10 TEMMUZ’DA ÇAĞLAYAN’A ÇAĞRI Ova Tepe’den, Tepe Hendek’ten farksız: Temel sorun örgütsüzlük
Dilovası İşçi Katliamı Aileleri’nin dördüncü nöbetinde Gayrettepe faciasının 10 Temmuz’daki celsesine katılım çağrısı yapıldı. GSB Sözcüsü Necmettin Aydın temel sorununun örgütsüzlük olduğunu söyledi
Haber serisi – Yorum Analiz
Dilovası İşçi Katliamı Aileleri Adalet Nöbeti: 4 – 3
08 Kasım 2025’teki Ravive Kozmetik faciasının ardından Dilovası İşçi Katliamı Aileleri’nin dördüncü adalet nöbeti, önceki gün Dilovası’nda gerçekleşirken açık mikrofon uygulaması sürdü.
DGD-SEN Uzmanı Mustafa Erdem Bilgin iki kere söz aldığı dördüncü nöbette; Gayrettepe faciasının 10 Temmuz Cuma günü, Çağlayan Adliyesi’nde görülecek 15’nci celsesine katılım çağrısını iletti.
Kartalkaya faciasında hayatını kaybedenlerin, Ankara’ya yürüme kararı aldığını söyledi.
Sakarya Hendek'te, Coşkunlar Havai Fişek Fabrikası'ndaki facia sonrası cezasızlığın aynı şirketin başka fabrikasında başka faciayı beraberinde getirdiğini hatırlattı.
“Hem çok saygın bir yas hakkı için direniyoruz hem haysiyet, onur için direniyoruz. Aynı zamanda kaybettiğimiz canların hesabını sormak istiyoruz. Bu ülkede işçilerin ölmediği bir düzenin mümkün olduğunu bilerek, bu bilinçle direniyoruz. O yüzden de bu davaları görelim. Kamuoyu basıncı olmazsa hiçbir şey olmayacağını biz biliyoruz. Çünkü kimsesiziz, bizim bizden başka da kimsemiz yok” diyerek davalarda bir araya gelme çağrısında bulundu. Bilgin ayrıca şunları kaydetti:
“Biz şimdi nereye gitsek bize aynı problemler çıkartılıyor. Biz Gebze Meydanı'na gidiyoruz. Belediye; yanımızda gürültülü, sesli, kalabalık, yüzlerce insanın olduğu etkinlikle bizim yaptığımız, derdimizi anlatmaya çalıştığımız nöbetimizi boğmaya çalışıyor.
Ertesi hafta zabıta gelip "Çadır kuramazsınız" diyor. Biz burada bir şey mi satıyoruz? Derdimizi anlatmaya çalışıyoruz. Güneşin alnında nasıl bekleyeceğiz?
Burada iki saat istedik derdimizi anlatmak için. Burada bir yol kapatılmıyor. (Sonradan kapatıldı)
Üçü çocuk, yedi canımız yandı burada, yedi canımız yandı.
Biz istiyoruz ki bunu yapanlar, buna sebebiyet verenler, görmezden gelenler cezasını alsın. Göstermelik cezalar istemiyoruz. Göstermelik yargılamalar istemiyoruz. Bir gün alıp iki gün alıp, sonra serbest bırakılmasını istemiyoruz.
Bizim çocuğumuz, eşimiz, kardeşimiz, dostumuz yanmışken buna sorumlu olan herkesin ceza almasını istiyoruz.
Davamız hâlâ Kandıra Cezaevi'nde görülüyor. Buraya uzak. Buradan gitmek öyle kolay değil. Burada insanların eşi var, çocuğu var, kontrol etmesi gereken hastası var. Kandıra’ya kadar gittiğinde bütün gün orada beklemek zorunda kalıyor.
Biz istiyoruz ki Gebze’de görülebilir mesela bu dava. Gerekirse imkân sağlanır ama imkânı sağlamıyorlar bize.
