Sermaye basınına baskı, söyleşi  işinde her şey yasalara uygun
17 Temmuz 2026 10:08

Ne iş olsa yaparım abi A.Ş misali Sermaye basınına baskı, söyleşi işinde her şey yasalara uygun

KBB Meclisi’nde dünün öne çıkanı BİK onaylı basına ilan desteğinde “ambargo” ve sermaye basınının aldığı işlerdi. Hayrullah Demiray ve veliahtının 30 milyonluk tabela, baskı söyleşi işlerinde usul hatası olmadığına kanaat getirildi

Aktan Uslu Tüm haberleri

Basın İlan Kurumu (BİK) mevzuatına göre resmi ilan ve reklamlar, kurumun aracılığıyla ve İLANBİS (Elektronik İlan Bilgi Sistemi) üzerinden süreli yayınlara (gazeteler) ve internet haber sitelerine dağıtılır. İlan dağıtımı, süreli yayınların zorunlu vasıfları (asgari satış, kadro ve içerik şartları) ve yayın yerleri göz önüne alınarak tarafsız bir şekilde gerçekleştirilir

Kocaeli Büyükşehir Belediye Meclisinin, KBB Başkanı Tahir Büyükakın başkanlığındaki temmuz ayı olağan meclis toplantısında ana gündemi basının ve aparat şirketleri marifetiyle sermaye basınının belediyeden aldığı/alamadığı ilanlar, reklamlar ve bilumum reklam tabelası, totem tabela, vinil baskı işleri ile sahneleme, söyleşi, edebiyat atölyeleri organizasyon işleri oluşturdu.

Ayrıca KBB’nin Basın İlan Kurumu aracılığı ile belediyelerden ilan/reklam alma hakkı edinen bazı haber sitelerine, sırf belediye aleyhine haber ve yorumlardan ötürü “ambargo” uyguladığı iddiası da meclisi gerdi. Başkan Büyükakın, CHP’li Meclis Üyesi Erkan Uygun’un iddialarının üzerine savunmayı “saldırarak”; CHP’li belediyelerin hangi basına ilan/reklam verilip verilmediğini sorarak yaptı. Dünkü meclise İzmit Belediye Başkanı Fatma Kaplan Hürriyet, Derince Belediye Başkanı Sertif Gökçe ve Karamürsel Belediye Başkanı Ahmet Çalık katılmayınca sorusu yanıtsız kaldı.

CHP’li Uygun gündem dışı konuşmasında Nokta Gazetesi’nden Emirhan Akman’ın bir süredir seri şekilde haber konusu ettiği, KBB’den sermaye basınının aparat şirketlerine verdiği işleri gündeme getirdi. Bir süre önce Merve Dişli tarafından satın alınan Yeni Kocaeli haber sitesine reklam/ilan desteğinin ise aleyhte haberlerden ötürü kesildiğini iddia etti. Büyükakın, Nokta Gazetesi’nde Emirhan Akman’ın haberlerini orta sert, Yeni Kocaeli’de Merve Dişli’nin bir kulis haberini ise hayli sert ifadelerle eleştirdi.

Emirhan Akman;

Bizim Yaka’nın eski, Kocaeli Sabah’ın yeni sahibi iş insanları Hayrullah Demiray ile oğluna ait birden fazla şirketin Kartepe ve Kocaeli Büyükşehir Belediyelerinden yaklaşık 30 milyon TL tutarında tabela, reklam, vinil baskı, etkinlik organizasyonu gibi bilumum işler aldığını yazmıştı.  

CHP’li Erkan Uygun özetle şunları kaydetti:

“Son dönemde Kocaeli basınında kamuoyunun dikkatini çeken bazı iddialar gündeme gelmektedir. Bu iddialara göre bazı gazeteler, medya kuruluşları belediyenin ilan, reklam çeşitli tanıtım bütçelerinden yüksek tutarlarda faydalanırken belediyeyi eleştiren yayınlar yapan bazı yerel basın kuruluşlarının ilan ve reklamlarının kesildiği öne sürülmektedir. Bu kapsamda kamuoyunda en çok konuşulan örneklerden biri de Yeni Kocaeli Gazetesi olmuştur. Gazetenin el değiştirmesinin ardından eleştirel haberlere yer verme başlamasıyla birlikte belediyeden aldığı ilan ve reklamın kesildiği belirtilmektedir.

