Temelleri sağlam atmazsanız yetişmemiz mümkün değil
24 Kasım 2025 13:48

ÇATISIZ, ET GİRMEYEN EVDE BÜYÜDÜM… Temelleri sağlam atmazsanız yetişmemiz mümkün değil

Prof.Dr.Mühip Kanko, CHP Çayırova’nın 24 Kasım etkinliğinde emekli öğretmenlerle buluştu. Kanko akademik ve siyasi konumunu öğretmenlere borçlu olduğunu belirtip, “Temelleri sağlam atmazsanız yetişmemiz mümkün değil” dedi

Aktan Uslu Tüm haberleri

Türkiye’nin kalp damar cerrahisinde sayılı akademisyenlerinden CHP Kocaeli Milletvekili Prof.Dr.Mühip Kanko, CHP Çayırova’nın 24 Kasım geleneksel etkinliğinde öğretmenlerle bir araya geldi. Kanko’ya meslekte 39 yılı geride bırakıp emekliye ayrılmaya hazırlanan, İzmit Ulugazi İlkokulu’nda sınıf öğretmenliğini sürdüren nazik eşi Selhan Kanko da eşlik etti. Çatısı olmayan, sofrada etin ayda bir yer aldığı bir ev ve aile ortamında büyüdüğünü belirtip bugünkü gerek akademik gerek siyasi konumunu öğretmenlere borçlu olduğunu kaydeden Kanko siyaset de yaptığı konuşmasında emekli öğretmenlere, “Çünkü siz temelleri sağlam, düzgün atamazsınız bugün hiçbir mühendisimizin, doktorumuzun, yeni öğretmenimizin yetişmesi mümkün değil” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi – CHP Çayırova İlçe Örgütü’nde Binali Eniş’in başkanlığa ilk seçildiği 2022’de başlatılan, ikinci dönemiyle birlikte süregiden geleneksel 24 Kasım Öğretmenler Günü etkinliklerinin dördüncüsünre meslekten ama emekliye ayrılan, ama emekliye ayrılıp çalışmayı sürdüren 25’in üzerinde öğretmen ağırlandı.

CHP Çayırova İlçe Örgütü’ndeki etkinliğin açılışında kısa bir, ‘Hoşgeldiniz’ konuşması yapan Binali Eniş; “Öğretmenlerimizin sürekli yanında olmak istiyoruz. Bizim için çok değerliler. Dördüncüsünü tekrarladığımız etkinlikte her sene yeni arkadaşlar ekleniyor. Bu siyasi bir toplantı değil. Öğretmenlik günlerinizdeki anılarınızı, döneminizdeki zorlukları, önerilerinizi dinleriz” dedi. Eniş yenilere atıfla, kendisini kısaca şu şekilde tanıttı:

“1990’dan beri Çayırova’da ikamet eden bir öğrencinizim. 1990-1995 arası İstiklal İlkokulu’nda, 1995-1998 arası Fevzi Çakmak Ortaokulu’nda, 1998-2002 arası Yahya Kaptan Anadolu Lisesi’nde okudum ve buradaki birçok öğretmenimizin sırasından geçtim. 2002-2006 arası da Sakarya Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünü bitirdim. 2022’den beri Çayırova İlçe Başkanı olarak görevdeyim.”

Eniş’in ardından söz alan CHP Kocaeli Milletvekili Prof.Dr.Mühip Kanko önce günün anlam ve önemine değin konuştu:  “Öğretmenler Gününüzü saygı, sevgiyle, sıhhatle geçirmenizi diliyorum. Eşim öğretmen. Bu yıl torun beklediğimizden ötürü emekli olacak. ‘Emeklilik nasılmış?’ diye geleyim, göreyim’ dedi.

Beni ilkokulda yetiştiren Emine Kurt öğretmenimi bir iki ay önce denizde yüzerken geçirdiği kalp krizinden ötürü kaybettim. Rahmetle anıyorum.

