Özgür ve adil gelecek eşit haklarla gelir
09 Mart 2026 08:02

KADINLARIN DEĞİL TOPLUMUN MÜCADELESİDİR Özgür ve adil gelecek eşit haklarla gelir

Eğitim-İş, 8 Mart’ı meydanda önce açıklama sonra karanfil ve kitapçık dağıtarak karşıladı. Şube Sekreteri Sibel Fındık kadınların mücadelesinin toplumsal olduğunu belirtip, “Eşit, özgür ve adil gelecek ancak kadınlara eşit haklarla mümkün” dedi

Aktan Uslu Tüm haberleri

Gebze’de; 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde 15 Temmuz Milli İrade Kent Meydanına ilk Eğitim-İş Sendikası Kocaeli 2 No’lu (Gebze) Şube çıktı. Eğitim-İş’in bileşenleri arasında yer aldığı Birleşik Kamu-İş Konfedarasyonu’nun “8 Mart: Emekçi kadınların tarihsel mücadelesi ve kamuda derinleşen eşitsizlik” başlıklı basın açıklaması, şube sekreteri Sibel Çellik Fındık tarafından okundu.

Emekçi kadınların örgütlü mücadelesinin yalnızca kadınların değil, tüm toplumun eşitlik ve özgürlük mücadelesinin temeli olduğunu kaydeden Çelllik, “Kadınların emeğini görünmez kılan, yaşamlarını güvencesizleştiren ve haklarını gasp eden bu düzene karşı mücadele büyümeye devam edecektir.

Bizler biliyoruz ki eşit, özgür ve adil bir gelecek; ancak kadınların yaşamın her alanında eşit haklara sahip olduğu, şiddetin ve ayrımcılığın son bulduğu, emeğin değer gördüğü bir toplumsal düzenle mümkündür.

Bu nedenle 8 Mart’ta bir kez daha haykırıyoruz: Eşit işe eşit ücret, güvenceli çalışma, şiddetsiz bir yaşam ve laik bir toplum talebimizden vazgeçmeyeceğiz. Kadınların emeğini, yaşamını ve haklarını savunmaya, dayanışmayı ve mücadeleyi büyütmeye devam edeceğiz. Yaşasın emekçi kadınların örgütlü mücadelesi. Yaşasın eşitlik, özgürlük ve dayanışma” diye konuştu.

Meydandaki açıklamada ilk sözü Şube Başkanı Adem Eliçora aldı.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlamak için bir araya geldiklerini ancak gerek zaman gerek konum olarak kutlamanın söz konusu olmadığını kaydeden Eliçora; Dilovası’nda yedi kişinin hayatını kaybettiği Ravive Kozmetik faciasını, Gebze Cumhuriyet İlkokulu öğretmeni Aylin Polat’ın Gebze’de ve öğretmen Fatma Nur Çelik’in İstanbul’da öldürülme vakalarını hatırlatıp,

“Ve daha sayısını bilmediğimiz cinayet ve kadına yönelik şiddet olayları yaşandı canım ülkemde. Biz nasıl kutlayalım 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününü. Öyle bir toplum olduk ki; sokak hayvanlarını öldürüyoruz.  Kadınlara öfkeliyiz, öldürüyor, şiddet uyguluyoruz. Birbirimizden nefret eder durumdayız.

Bir an önce toparlanıp mutlu, huzurlu, psikolojik olarak sağlıklı bir toplum haline dönmezsek ne yazık ki çok daha kötü günle bizleri beklemekte” dedi.

Eğitim-İşli öğretmenler basın açıklamasının ardından meydanda kadınlara günün anısına karanfil takdim etti. Ayrıca Eğitim-İş Genel Merkezinin güne dair *kitapçığından verdi.

Öte yandan Sibel Çellik Fındık tarafından okunan Birleşik Kamu-İş’in 8 Mart açıklamasında ayrıca şu görüşler yer aldı.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, tarihsel kökeni itibarıyla bir anma ya da sembolik kutlama günü değil; emekçi kadınların sömürüye, eşitsizliğe ve baskıya karşı yürüttüğü sınıf mücadelesinin simgesidir. Bugün, özellikle kamuda çalışan kadın emekçilerin karşı karşıya bırakıldığı yapısal sorunların görünür kılınması ve bu sorunları üreten politikaların sorgulanması açısından kritik bir eşiktir.

