çayırova, Gebze Kent Politikaları Üretim ve Geliştirme Derneği, Mücadeleci Emekliler Derneği, Çayırova merkezli Pir Sultan Abdal Kültür Derneği ve Cem Evi Kocaeli Şubesi; UİDDER Gebze Şubesi başkan, yönetici ve üye nezdinde destekledi.
Gebze Tarihi Çeşme önünde toplanan kitle Eskiçarşı içinden kısa bir yürüyüşle Gebze 15 Temmuz Milli İrade Kent Meydanı’na ulaştı. Yürüyüş ve eyleme Nakliyat-İş Sendikası Genel Sekreteri ve Gebze Şube Başkanı Erdal Kopal, Gebze Belediyesi eski Başkanı Mehmet Emin Akın, CHP Darıca İlçe Başkanı Hüseyin Cihan Özaltan ve Kadın Kolları Başkanı Cangül Aküzüm ile Çayırova İlçe Başkanı Binali Eniş, DEM Parti Gebze İlçe eşbaşkanı Ömer Yıldız, EMEP Gebze İlçe Başkanı Yusuf Akar, MMO Gebze Temsilciliği Başkanı Tanfer Yeşiltepe, Eğitim-Sen Kocaeli 2 No’lu Şube Başkanı Doç.Dr.Savaş Karabulut, Gebze Belediye Meclisi CHP Üyesi Gülcan Aksu, BMİS Gebze 2 No’lu Şube Başkanı Necmettin Aydın, Mücadeleci Emekliler Derneği Gebze Şube Başkanı Nuh Erdoğan Erdoğan, Birleşik Emekliler Sendikası Gebze Şube Başkanı Selçuk Süzen, 31 Mart yerel seçimlerinde CHP Gebze Belediye Başkan aday adayı Barış Tatoğlu da yer aldı.
Basın açıklaması Eğitim-Sen Kocaeli 2 No’lu Şube Başkanı Doç.Dr.Savaş Karabulut tarafından okunurken Milli Eğitim Bakanı’na şu sorular yöneltildi:
“Okulda şiddeti önlemek için daha kaç eğitim emekçisinin can vermesi gerekiyor? İktidarın ve MEB’in plansızlığı nedeniyle okullarımız güvenlik açısından ciddi risk altındadır. Okullarımızdaki güvenlik açığının faturasını canımızla mı ödeyeceğiz?
Buradan bir kez daha altını çiziyoruz. Her suç gibi bu suçun da azmettiricileri olduğunu biliyor ve onları çok iyi tanıyoruz.
-Daha önce defalarca yaşadığımız cinayetler gibi bu son bu cinayetin de azmettiricileri; öğretmenler çalışmıyor gibi yanlış bir algıyı toplumda yaymaya çalışanlardır.
- Bizleri bugün okullarımızda açık hedef haline getirenler; liyakatsiz şekilde atandıkları koltukları bir hükümdarlık alanı gibi kullananlar, her fırsatta bizleri aşağılamaya çalışan mülki amirlerdir. Öğretmenliğin aynı zamanda bir uzmanlık mesleği olduğunu görmezden gelenlerdir. Okullarda şiddeti körükleyenler; eğitime dair eleştiri ve önerilerimize yıllardır kulak tıkamakta ısrar edenlerdir.
- Bizleri hedef haline getirenler; her fırsatta emeğimizi küçümseyenler, mesleğimizi itibarsızlaştıranlardır.”
ŞİDDETİN ARKASINDAKİ NEDENLER ORTAYA ÇIKARILMALI
Karabulut ardından taleplerini sıraladı: “Bugün eğitim emekçilerinin canlarından endişe ederek okula gidiyor olması işte bunların eseridir. Bunun için atılması gereken ilk adım bu zihniyetin kökten değişmesidir. Okullardaki şiddetin arkasındaki nedenler ortaya çıkarılmalı, eğitim emekçilerinin can güvenliği sağlanmalıdır.
Okulda şiddetin son bulması için MEB’i acilen harekete geçmeye ve önlem almaya çağırıyoruz. Okullarda yaşanan şiddet olaylarındaki korkutucu tırmanışı engellemek için bir an önce eğitimde şiddet yasası çıkarılmalıdır.
Eğitim kurumlarının tümünde, şiddetle mücadele etmek için alınması gereken somut önlemleri, ne yapılacağını ve nasıl önleneceğini gösteren bir eylem planı hazırlanmalıdır. Failler toplumun vicdanını rahatlatacak ve yeni olaylar açısından caydırıcı olacak şekilde cezalandırılmalıdır.
Özel ya da devlet okulu fark etmeksizin, derhal tüm okulların güvenliği sağlanmalıdır.
Ahlak bekçiliğine soyunan RTÜK’ün toplumsal şiddeti başlıca gündemi haline getirip, mafya ve suç temalı TV yapımlarını denetlemesi sağlanmalıdır.
İçine bin bir tane gereksiz ve hatta zararlı içeriklerle doldurulan müfredat yerine şiddetin çağdışı ve yanlış olduğunu öğreten, toplumsal yaşam dersleri içeren öğretim programları hazırlanmalıdır.”
