Elasız ilk 23 Nisan’da sistemi teşhirimizdir
23 Nisan 2026 12:28

MEB, SERVİS, POLİS, YURTTAŞ İHMALİ VAR Elasız ilk 23 Nisan’da sistemi teşhirimizdir

Sistemin işlemeyen, çürüyen halleri Ela Tabakoğlu davasının ilk duruşmasında da teşhir oldu. Eğitim döneminin ortasında bina yıkan MEB’den parayı önceleyen servis hizmeti, kaldırıma araç park eden yurttaştan denetimde yetersiz kalan polise kadar, herkes sorumlu

Aktan Uslu Tüm haberleri

Haber Analiz Yorum..

Ülkemizde her yönüyle sistemin..

Yönetmeliklerde, yasalarda yazılan her ne varsa yazıda kaldığının..

Ama denetime ama çıkar ilişkilerine dayalı vurdumdaymazlığın halleri..

Mahkeme salonlarında bir bir teşhir oluyor.

Sistemin çürüyen ve işlemeyen hali;

Ravive Kozmetik faciasının dört gün süren ilk duruşmasında, teşhir olmuştu.

Dilovası’nda Altıntel ve Yılport limanlarının genişlemesine ilişkin ÇED süreci halkın bilgilendirilmesi toplantısında, ormanlık alanların sermayeye nasıl yağma edildiği ve halkın önüne nasıl ket vurulduğu teşhir oldu.

Gebze’nin Cumhuriyet Mahallesi’nde Bilgi İlkokulu önünde meydana gelen ve 6 yaşındaki Ela Tabakoğlu’nu kaybettiğimiz trafik kazasının ilk duruşmasında da sistemin hali, bir kez daha teşhir oldu.

Gebze 12’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen ve Hâkim Burak Çağlıişlek’in tasarrufu ile basına kapalı gerçekleşen ilk duruşmada

Ela Tabakoğlu’nun anne ve babası Serpil – Fatih Tabakoğlu ile ailenin vekilleri Avukat Kübra Süleyman ve Avukat Gürkan Pişken;

Araç sürücüsü tutuklu sanık (SEGBİS sistemiyle) 46 yaşındaki, evli ve üç çocuk babası İ.C ve İ.C’nin vekilleri Avukat Erdi Yıldız ve Avukat Yavuz Selim İnamlık;

Tanık olarak da

Kaza günü itibariyle okulda servis hizmetinden de sorumlu müdür yardımcısı, günümüz itibariyle Bilgi İlkokulu Müdürvekili M.K.T ile D.G, S.K ve M.B dinlendi.

Gebze Emek Haber Sitesi; duruşmanın tutanağına ulaştı. Özetle…

Bir servis aracının aynı zamanda kaç okula veya aynı zamanda firmaya hizmet verebileceği…

Yine servis araçlarının hostes yönetmeliğine ne derece uyduğu…

Bölgemizde kayda değer derecede deprem hareketi olmaması ve Bilgi İlkokulu’nun lokasyonda Darıca – Gebze Metro hattı ile uzaktan yakından ilgisizliğine rağmen eğitim öğretim döneminin ortasındaHasarlı” oldukları tespit edilen okul binalarının yıkılması ve öğrencilerinin diğer okullara naklinin getirdiği yoğunluk…

Okulların etrafındaki kaldırımlar, okul giriş ve çıkış saatlerinde usulsüz parklarda öncelikle yurttaş bilinçsizlik ve sorumsuzluğu, akabinde ilgili birimlerin o veya bu gerekçeyle denetim yetersizliği

Teşhir olmuş oldu. Detaylar şöyle;

Tutuklu sanık İ.C savunmasında olay günü servis aracına ilişkin okul çıkışı öğrenci yoklaması yaptıklarını, öğrencilerden birinin olmaması üzerine velisine bilgi verdiklerini belirtip şunları kaydetti;