Buradan açıkça sormak istiyorum: Kamu kaynakları artık basını ödüllendirmek ya da cezalandırmak için mi kullanılmaktadır? Belediyenizin ilan ve reklam bütçeleri hangi objektif kriterlere göre dağıtılmaktadır? Bu kriterler kamuoyuyla paylaşılacak mıdır?

Basın İlan Kurumu mevzuatına tabi olarak faaliyet gösteren bir gazetenin yalnızca AKP'yi rahatsız eden haberler yaptığı gerekçesiyle ilanlardan mahrum bırakılması kabul edilebilir midir? Haberlerinin yargı kararıyla tekzip edilmediği, hakaret içermediği ve yalan olduğu ortaya konulmadığı halde bu uygulamanın gerekçesi nedir?

Bu noktada şu sorunun da yanıtını bekliyoruz: Yaklaşık 32 milyon liralık ihale verilen gazeteciye yapılan ödeme tamamen şeffaf, objektif ve rekabete açık süreçler sonucunda mı gerçekleşmiştir? Yoksa belediyeye yakın yayıncılık yapan isimlerin kamu kaynaklarıyla ödüllendirildiği yönündeki iddialar doğru mudur? Basın özgürlüğü yalnızca öven yayınlar değil, eleştiren yayınların da özgürce var olabilmesiyle mümkündür. Belediyenin görevi de kamu kaynaklarını siyasi tercihlere veya yayın politikalarına göre hukuka, eşitlik ilkesine, şeffaflığa uygun şekilde kullanmaktadır.”

Denetim komisyonu raporunun görüşüldüğü meclis toplantısındaki “13 bin saniye / 13 saniye” süreli belediyenin tanıtım filmi vakasını hatırlatan Uygun, “Sayın Başkan onu çok güzel perdeleyip kamuoyuna farklı bir şekilde aktardı. Biz kendisine buradan bir soru sormuştuk, siz ‘Reklam ve ilan verirken bir ajansa gerek var mı’ diye itiraf niteliğinde bir şey söylemişti Sayın Başkan. ‘Vergi borcu, SSK borçları onlar, ajans üzerinden veriyoruz’ demişti.

Bu arada da ben Nokta Gazetesi'nden Emirhan Akman arkadaşımızı tebrik ediyorum. İhale ile ilgili yayınlarını ben de takip ediyorum. Çünkü siz şeffaflık, adalet, eşitlik duygusunu, kavramını yitirmişsiniz, yandaşlık duygusunu ön plana çıkarmışsınız” diyerek, dinlendiği için teşekkür ederek ve olası yanıtta söz hakkının doğması halinde kullanmak istediğini belirterek sözlerini tamamladı.

KBB Başkanı Tahir Büyükakın, “13 bin saniye / 13 saniye” vakasına dair, “Bu 13 saniye konusunu kamuoyuna da açık toplantıda dile getirdiğinizde, ‘13 saniyelik çekime 350 bin lira verdiniz’ diye şu kürsüden söylediğinizde, apaçık ve son derece kibar bir şekilde cevap vermemize rağmen hala 13 saniye konusunu dile getiriyorsunuz. Yani söylediğiniz bilgi tamamen yanlış. Bunun cevabı size verildi, hala ‘13 saniyede de böyle oluyor’ diyebiliyorsunuz” dedi.

Bu esnada söze önce CHP’li Erkan Uygun, sonra “Sayın Başkan, Başkanım. Bir dakika Erkancım. Ben bugün Erkan'ın tercümanı olayım isterseniz” diyerek CHP Grup Başkanvekili Mehmet Ümit Küçükkaya girdi:

“13 saniye ile ilgili bir şey söylemedi. ‘Söylemek istediklerimde’ dedi.

Aslında söylemek istediklerini bu kürsüde ben de defaatle tekrarladım. Yerel gazetelerde bir ajans üzerinden reklam ilan verilmesi birçok yerel gazetecinin rahatsız olduğu konu. Bu kentte basınla ilgili diyalog kuran herkesin bildiği konu. Bu ajanslar üstünden verildiğinde ilgili kişiler gazetecilerin abisi, gazetecilerin finansını yöneten kişi konumuna da geliyor. Gazetecilik mesleğini yapan, yeni gazete açan arkadaşlarımızda da bu rahatsızlık var.

İktidar belediyelerine de, bizim belediyeleri de kast ediyorum: Gazetesini ayakta tutmaya çalışan, daha net gazetecilik yapmaya çalışan, bir belediye gazetesinden normal gazeteye dönmeye çalışan arkadaşları dinlerseniz, sıkıntıları var. Bugünkü gündemde de o 13 saniyeye dair duran şey bu.

