EMNİYETE DEFALARCA ŞİKÂYETTE BULUNDU Öldürenleri de koruyanları da çok yakından tanıyoruz
Gülhan Esen’in katlinde kararın açıklanmasının ardından Umut-Sen üyesi Ayşe Irmak Şen; emniyete defalarca şikâyette bulunulduğunu belirtip, Gülhan’ı öldürenler ile onları koruyan devlet mekanizmasını yakından tanıyoruz” dedi
Gülhan Esen’in katlinde kararın açıklanmasının ardından Umut-Sen adına konuşan Ayşe Irmak Şen, Esen’in katiline dair emniyete defalarca şikayette bulunduğunu belirtip, “Gülhan’ı öldürenler ile onları koruyan devlet mekanizmasını yakından tanıyoruz” dedi. Şen açıklamasında şunları kaydetti:
“Bugün, 16 Mart 2024 tarihinde evinden işine gitmek için çıktığında evinin önünde 7 kurşunla vurularak katledilen arkadaşımız Gülhan’ın adalet mücadelesi için buradayız.
Gülhan için bir buçuk yıldan fazladır devam eden adalet arayışında bugün sona gelinerek mahkemede karar açıklandı.
Geçen duruşmada savcılığın açıklamış olduğu mütalaada katil Muhammet Tarhan’ın “tasarlayarak ve canavarca hisle veya eziyet ederek öldürme” ve “kadına karşı kasten öldürme” suçlarından cezalandırılması istendi.
Muhammet Tarhan’ın cinayet işledikten sonra kaçmasına ve saklanmasına yardımcı olan arkadaşları Metin Öner ile İbrahim Taşdemir hakkında da suçluyu kayırma suçundan cezalandırılması istendi.
Bugün mahkeme heyeti açıkladığı kararda failler için isnat edilen suçları canavarca hisle eziyet ederek öldürme dışındaki suçları kabul ederek cezalandırılmalarına hükmetti.
Katil Muhammet Tarhan’ın ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış olması hem Gülhan’ın ailesi hem de dostları olarak hepimiz için olumlu bir karardır. Gülhan’ın kardeşi Rabia’nın dediği gibi “güçlü durmak için çabalamaktan yorulduk, artık acımızı yaşayabiliriz!”
Mahkeme süreci boyunca katilin haksız tahrik indirimi almak için söylediği türlü türlü yalanlar, iftiralar sadece Gülhan’ın anısına hakaret değil aynı zamanda onu dinleyen ailesi için de birer işkenceye dönüşmüştü.
Suçun ulu orta işlendiği, suçlunun yıllardır Gülhan’ı ısrarlı bir şekilde takip ve taciz eden, hakkında çok defa uzaklaştırma kararı çıkarttığı kişi olduğu sabit iken yargılama sürecinin bu kadar uzun olması hem yıpratıcı hem de güven zedeleyicidir.
Halktan, sıradan bir vatandaş, hayatını işçilik yaparak geçiren, yoksul emekçi insanlar ve hayatta hep ezilmiş, yok sayılmış kadınların yaşamının bu kadar değersiz, bu kadar önemsiz görülmesini kabul etmiyoruz.
Gülhan, çalışırken kolektif hareket etmeyi önemsemiş, işyerinde yaşadıkları haksızlıklara karşı arkadaşlarıyla beraber örgütlenerek DGD-SEN’e üye olmuş ve tamı tamına 120 gün devam eden Migros Şekerpınar Deposu önünde şanlı bir direnişin parçası olmuştur.
Gülhan, hakkını, hukukunu aramaktan geri durmamış, kendi can güvenliğini sağlaması için de defalarca emniyete giderek Muhammet Tarhan hakkında şikâyette bulunmuş ancak Gülhan’ı korumak için devlet hiçbir zaman sahici ve caydırıcı tedbirler almamıştır. Bu nedenle Gülhan’ı öldürenler ile onları koruyan devlet mekanizmasını yakından tanıyoruz.
Bu mahkemeden çıkan kararın üst mahkemelerce bozulma ve cezada indirime gidilmesi ihtimallerine karşı her zaman tetikte olacağımızı, cezanın uygulanması sürecinin de takipçisi olacağımızı ilan ediyoruz.
Bugün mahkemeden çıkan kararın eksiklikleri olsa dahi Gülhan’ın ailesi, akrabaları, komşuları, Gebzeli kadınlar, kadın ve emek örgütleri, basın vasıtasıyla oluşturulmuş toplumsallığın da etkisinin olduğunun farkındayız.
Canavarca hisle öldürme suçunun da kabul edilmesi için takibimiz devam ediyor olacak. Ama şu anda kabul edilen suç ve cezalarını üst mahkemelerde yaşanacak olası bir ceza indirimi durumunda çok daha fazlasını yapacağımızı, Gülhan’ı asla unutmayacağımızı, adalet mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğimizi buradan beyan ederiz.
Gülhan için Adalet, Kadınlar içi Adalet!