Tencere dibin kara… Güçtekin: Ticari ‘ikaz’ var Aslantaş: İki tarafta da var
GTO’da meclis seçimine doğru sondan bir önceki mecliste Şerifalioğlu’nu destekleyen Güçtekin, “Bize oy verecekler ticaretiyle 'ikaz' ediliyor” dedi. Aslantaş, iki taraf için de yayılan iddianın kabul edilemez olduğunu söyledi
Gebze Ticaret Odası’nda önümüzdeki dönemin başkan ve yönetimini belirleyecek olan meclis ve komite seçimleri öncesi sondan bir önceki meclis toplantısı, sahada giderek artan gerilimin salona yansıdığı bir toplantı oldu. Gündemin tamamlanmasının ardından Başkan Aslantaş’a seçime dair soruları olduğu gerekçesiyle söz alan ve bu süreçte Oğuz Şerifalioğlu ile yol yürüyen oda yönetim kurulu üyesi Veysel Tekin Güçtekin, “Bize oy verecekler ticaretiyle tehdit ediliyor” iddiasında da bulundu. Aslantaş söz konusu iddianın her iki taraf için geçerli olduğunu ancak kabul edilemez ve GTO’ya yakışmayan, her kim bu yönteme başvuruyor ise kendisine aleyhte dönecek bir yöntem olduğunu kaydetti. Zaman zaman hayli gerilen meclis toplantısını adaylardan önce Aslantaş, ardından Meclis Başkanı Oğuz Şerifalioğlu yumuşatmaya çalıştı.
Detaylar şöyle…
Veysel Tekin Güçtekin seçim sürecine dair GTO Yönetim Kurulu Başkanı ve Başkan adayı Abdurrahman Aslantaş’a sorularının olacağını belirterek söz aldı ve söze önce bir latifeyle, “GTO Meclis üyeliği bambaşka bir şey. Bunu kentten dışarı çıktığımızda anlıyoruz. Bir şehre gittiğinizde, orada bir probleminiz olduğunda, oradaki odanın yönetim kurulu üyesine, meclis üyesine, başkanına kadar ulaşabiliyorsunuz. Ben bunu şahsen yaşadım yıllarca. Bu odanın hakikaten çok değerli bir adı var. Biz burada, kapalı kutu içinde pek fazla bilmiyoruz ama Gebze Ticaret Odası dışarıda gerçekten bir marka. Bugüne kadar bu odaya hizmet etmiş başkanlarımıza, yönetim kurulu üyelerimize, hepsine tek tek teşekkür ediyorum. Onların sayesinde oldu” diyerek girdi.
İlk olarak listelerin askıya ne zaman çıkacağını soran Güçtekin’e yanıt GTO Genel Sekreteri Çağrı Solak’tan geldi. Solak listelerin İlçe Seçim Kurulu’na 05 Ekim’de teslim edileceğini, onay sürecinin ardından ise 8 – 10 Ekim günlerinde askıya çıkaracaklarını öngördüklerini ve üç gün askıda kalacağını söyledi. Meclis ve komite üyeleri seçiminin Gebze Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi ana binasında gerçekleşeceğini kaydetti.
Akabinde GTO Başkanı Abdurrahman Aslantaş’ın adaletli, insaflı, vicdanlı ve merhametli bir insan olduğuna kendisinin de şahit olduğunu belirten Güçtekin;
“Sizce oda personeli seçim sürecinde tarafsız mı?”
“Yetki belgesi çıkartmak için personel sayısı yeterli mi?”
“Yetki belgeleri ortalama 15 dakikada çıkıyor. Bu süre uzun mu, değil mi?”
“Özellikle Sayın Genel Sekreteriniz tarafsız mı?”
“Genel sekreterimiz tarafsızsa bizim içeriye verdiğimiz belgeleri size anında haber verirken, sizin verdiğiniz belgeleri niye bize haber vermiyor?”
“Yine genel sekreterimiz sizin ekibinize her türlü bilgiyi verirken, maalesef bize hiçbir bilgi yansıtılmıyor. Ve hatta online sistemde çalışan veri de KVKK gereği kaldırıldı. Doğru mu, doğru. Peki, size verdikleri bilgilerde yetki belgesine üyenin TC numarasına kadar yazılırken burada KVKK yok mu?” sorularını yönetti.