Ben bir profesörüm. Bunun temelinin atılmasında Emine öğretmen gibi, diğer tüm öğretmenlerimin çok katkısı var. Belki ailemden daha ileriler. Öyle bir bölgede yaşadım ki evinin çatısında muşamba gerili, ayda bir kere et gören/göremeyen bir ailede yetiştim. O öğretmenler beni şekillendirmeselerdi, yönlendirmeselerdi, eğitmeselerdi bugüne gelmemiz mümkün değildi.

Kalp damar cerrahisinde bulunduğum aşamada pek insan yoktur. Onlardan biriyim. Hem de TBMM’de 600 milletvekilinden birisiyim. Bu gerçekten çok önemli bir gurur ve tamamen öğretmenlerime ait. Öğretmenlerimi ne zaman arasam çocukluk, öğrencilik dönemlerimi hep anlatırlardı. Ben de onlardan çok şey duyardım, çünkü unutmamışlardı.”

Kanko konuşmasını siyasi ve güncel değerlendirmeler ile sürdürdü:  “Tabi ki öğretmen deyince toplumumuzun çok önemli bir kısmısınız siz. Ama maalesef, geldiğimiz noktada mutlu değiliz. Bu mutsuzluğumuzun nedeni, tabi ki siz emekli oldunuz. Bugün emekli olan bir öğretmenin normal şartlar altında geçinmesi mümkün değil. Bunu hepimiz biliyoruz. Türkiye’de yoksulluk sınırı günümüzde 96 - 98 bin lira. Açlık sınırına baktığımızda 28 bin lira gibi bir değer var. Günümüzde bir öğretmen açlık sınırının üzerinde maaş alıyor ama bununla geçinmesi mümkün değil.

Geçmişte emekliye ayrılan öğretmenlerimiz emekli olduklarında en azından bir ev, bir araba alabiliyorlardı. Bugün mümkün değil.

Türkiye’de 1 milyonun üzerinde atanamayan öğretmen var. AK Parti iktidara ilk geldiğinde sayıları 60 bin idi. İktidara doğru gelirken dönemin iktidarına, ‘Atayın bu öğretmenleri’ diyen Erdoğan bugün, ‘Ben bunları atamak zorunda değilim’ gibi laflar ediyor.

Sizin döneminizde; bundan birkaç yıl önce emekliye ayrılanlar için öğretmenlik çok değerliydi. Çünkü herkes sadece öğretmen unvanlı idi. Ama şimdi uzman öğretmenlik, başöğretmenlik, sözleşmeli öğretmenlik… her türlü öğretmenlik var. İnsanlar öğretmenliğin onurunu yaşarken, ‘Niye ben başöğretmen olamadım’, ‘Niye uzman öğretmen değilim’ ya da ‘Yıllardır birlikte çalıştığım arkadaşımdan niye daha düşük ücret alıyorum’ diye böyle bir çaprazlaşmanın içine giriyor.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin gözünde öğretmenler eşittir. Atatürk, ‘Öğretmenler. Yeni nesil sizlerin eseri olacaktır’ demiş ya. Bir ülkede nesillerin tohumunu iyi atmazsanız, nesilleri iyi eğitmezseniz Türkiye’nin refah seviyesini, muasır medeniyetler dediğimiz o seviyeyi yakalaması mümkün değil.

Bugün İphone firmasının bir yıllık bütçesi Türkiye Cumhuriyeti gibi 86 milyonun yaşadığı bir ülkenin bütçesinden daha fazla. Bu bir telefon firması. Bu eğitime verdiği desteğin, öğretmene ve öğrenciye yaptığı yatırımın karşılığı olmuştur. Onun için biz öğretmenlerimizi hiçbir zaman ekonomik bir kaygı içine sokmamalıyız. Öğretmen kesinlikle ‘vicdan ile cüzdan’ arasına sıkıştırılmamalı. Öğretmen kesinlikle öğrencisine konsantre olup onu eğitmeli ve onu, ‘Nasıl ben yarın bu ülkeye faydalı bir insan yaparım’, bunun çabasına girmeli.