“Velisi olan annesinin tekrar hostesi arayarak, ‘Servis beklesin ben geliyorum’ şeklinde söylemesi üzerine diğer öğrencilerin beklememesi amacıyla öğrencileri diğer öğrenci aracına aktardık ve yola çıktık. Trafikte seyir halindeyken ara sokağa girdiğimiz esnada servis hostesinin, ‘Abi çocuk var’ demesi, dışarıda bulunan diğer insanların araç kaportasına vurması sebebiyle bir olay olduğunu fark ederek durduk. Araçtan indiğimizde olay meydana gelmişti. Olaydan sonra şirket sahibini aradım ve birlikte emniyete haber verdik. Ekipler bizi ara sokaktaki bir yoldan emniyete götürdü. Olay günü sabahçı ve öğlenci öğrencilerin giriş ve çıkış saaatlerinin çakışması sebebiyle aşırı bir yoğunluk ve kalabalık vardı. Bu nedenle olay esnasında herhangi bir ses duyamadım. 16 yıldır bu işi yapıyorum, bu güne kadar herhangi bir problem yaşamadım. Suçsuzum, beraatimi istiyorum. Tahliyemi talep ediyorum. Ancak mahkemece aksi kanaate varılacak olur ise hakkımda lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederim, müştekilerin olay nedeni şikâyetten vazgeçme olursa zararını gidermeyi kabul ederim. Hakkımda ceza verilecek olursa hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesini kabul ederim, hapis cezası verilecek olursa hapis yerine kamuya yararlı bir işte çalışmayı kabul ederim.”

İ.C’ye hazırlık sürecindeki beyanıyla mahkeme salonundaki beyanı arasında çelişkiye atıfla, nedeni soruldu:

“Her ne kadar daha önceki savunmalarımda eve gittiğim ve daha sonrasında teslim olduğum şeklinde savunmalarıma geçmiş ise de, emniyet ekiplerinin beni aldığı yer evimin yakınındadır. Olay günü de kaza sonrasında olay yerinden uzaklaşarak arka sokaktaki köşe başına geldim. Olay sonrasında refleks olarak şaşırmam sebebiyle araba içerisine girerek arabanın ön camının iç kısmına takılı Can Turizm isimli tabelayı kaldırdım. Her şey olay esnasında ani oldu. Olay ani bir şekilde olduğu, dışarıdan da tepki aldığım için o anda etrafa bakarak aracı durdurup aşağıya indim. Olaydan psikolojik olarak çok etkilendim. Ailem bulunmakta, ayrıca bakmakla yükümlü olduğum üç çocuğum vardır, bu nedenle gereğinin yapılmasını talep ederim. Bilirkişi raporunda da tali kusurlu olduğum belirtilmiştir, bu hususunda dikkate alınmasını talep ederim. Benim şimdiki ifadem doğrudur. Hükme esas alınmasını talep ediyorum.”

Ela Tabakoğlu’nun babası Fatih Tabakoğlu sanığın beyanında aleyhe olan hususları kabul etmediğini belirtip, “Kaza gerçekleştiğinde kendisi nereye seyir halinde idi. Bunu sorma sebebim, çocuğumuzu kendisine emanet etmemizdendir” dedi.

Sanık İ.C cevaben: “Sabah öğrenciyi teslim ettim ancak okul çıkışında teslim alamadım. Çünkü okul çıkışında öğrencinin servis beklediği yer arka taraftaydı. Olay günü ben Ela isimli öğrenciyi alacaktım. Ancak Ela’nın annesinin, ‘Servis beklesin ben geliyorum’ demesi üzerine diğer öğrencilerin beklememesi için onları servis aracına aktararak yola çıktık. Daha öncesinde Ela’yı okulun ön bahçesindeki giriş kapısından alıyorduk. Ara tatilden sonra idare tarafından uygulama değiştirildi, arka taraftaki çıkış kapısından alınması şeklinde bir uygulama bize belirtildi. Ara tatilden sonra iki gün Ela okula gelmemişti. Üçüncü günde bu belirtilen olay meydana geldi. Biz özellikle çocuklar anlamaz diye çıkış kapısında beklemeye gittik.”

Müştekiler vekili Av.Kübra Süleyman; sanık tarafından, servis değişikliğinin okul yönetimine bildirilip bildirilmediğini sordu.

Sanık Cevaben: “Bu hususta okul yönetimine, başkaca bir yer, kişi, kuruma herhangi bir bildirimde bulunmadık. Velinin gelmesi nedeniyle beklemeye aldık, olayı idareye yansıtmamak için de bu hususta herhangi bir bildirimde bulunmadık.

Sanık i.C, Avukat Gürkan Pişken’in sorusu üzerine ise Ela Tabakoğlu’nun uzun süredir kendi servis aracında taşınmasını bildirdiğini ve kayıtlı olduğunu dile getirdi.