21 Temmuz’daki davamıza buradan bütün komşularımızı davet ediyoruz. Gelin orada neler yaşadığımızı görün. Mahkemede bizimle bizimle nasıl dalga geçildiğini görün. Nasıl sanki hiçbir sorumlu yokmuş, bu insanlar kendi kendilerini yanmış gibi anlatan uzmanları görün, bilirkişileri görün. Bilirkişi diye bize sundukları insan, oradaki kişiler kendi kendilerine çıkmamışlar gibi konuşuyor. Sanki oraya yanmak istemişler de girmişler içeri gibi konuşuyor.
Şimdi böyle dalga geçilen bir ortamda biz derdimizi nereden anlatacağız? Mahkemede mi anlatacağız? Biz istiyoruz ki komşularımız, herkes bizi duysun.
GSB Sözcüsü ve BMİS Gebze 2 No’lu Şube Başkanı Necmettin Aydın temel sorununun örgütsüzlük olduğunu, mücadelenin sermaye düzenine karşı verildiğini söyledi:
“Gebze Sendikalar Birliği tüm bileşenleri olarak bu davayı başından itibaren, çok yakından takip ediyoruz. Nöbet eylemlerinizin hepsine destek verdik, katkı sunduk. Bundan sonraki süreçlerde de bunu devam ettireceğiz. Gebze Sendikalar Birliği olarak karar aldık ve bu çerçevede bu kararlılığımızı sürdüreceğiz.
Bizim açımızdan bu, tabii ki bir düzen sorunu. Gebze'de yapılan oturumlarda aileler de anlattılar. Zabıtanın tavrı farklı, burada yine aynı tavrı görüyoruz. Oysa bugün Gebze Kent Meydanı'nda işverenlerin kurmuş olduğu çadıra günlerce, aylarca izin vererek orada bir işgale göz yumuyorlar.
Fabrikalarda, tezgâh başlarında insanlar can veriyor, kan dökülüyor ve yargılanması gereken insanlara adalet ne yazık ki göz yumuyor ya da adalet işlemiyor. Bugün bu cinayet bir Avrupa ülkesinde olsa, bu konuyla ilgili kurum ve kuruluşlar, yetkililer kesinlikle istifa eder. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı başta olmak üzere, ilgili kurumdaki müdürler, başkanlar ve bu görevlilerin tamamı gereken cezaları alırlar. Sermaye düzeninin ne kadar işçiler aleyhine, kirli bir şekilde ne kadar işverenden yana taraf aldığına da hep birlikte yakından şahit oluyoruz.
Biz sendikalar olarak, fabrikalarda iş kazası olmasın, işçi sağlığı iş güvenliği tedbirleri alınsın diye işverenlere karşı işçilerle birlikte mücadele ediyoruz. Ancak sendikasız, toplu sözleşmesiz iş yerlerinde denetimsizlik yüzünden bu tür olaylarla karşı karşıya kalınıyor. Buna karşı mücadeleyi hep birlikte sürdürmeliyiz.
Bundan sonraki süreçlerde de hem Birleşik Metal-İş Sendikası hem Gebze Sendikalar Birliği olarak, işin farkındaki örgütlü işçilerle beraber bugün Dilovası’ndaki ailelerin başına gelenin, yarın hepimizin başına gelebileceğinin düşüncesiyle etmeliyiz.
Bu tür katliamlarda cezasızlık çok kötü bir durum. Eğer işverenler bugün bir suç işledilerse, buna karşı bir ceza alınmadıysa yarın öbür gün başka işverenlere örnek olur. Arkalarında devleti, kötü bir adalet sistemini bulduklarında da fabrikalarda bu tür faciaların yaygınlaşma durumuyla karşı karşıya kalınır.
Aslında temel sorun örgütsüzlüktür. Bu örgütsüzlüğü örgütlü hale getirmek toplumun bilinciyle ilgili bir durumdur.
Ülkemizde bugün 55-60 saat süreli, haftalık çalışma düzenimiz var. Bu süre Avrupa'nın birçok ülkesinin iki katı neredeyse. Çalışma koşullarımızın düzeltilmesi, bu iş cinayetlerinin sonlandırılması için bu sermaye düzenine karşı hep birlikte mücadele etmeliyiz.”
