İKİ BELEDİYE, İKİ BAKANLIĞA SORDULAR Nasıl izin verildi?
Dilovası’nda faciaya dair İSİG Meclisi, TMMOB, Tabip Odası’nın açıklamasında KBB ve Dilovası Belediyesi ile iki bakanlıktan, “Konutların arasında yanıcı maddeler ile çalışan işletmenin faaliyetlerine nasıl izin verilmiştir?” sorusuna da yanıt istendi
Dilovası’nda altı işçinin öldüğü faciaya dair İSİG Meclisi, TMMOB Kocaeli ve Kocaeli Tabip Odası’nın basın açıklamasında Büyükşehir ve Dilovası Belediyeleri ile iki bakanlıktan, “Konutların arasında yanıcı parlayıcı maddeler ile çalışma yapan bir işletmenin faaliyetlerine nasıl izin verilmiştir?” sorusuna da yanıt istendi. İSİG Meclisi adına Avukat Elif Yetiğin tarafından yapılan açıklamada sorular şöyle sıralandı:
İSİG Meclisi verilerine göre sadece Ekim ayında 169, yılın ilk on ayında en az 1737 işçi hayatını kaybetti. Bunların en az 75’i çocuk işçiydi.
Buradan Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Dilovası Belediyesi’ne, Kocaeli Valiliği’ne, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na soruyoruz;
- Konutların arasında yanıcı parlayıcı maddeler ile çalışma yapan bir işletmenin faaliyetlerine nasıl izin verilmiştir?
- Bu işletmeler bugüne kadar denetlendi mi? Denetlendiyse neden faaliyetleri durdurulmadı?
- İşyerinde çocuk işçi çalıştırılmasına neden göz yumuldu?
- İşletme için CİMER’e yapılan şikayetlerin gereği neden yerine getirilmedi?
- Bu işletmenin çalışma ruhsatı var mı? Varsa bunca eksiğe rağmen neden faaliyeti durdurulmadı? Yok ise ruhsatsız bir işyerinin çalışmasına neden izin verilmiştir?
- Bu işyerinin itfaiye raporu var mıdır? Varsa işletme faaliyetlerinin durdurulmasını gerektirecek eksikliklere yer verilmiş midir?
- Yanıcı ve parlayıcı maddeleri işleyen ve dopalayan bu işyeri “Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Hakkında Yönetmelik” kapsamına girmekte midir? Öyle ise bu kapsamda denetlenmiş midir?
- İlimizde çok sayıda yanıcı parlayıcı madde depolayan ve işleyen tesis bulunmaktadır. Bu tesisler ne ölçüde denetlenmektedir?
- İş cinayetlerinin önlenmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı daha etkin ve kapsamlı denetimler yapmasını engelleyen nedir?
- Çocuk işçi ölümlerine rağmen MESEM gibi uygulamalar ile çocuk işçilik neden özendirilmekte ve kolaylaştırılmaktadır?
Basın açıklamasına –tespit edilebildiği kadarıyla- CHP Kocaeli Milletvekili Doktor Muhip Kanko, DEM Parti Kocaeli Milletvekili Doktor Ömer Faruk Gergerlioğlu, Birleşik Metal-İş Sendikası Genel Başkanı Özkan Atar ve Gebze 2 No’lu Şube Başkanı Necmettin Aydın, Eğitim-İş Sendikası Kocaeli 2 No’lu Şube Başkanı Adem Eliçora ile TMMOB’un Kocaeli ve Gebze’deki bileşenlerinin başkan ve yöneticileri, siyasiler ve çok sayıda yurttaş katıldı. katıldı.
“İş cinayetlerine ve çocuk işçiliğine karşı mücadeleye!” başlığıyla yapılan açıklamada, “Dilovası’nda yaşanan bu katliamın hesabı sorulana kadar sürecin takipçisi olacağız, iş cinayetlerinin hesabı sorulana ve iş cinayetlerini önleyecek tedbirler hayata geçirilinceye, çocuk işçilik yasaklanana, insanca çalışma şartları sağlanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz” denilip, “ Emek ve demokrasiden yana herkesi iş cinayetlerine ve çocuk işçiliğine karşı mücadeleye çağırıyoruz” diye çağrıda bulunuldu. Açıklamada ayrıca şu görüşler yer aldı;
“Öncelikle hayatını kaybeden işçilerin yakınlarına başsağlığı ve sabır, yaralıların da bir an önce sağlığına kavuşmasını dileriz.