Elif Tabakoğlu’nun annesi Serpil Tabakoğlu, sanık İ.C’nin savunmalarının ardından söz alıp şunları kaydetti: “Sanığın savunmasındaki hususlar gerçek dışıdır. Kendileri beni olay sonrasında aramışlardır. Olay öncesinde aramamışlardır. Ayrıca ben kendilerine veya hostese, ‘Servisi bekletin’ demedim. Benim çocuğum hostesin kendisine belirttiği yerde yedi dakika bekletilmiştir. Bu süre içerisinde çocuğumu bulunduğu yerde bulamamaları hayatın olağan akışına aykırıdır. Ayrıca olay yeri ile evinin arasının yakın olduğu, olaydan sonra yakın kısımda bulunan mahale gittiğine ilişkin beyanları da gerçek dışıdır. Olay yeri ile sanığın evinin arasında en az üç dört sokak vardır. Sanığın tutukluluk halinin devamını talep ediyorum. Sanığın eylemi taksirle öldürme suçuna vücut vermemektedir. En az bilinçli taksirle öldürme suçu olayda oluşmuştur. Hatta sanığın kasten hareket etme durumu da söz konusudur. Sanıktan şikâyetçiyim. Davaya katılmak istiyorum. Olay nedeni ile meydana gelen maddi zarar hususunda daha sonra beyanda bulunacağım.”

Avukat Gürkan Pişken; kazaya dair iki tanıkları okul müdürü M.K.T ile D.Ç’nin soruşturma aşamasında dinlenmediğini belirtip, “M.K.T; olayın gerçekleştiği dönemde okulun servis işlerinden sorumlu müdür yardımcısıdır, kendisi kazadan yaklaşık 10-15 saniye sonra kaza mahallinde bulunmuştur. Kazaya ilişkin duyum niteliğinde tanıklığı da vardır. D.Ç da olay sonrası olay yerine intikal eden müvekkillerin tanıdıklarıdır. Olay yerine ilişkin görgüye dayalı bir tanıklıkları yoktur, ancak olay öncesi servis değişikliği gibi hususlara ilişkin sürece dair bilgileri bulunmaktadır” deyip dinlenmelerini talep etti.

Duruşmada kaza esnasında hostes olarak araçta bulunan D.G, tanık ifadesinde şunları söyledi: “Bilgi İlkokulu’nun değil Mimar Sinan İlkokulu’nun hostesiydim. Mimar Sinan Okulunun öğrencilerini bıraktıktan sonra ikinci tura çıkacaktık. Bu sırada Bilgi İlkokulu öğrencisi oğlumu servise aldım. Olay anında trafikte seyir halindeyken köşeyi döndüğümüz esnada çocuğu gördüm. Görür görmez araç sürücüsünü uyardım. Hatırladığım kadarıyla araç direkt durdu.

Ben işe başlayalı iki gün olmuştu. Servis değişikliğine dair hususlara ilişkin bilgim yoktur. Hatırladığım kadarıyla Bilgi İlkokulundan herhangi bir öğrencinin bekleme durumu olmadı. Bana şoför İ.C; ‘Çocuklardan birinin annesi servisi bekletin demiş, diğer çocukları mağdur etmeyelim. Diğer servise çıkalım’ şeklinde bir şey söylemedi. Ben olay gerçekleştikten sonra şoktaydım.

Aracın ön kısmında bulunan Can Turizm isimli tabelanın kaldırılmasına dair hatırladığım bir husus yoktur.

Serviste hostes olarak çalışmaya başladığıma dair hokul yönetimine bildirimde bulunup bulunulmadığını bilmiyorum.”

Avukat Gürkan Pişken, tanık D.G’ye, ‘Olay günü sabahında hangi serviste çalıştığı’, ‘Sanık İ.C ile daha öncesinde servise çıkıp çıkmadığı’, ‘Olay günü sanığın araç içindeki (Psikolojimi bozdular) söylemine ilişkin bilgisinin olup olmadığı’, ‘Sanığın gerek kendisinin uyarması gerekse kaportaya vurulmasına rağmen aracı sürmeye devam etmesinden ötürü işitme güçlüğü yaşayıp yaşamadığı’ sorularını sıraladı.  