GTO’nun faaliyetlerinin yine oda tarafından yapılan sosyal medya paylaşımlarında Abdurrahman Aslantaş’ın etiketlendiğini, bunu seçim sürecinde yanlış bulduğunu ve dikkat edilmesi gerektiğini savunan Güçtekin,
“Birçok sahada karşılaştığımız ekip arkadaşlarınızın yakışmayan söylemleri var. ‘Odadan geliyoruz, seçim zamanı beklemememiz için sizden yetki belgesi almak istiyoruz. İmzanız eksik, eksik evrakınız var, düzeltmek için alıyoruz. Başkan gönderdi, selamı var. Akşam başkana selamınızı ileteceğim, size fotoğraf göndereceğim’ gibi söylemler oluyor. Bunlar size yansımıyor olabilir. Belki de biliyorsunuz. Buralarda yetim hakkı, kul hakkı yok mu?” dedi.
OSB Başkanlarının, Aslantaş ve ekibi tarafından etki altına alındığını iddia eden Güçtekin, “Adamcağızlar sizin adınıza oy topluyor, sekreteryanızı yapıyorlar. Bizzat sekreterleri oyları topluyor, tek tek arıyorlar üyelerini ve büyük suç işliyorlar. Bu mahkemeye kadar gidebilir. Tespitleri de var. Sekreterlerinin arayıp sizler için oy topladığının tespitleri de var” diye konuştu.
Organize sanayi bölgesi başkanlarına basın mensuplarına da atıfta bulunarak seslenen Güçtekin, “Lütfen OSB başkanları kendilerine gelsinler. Oy toplamayı bıraksınlar. Üyelerin hür iradelerine karışmasınlar. Bunun hakkını ben şahsen sorarım. Bildiğim bir şey var, birçok şey var. O yüzden söylüyorum. Yarın gün gelir hesabını tek tek o OSB başkanlarına sorarlar” dedi.
“Çok çok daha tehlikeli bir iş var başkanım” diye sürdüren Güçtekin, “Sayın Oğuz Şerifalioğlu’nun oy aldığı yerleri, insanları ticaretiyle, işiyle, mesleğiyle tehdit demeyim de ikaz edip, ‘Falanca adam Oğuz Şerifalioğlu’na oy veriyor, bir arasanız iyi olur’ diye şikâyet etmeyin, lütfen ettirmeyin. Bırakın üye hür iradesini kullansın.
Siyasetçileri, siyasileri bu işe karıştırmayın. Üyelerin iradelerine karışmayın. Birçok yer aranıyor bu şekilde. Ve yukarıdan siyasetçiler arıyor, maalesef. Burada parti tartışması yapacaksak, hatta bizi CHP'li ilan etmişsiniz. ‘Biz hepimiz CHP'liyiz, biz hepimiz Nail Çilerciyiz, biz hepimiz Nail Çiler’i getirmek istiyoruz” diye sözlerini sürdürürken;
Hiçbir seçimde de CHP’ye oy vermediğini belirtince,
Bu seçim döneminde Oğuz Şerifalioğlu ile birlikte hareket eden GTO meclis üyelerinden, aynı zamanda CHP Gebze İlçe eski Başkanı Sedat Tatar devreye girip, “Vermende sakınca yok” diye espri yapınca salonda gülüşmelere yol açtı. Güçtekin espriye, “Sakınca yok veririz abi” diye yanıt verirken mutlak butlan süreci sonrası Yeni Parti’de siyaseti sürdüren ve önceki pazar günü gerçekleşen ön seçime de aday adayı olarak giren Tuncer Saltaş daha sert bir tepki sergiledi ve,
“Nail Çiler’in ve partinin adını kullanmanız doğru değil. Ben de partiliyim, başkanı destekliyorum. İsmini kullanmanız da doğru değil. Kullandığınız kelimelere dikkat etmeniz gerekiyor” dedi. İkili arasında kısa süreli tartışma yaşanırken Güçtekin kendilerine söyleneni söylediğini belirtti. Salondaki diğer meclis üyelerinin devreye girmesiyle tartışma sonlandırılırken Güçtekin,
“Yani bizim hakkımızda Nail Çiler’i geri getirmek istediğimiz söyleniyor. Çiler de bir partiden olduğu için bize de o yafta yapıştırılıyor. Aslında bizden daha çok sizde var. Belediye meclis üyesi var, il yönetiminde var, ilçe yönetiminde var. Sağınıza solunuza bakarsanız en yakın arkadaşlarınız bize attığınız ithamdan daha yakınlar size.