Açıklama şöyle sonlandırıldı: “Biz eğitim emekçileri hedef haline getirilerek bir bir politik cinayetlere kurban edilirken, öğrencilerimiz MESEM gibi projelerle güvencesiz atölyelerde iş cinayetlerine kurban ediliyor. Bizler gibi öğrencilerimizin “çocuk işçilikle” öldürülmesine de bir an önce son verilmesini istiyoruz. Çocuklar sermayenin ucuz iş gücü değildir ve bizler de sermayenin ihtiyaçlarına ucuz iş gücü yaratacak eğitimciler değiliz” Kendimizin ve öğrencilerimizin canından endişe ederek okula gitmek istemiyor, can güvenliğimizin olmadığı bir eğitim sistemini kabul etmiyoruz!
Emekli olan bir eğitim emekçisini çalışmak zorunda bırakan ve bu ülkede eğitim emekçilerini insan onuruna yakışmayacak gelire muhtaç eden düzen yıkılmadıkça, öğretmenleri yaşayan ölüye dönüştüren neoliberal politikalar terk edilmedikçe, sınıfsız ve sömürüsüz bir düzende yaşamadıkça, sendikalaşma önündeki engeller kaldırılmadıkça, eğitim ve bilim emekçileri ölmeye/ öldürülmeye devam edecek!”
Kent meydanındaki basın açıklamasında Eğitim-Sen Gebze Şube’nin eski başkanları Eylem Bahadır ve Güngör İrdem vakaya dair değerlendirmelerde bulunurken yanlarında yeni eski şube başkanlarından İsmet Güven, Orhan Kaya ve Oğur Aydın da yer aldı. Eylem Bahadır, “Biz bu topraklarda kendimizi değerli ve güvenli hissetmiyoruz” derken Güngör İrdem meslek şiddet yasasının çıkartılmasını istedi.
Diğer katılımcıları ve sivil toplumu temsilen MMO Gebze Temsilciliği Başkanı Tanfer Yeşiltepe’ye söz verilirken karanlık bir elin toplumu boğarcasına boğazına yapışıp sıktığını, o karanlık eli bertaraf etmenin yolunun da beraber hareket ve ortak mücadeleden geçtiğini söyledi. Kitle gerek yürüyüş gerek basın açıklaması esnasında protesto sloganları atıp üzerlerinde dövizler ve öldürülen öğretmen İbrahim Oktugan’ın fotoğrafını taşıdı. Basın açıklaması sonrası kitle dağılırken Karatepe tarafından yapılan açıklamada ayrıca şu görüşlere yer verildi:
“Bazı basın ve yayın organlarında hocamızın canına kıyan kişiyi münferit bir suçlu ve uyruğunu da bu suçun asli sorumlusu olarak gören bakış açısını kabul etmiyoruz. Bu politik bir cinayettir ve münferit bir olay olmayıp, toplumda yaygınlaştırılan şiddet dili ve öğretmeni itibarsızlaştıran düzenin sorumluluğuna işaret etmektedir. Bizler öğrencilerimiz veya velilerimiz arasında dil, din, cinsiyet, ırk, mezhep, etnik köken ayrımı yapmayız. Çünkü bizler dil veya din farkı bilmeyiz!
Millî Eğitim Bakanlığı ve siyasi iktidarın eğitim emekçilerine yönelik söylem ve yaklaşımları ile Öğretmenlik Meslek Kanunu üzerinden emeğimizin değersizleştirildiği, mesleğimizin itibarsızlaştırdığı koşullarda, savaşlarda bile hedef alınmayan eğitim emekçileri okullarda şiddetin hedefi olmaya devam etmektedir.
Önceki gün ömrünün büyük bölümünü eğitime ve öğrencilerine adamış olan bir meslektaşımızı hayattan ve öğrencilerinden koparan ne basit bir öfke krizi ne failin öğrenci oluşu ne de failin uyruğu ile ilgilidir.
BU ÜLKEDE OKULDA ÖĞRETMEN ÖLDÜRÜLDÜ!
Bugüne kadar eğitimden sorumlu olanların yaptıkları açıklamalarda eğitimde yaşanan olumsuzlukların sorumlusu olarak öğretmenleri göstermesi, CİMER uygulamasının bizlere karşı bir sopaya dönüştürülmesi, MEB’in eğitimde yaşanan sorunlara çözüm üretmek yerine öğretmenleri ve idarecileri veli/öğrenci karşısında tek muhatap olarak bırakması, bugün yaşananlara zemin oluşturmuştur. Bu ülkede okulda öğretmen öldürüldü! Söz bitti! Şiddetin, cinayetin tek bir faili olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Cinayetin arkasındaki zihniyet, bizleri ötekileştiren, her fırsatta tehdit ederek hedef haline getiren, mesleğimizin itibarını ayaklar altına alanlardır. "Bir toplumun uygarlık düzeyi, öğretmene verdiği değerle ölçülür."
Öğretmenler, toplumun temel taşlarını döşeyen, gelecek nesilleri yetiştiren ve aydınlık bir geleceğe rehberlik eden mimarlardır. Öğretmene yapılan her saldırı, tüm topluma ve ülkenin geleceğine yapılmış bir saldırıdır. Unutmayalım ki, eğitimsiz bir toplum, karanlığa mahkûmdur.”
Foto galeri