Tanık D.G cevaben: “Ben sabahları değil öğleden sonra çıkıyordum. Olay öncesinde de İ.C’nin kullandığı servise çıktım. Olay günü hatırladığım kadarıyla; ‘Farklı okulların servisini çalıştırması, fiyat konularında bazılarının düşük fiyat teklif etmesi’ sebebiyle ‘Psikolojimi bozdular’ demişti. Benim görüşüme göre bu araç kullanmasını engelleyecek şekilde değildi. Açıkça konuşmanın içeriğini de tam olarak hatırlamıyorum. Araç içerisinde olay anında araç dışından yoğun korna sesi duymadık. İ.C seyir halindeyken araç dışından aracın kaportasına vurulması akabinde ilk aşamada galiba farkına varmadı. Daha sonra benim kendisini uyarmam ve, ‘Abi çocuğu ezdik’ şeklinde beyanda bulunmam üzerine aniden durdu. O gün olayın gerçekleştiği yer dar bir sokaktı, sokağın hatırladığım kadarıyla girişinde park halinde çok sayıda araba vardı.”

Kazanın tanıklarından M.B; eşi ve kızıyla birlikte çocuklarını almaya okula giderken servis aracını ve arkasında koşar vaziyette Ela’yı gördüğünü belirtip şunları söyledi: “O sırada okul dışında bulunan velilerden biri, ‘Abi, bir bak istersen’ dedi. Bunun üzerine yayan bir şekilde aracı takip etmeye devam ettim. Bu sırada araç rampayı çıkarak ana yola dönmüştü. Yayan giderken ıslık çaldım. Islık çaldığımda okulun çıkış saatiydi, çok kalabalıktı. İki farklı okulun giriş ve çıkış saati aynı olması nedeniyle yoğunluk vardı.

En son gördüğümde arabanın ön tekeri ile çocuk arasında yarım metre veya biraz fazla mesafe vardı. Aracın döndüğü yerdeki binanın perde duvarı bulunması nedeniyle kaza anını göremedim. Benim için kör bir noktaydı. Koşarak gittiğimde cansız bedenini gördüm. Ben aracın yanına gittiğimde aracın kaportasına vurdum. 4-5 defa vurmuşumdur. Ben aracın yanına gittiğimde araç durmuş vaziyetteydi. Ama araçtan şoför inmemişti. Sonrasında araçtan indi, durumu gördü ve elini başına koydu. Üzüntülü bir vaziyetteydi. Olay da araç içerisinde bulunan bayan şahısta ağlıyordu. Olaya ilişkin önceki beyanlarımı da aynen tekrar ediyorum. Olay hakkında bildiklerim bundan ibarettir. Tanıklıktan dolayı ücret talebim yoktur.”

Avukat Gürkan Pişken, M.B’ye olay öncesinde yüksek oranda korna sesi duyup duymadığı sorusunu yöneltti.

Tanık M.B, “Olay öncesinde yüksek seviyede korna sesi duyduğumu hatırlamıyorum. Olayın başından sonuna kadar bilgim bulunmakta. Böyle bir durum olsa hatırlardım diye düşünüyorum. Olay esnasında trafikte çok sayıda araç bulunuyordu. Park etmiş çok sayıda araç vardı. Seyir halinde de çok sayıda araç vardı. Ayrıca yolda da bekleyen çok sayıda kişi vardı. Bu nedenle servis aracına mı çaldılar, yoksa trafikte olağan durumlar nedeniyle mi bir durum oluştu, bu konuda bilgim yoktur” diye yanıtladı.

Bilgi İlkokulunda, bir ve dördüncü sınıf öğrencisi iki çocuğu olduğunu belirten tanık S.K mahkeme salonundaki ifadesinde şunları söyledi: “Olay günü de çocuklarımı almaya gitmiştim. Zil çaldı, akabinde onları aracıma bindirerek yola çıktım. Servis aracının önünde olduğunu gördüm. Servis aracının sağ tarafında bir kız çocuğunun koşarak gittiğini gördüm. Ben ilk önce kız çocuğunun evine yetişmek için koşarak gittiğini düşündüm. Daha sonra servis aracının arkasından koştuğunu anladım. Daha sonra araç camını açarak yüksek sesle seslendim ve kornaya bastım. Elim kornadaydı. Hatta elimi kornadan çekmedim. Olay yeri çok kalabalıktı.

