ESKİ VE YENİ BAŞKANDAN KAYMAKAMA Hepsi ama hepsi bu cinayetin sorumlusudur
Dilovası’nda ihmal ve rüşvet iddialarının aydınlatılmayı beklediği yangın faciasında yengesini kaybeden Belediye Meclis Üyesi Mehmet Gülek cinayetten belediyenin önceki ve bugünkü belediye başkanından Kaymakama, herkesin sorumlu olduğunu söyledi
Dilovası’nda ihmal ve rüşvet iddialarının aydınlatılmayı beklediği, yedi yurttaşımızın hayatını kaybettiği yangın faciasında yengesi Hanım Gülek’i kaybeden Dilovası Belediye Meclisi DEM Parti Üyesi Mehmet Gülek cinayetten belediyenin önceki dönem başkanı Hamza Şayir ve ve bugünkü belediye başkanı Ramazan Ömeroğlu’na, Dilovası Kaymakamı Metin Kubilay’a varana kadar herkesin sorumlu olduğunu söyledi:
“Bugün ilan ediyorum:
Savcılık, yazdıklarımdaki her ismi ve her birimi derhal soruşturmaya açmalı, soruşturma tamamlanana kadar da görevden uzaklaştırmalıdır.
Biz bu ateşi yüreğimizde taşıyoruz.
Ve o ateş artık sadece bizim değil, tüm Dilovası halkının ortak öfkesidir.
Kimse kusura bakmasın: Bu ilçede sorumluluk taşıyan hiç kimse, bu cinayetlerin bedelini ödemeden koltuğunda rahat oturamayacak..!”
Gülek yazılı açıklamasında ayrıca şu görüşlere yer verdi: “Bu yaşanan olay “kaza” değil, açıkça taksirle değil, olası kastla işlenmiş bir iş cinayetidir. Ve bu cinayetin sorumluları sadece işletme sahipleri değildir.
Bu, yıllardır Dilovası’nı yöneten çıkar ilişkilerinin, kayırmacılığın ve denetimsizliğin bir sonucudur.
Yıkım kararı olmasına rağmen o işletmeyi yıkmayan eski belediye yönetimi,
Yıkım kararını uygulamak yerine gidip ruhsat veren yeni dönem belediye başkan yardımcısı,
Ruhsata imza atan itfaiye müdürlüğü ve zabıta müdürü,
Denetime gidip tutanak yerine kolunda parfüm çantalarıyla dönen zabıta personelleri,
Belediye meclisinde denetim sorulduğunda bizi küçümseyen “siz bilmezsiniz, biz denetliyoruz” diyen belediye başkanı,
Ve ilçenin mülki amiri olarak göz göre göre ilçenin göbeğinde bir bomba gibi çalışan işletmeye göz yuman kaymakam…
Hepsi ama hepsi bu cinayetin sorumlusudur.
Bu tablo kimsenin inkâr edebileceği bir şey değildir.
Ve özellikle şunu bütün Dilovası bilsin:
Belediye başkanının bilgisi ve onayı olmadan hiçbir ruhsat süreci ilerlemez.
Belediye başkanının onayı olmadan hiçbir zabıta, hiçbir müdür tarafından hiçbir imza atılamaz.
Dolayısıyla bu ruhsat zincirinin siyasi ve idari sorumlusu doğrudan belediye başkanıdır.
İşletme sahibi sadece tetikçidir.
Bu düzeni sürdüren, denetimi yok sayan, yıkım kararlarını rafa kaldıran herkes ise azmettiricidir.
Bugün Dilovası’nda yaşanan bu faciada çok net şekilde görevi kötüye kullanma, görevi ihmal, denetim ihmali ve kamu zararına sebebiyet verme suçlarının tamamı mevcuttur.
Büyükşehir Meclisi’nde belediye başkanının, “Dilovası’nın büyük bölümü kaçaktır” sözleri hafızalardadır.
Bu söz, kendi sorumluluğunu gizleme çabası değil, kaçağı aklama siyasetinin bir itirafıdır.
20 yıldır bu ilçeyi yönetenler, ilçeyi bu hale getirenler şimdi kendilerini muhalefet gibi göstermeye çalışıyor.
Bu, siyasi bir ucuzluk değil; kamu yönetimine karşı açık bir saygısızlıktır.”