Sonuçta hepimizin görevi devletimize vergi vermek. Bununla ilgili vergisini veremediğinden dolayı ajanslar üzerinden, kanunların arkasından dolaşıyoruz gibi bir açıklamanızı hala kabul etmediğimizi söylüyoruz. Zaten 13 saniye meselesini zaten var'a giderek burada bütün herkes anladı. Ama bizim ve özellikle yerel basının bu ajanslar üzerinden bir gazeteci abileri organizasyonundan rahatsız olduğunu çok net söyleyebilirim.”

Tahir Büyükakın, Küçükkaya’nın bu izahı üzerine, “Peki, en azından bunu kabul etmiş olmanız bir erdemdir, ben teşekkür ediyorum. Daha iyi olabilirdi, özür dileyebilirdiniz” diyerek sözü KBB Genel Sekreter Yardımcısı Ali Yeşildal’a verdi.

Yeşildal, Küçükkaya’nın belediyenin ajans üzerinden reklam ilan verdiği iddiasına dair, “Bütün medya mensuplarımız burada. Biz hiçbir yerel gazete, internet ya da basını, hiçbir gazeteye bir ajans üzerinden bir reklam vermiyoruz. Bir tane örneği yoktur. Biz bunu tamamen, Basın İlan Kurumu üzerinden veriyor, bedelini Basın İlan Kurumu'na yatırıyoruz. Basın İlan Kurumu kendi yasal mevzuatları çerçevesinde kriterlere uygun olan gazetelere reklam paralarını yatırıyor” dedi.

Büyükakın, Yeşildal’dan yanıtı tekrarlamasını istedi. İlimiz genelinde Basın İlan Kurumu’nun reklam, ilan verilmeye uygun gördüğü yaklaşık 54 yazılı ve internet gazetesi olduğunu kaydeden Yeşildal, “Biz bunlara herhangi bir ajans üzerinden bir ödeme yapmıyoruz. Tamamen Basın İlan Kurumu üzerinden oraya yatırıyoruz” diye tekrarladı.

Bunun üzerine CHP’li Erkan Uygun ardından yine CHP Grup Başkanvekili Mehmet Ümit Küçükkaya girip “13 saniye / 13 bin saniye” temalı mecliste o tanıtım filminin KBB tarafından bölüştürülerek basın kuruluşlarına verildiğine dair izahta bulunulduğunu, yeni açıklamanın ise tezatlık oluşturduğunu kaydetti. Küçükkaya, “Kayıtlar var. Gerekirse yine var’a gidelim. Sayın Başkanı da zor duruma düşürmesin arkadaşlar” dedi.

Büyükakın, “Beni zor duruma düşürmüyorlar merak etmeyin” diye yanıt verdi. İkili arasında kısa süreli ve kinayeli tartışmanın ardından Büyükakın, “Arkadaşımız ilandan bahsediyor. Reklam başka, ilan başka bir şey. İlanlar, Basın İlan Kurumu aracılığıyla veriliyor. Az önce, ‘Bazı gazetelere ilan vermediniz dendiği için o da size ilanların bir ajans aracılığıyla verilmediğini söyledi. Reklamlar ajans aracılığıyla veriliyor. İlanlar, Basın ilan aracılığıyla veriliyor” diye yanıtladı.

Öte yandan Yeşildal’ın izahıyla Büyükakın’ın izah tekrarı arasında farklılık dikkat çekti. Yeşildal, “. Biz hiçbir yerel gazete, internet ya da basını, hiçbir gazeteye bir ajans üzerinden bir reklam vermiyoruz. Bir tane örneği yoktur” derken Büyükakın, ““Arkadaşımız ilandan bahsediyor. Reklam başka, ilan başka bir şey. İlanlar, Basın İlan Kurumu aracılığıyla veriliyor” diye izahta bulundu.

Küçükkaya bunun üzerine, “Başkanım bu doğru. Şimdi cımbızlamasına gerek yok. Anlattığım konuyu herkes biliyor ki hizmet faturası kesilmiş. İlan, milan değil. Ki ben ilan demiş olabilirim. Kelimeye takılmış olmasın.

İlgili çekime dair, ‘Önümüzdeki Milli Bayram için bu. 3 bin küsur liradır’ denildi.