Daha sonra karşıdan bir beyefendi geliyordu. Ona, ‘Abi çocuk servise çok yakın’ şeklinde seslendim. Daha sonra yanımdaki çocuğum, ‘Anne, çocuk’ diye bağırınca kendisinin de o tarafa bakmamasını söyledim. O sırada olay meydana gelmişti. Ben çarpma anını görmedim, o esnada sesimi etrafa duyurmak için odaklanmıştım. Oğlum ile daha sonra konuştuğumda, çocuğun servisin ön kapısına vurduğunu söyledi. Olay hakkında bildiklerim bundan ibarettir. Tanıklıktan dolayı ücret talebim yoktur.”

Okul müdürü M.K.T olay tarihinde servisten sorumlu müdür yardımcısı olarak görev yaptığını belirtip, “İlgili yönetmelikler gereği servis şoförünün, öğrencinin servis öğrencisi olduğunu bize bildirmesi gerekirdi. Ancak olay öncesinde herhangi bir bildirimde bulunulmadı. Servis değişikliğinin de muhakkak yazılı olarak bildirilmesi gerekirken bildirimde bulunulmadı.

Uygulamada; firma şoförü vekil olarak tayin eder. Genellikle idarenin muhatabı şoför olur. Ayrıca kaza olmasa dahi bu durum idare ile servis firması arasında fesih sebebidir.

Kaza olduğu esnada yaklaşık 20 saniye farkla kaza yerine ulaşabildim. Yolda velimiz aradı. Durumu velimizden öğrenmiştim. Kaza yerine vardığımda olay gerçekleşmişti. Ambulansa yer açmak için ve kaza yerine ulaşmak için koşmaya başladım. Kaza yerine gittiğimde normalde bize bildirilen bilgilere göre ilgili aracın hostesi olan M.C ve olay günü araçta olduğu anlaşılan hostesi kaza yerinde gördüm. Olay günü şoförü olay yerinde görmedim. Olay hakkında bildiklerim bundan ibarettir. Tanıklıktan dolayı ücret talebim yoktur” dedi.

Sanık İ.C’nin vekili Avukat Erdi Yıldız, tanık M.K.T’ye; “Müteveffanın bulunduğu okulda nöbetçi öğrenci, nöbetçi öğretmen, güvenlik bulunmak zorunda mıydı?”, “Eğer bulunmak zorunda ise olay anında görevde miydi?” ve “Küçük çocuğun okul bahçesinden ayrılması durumunda idarenin bir kusuru bulunmakta mıydı?” sorularını yöneltti.

Tanık M.K.T cevaben: “Nöbetçi öğretmen bulunuyordu, Nöbetçi öğretmenin görev yerinde olduğu kamera kayıtları ile tespit edildi. Adli soruşturma ile birlikte nöbetçi öğretmen hakkında idari soruşturma devam etmekte. Sürecin Okul müdürü olay nedeniyle açığa alındı. Olaydan bir gün sonra meydana gelen açığa alınma sebebiyle, vekâleten müdürlüğe ben devam ediyorum. Güvenlik görevlisi okulumuzda yoktur, bulundurma zorunluluğu da yoktur, Böyle bir kadromuz da bulunmamaktadır. Okulun güvenliğini ders saatlerimizde hizmetli olarak çalışan arkadaşlarımız ile, teneffüslerde ise nöbetçi öğretmenler vasıtasıyla sağlamaya çalışıyoruz.”

Tanık D.Ç ise olay yerine olaydan 10-14 dakika sonra gittiğini, aileye yardımda bulunduğunu belirtip, “Gittiğimde şoför veya hostesten herhangi biri olay yerinde yoktu. Olay öncesinde şoförü simaen tanıyorum. Kendisinin oturmuş olduğu ev ile olay yeri arası, 500-600 metre mesafesindedir. Yürüyerek 3-4 dakika sürer. Olay hakkında bildiklerim bundan ibarettir. Tanıklıktan dolayı ücret talebim yoktur.”

Tabakoğlu ailesinin vekili Avukat Kübra Süleyman tanık D.Ç’ye, “Olayın gerçekleştiği yer kör nokta olabilecek bir yer mi?” sorusunu yöneltti.