Öğretmenlerimiz 1980’li, 90’lı yılların başında semt pazarlarında limon satıyorlardı. Bugün maalesef gene aynı duruma gelmek zorunda kaldılar.

25 yıldır ülkeyi yönetenler, ‘Kemer sıkmaya devam edeceğiz’ dediler.

Biz Meclis’te bu hafta yeni vergi kanununu görüşeceğiz. Trafiği geçtim, henüz meclisten geçmedi. Ama vergi kanunu o kadar yüksek ki bundan sonra nefes alamayacaksınız.

İki gün önce bir kanun kabul edildi: Hiçbir sosyal güvenceniz yoksa ayda 600 lira yatırarak sosyal güvenlik şemsiyesinin altına giriyordunuz. Bugün yüzde 100 üzeri artışla 1250 lira oldu. Hiç geliri olmayan; 3-5 bin lira maaşla geçinmeye çalışan insan yemek mi yiyecek, geçinecek mi, sağlığı için prim mi yatıracak. Sosyal devlet böyle olmaz. Sosyal devlet herkese eşit bakar. ‘Sen para yatırdın, bakarım. Sen yatırmadın, bakmam’ diye bir akıl, mantalite mümkün değil.

Onun için biz sizi, siz değerli öğretmenlerimizi, aktif çalışanları, emekliye ayrıldıktan sonra çalışmayı sürdürenleri; hepinizi başımızın üzerinde tutuyoruz. Bizim için ilk grup, ilk sınıf insan, ilk meslek… öğretmen olarak sizlersiniz. Çünkü siz temelleri sağlam, düzgün atamazsınız bugün hiçbir mühendisimizin, doktorumuzun, yeni öğretmenimizin yetişmesi mümkün değil. Mesleğiniz çok önemli. Çok gururlu olmalısınız. Bu gurur CHP’nin sizlere daha da vereceği önemle yükselecektir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin önümüzdeki dönem namzet yönetimi, CHP olacaktır. Önümüzdeki cuma günü toplumun tüm kesimleriyle ilişkili, nasıl bir yol izleyeceğimizi açıklayacağız. Bu programları zaman zaman sizlerle de tartışacağız. Sizden geri bildirimler alacağız. Ondan sonra Türkiye’yi nasıl yöneteceğimize karar vereceğiz.

Onun için Cumhuriyet Halk Partisi’ne destek hiçbir zaman boşa gitmeyecektir. Biz CHP’nin gerçekten Türkiye Cumhuriyeti’nin geleceğinin garantisi olduğunu ve savrulmalarla Türkiye’nin yönetilemeyeceğini gördük. Bunda önce Suriye’de, ‘Esed gitsin’ diyorduk. Askerlerimizin başını kesen insanlar Suriye’de başa geçti. Biz yine yaya kaldık. 15 Temmuz kalkışması olduğunda, ‘Bu Birleşik Arap Emirlikleri, bu Sisi var ya neler yaptı’ dedik. Bugün, Sisi ile görüşmek için takla atıyorlar.

Sisi’ye (Ekrem İmamoğlu) mi vereceksiniz. Binali Yıldırım’a mı oy vereceksiniz’ diye İstanbul Büyükşehir Belediyesi yerel seçimlerinde söylediler. Binali Yıldırım ortada yok ama Sisi ile her türlü yakınlaşma için, gözüne girmek için dolaşıyoruz.

Türkiye’nin ekonomi, dış politika, savunma dâhil her türlü savrulmadan kurtulması lazım. Kurtulup rayına girmesi lazım. Atatürk’ün 1920’lerde söylediği, Türkiye’yi muasır medeniyetler seviyesine çıkartmak ancak CHP iktidarı ile mümkündür. Bunu unutmayın. Dolayısıyla sizin çalışmanız, desteğiniz, dünya görüşleriniz bizim için çok önemli.