Erkan hatta iki televizyon kanalı ile görüşmüş. Kocaeli TV ve Nokta TV, ‘Biz almadık’ demiş.

Biz de, ‘Burada bir abicilik oynamaya çalışıyorlar. Daha önceden de oynandı, bence oynanmasın’ diyoruz.

Büyükakın: Ne oynanıyor?

Küçükkaya:  Abicilik oynanıyor. ‘Büyükşehir ile aramız iyi. Böyle durursanız böyle olur’ deniyor. Yani basını zapturapt altına almaya çalışıyor. Ben orada ilan demişim diye, -Ali Yeşildal’ın- ilana cevap vermesine gerek yok. Herkes biliyor Basın İlan Kurumu çalışma şekillerini.

Yerel basında emekçi kardeşlerimiz dahil olmak üzere bir huzursuzluk, bir rahatsızlık var.

Nokta’da Emirhan Akman arkadaşımız her hafta yazıyor.

Ben de Alev Alatlı organizasyonu ile ilgili söyledim. Helaldir, değildir muhabbetini. Okudunuz. Her hafta aynı kişilere organizasyon, basın noktasında hemen hemen aynı ihaleler aynı kişilere veriliyor.

Bu bizim size uyarımız. İsterseniz kulağınıza küpe yapar, isterseniz kabul etmezsiniz. Çok önemli değil. Siz yönetiyorsunuz sonuçta. Her belediye başkanının yoğurt yiyişi vardır. Bu bir realitedir.

Büyükakın: Bitti mi?

Küçükkaya: Bitsin ama, madem…

Büyükakın: İddialarınız. Öyle iddialar ki sanki burada inanılmaz işler oluyor. Samimiyseniz, burada bir suç var diyorsanız bir dakika durmayın, suç duyurusunda bulunun.

 Büyükşehir Belediyesi bazılarına reklam veriyor, bazılarına vermiyor diyorsunuz ya. Kendi belediyelerinizin hangi gazetelere reklam verip hangilerine reklam vermediğini açıklayın önce. Sizin belediyeleriniz de var ya, ‘herkese adiller’ ya. Bütün herkese reklam veriyorlar ya. Kimlere reklam verilip verilmediğine dair kaydını açıklayın da, kamuoyu bilsin. Zannedersiniz ki belediyeleriniz herkese…

Tartışmalar

Büyükakın: Üçüncü konu şu. Mesela bir basın kuruluşuna reklam verilerek, 30 trilyon falan verilerek, medyayı yönetmek diye çıkan haberde konu edilen; bir basın ilanı mıdır? Reklamı mıdır? Yoksa organizasyon hizmeti midir? Her çıkan habere cevap mı vereceğim? Benim bu tür haberlere ne zaman cevap verdiğimi gördünüz? Zamanı geliyor, böyle söyleniyor işte. Organizasyon hizmetinin medyaya para desteği sağlanması diye anlatan kafaya ben ne cevap vereyim, neyine cevap vereyim? Bunu mu konuşalım yani? Organizasyon hizmeti işi alan bir adam, apaçık ortada. Organizasyon hizmeti almış. Sanki ilan veya reklammış gibi anlatılıyorsa neyine cevap vereyim? Ama dönüp kendi belediyelerinize bir bakın. Onların da hangi ihaleleri nasıl yaptığına bakın.

İhale yapıyoruz. İhaleyi falanca aldı diye haber yapılmış.

Bir de şöyle haber yapılıyor: Falancaya ihale verildi.

İkisi aynı şey değil.

Suç, suiistimal olduğunu düşünüyorsanız mahkeme orada, gidin. Suç duyurusunda bulunun, hesabını verelim.

Hemen şimdi başlayacaksınız: ‘Mahkemeler sizi koruyor. Biz olsak şöyle olur, böyle olur.’

Sizin o şekilde konuşarak itibarımızı zedeleme hakkınız var mı? Bu yakışık alır mı? İsnatta bulunuyorsunuz? Belediyenin, kamunun kaynaklarını kafanıza göre dağıtıyorsunuz diye isnatta bulunuyorsunuz. Ortada bir ispat yok. Suç yoksa, niye böyle konuşuyorsunuz?

Bizim itibarımız yok mu? Bir sizin mi itibarınız var? Yakışık alıyor mu yani? Sokakta birlikte gezmiyor muyuz? Birbirimizin yüzüne bakmıyor muyuz? Bizim çoluğumuz çocuğumuz yok mu? Bir sizin mi çoluğunuz çocuğunuz var? Bir sizin mi belediye başkanlarınızın itibarı var? He. Bir onların mı çocuğu var, bizim çocuğumuz yok mu?

