“KİRA TAHSİLİNE GELİRİM” DEMİŞTİ Tutukluyu ve firariyi Akyazı'ya ben götürdüm
“Beylikbağı’na ayda bir dedemin dairesindeki kiracıdan kira tahsilatına gelirim” diyen Bayram Zunluoğlu cinayeti tutuklu sanığı Hüseyin Caştur’u cinayet günü Gebze'den Akyazı'ya tanık olarak dinlenen H.S, Muhammet Ali Yelek ile birlikte götürmüş
Haber Yorum Analiz Serisi
Bayram Zunluoğlu cinayeti - 4
Arapsaçı…
Üçüncü celsesi 11 Eylül 2026’da gerçekleşecek Bayram Zunluoğlu cinayetinin geride kalan iki celsesinde konuşulanlar zemininde davanın günümüzdeki tek kelimeyle özeti, arapsaçı.
Sanık ve mağdur tarafın birbirine akraba olduğu, davaları seyre destek amacıyla akraba geldiğinde her iki tarafla da akraba olduğundan kimden yana desteğe geldiğine dair tahlilde zorlanıldığı,
Sanıkların müşteki ve tanıkları, tanıkların sanıkları.. Hemen herkesin birbirini yalanladığı veya sanık ve tanık ifadeleri kıyaslandığında bir ifadenin diğerini çürüttüğü vakada;
“Beylikbağı’na ayda bir dedemin dairesindeki kiracıdan kira tahsilatına gelirim” diyen Bayram Zunluoğlu cinayeti tutuklu sanığı Hüseyin Caştur’u davada tanık olarak dinlenen H.S, Muhammet Ali Yelek ile birlikte Akyazı’ya kadar götürmüş
Tanık H.S cinayet gününe dair şunları söyledi:
Bu olayda ismi geçen Muhammet Ali Yelek, sanık Cansamet Yelek ve öldürülen Bayram Zunluoğlu'nu tanıyorum.
Sabah 05.30 – 06.00 civarı evde yatıyordum. Muhammet Ali Yelek beni aradı. ‘Arabam bozuldu, gelir misin?’ dedi. Bende Şahin Taksi Durağının oraya gittim. Orada Muhammet Ali Yelek ve şuan huzurda bulunan, daha önce tanımadığım sanık Hüseyin Caştur arabanın arka koltuğuna bindi. Yanlarında herhangi bir çanta ve benzeri bir şey yoktu, silahta görmedim.
Olayın öncesinde bu kişilerle herhangi bir görüşmüşlüğüm yoktur. Arabaya bindiklerinde hafiften panik halindelerdi. Kavga ettiklerini söylediler. Kendileri bir kaç yer sayıp şehir dışına kendilerini götürmemi istediler. Neyden kaçtıklarına ilişkin hiçbir şey anlatmadılar. Kavga ettikleri adama arabulucu birini göndereceklerini, 3-5 gün sonra geri geleceklerini söyleyerek Ankara istikametine sürmemi istediler. Düzce Gölyaka’da evim olduğunu Muhammet Ali Yelek biliyordu, ‘Oraya götür’ dedi, kabul etmedim. Sonra benim Akyazı'daki akrabam, teyzemin oğlu Y.A’yı aradım., ‘Az bir işim var aşağıya gelir misin?’ dedim. Y.A’nın evinin önünde araçtan tek başıma indim, ‘Bunlar kavga etmişler, bir iki gün kalmak istiyorlar’ dedim.
Y.A bana, ‘Böyle bir şey olmaz al götür bunları’ dedi. Ben de kendilerine, ‘Ne yaptıysanız bilmiyorum gidin başınızın çaresine bakın’ dedim.
Sanık Hüseyin Caştur terminale gideceğini söyledi, araçtan indi. Kuzenimin aracına bindi. Bende Muhammet Ali Yelek ile kaldım. Bu esnada arabadayken tanımadığım birini aradı. Görüşme sonrası, ‘Beni Köfteci Yusuf’a götür’ dedi. Giderken de arkada oturuyordu. Sonrasında araçtan inip beyaz renkte, Audi marka bir araca bindi. Aracın neresine oturdu görmedim. Sonrasında ben çıkıp ofisime geldim ve 1-1,5 saat sonrasında Bayram Zunluoğlu’nun vurulduğunu öğrendim.
Benim Bayram ile bir husumetim yoktur. Kendisini mahalleden tanırım, telefonumda da ‘kardeşim’ diye kayıtlıdır. Bayram'ın diğer şüpheli ve sanıklarla bir husumeti olup olmadığını bilmiyorum, arabadayken Bayram ile alakalı bir konuşma olmadı. Sonrasında polisler beni ifadeye çağırdı, bildiklerimi anlattım.