Ülkenin maalesef en büyük sorunu ötekileştirmek ama siz bizi ötekileştiriyorsunuz başkanım, bizi ötekileştirmeyin. Biz hepimiz dostuz, arkadaşız, kardeşiz. Şimdi tabii gülüyorsunuz oradan da, ben size bir şey söylemiştim yönetim kurulu masasında.
Bir arkadaşınız, ‘Ben başkanım" diye size oy topluyor, ‘Bana oy veriyorsun’ diyor. İsmini de söylemiştim size. O abimiz hala onu yapıyor.
Biz size hiç ‘ocu bucu’ demedik, demeyiz de. O bize yakışmaz. Herkes neyse odur. Naçizane, bu konum böyle devam ettiği sürece eğer bu partiler bu işe karışacaksa ki Türkiye'nin her yerinde de karışmış durumda zaten. Keşke olmasa, bütün partiler oda seçimlerine müdahale ediyor, müdahil çalışıyor. Elbette buradaki meclis üyelerinden, komite üyelerinden bir partiyi tutan muhakkak vardır ama şu seçim sürecinde sizden rica ediyorum, özellikle sahadaki arkadaşlarınız, lütfen edepleriyle oy toplasınlar” dedi.
Güçtekin’in konuşmasına ikinci tepki, GTO Başkan Yardımcısı Mikdat Aydın’dan geldi ve Güçtekin’in, ‘Edepleriyle oy toplasınlar’ sözüne atıfla, “Edep olayını sizden öğrenmeyeceğiz. Kusura bakmayın da böyle yapıyorlar diye insanları töhmet altında bırakamazsın. Sizin öyle bir hakkınız yok. Öyle bir şey yok. Kabul etmiyorum ve aynı şekilde iade ediyorum” diye konuştu.
İkili birbirlerinin sözünü keserek tartışmayı sürdürürken Aydın, “Adaletten bahsediyorsun. Dört senedir kaç kere yönetim kurulu toplantısına geldin, aldığın görevin ne kadar lâyığıyla yaptığını önce vicdanınla düşün. Ondan sonra burada konuş” diye çıkışınca Güçtekin özetle şu yanıtı verdi:
“Yönetimde birçok kararı birlikte aldık. Biz oda menfaatine, odanın çıkarlarına her şeyde var olduğumuzu söyledik. O günden (Çiler’in ayrılıp Aslantaş’ın başkanlığa seçildiği günden) itibaren de bazı kararlarda ters düşmüş olabiliriz ama birçoğunda beraber karar aldık.
Şahsım adına ben masamızda karar verilirken içimizden bir arkadaşın elini sallayarak, ‘Hadi oyla başkan, daha işimiz gücümüz var’ dediğine birçok defa tanık oldum. O arkadaşımız şu anda ön sırada oturuyor. Sinir oldum, kimsenin de buna müdahale etmemesine kırıldım. Oda başkanımızı uyardığımda da teşekkür ediyor ve toplantıyı bitirdiğini söyleyip kalkıyordu.
Bana görevimin ne kadar layığını verdiğimi soruyorsunuz. Sayıca fazlasınız diye, ‘Oyla gitsin’ yaklaşımı sergileyene eski, tecrübeli abilerim bir şey demiyorsa, lütfen beni yargılamayın.”
Güçtekin ile Aydın arasındaki tartışma bir süre daha devam etti, ardından GTO Başkanı Abdurrahman Aslantaş eleştirilere yanıt için söz aldı. “40 yıllık Kani, olur mu Yani” hikâyesini hatırlatarak önce gergin ortamı yumuşatan Aslantaş, Güçtekin’in soru ve iddialarına yanıtla devam etti:
“Sizce oda personeli tarafsız mıdır diye sordunuz? 13 yıldır odadayım. Oda personeli ilk geldiğim gün nasılsa bugün de öyle. Ben bir değişiklik görmedim. Başkanlık görevine geldiğim günde kendilerine, ‘Siz kişilerin değil odanın personelisiniz’ dedim.
‘Kanunsuz emir emir değildir’ muazzam bir sözdür. Uygulamalıyız. Eğer bir yönetici, bir personelden bir şey talep ediyorsa, bu talepte kanuni veya yasal değilse, bu personel buna cevap vermez, bunun gereğini yapmaz.
Eğer yasal olmayan bir şey talep ediliyor ve buna da olumlu bir dönüş olursa, bu bir suçtur. Cezası ağırdır. Biz oda çalışanlarını seçime bulaştırmadık. Asla ve katta tarafgirlik durumları olmadı. Bundan önce ben rahatsız olurum.