Olay yerinde yaptığımız incelemeler ve işyerinin eski çalışanları ve mahalle halkı ile yaptığımız görüşmelerde edindiğimiz bilgiler bu katliamın göz göre göre yaşandığını göstermektedir.
Yaptığımız incelemelerde ve mahalle sakinleri ve bu işletmede daha önce çalışmış işçiler ile yaptığımız görüşmelerde aşağıdaki uygunsuzlukları gözlemlendi.
- Yapının yangına dayanımı olmayan poliüretan paneller ile inşa edildiği,
- Yapının konutların arasına ve konutları tehlikeye sokacak kadar yakın inşa edildiği, yakınındaki bazı binaların camlarının kırıldığı bir binanın ise çatısının yandığı görülmüştür.
- İşletmenin yaklaşık 50 metre uzağında akaryakıt istsayonu olduğu görülmüştür.
- Tek bir çıkışının olduğu ve “Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmeliğe” uygun acil kaçış yol ve çıkışlarının sağlanmadığı, çıkış kapısı önünde, kaçışı zorlaştıracak şekilde malzeme ve ekipmanların bulundurulduğu görülmüştür.
- Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelikte “Toplam alanı 1000 metrekareden fazla olan, kolay alevlenici ve parlayıcı madde üretilen veya bulundurulan yapılarda” yağmurlama sistemi zorunlu olmasına rağmen söz konusu binada hiçbir yangın tesisatının olmadığı görülmüştür.
- Bina içinde yangın söndürme, algılama ve uyarı sistemlerinin olmadığı,
- İşyerinin faaliyetlerinin ‘İşyeri Tehlike Sınıfları Tebliği’ne göre çok tehlikeli sınıfta yer almasına rağmen çocukların çalıştırıldığı,
- Çalışanlara yeterli eğitim ve ekipmanın sağlanmadığı öğrenilmiştir.
Ayrıca mahalle sakinleri, CİMER’e ve Dilovası Belediyesi’ne işyerini şikâyet etmelerine rağmen işletmenin çalışmaya devam ettiğini dile getiriyor.
Güvencesiz ve kayıtdışı işlerde patronların en sık kadın ve çocuk emeğine başvurması tesadüf değil. Bu eşitsizliği yaratan güvencesiz çalışma sistemi kadın ve çocukları merdiven altı işlerde sigortasız düşük ücretlerle çalışmaya mahkûm ediyor. Yoksulluğu, şiddeti kadınlara reva gören sistem kadın ve çocuk emeğini daha çok sömürerek karına kar katmaya devam ediyor. Aile yılı ilan ettikleri 2025 yılı kadınlara işte, sokakta, kampüste ölüm getiriyor.
Diğer yandan güvenli ve güvenceli istihdam sağlaması gereken İŞKUR hizmet binasının hemen yanı başında kaçak, denetimsiz, sigortasız çalıştırma ve çocuk işçilerin çalıştırılması denetimsizliğin ve sömürünün geldiği boyutunu gösteriyor.
Bu katliam, resmi makamların iddia ettiği gibi bir kaza değil adeta planlanmış bir katliamdır ve biz bu katliama ilk defa tanık olmuyoruz. Daha önce Soma’da, Zonguldak’ta, Ermenekte, Gayrettepe’de Davutpaşa’da, Hendek’te, Amasra’da, Afşin’de, Oba Makarna’da ve saymakla bitiremeyeceğimiz yüzlerce katliamda gördüğümüz, denetimsizlik, cezasızlık, sorumsuzluk zincirinin bir sonucudur. Bundan önceki iş cinayetlerinde işverenleri denetlemekle yükümlü kurumların, siyasi otoritenin hesap vermemesi yeni katliamların önünü açmaktadır.”