Eğitim-Sen Kocaeli 2 No’lu Şube Başkanı Sinan Kaya;
"Dilovası’nda aileler dördüncü haftadır bir adalet mücadelesi yürütülüyor ve yanlarında olduk hep. Adaletin sağlanması için daha çok duracağız. Adalet sağlanana kadar da mücadele edeceğiz. Türkiye'deki sistem ne yazık ki böyle. İnsanlar adaleti, hakkını, mücadelesini sokakta yürüterek kazanmaya çalışıyor. Ne yazık ki sermaye kesiminin, patronların iki dudağına bakıp onlara göre karar veren bir zihniyetle karşı karşıyayız. Bu durumu kabul etmediğimizi her ortamda, her eylemde dile getiriyoruz. Adaletin, hakkın, hukukun sağlanması için de mücadeleye devam edeceğimizi belirtiyoruz. Acılı ailelerimizin yanındayız her zaman, bunu belirtiyoruz. Adalet gelene kadar, acılı ailelerimizin yüreği soğuyana kadar biz mücadelesinin yanında olacağız.”
Emek Partisi Gebze İlçe Başkanı Yusuf Akar
“Dilovası’nda çok büyük acılar yaşıyoruz. Dilovası ilk kurulduğu günden bu yana normal ölümlerin giderek azaldığı, hastalıkların, kanser hastalığının çok daha ileri düzeylere geldiği bir noktada.
2000’den önce fabrikalarda denetleme kurulları olurdu, müfettişler olurdu. O yıllar kaçak işçiliğin en az olduğu yıllardı. Ama AKP iktidarından sonra 200 fabrikaya bir müfettişin düştüğü bir noktaya gelindi.
İşçi sağlığı ve iş güvenliği kurulu dediler ama bu sadece iş yerini, patronu kurtarma hareketi olarak ortaya çıktı. Tüm sorumluluk İSG uzmanına yüklenirken, maaşı patrona ödettirildi.
Bir hukuksuzluk düzeni olarak ortaya çıkan bu durum karşısında elbette sesimizi çıkaracağız.
Eskiden ormanlar kesilmesin diye devletin görevlileri ormanı korurlardı; artık halk devletten korumaya çalışıyor ormanlarımızı, ovalarımızı, dağlarımızı, denizlerimizi, nehirlerimizi, ırmaklarımızı.
Bugün her yere saldırılıyor ve Türkiye'nin her tarafı maden arama merkezleri haline getirilmiş, uluslararası sermayenin hizmetine peşkeş çekilmiş durumda.
NATO zirvesi Türkiye'de. NATO'nun Saraybosna'da, Libya'da, Afganistan'da neler yaptığını, nasıl bir savaş örgütü olduğunu da biliyoruz. NATO zirvesi gerekçesiyle Türkiye'yi OHAL bölgesi haline getirdiler. Türkiye'nin her ilinde bugün operasyonlar gerçekleşti ve Kocaeli'de de operasyonlar yaparak 28 arkadaşımızı gözaltına aldılar. Ve Kocaeli Emniyeti, 'Bunlar yarın eylem yapabilirler diye tedbiren önlem aldık’ diyor. Siz tedbiri bu çocuklar, bu işçiler öldürülmeden önce alacaktınız.
Ve buradan şunu söylüyorsunuz: Gözaltılar, tutuklamalar bizi korkutamaz, mücadeleyi büyüteceğiz ve hem bu çocukların katillerinden, hem gözaltına alanlardan hesabı soracağız."
Seride dün
İşçi ölümlerinde dünya birincisiyiz
https://www.gebzeemek.com/haber/guncel/isci-olumlerinde-dunya-birincisiyiz/4132.html
Seride yarın
DGD-SEN / Avukat Saruhan Efe Kadaifçi’den hukuki değerlendirme
İLGİLİ HABER
Dilovası Belediye Meclisi’nde
Rüşvet iddiası ve nöbet konuşulmadı
https://www.gebzeemek.com/haber/sehir/6-dakikada-tavsancila-kamulastirma-/4141.html