Bundan sonra bu tür toplantıları sıklaştıralım. Partimizle ilgili eleştirilerinizi ya da katkılarınızı duyarsam, benim aracılığımla partimizin genel merkezine iletme şansınız olabilir.

Toplantının konukları arasında Eğitim-Sen Kocaeli 2 No’lu (Gebze) Şube Başkanı Sinan Kaya da yer aldı. Kaya; eğitimin ve eğitimcinin bilinen sorunlarını sıralayıp, “CHP gelecekte iktidar olabilecek bir parti. Eğitim emekçilerinin ve emeğin her tür sorununa dair politikanız ne olacak? Emeklilerimiz nasıl daha insanca yaşanır ücret alacak? Nasıl vaatleriniz, eğitim politikanız var?” diye sordu. Kanko kısa bir değerlendirmede daha bulunup, “Önümüzdeki toplantıya konuşalım” diye yanıtladı.

Toplanda Mühip Kanko’nun 39 yıllık öğretmen eşi Selhan Kanko da söz aldı. Selhan Kanko şunları kaydetti: “39 yıllık sınıf öğretmeniyim. Mesleğimi çok severek yapıyorum. Bazılarınızı, keşke bırakmasaydınız da şimdiki ortamlar olmasaydı diye düşünüyorum. 8 yıldır hep emekli olacağım diye düşündüm. Çevreye bakıp, gelen yeni nesli görüp, ‘Eğitmek gerekiyor’ diye sekiz yıl uzattım.

Anneanne olacağım. Biraz da insan çocuğunun yanında olmalı. Başkasının çocuğunu, kendi çocuğundan önce düşünen insanlarız.

Mesleğe çok gönüllü başlamamıştım ama iyi ki öğretmen olmuşum. Birçok insanın yüreğine dokunup şekil vermişiz. Sokakta yürüdüğümde, öğrencilerimi gördüğümde çok mutlu oluyorum. Çünkü, bazen bakıyorum ki ‘ben’. Velilerimi hep şunu söylerim: Akademik başarı çok önemli değildir. Çocuklara önce insan olmayı öğretmeliyiz. İyi düşünmeyi, empati kurmayı öğretmeliyiz. İşte sokakta karşımıza çıkıyor. Sokakta yürürken onları gördüğümde, ‘İyi ki emekli olmamışım’ diyorum.

Yollarımız açık olsun. Sağlıklı olalım. Bitmeyen meslektir öğretmenlik. Sabah uyandığımda hiçbir zaman, ‘İşe gidiyorum’ demiyorum. ‘Okula gidiyorum’ diyorum. Umarım gelecek daha aydınlık olur. Gelecekteki çocuklar daha mutlu olurlar, daha sağlıklı yaşarlar. İstediklerini yapabilirler. Elimizden geleni yaptık. Bundan sonra da yapmaya devam edeceğiz, destek olacağız.

Hepinizin tekrar Öğretmenler Günü’nü kutluyor, sağlıklı yaşamlar diliyorum.”

 2004 yerel seçimlerinden CHP Dilovası Belediye Başkan adayı Mehmet Şahin; CHP Çayırova İlçe Örgütü’nün süregiden resim kursunun öğretmenlerinden Makbule Ayşe Sevim ve Cevat İnan ile partili Rahime Bilgin; CHP Çayırova İlçe Sekreteri Fikri Çelik, Özgürlük Mahallesi Muhtarı Yasin Bitirgiç’in de aralarında bulunduğu 25’i aşkın emekli öğretmenin ama ev sahibi ama konuk olarak yer aldığı geleneksel etkinlikte öğretmenler kendini tanıttı. Anılarına ve beklentilerine yer verdi. Konuklara CHP’li kadınların hazırladığı birbirinden lezzetli ikramlarda bulunuldu. Geleneksel buluşmanın ardından yine ilçe binasındaki resim sergisinin (Detayı yarın) açılışı gerçekleşti.

Güncelleme: 24 Kasım 2025 13:51
BENZER HABERLER
X