Bizim hoşgörümüzü acziyet zannetmeyin. Somut iddianız varsa gidin suç duyurusunda bulunun. Kimsenin itibarımızla şerefimizle oynama hakkı yok.

 

(Yeni Kocaeli’de Merve Dişli’nin “Yürüyüş yoluna çıksa otelini bulamaz” Bizim genel sekreter Kocaeli’ye alışamamış” kulis haberine atıfla)

Çok savunduğunuz o gazeteci arkadaşın benim genel sekreterimin, yürüyüş yolundan otelin adresini bulamaz diye yazmaya ne hakkı var? He? Ne hakkı var buna? “Otelde kalıyor” diyor. Otel kapalı, kapalı. Utanmıyor musunuz? Kapalı otelde mi kalıyor adam? Yürüyüş yolunda bırakırsak otelin yolunu bulamazmış. Ayıp değil mi? Bu adamın çoluk çocuğu yok mu? Herkes haddini bilsin, tamam mı? Herkes haddini bilsin. Bunun kamuoyunu aydınlatmayla ne ilgisi var. Genel sekreter yürüyüş yolunda bırakılırsa ancak navigasyon ile otelin yolunu bulabilirmiş. Bu habercilik mi? Bu itibar suikastı değil mi? Ne yapacağız biz? Siz kafanıza göre okutmak için her şeyi yapacaksınız. Biz de boyun bükeceğiz, öyle mi? Sağ tarafa tokat atacaksınız, solu vereceğiz öyle mi? Ayıp değil mi? Bu adam geldiği günden beri günde 14 saat çalışıyor. Sabahın 07.00’sinde başlıyor.”

CHP Grup Başkanvekili Mehmet Ümit Küçükkaya yeniden söz istedi. Başkan Büyükakın, söz hakkı vermedi. İkili arasındaki tartışma esnasında Küçükkaya yine sözü alıp,

“Pankart açtım burada. Alev Alatlı’nın Helal mi haram mı sözünü söyledim. Yolsuzluk var mı dedim” dedi.

Büyükakın, “Yolsuzluk yok de o zaman” diye yanıt verdi.

Küçükkaya tartışmayı, “Söyledim. Bununla ilgili yolsuzluk olmadığını da söyledim. Süreç doğru değil. Emin olun. CHP’li belediyelerin hepsi de ihaleleri verdi. Haksızlık yapıyorsunuz. Namusunuza, şahsınıza, ihalelerle ilgili hiçbir şey söylemedik. Yasal olan her şey helal değil” diye konuştu.

Büyükakın, ülke geneli tüm belediye başkanları arasında araştırma yapılsa, “Sakinlikte ilk üçe girerim” deyip CHP’li Erkan Uygun’a kasıtla, “Yahu Allah aşkına. Gülüyor mesela. Ya böyle bir üslup yok mesela, tamam mı? Böyle bir üslup yok. Gülmeyeceğiz gidiyor böyle şey yapıyor. Sanki mahalle burası, kahve. Gülmeyeceğiz mi diyor.

Ne alakası var, gülmeyeceğiz gibi. Böyle bir üslup var mı? Ben size hiç böyle bir nezaketsizlik yaptım mı? Sen şuradan konuşurken ben ‘ha ha ha’ falan yaptım mı?” diye çıkıştı.

Tartışmalar süre giderken Büyükakın’ın telefonu çaldı ve apar topar yerinden kalkıp meclis başkanlığını, 1’nci Başkanvekili Zinnur Büyükgöz’e devretti.

Büyükgöz’de rutini tamamlayıp meclisi kapattı.

KBB Meclisi’nde dünün bir diğer tartışma konusu yine Erkan Uygun ile aynı komisyonda yer aldığı KBB Başkanvekili ve Plan Bütçe Komisyonu Üyesi Berna Abiş arasında,

Kartepe’deki yeni Kentkonut projesi Topa Al’e  dair komisyon üyelerini bilgilendirme “yetersizliği/yeterliliği” üzerine oldu.

KBB Meclisi’nde ağustos ayı olağan toplantısı 13 Ağustos 2026 Perşembe günü 15.00’te yine Kocaeli Kongre Merkezinde gerçekleşecek.

 

 

Güncelleme: 17 Temmuz 2026 10:15
BENZER HABERLER
X