İ.C, Ela’nın ailesine “Tazminat  talebiniz var mı?” diye sormuş
03 Temmuz 2026 10:26

KİMİ “CAN”, KİMİ “CANAN”… İ.C, Ela’nın ailesine “Tazminat talebiniz var mı?” diye sormuş

Ela Tabakoğlu’nun ölümüne sebep olan ve ara kararla tutukluluk hali ev hapsine dönüşen sürücü İ.C aileye, avukatı aracılığı ile “Tazminat talebiniz var mı?” diye sormuş

Aktan Uslu Tüm haberleri

04 Şubat 2026 günü Cumhuriyet Mahallesi’ndeki kazada öğrenci taşıyan İ.C. idaresindeki 41 P 3597 plakalı servis aracı, 2232. Sokak'tan 2230. Sokak'a dönerken ilkokul 1. sınıf öğrencisi Ela Tabakoğlu'na çarpmış, Ela Tabakoğlu hayatını kaybetmişti.

Düne kadar görülen iki celsede ilk bilirkişi raporunda Ela Tabakoğlu kusurlu bulunmuş, Tabakoğlu ailesinin avukatlarının sunduğu bilirkişi raporu ile ilk rapor çürütülmüş, sürücü İ.C kusurlu bulunmuştu.

Buna rağmen ikinci celse ile dünkü üçüncü celse arasında, 19 Haziran’da tutuklu sanık İ.C’nin cezasının ev hapsine çevrildiği öğrenildi.

Dünkü üçüncü celsede İ.C’nin yine tutuklu yargılanmasına yönelik talepler mahkeme heyetinde kabul görmedi.

Üçüncü celsenin ardından Gebze Adliyesi önünde yapılan basın açıklamasında Ela Tabakoğlu’nun annesi Serpil Tabakoğlu, “Çocuğumun servisi değişti. Bunu ne devlet biliyor, ne çocuk biliyor, ne de okul yönetimi biliyor. Ki bunun da suçunu benim üstüme attılar, 'Bu anne servis değiştirmiş.' diye. Öyle bir şeyle karşı karşıyayız” dedi.

Babası Fatih Tabakoğlu, sürücü İ.C’nin servis değişikliğini mahkemede kendisinin itiraf ettiğini kaydetti.

Ailenin müvekkili Avukat Kübra Süleyman, “Çocuğumuz bekleme alanında yaklaşık 6-7 dakika bekliyor. Bu durum bilirkişi raporlarıyla da sabit. Ancak hostes çocuğumuzu bekleme alanından almıyor ve o gün servisi değiştiriyorlar. Kendileri bunu okul yönetimine de bildirmiyorlar. Çocuğumuz servise alınmadan servis değişikliği de yapılmış.

Kendi servisi okuldan ayrıldığı için, çocuk da 6-7 dakika beklemesi üzerine korkuyor. 'Servis beni almadan okuldan ayrıldı' diye düşünüyor. Asıl servisini görüp arkasından gidiyor. Bu esnada gören, dünya kadar insan var. Biz bu kişileri duruşmada tanık olarak da dinlettik. Herkes dur ihtarlarının, korna seslerinin çok yüksek olduğunu ve servisçinin bu sesi duymama gibi bir şansının olmadığını beyan ediyor. Ancak servis kesinlikle hiçbir dur ihtarına uymuyor ve bildiğimiz kadarıyla çocuğumuzun üzerinden iki kez geçiyor,. Bu nedenle de ne yazık ki çocuğumuzun ölümüne sebep oluyor. Yani çocuğu öldüren kendi servisi” dedi.

Ela Tabakoğlu’nun ölümüne sebep olan ve ara kararla tutukluluk hali ev hapsine dönüşen sürücü İ.C aileye, avukatı aracılığı ile “Tazminat talebiniz var mı?” diye sormuş

Dünkü üçüncü celsenin detayları şöyle;

Ela Tabakoğlu’nun ölümünde kusurlu bulunan, 19 Haziran’daki ara karar sonrası cezaevinden çıkan, adli kontrolle ev hapsindeki servis şoförü İ.C ile müdafisi Avukat Tamer Ayhan,

Ela Tabakoğlu’nun annesi ve babası Serpil – Fatih Tabakoğlu ile Fatih Tabakoğlu’nun vekilleri Avukat Kübra Süleyman ve Avukat Gürkan Pişken katıldı.