İfademde geçen aracıma binen 20-30 yaşlarında hafif sarışın tenli erkek şahıs huzurdaki sanık Hüseyin Caştur'dur.
Muhammet Ali Yelek ile ayda bir iki kez görüşürdük, ofiste yanıma gelirdi, muhabbetim vardı. Bayram ile olan meselesini bana anlatmadı.
Esma Zunluoğlu'nun sorusu üzerine;
Olaydan bir gün önce Muhammet ile telefonda görüştüğümü hatırlamıyorum. Muhammet'in babasında da araba var diye hatırlıyorum.
Beyzanur Zunluoğlu'nun sorusu üzerine
Ben Bayram ile Muhammet Ali Yelek'in birbirlerine kırgın olduklarını biliyorum. Olayı (cinayeti kast ediyor) bilsem bu işin (Akyazı’ya sevkleri) içine girmezdim.
**
Tanık İ.G
“Ben Şahin Taksi Durağında çalışırım. Durağa sabah 06:15'te geldim. O esnada durakta bir taksi daha vardı, arkasına sıraya girdim. Aracın içinde beklerken arkadan Cansamet Yelek yanıma geldi. Durağın karşı tarafında da Fiat Fiorino araç vardı. Cansamet bana, ‘Kuzenimi vurmuşlar, beni oraya götür’ dedi. Bende kendisini bıraktım, taksimetreyi açtım, 125 lira bana ödedi, araçtan indi. Sonrasında ben durağa geldim, arabadayken telefonda herhangi biri ile konuşmadı. Durakta şoförler sürekli değişmektedir, kimi öğlen çıkar, kimi bir gün sabah bir gün öğlen çıkar. Cansamet’in işe hangi saatlerde çıktığını bilmiyorum.
Olaydan en son ne kadar zaman önce Cansamet’i gördüğümü hatırlamıyorum. Tanışıklığımız, aynı durakta çalışmamız nedeniyledir. Kendisi ile konuştuğumda da Bayram ile alakalı bir şeyden bahsetmedi.
Cansamet Yelek’in müdafinin Avukat Yusuf Ziya Solak’ın sorusu üzerine;
Cansamet panik halinde değildi, normal bir vaziyetteydi. ‘Kuzenimi vurmuşlar’ dedi. Araca binip gittik, taksi durağı hep açıktır.
**
Tanık M.Ş
“Cansamet Yelek'in babası Aydın Yelek mahalleden arkadaşım ve komşum olur. Ben mahallede esnafım, terziyim.
Aydın Yelek beni arayıp, ‘Sana gezmeye geliyoruz’ dedi. Oğlu Cansamet ve B.Ç isimli bir şahıs ile geldi.
Benim zeytinliğim, bahçem vardır. Orada vakit geçiriyorum. Yanımda herhangi bir şeyden bahsetmediler.
Beni gündüz aradılar ancak gece 11-12 gibi geldiler. Yanlarında gelen Burhan Çil de mahallemizde oturmaktadır, kendisi minibüs şoförüdür. Bir saat bile kalmadılar, kalkıp gittiler. Benim yanımda telefon ile konuşmadılar.
Cansamet ara ara telefon ile birileri ile konuşuyordu, sıra dışı şüpheli bir konuşmasına şahit olmadım.
Sonrasında polisler geldi, Cansamet’i aldılar. B.Ç zaten bu olaydan önce gitmişti.
Tanığa soruşturma aşamasında beyanları okundu. Tanıktan çelişki nedeniyle soruldu;
Aradan bayağı zaman geçti, çok hatırlamıyorum. Aydın Yelek, ‘Oğlum kavga etti’ diyerek yanıma gelmedi, karakol ifadem doğru değildir. Aydın Yelek'in, oğlu Cansamet'in yanımda kalmasını istediği doğrudur.
Esma Zunluoğlu'nun sorusu üzerine;
Aydın bana, ‘Oğlum burada kalsın, ufak bir tartışmaya girdi’ demiştir, Ben bu durumu Esma hanımın eşine de anlatmıştım.
*
Tanık K.Z
“Cansamet Yelek babamın dayısının oğlu olur, diğer sanık Hüseyin Caştur da uzaktan akrabamızdır olur ancak kendisini tanımıyorum.
Bayram'ın bildiğim kadarıyla biri ile bir husumeti yoktu. Bayram bizim ile aynı apartmanda, alt katta, ailesi ile beraber oturur.