Burası bir kurum. Bizden öncekiler hizmet verdi. Biz de vermeye çalışıyoruz.
Göreve geldiğim günden beri bir tek genel sekreteri işten çıkarttım. Bırakın buna da ben karar vereyim. Sözleşme şartları çok ağırdı. O sözleşmede yazan bedeli ödedik.
Ben kamu tecrübesi yaşadım. Yüzlerce, binlerce yıllık bir devlet tecrübesini yok sayamayız.
Genel sekreter tarafsız mıdır diye sordunuz, yüzü burada. Yasal olduğu sürece her talebi yerine getirmesini istedim. Görevini de güzel götürüyor, güzel idare ediyor.
Sosyal medya etiketlemelerinin tamamı, oda faaliyetlerine dairdir. Seçim çalışmama dair hiçbir şey etiketlenmedi. Seçime gidiyoruz ama oda faaliyetlerini sürdürüyor. MÜSİAD’ın fuar etkinliğine katılım da bir oda faaliyeti olmuş ve etiketlenmişimdir. Orada da duvar giydirmesi sadece odanın yaptığı faaliyetlere dair olmuştur. Odanın yapacağı faaliyetler yer almamıştır.
Ticaret ile tehdit: Bu her iki taraf için söylendi. Bunu kabul etmeyiz. Etik değil, ahlaki değil. Bunu kim yapıyorsa yanlış yapıyor. Ama bunu bir taraf yapıyor demek de haksızlık olur. Onu da yapmayalım. Haksızlık da yapmayalım. Şöyle diyelim: Bu yöntem doğru bir yöntem değil. Bütün taraflardan bu anlamda hassasiyet rica ediyorum. Evet, katılıyorum. Yakışıksız, odaya yakışmayan söylemlerle seçim faaliyeti yürütülmez.
Ben Allah'ın izniyle yapım gereği bu seçim sürecinin en uhuletle ve suhuletle yapılmasını canı gönülden istiyorum. Bunun muazzam mesajını da Oğuz başkanımı ziyaret ederek verdim. ‘Hayırlı olsun’ dedim. Bu bir savaş değil, seçim. Biz projelerimizde vatandaşların, üyelerimizin önüne çıkalım. Kendimizi anlatalım. Bunu daha önceden de söyledik. Sanayici, üretici, tüccar, tacir, ferasetli insandır, dinler insanı. İkna olur ya da olmaz. Bunun dışında bir yöntem, yol asla doğru değildir, ters teper. Sahibine olumsuz olarak geri döner.
OSB başkanları oy topluyorlar dediniz. Ben, benim adıma OSB başkanı olarak oy toplayacak adamı tanımıyorum. Böyle bir şey olabilir mi? Yani kim kimin adına oy toplayabilir ki? Niye toplasın ki? Koskoca OSB başkanı gidip bana oy mu toplayacak?”
Aslantaş’ın ardından diğer başkan adayı, GTO Meclis Başkanı Oğuz Şerifalioğlu söz alarak, “Yarına bir bardak çay içecek halde olalım. Bu seçim böyle yapalım. Hiçbirimiz birbirimize düşman değiliz. Hiçbirimiz buranın sahibi değiliz. Hepimiz birbirimize sarılmak zorundayız. Dünyada bir gerçek var. Ticaret savaşları başladı. Hal böyleyken bizim hep beraber omuz omuza olmamız lazım. Böyle sitemler olabilir, sorunlar olabilir. Biz konuşarak her şeyi çözebiliriz. Hiçbir problem yok. Biz yıllardır hep beraberdik ve elbette hatalarımız vardır.
Ben şimdiden şunu söyleyeyim, belki bir dahaki meclise yetişemeyiz, hakkınızı helal edin. Ben hakkımı sonuna kadar sizlere helal ediyorum.
Hepimiz burada öyle de olsa, böyle de olsa bir mücadele veriyoruz. Bu işlere vakit harcamak, ailenden vakit bırakmak çok zor iştir. Ben hep sahada konuşuyorum. Tamam, eleştirilerimiz olabilir, personellerimiz de tarafsız olacak tabii, Çağrı Bey. Yani bunu dikkat edeceksiniz. Ettiğinize de inanıyorum. Bunda bir sıkıntı yok, hep beraber olacağız ve şu Gebze kazanmış olacak. Hepinize teşekkür ediyorum. Hepinizi gözlerinizden öpüyorum, bunu bilin. Hayırlı günler diliyorum.”