2001’den beri olay yeri yakınında oturduğu belirten tanık D.Ç bu soruyu, “Olayın gerçekleştiği yerde kör nokta olabilecek bir kısım bulunmamaktadır. İkamet ettiğim yer ile olay yeri arası, yaya olarak 7 dakika mesafededir. Aynı okulda çocuklarım da okudu. Bu nedenle olayın gerçekleştiği yolu çok kez kullandım. Kör nokta olabilecek bir durum yoktu” diye yanıtladı.

Akabinde;

Ela Tabakoğlu’nun babası Fatih Tabakoğlu;

“Olayın olduğu yerde kaldırımda siyah bir araba bulunmakta, bu arabanında olay nedeniyle kusuru olabilir. Çocuğum koşarak servis aracının kapısına kadar gelmiş, kapısına vurmuş. Çocuğumun servis aracının yanından koştuğu, servis aracı içerisinden nasıl görülmemiştir. Çocuğumun epey mesafe koşması araç aynalarından nasıl fark edilmemiştir, bu hususlara dikkat edilmelidir.

Servis şoförü çok dikkati olması gerekir. Benim babamda servis şoförü olarak 35 yıldır görev yapar, halen devam etmektedir. Olay günüde üç dört servis taşıma işi sıkıştırılması sebebiyle hızlı hareket edilmiş ve kaza meydana gelmiştir. Ayrıca aldığımız bir kısım duyumlara göre M.C isimli şahıs kaza sonrasında kızımı teşhis etmiştir. Ayrıca velisini de olay öncesinde de değil, kazadan sonra aramıştır. Sanıktan şikâyetçiyim, sanığın cezalandırılmasını talep ediyorum, tutukluluk halinin devamını talep ederim, katılma talebimin kabulüne karar verilmesini talep ediyorum.”

Ela Tabakoğlu’nun annesi Serpil Tabakoğlu;

“Olay öncesinde görevli hostesin çocuğumu bularak servis aracına yerleştirmesi gerekiyordu. Çocuğumun arkasından koştuğu servis asıl servisiydi. Çocuğum servisini kaçıracağım korkusu ile aracın arkasından koşmuştur. Olay esnasında kör nokta olan bir durum yoktur.

Sanık savunmasında olay öncesinde hostesin bilgi verdiğini beyan etmiş ise de, hostes M.C olay sonrasında beni aramıştır.  Kamera ve arama kayıtları incelendiğinde bu durum sabittir. M.C’nin de olayda kusurlu olması sebebiyle davaya dahil edilmesini talep ederim, sanıktan şikayetçiyim, sanığın cezalandırılmasını talep ediyorum, katılma talebimin kabulüne karar verilmesini talep ediyorum.”

Tabakoğlu ailesinin vekili Avukat Kübra Süleyman;

“Ela olay günü aldı yedi dakika boyunca, beklemesi gereken yerdeydi. Servis, çektikleri başka bir servis olması sebebiyle öğrencisiz bir şekilde okuldan ayrılmıştır. Olay öncesi müvekkiller ile servis arasında herhangi bir görüşme söz konusu değildir. Olay akabinde hostes ve araç sürücüsü olay yerinden ayrılmıştır. Sürücü sanık, ambulansı çağırması ve sağlık müdahalesinde bulunması gerekirken olay yerinden ayrılmıştır.

Dosyaya celse arasında sunmuş olduğumuz Yargıtay ilamları da dikkate alınarak olayda bilinçli taksirin gerçekleştiği kanaatindeyiz.

Olayda; olay öncesi servis yönetmeliğine aykırı davranışlar, çevredekilerin ikazına rağmen aynanın kontrol edilmemesi ve okul gibi çocukların yoğun olarak bulunduğu alanlarda manevra yapılırken gerekli dikkat ve özenin gösterilmemesi nedeniyle sanığın eylemini bilinçli taksir olarak gerçekleştiği kanaatindeyiz.

Olay öncesi de dikkatle incelenmelidir. İlliyet bağı olay öncesi davranışlarda da mevcuttur. Tüm sorumluların tespit edilerek toplu şekilde yargılama yapılmasını talep ederiz. Ayrıca olaya ilişkin Ö.Ö isimli tanığımızı da bir sonraki celse dinlenmesi için hazır edeceğiz.