Olay günü evdeydim, üç el silah sesi duyunca camı açtım Aşağıya baktığımda binanın alt tarafından siyah montlu bir kişinin kaçtığını gördüm. Orası biraz karanlıktı. Gördüğüm kadarıyla kaçan kişi ben boylarda zayıf birisiydi, ben 1,76 boyundayım.
Sonrasında aşağıya indim, ambulans geldi. Bayram'ı ambulansa koyduk, sonrasında eve gittim.
Bu ana kadar sanıklardan kimseyi görmedim, sonrasında eve gidip üzerimi değiştirdim, aşağıya indiğimde Cansamet Yelek'İ gördüm. Nereye gittiğimi sordu, hastaneye gideceğimi söyledim, ‘Gel taksi ile gidelim’ dedi. Bende, ‘Berber Ş.E çağırdı onun arabası ile gideceğim’ dedim. ‘Bende geleyim mi’ deyince, ‘Gel’ dedim.
Üçümüz araç ile hastaneye geldik, arabada Bayram ile alakalı bir konuşma geçmedi. Cansamet arabada Muhammet Ali Yelek veya başka biri ile görüşmedi.
Hastanede indim, biraz orada durduk. Sonrasında maktulün kardeşi Beyza Zunluoğlu ve Ö.S eve dönecektik,
Cansamet beni aradı, ‘Bende geleyim’ dedi, ‘Gel’ dedim, hepimiz arabaya bindik. Arabada herhangi bir şey konuşulmadı.
Evin oraya gittiğimizde Cansamet, Beyza'ya ‘Bayram'ın silahı varsa ver’ dedi, Beyza'da, ‘Yok’ dedi. Sonrasında Cansamet, Özgür Saç'a ‘Annemi eve bırakmam lazım’ dedi, eve gitti annesini bıraktı geldiler.
Cinayetten sonra polisler olay yerindeydi. Cansamet polisler sorduğu için polis arkadaşlara Muhammet Ali Yelek'in fotoğraflarını gösterdi. Muhammet'in bu olaya karıştığını yönünde bir şey söylemedi.
Soruşturma sürecindeki ifadesiyle çelişkiye dair;
Bahsettiğim yerler aynı mahallede olan yerlerdir. Ben Cansamet'i ambulans geldikten sonra gördüm. Cansamet'in, ‘Yorgunum eve gideceğim’ dediği doğrudur.
Sonrasında polisler beni arayıp taksi durağına çağırdılar, geldim. Polisler, ‘Cansameti ara, biz arıyoruz açmıyor’ dediler.
Hastanedeyken Cansamet'in telefon ile bir kaç kez görüştüğünü hatırlıyorum. Yanımızdan ayrılıp sürekli telefon ile konuştuğu doğrudur, ancak kimin ile konuştuğunu bilmiyorum. Konuşmasının içeriğini duymadım, çünkü konuşurken yanımızdan uzaklaşıyor, konuştuktan sonra yanımıza geri geliyordu.
Cansamet Yelek müdafinin sorusu üzerine;
Silah sesinden 5 dakika sonra ambulans geldi. Ambulans geldikten 10 dakika kadar sonra biz hastaneye giderken Dostlar Kıraathanesinde Cansamet’i gördüm, o da bizim ile hastaneye geldi. Ben olayın olduğu yerde Cansamet’i hiç görmedim.
**
Tanık Ö.S
“Cansamet Yelek ve Bayram Zunluoğlu'nu mahalleden tanırım. Aralarında ne olduğunu tam olarak bilmiyorum.
Ben olayın yaşandığı gece vardiyadan dönüp 03.00 gibi eve gelmiştim. Bizim evde kaynanam ve baldızlarım olduğu için yan daireye annemin evine geçtim, ben uyurken olay yaşanmış, beni uyandırmamışlar.
Ben sabah 7’de abimin uyardırması ile kalktım. Bayram'ın vurulduğunu anlattılar, bende direk hastaneye geçtim.
Sonrasında Bayram'ın amcasının oğlu K.Z’nu gördüm, ‘geçmiş olsun’ dedim, Bu esnada Cansamet’te oradaydı.
Sonrasında K.Z ile kantine geçecekken Cansamet, ‘Bende geleyim’ dedi. Oturduk, birşeyler içtik.