Acılı aileyi üçüncü celsede de Zonguldak’taki köylerinden kalkıp gelen eş, dost ve akrabaları ile bir grup mahalle sakini komşusu yalnız bırakmadı.

Celse, 19 Haziran tarihli ara kararın okunması ile başladı. İlk söz, Fatih Tabakoğlu’na verildi:  

“Sanık tarafı bizi rahatsız etmektedir. Ben ve eşim ile uğraşmaya devam ediyorlar. Celse arasında sanık müdafii beni ve eşimi şikâyet etmiş. Sosyal medya aracılığıyla bu süreçte kendimizi duyurabildiğimiz için Adalet Bakanı ve Cumhurbaşkanının eşi Emine Erdoğan ile görüşmelerimiz olacaktır. Benim çocuğumun sanık tarafından kasten öldürüldüğünü düşünüyorum. İ.C’a da soru olarak (İ.C’nin eşi) M.C’ın şirketteki rolü ve olay yerinde kızımı bırakarak ayrılma sebebinin sorulmasını talep ediyorum Şikâyetim devam etmektedir, sanığın cezalandırılmasını talep ediyorum.

Fatih Tabakoğlu’nun müdafi Avukat Gürkan Pişken:

“Şikâyetimiz devam etmektedir, sanığa soracağımız bir soru bulunmamaktadır. Tahliye kararı ile ilgili olarak son ATK raporunda sanığın asli kusurlu olduğu Ela'nın ise kusurlu olmadığı ortaya konmuştur. Tahliye kararının hukuka aykırı olduğu kanaatindeyiz. Sanığın tahliye edilmesi dosyaya olumsuz etki edecektir. Sanığın kaçma şüphesi ve dosyaya sonradan sunulan deliller nedeniyle delil karartma şüphesi mevcuttur. Servis yönetmeliğine aykırı davranışları ve asli kusurlu olması dikkate alınarak sanığın üst sınırdan cezalandırılacağı ve olay anında sanığın hostes ile konuşması ve servis yönetmeliğine aykırı davranması ile bilinçli taksir uygulanacağı kanaatindeyiz. Bu nedenle tahliye kararının kaldırılmasını gerektiği kanaatindeyiz. Sanığın cezalandırılmasını talep ediyoruz, dedi.

Fatih Tabakoğlu’nun müdafi Avukat Kübra Süleyman:

“Şikâyetimiz devam etmektedir, öncelikle sanığa servis değişikliğine ilişkin kararı kimin aldığını ve bu kararın ilgililere bildirilip bildirilmediğinin, Ela'nın servise kayıt edildiğinin okul yönetimine bildirilip bildirilmediğinin sorulmasını talep ediyoruz. Diğer meslektaşımızın beyanlarına iştirak ediyorum. ATK raporunda kusuru bulunan kişiler hakkında savcılığa şikâyet dilekçesi sunduk. Milli Eğitim Bakanlığı da dilekçe sunmuştur. Başkalarının kusuru olması sanığın kusurunu ortadan kaldırmamaktadır. Ölüm neticesinde sanığın asli kusurlu olduğu ortadadır. Celse arasında dosya kapsamında yenilik olmamasına rağmen tahliye kararı verilmiş olması bizi ve aileyi yaraladı. Sanığın alacağı muhtemel ceza dikkate alındığında tahliyenin uygun olmadığı kanaatindeyiz. Tanık beyanları ve dosyadaki diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın kaçma ve delil karartma durumu mevcuttur. Servis yönetmeliğine aykırı davranışlar nedeniyle bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenlerle sanığın tekrardan tutuklanmasını talep ediyoruz.”

İddia makamı savunma ve beyanlara bir diyeceği olmadığını belirtip eksik hususların giderilmesini istedi.

Servis sürücüsü sanık İ.C:

Önceki savunma ve beyanlarımı tekrar ederim, M.C (Sanığın eşi) şirkette Ela'nın servis aracında hostes olarak görev yapmaktaydı. Şirkete kayıtlı iki aracımız olduğu için her okul için okulla yaptığımız sözleşmeye göre bir adet yedek aracımız vardır. Yedek aracımızı mevcutta bulundurduğumuz için öğrencimizinde beklediği yerde bulunmaması sebebi ile en son umudu kestikten sonra veliyi arıyoruz. O arada da diğer öğrenciler geç kalmasın diye yedek araca aktardık. Öğrenciyi arayıp bulamayınca da hostes veliyi aramış, bizde diğer servise gitmek için okuldan boş çıktık. Normalde öğrencileri dağıtıp diğer okul servisine çıkıyorduk ancak olay yerinde öğrencinin bulunmaması sebebi ile diğer öğrencileri diğer servis aracına aktarıp diğer okula ilişkin servise çıktık.