Türkiye’de kamusal çalışma yaşamı, uzun süredir neoliberal politikalarla yeniden yapılandırılmakta; güvencesizlik, düşük ücret, performans baskısı ve siyasal sadakate dayalı yönetim anlayışı kalıcı hale getirilmektedir. Bu dönüşümden en fazla etkilenen kesim ise kadın emekçilerdir. Kadınlar kamuda hem emekleri üzerinden sömürülmekte hem de toplumsal cinsiyet rolleri aracılığıyla sistematik biçimde ikincilleştirilmektedir.

Kadın kamu emekçileri, aynı işi yapmalarına rağmen ücret eşitsizliği, yükselme ve yönetici pozisyonlarından dışlanma, mobbing, sendikal baskılar ve iş-yaşam dengesini imkânsız kılan uygulamalarla karşı karşıyadır. Bunun yanı sıra bakım emeğinin neredeyse bütünüyle kadınların sorumluluğuna bırakılması, kamuda çalışan kadınları çifte yük altında ezmektedir. Bu durum bireysel tercihlerle değil, bilinçli sosyal ve ekonomik politikalarla üretilmektedir.

Öte yandan kadına yönelik şiddetin toplumsal ölçekte artması, kadınların yaşam hakkının dahi güvence altında olmadığını göstermektedir. Şiddeti önlemekle yükümlü kamusal mekanizmaların zayıflatılması, cezasızlık politikaları ve kadınları koruyan hukuki düzenlemelerin etkisizleştirilmesi, bu tabloyu daha da ağırlaştırmaktadır. Kadın emeğinin değersizleştirilmesi ile kadın yaşamının değersizleştirilmesi aynı siyasal zihniyetin ürünüdür.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu açısından 8 Mart, kadınların yalnızca “temsil” edildiği değil, özne olduğu bir mücadele hattının ifadesidir. Sendikal mücadelenin, toplumsal cinsiyet eşitliğini tali bir başlık olarak ele alması mümkün değildir. Eşit işe eşit ücret, güvenceli istihdam, liyakate dayalı kamu yönetimi, şiddetsiz ve güvenli çalışma ortamları sağlanmadan kamuda adaletten söz edilemez.

Kadınların kamusal alandan dışlanmasına, emeğin değersizleştirilmesine ve laiklik karşıtı uygulamalarla kadınların yaşam tarzlarına müdahale edilmesine karşı mücadele, sendikal mücadelenin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu mücadele aynı zamanda demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletinin savunusudur.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu olarak, kadınlara yönelik ayrımcılığın sona ermesi ve şiddetle etkin mücadele için yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesini savunuyoruz. Bu kapsamda, İstanbul Sözleşmesi'ne yeniden dönülmesini, 6284 sayılı yasanın eksiksiz uygulanmasını ve ILO 190 Sayılı Şiddet ve Taciz Sözleşmesi'nin Türkiye tarafından onaylanmasını talep ediyoruz.

8 Mart, kadınların taleplerinin hatırlatıldığı bir gün olmanın ötesinde, bu taleplerin neden hâlâ karşılanmadığının sorgulandığı bir mücadele günüdür. Birleşik Kamu-İş, emekçi kadınların eşitlik, özgürlük ve adalet mücadelesini büyütmeye; kamuda ve toplumda bu eşitsiz düzeni değiştirme kararlılığını sürdürmeye devam edecektir.

Emekçi kadınların örgütlü mücadelesi, yalnızca kadınların değil, tüm toplumun özgürleşmesinin ön koşuludur.”

*Eğitim-İş Sendikası’nın 8 Mart kitapçığı içeriği itibariyle; sitemizde süregiden “116’ncı yılında 8 Mart” başlıklı yazı dizimizde yarın detaylıca yer alacaktır.

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 09 Mart 2026 08:05
BENZER HABERLER
X