Cansamet orada Muhammet Ali Yelek'e küfürler etti, ‘Böyle kahpelik yapılır mı?’ dedi. Sonrasında K.Z, ‘Bayram'ın kardeşinin eve gidip üzerini değiştirmesi gerekiyormuş’ dedi. Bende ‘bırakırım’ dedim. Cansamet, ‘bende geliyim annem mahallede ona da bırakırız’ dedi, bende ‘sıkıntı yok’ dedim. Dördümüz araca bindik, araçta Cansamet, ‘Bayram'ın silahı var mı’ diye sordu, Kadir'de ‘biz nereden bilelim’ dedi. Ne için sorduğunu bilmiyorum.
Sonra Kadir ve Beyzanur'u indirdik, Cansamet’in annesini almaya gittik, Darıca’daki evlerine annesini bıraktık, tekrar birlikte mahalleye döndük, Kadir ve Beyzayı almak için evlerinin önüne geldik.
Kadir ve Beyza o sıra polis abilerle konuşuyordu, bende Cansamet’e ‘araçtan inelim, yanlarına geçelim’ dedim. Polisler bana ‘Muhammet Ali Yelek'i tanıyor musun’ diye sordular. Bende ‘simaen tanırım, Cansamet daha iyi tanır’ dedim. Sonrasında Cansamet polislere Muhammet Ali Yelek'in fotoğraflarını gösterdi. Biz hastaneye tekrar gittik, olay günü şüphelendiğim bir şey olmadı.
Soruşturmadaki ifadesiyle çelişkiye dair;
Cansamet’in kuşdili ile Kadir'e, ‘Bayram'ın silahı var mı’ diye sorduğu doğrudur. Beyzanur'da, ‘Sen benim anlamayacağımı mı sanıyorsun’ dedi.
Sanık Cansamet müdafinin talebi üzerine tanıktan soruldu:
Ben yedi gibi uyandıktan sonra hastaneye geçtim, bu olaya ilişkin şüpheleneceğim bir şey olmadı. Mahallede Cansamet'in yapmış olabileceği konuşuluyordu, hastanede duymadım. Mahallede kim konuştu ne dedi hatırlamıyorum.
**
Tanık B.Y
Bayram Zunluoğlu dayım, Cansamet Yelek uzaktan akrabamdır. Diğer sanık Hüseyin Caştur'u tanımıyorum.
Olay günü teyzem ile dayımın yaşadığı evde sahuru beklerken dayımın arabasının sesini duydum.
5-6 el silah sesini duyar duymaz mutfağın camına çıktım,
Bakış yönüme göre sol tarafta kalan yokuşa doğru; kafasında düz beyaz kasklı şahıs koşarak bir şeyin üzerine ayağını atar vaziyette bir şeye bindi. Neye bindi duvardan dolayı göremedim, ancak motor olduğunu farından anladım. Motora binen kişi tek başınaydı, başka bir koşan veya şüpheli şahıs görmedim.
Kapıya çıktık, arabanın içine baktık, sonrasında dayımı gördük, vurulduğunu anladık,
Sanık Cansamet müdafinin talebi üzerine tanıktan soruldu:
Cansamet'i olay yerinde görmedim. Hastaneye karakoldan çıkıp gittiğimde akşam olmuştu, orada da Cansamet'i görmedim,
Ayrıca aklıma bir şey geldi anlatmak istiyorum. Bir gün kahvede dayım Bayram ile otururken Cansamet Yelek ve K.Z kapıdaydı, o zamanlar böyle bir olay olmamıştı.
İlaveten
Beyzanur Zunluoğlu, “Cansamet ambulanstan önce sonra mı geldi hatırlamıyorum, kardeşime tampon yapılırken başında beklerken Cansamet'i gördüm, ambulans ne zaman geldi hatırlamıyorum, şoktaydım”
Esma Zunluoğlu, “Sanıklar açıkça yalan söylüyor. Okmeydanı’nda oturan Hüseyin bizim mahallenin girişini çıkışını bilmez. Oto yıkamada beraber oturmuşlar. Bunların hepsini Cansamet öğretmiştir, kirayı alıp gelmesi gibi bir durum söz konusu değildir, eşim dinlenildiğinde yalan söylediği ortaya çıkacaktır, çünkü kirayı eşim alıyordu. Ödenmediğinde de eşimi arıyorlardı, eşimde Hüseyin'in babasına parayı yolluyorlardı. Cansamet’te onların kiracısıydı, sanıkların en ağır şekilde cezalandırılmasını istiyorum, dedi.