Servis değişikliğine ilişkin yönetmelik hükümlerine göre dışarıdan bir araç çağrıldığı zaman okul yönetimine bildiriliyor ancak kendi aracımıza servis değişikliği olduğu için bildirim yapmadık. Veliyi beklemek ve diğer öğrencileri bekletmemek için diğer öğrencileri başka bir servise aktardık. Ela'nın servise kayıt olduğunu okul yönetimine bildirmedik çünkü bildirim belli periyotlar ile yapılıyordu. Okul yönetiminde yetkililer kendi gelerek kontrolünü belli aralıklarla yapıyorlardı. Her kayıtı bildirim yapmıyorduk okul yönetimi kontrol yapıyordu. Olay nedeni ile üzülerek aileden baş sağlığı diliyorum.”

Sanık İ.C’nin müdafii Avukat Tamer Ayhan:

Önceki savunmalarımızı aynen tekrar ederiz, ATK genişletilmiş uzmanlar kurulu raporu dosyaya sunulmadığından esasa ilişkin ekleyeceğimiz bir durum yoktur. Bazı hususlara değinmek istiyorum. Ben kesinlikle katılan tarafına yönelik para teklifinde bulunmadım. Maddi manevi bir tazminat talebi olup olmadığını sordum. Buna ilişkin WhatsApp görüşmeleri mevcuttur. Tanıklara sorulan sorularda gerçeğin ortaya çıkmasına yöneliktir. Müvekkilim hakkında delil karartma ve kaçma şüphesi bulunmamaktadır. … Turizm tabelası bir araç plakası değildir bir aksesuardır, olaya dair aracı değerlendirmeye bir unsur da değildir. Bu nedenle bu hususun kaçma ve delil karatma noktasında bir önemi bulunmamaktadır. Müvekkil hakkında adli kontrol hükümlerinin kaldırılmasını talep ediyoruz, müvekkilin öncelikle beraatine karar verilmesini mahkeme aksi kanaatte ile tüm lehe olan hükümlerin uygulanmasını talep ederiz.”

Mahkeme heyeti üçüncü celsede

Sanığın savunmasının alınması da dikkate alınarak duruşmalardan *bağışık tutulmasına

Dosyanın ATK'dan dönüşü ve ATK Genişletilmiş Uzmanlar Kurulu raporunun dosyaya sunulmasının beklenmesine

Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin mevcut delil durumu itibarıyla kuvvetli suç şüphesinin varlığı mevcut olsa da; atılı suç için öngörülen cezanın alt ve üst sınırı, delillerin büyük ölçüde toplanmış olması, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre dikkate alınarak bu aşamadan sonra tutukluluk tedbirinin ölçülü olmayacağı, tutukluluktan beklenen faydanın adli kontrol tedbiri ile de sağlanabileceği hususları dikkate alınarak sanık hakkında tutukluluk kararı verilmesine yönelik talebin reddine,

Sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, kuvvetli suç şüphesinin varlığı ve dosya kapsamında toplanan deliller nazara alınarak CMK'nın 109/3-j maddesi uyarınca Konutunu Terketmemek ve CMK'nın 109/3-a CMK 109/3-a maddesi uyarınca yurt dışına çıkamamak yönünde verilen adli kontrollerin ayrı ayrı devamına,

Sanık hakkında tutukluluk kararı verilmesine yönelik talebin reddi ile adli kontrollerin devamına ilişkin kararlara yönelik 2 hafta içerisinde Gebze Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine itiraz yolu açık olduğunun ilgililere ihtarına

Araya adli tatil girmesi, duruşma defterinin yoğunluğu da dikkate alınarak bu nedenle duruşmanın 06 Ekim 2026 günü saat 14.00'a bırakılmasına karar verildi.

*bağışık tutulma: Bir kimsenin tabi olduğu genel bir kuraldan, zorunluluktan, sorumluluktan veya cezadan yasal ve resmi bir kararla muaf tutulması, ayrıcalıklı tutulması

Güncelleme: 03 Temmuz 2026 10:28
BENZER HABERLER
X