Kusur tespiti ile ilgili hiçbir husus araştırılmadan bilirkişi raporu düzenlenmiştir. Milli Eğitim’de idari soruşturma mevcuttur. Bu dosyada celp edilerek keşif yapılmasını ve ayrıntılı heyet raporu düzenlenmesini talep ederiz. Tutukluluk yönünden de daha henüz deliller toplanmadan, kamuoyu vicdanı da dikkate alınarak tutukluluk halinin devamını talep ederiz.”

Tabakoğlu ailesinin vekili Avukat Gürkan Pişken;

“Dosyaya sunulan uzman raporunda sanığın asli kusurlu olduğu, Ela'nın ise kusursuz olduğu belirtilmiştir. Olay yalnızca sıradan bir kaza değildir. 6 yaşında bir çocuğun servis organizasyonu içerisinde hayatını kaybetmesi söz konusudur. Çocuğa kusur yükleyen bakışın dosyaya sirayet etmemesi kanaatindeyiz.

Savcılık olayı sadece kaza olarak nitelendirmiştir. Olay anlık şoför hatası değil organizasyon sonu ihmal söz konusudur. Olay da Ela’nın servis taşımacılığını yapan sürücü İ.C, hostes ise M.C (İ.C’nin eşi) isimli kişidir.

Ela okuldan çıktıktan sonra kendisini alacak aracı yaklaşık 6-7 dakika beklemiştir. Servis aracı ise başka bir kazanç elde etmek amacıyla son dakika servis ve hostes değişikliğine gitmiştir. Servis değişikliği okula ve aileye haber verilmemiştir. Ela yetkili hostes tarafından teslim alınmamıştır. Servis aracının hareket ettiğini gören Ela yaşı ve durumu itibarıyla servis aracının yanından koşarak servisine ulaşmaya çalışmıştır. Ela servis aracının arkasından değil, yanından koşmuştur. Sürücü İ.C, aynasını kontrol etseydi Ela’yı görebilecekti. Ancak azami dikkat ve özeni göstermeyerek olayın gerçekleşmesine sebebiyet vermiştir.

Olayın gerçekleştiği sokakta dönüş öncesi birçok kişi aracı durdurmak için korna, bağırma gibi uyarılarda bulunmuş ancak sürücü buna rağmen durmamıştır. Araç parkından ötürü kaldırımda bulunması mümkün olmayan Ela, yaya olarak normal bir konumda bulunmuştur.

Servis aracı dar bir açı ile dönüş yapmış, kaza öncesinde aracın sol tarafında şoför ile aynı konumda bulunan kişiler Ela’yı görüp el hareketi ile şoföre durumu uyarmak istemiş iseler de, şoför olan sanık yoluna devam etmiştir. Nitekim olay esnasında hostes D.G’nin de, ‘Abi çocuk var’ demesine rağmen beş saniye boyunca araç yola devam etmiştir. Belirttiğimiz hususlar nedeniyle sürücü gerekli dikkat ve özeni gösterseydi eylem meydana gelmeyecekti.

Dosya kapsamındaki deliller dikkate alındığında okul servisi, güvenlik standartlarına uymamıştır. Olayda bir organizasyon kusuru söz konusudur. Kapsamlı inceleme yapılmasını talep ederiz. Hostes M.C hakkında servis değişikliği durumu da dikkate alınarak ihbarda bulunulmasını talep ederiz. Araçtaki kamera kayıtlarının kasti olarak silinme durumuna ilişkin de araştırılma yapılmasını talep ederiz

İddia makamı sanık İ.C’nin tutukluluk halinin devamını talep ederken sanık İ.C, “Görgü tanıklarının beyanları ortadadır. Olay anında araçların yoğun bir şekilde hareket ettiği bir konum söz konusudur. Ben refleks olarak da nereye döneceksem o aynaya bakarak olay günü dönüş yaptım. Ben aynaya baktığımda çocuğu göremedim. Olay sonrasında dışarıda insanların tepkileri nedeniyle, tavır ve davranışlarımı fark ederek yapmadım. Öncelikle beraatimi talep ediyorum, mahkeme aksi kanaatte ise lehe yasa hükümlerinin uygulanmasını talep ederim” dedi.