Hüseyin Caştur müdafi Av. Kadriye Yıldırım
“Okunan belgelerdeki aleyhe olan hususları kabul etmiyoruz, müvekkilimin savunmalarına aynen katılıyorum, tanık beyanlarına karşı yazılı beyanda bulunacağız. Tanık beyanlarındaki aleyhe olan hususları kabul etmiyoruz, müvekkilin üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil mevcut değildir, sabit ikametgâh sahibidir, kaçma ve delil karatma şüphesi yoktur, öncelikle bilhakkın tahliyesine aksi takdirde adli kontol hükümleri ile tahliyesine ve beraatine karar verilmesini talep ederiz.
Tutuklu sanık Hüseyin Caştur
“Okunan belgelerdeki aleyhe olan hususları kabul etmiyorum, Bayram Zunluoğlu ile ilgili herhangi biri husumetim ve tanışıklığım yoktur, böyle bir olaya karışsam yasal olarak gittiğim Gürcistan'dan dönmezdim. Arabada parmak izim çıkmış olabilir, ayda bir iki kere işyerine geliyordum, kendisi zaten galericilik yapıyor, tahliyemi talep ediyorum.”
Cansamet Yelek müdafi Av. Yusuf Ziya Solak
“Okunan belgelerdeki aleyhe olan hususları kabul etmiyoruz, dinlenen tanıklarda soruşturmadan çok farklı beyanda bulunmuşlardır. Yazılı savunmada bulunacağız. Müvekkilimin çok yakın akrabası olması nedeniyle bu durumu müvekkilime yakıştıramamaktadır. Ciddi vicdan azabı duymaları nedeniyle müvekkil ailesi ve yakın akrabaları tarafından suçlanmaktadır. Bu suçlamalar yanlış duyumlar nedeniyle olmaktadır.
Esasen dosyaya baktığımızda teknik olarak araştırılması gereken tüm deliller toplanmış ve dosyaya konulmuştur. Bu delillerden hiçbirinde müvekkilin suça iştirak ettiği yönünde tespit yoktur, ancak hukuka uygun olmayan panik halinde işlenmiş bir takım davranışlar nedeniyle kendisinden beklenmeyecek davranışlarda bulunarak olay yerinden çok uzak bir yerde polisler tarafından yakalanmıştır. Buradaki korkusu kendisinin suç işlemiş olması değil, haksız yere suçlanıp tutuklanma korkusundan ibarettir. Olay hakkında ne dosyaya yansımış, ne de olay tarihinde kendisinin bir bilgisi yoktur, bu davranışın nedeni de bilgisizliğinden ve cahilliğinden kaynaklanmaktadır. Dosyadaki gizlilik kararı kalktığından itibaren kendisi de dosyadan bilgi sahibi olmuştur. Kanaatimizce de bu dosyada suçsuzdur, tüm deliller toplanmıştır, toplanacak delillerde müvekkilin suç işlediğine dair bir delil bulunamayacaktır.
Öncelikle bilhakkın tahliyesine aksi takdirde adli kontrol hükümleri ile tahliyesine ve beraatine karar verilmesini talep ederiz.
Tutuklu sanık Cansamet Yelek
Okunan belgelerdeki aleyhe olan hususları kabul etmiyorum, tanıkların hepsi farklı ve yanlış ifadeler verdiler. A.K isimli tanık benim ile hiç konuşup görmediğini söylüyor, oysaki kendisi ile dört farklı gün buluştuk. Hatta birinde Dilovası’na giderken Hereke’de trafik cezası yedim.
Esma Zunluoğlu'nun bahsettiği gibi bir şey kesinlikle olmadı, HTS kayıtları incelenirse görülecektir.
B.Z'nun H.P ile olan tartışma konusu Hüseyin Caştur ile alakalı bir konudan değil, Alucra’da ikamet eden Hüseyin Başyurt ile alakalıdır. Ben köye gittiğimde onun abisi ile muhabbet ediyorum, yanına gidiyorum, oradan biliyorum.
Orada enişte H.P, H.B'un kız arkadaşına yazıyormuş, onun kulağını çek dedim.
Müştekiler Hüseyin'leri karıştırıyor, ben kesinlikle arabada Bayram'ın silahını istemedim, ‘silahı varsa saklayın, suçlu konumuna düşmesin’ diye silahını sordum, silahını ben almayacaktım, silahının yakalanmaması için böyle konuştum. Ayrıca olaydan önce kahvede Bayram’a kafa parmak sallamadım, zaten yapmış olsam Bayram bana karşılık verirdi, tahliyemi talep ediyorum.”
Seride dün
Bayram can çekişirken
Cansamet oradaydı
https://www.gebzeemek.com/haber/guncel/bayram-can-cekisirken-cansamet-oradaydi-/4080.html
Seride yarın
İkinci celse…