Sanık müdafi Av.Yavuz Selim İnamlık;

“Kardeşim ve ailemde eğitici kişiler olması sebebiyle bildiğim hususlara göre okul çıkışı nöbetçi öğretmen tarafından çocuğun servis görevlilerine teslim edilmesi gerekmektedir, lakin böyle bir durum gerçekleşmemiştir. Yine olayda kaldırıma park halinde araçlar bulunmuştur. Bu nedenle olaya ilişkin adli olmasa da idari anlamda Milli Eğitim Bakanlığı ve İçİşleri Bakanlığının sorumluluğu olabilir.

Müvekkilim KTK 53/1-a gereği ayrılmış şeride girerek hızını yavaşlatıp dar kavisli bir şekilde kurallara uyarak bir dönüş gerçekleştirmiştir. İlliyet bağı kopmasına rağmen katılan tarafça bilinçli taksir yönündeki iddiaları kabul etmiyoruz, katılmıyoruz.

Dosya kapsamı dikkate alındığında tutukluluk halinin devamını gerektirir bir durum mevcut olmadığından müvekkilin tutukluluk halinin kaldırılarak tahliyesini talep ederiz. Ayrıca dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler dikkate alınarak kusur tespitine ilişkin rapor alınmak üzere dosyanın ATK ya tevdii edilmesini ve rapor tanzim edilmesini talep ederiz.

Öncelikle müvekkilin beraatini talep ediyoruz, mahkeme aksi kanaatte ise lehe yasa hükümlerinin uygulanmasını talep ederiz.”

Sanık müdafi Av.Erdi Yıldız;

“Meslektaşımın söylediklerini katılıyorum. Müvekkilimin bilinçli taksirle eylemi gerçekleştirmediği sabittir. Müvekkilim silsilenin son sırasındadır. Müteveffa yavrumuz birinci dönem okula normal seyrinde gitmiştir. Servisin kaldırıldığı yerlerle okul saatleri ikinci dönem değişmiştir. Bu nedenle giriş ve çıkış saatleri çakışmış yoğunluk ve kargaşa ortamı oluşmuştur. Müvekkilimin çocukları alması gereken yerde diğer 15 çocuk beklemiştir. Müteveffa refleks ile kendisi okuldan ayrılmıştır. Beyanlarımızda da belirttiğimiz üzere zaruri nedenlerle servis değişikliği yapılmıştır.

Müteveffa dışında diğer çocuk velilerinin araması nedeniyle servis değişikliği söz konusudur. Keşif talebimiz vardır. Olaya ilişkin kör nokta oluşabileceğine dair gerekli araştırmalar yapılsın.

Olay yerine müvekkilimin evi yakın bir mesafededir. Olaydan sonra da müvekkilim ile görüştüğümde; kaza sonrası Can Turizm tabelasını neden çıkarttığı hususunu kendisi dahi bilmemektedir. Kazanın etkisi ile böyle bir eylemde bulunduğunu belirtmektedir.

Müvekkil olay sonrası kendi rızası ile teslim olmuştur. Burada ihmaller zinciri söz konusudur. Biz de Milli Eğitim Bakanlığının dosyasının dosyaya celp edilmesini ve ATK dan rapor alınmasını talep ederiz.

Tutukluluk durumu ile ilgili takdir mahkemenindir. Ancak müvekkilim kendi rızası ile teslim olmuştur. Delil karartma durumu da söz konusu değildir. Müştekiler vekilinin araç içi kamerası ile ilgili beyanlarına istinaden gerekli araştırma yapılmasını talep ederiz, delilleri karartan biri varsa cezalandırılmasını talep ederiz. Dosyaya sesli ve görüntülü kayıtlar tarafımızca sunulmuştur. Müvekkilimiz aleyhine olabilecek deliller de yine tarafımızca dosyaya ibraz edilmiştir.

Ancak bilinçli taksir durumuna katılmıyoruz. Müvekkil 16 senedir bu işi yapmaktadır. Bu güne kadar da herhangi bir veliden şikâyet gelmemiştir. Öncelikle müvekkilin beraatini talep ediyoruz, mahkeme aksi kanaatte ise lehe yasa hükümlerinin uygulanmasını talep ederiz.”

İLGİLİ HABER

Servis sürücüsü tek sanık. Dosya ATK’ya sevk edildi

https://www.gebzeemek.com/haber/guncel/servis-surucusu-tek-sanik-dosya-atkya-sevk-edildi/3532.html

Güncelleme: 23 Nisan 2026 13:20
BENZER HABERLER
X