Ya ne utanmaz, ne  haysiyetsiz adamsın sen
19 Temmuz 2026 07:23

DALLANIP BUDAKLANIYOR 14 KENT NÖBETTE Ya ne utanmaz, ne haysiyetsiz adamsın sen

Ravive Kozmetik faciasının Kandıra’da görülen davasının üçüncü celsesine iki gün kala ailelerin altıncı adalet nöbeti bugün Çanakkale’den Varto’ya toplam 14 yerde eş zamanlı tutulacak. Aileler, ihmal ve rüşvetten sabıkalı zabıtaların tahliyeleri sonrası ilçedeki zafer konvoylarına da öfkeli

Aktan Uslu Tüm haberleri

Haber serisi

Dilovası İşçi Katliamı Aileleri Adalet Nöbeti: 5 – 6

Dilovası İşçi Katliamı Aileleri’nin ilkini 14 Haziran Pazar günü tuttukları adalet nöbetlerinin altıncısı bugün Çanakkale’den, Aydın’ın Didim İlçesi’den Muş’un Varto İlçesi’ne 13 ayrı kentte… Alfabetik

Ankara / Madenci Anıtı

Aydın, Didim / Akbank Karşısı

Bursa / Fomara Meydanı

Çanakkale / Saat Kulesi Meydanı

Eskişehir / Köprübaşı

İstanbul / Gayrettepe Masquerade Gece Klubü önü

İzmir / Karşıyaka İzban önü

Kocaeli İzmit / İnsan Hakları Parkı

Manisa, Soma / Bağımsız Maden İş Sendikası Önü

Muğla / Akbelen Nöbet Alanı

Muş / Varto çevrecilerin direniş çadırı

Tekirdağ / Çerkezköy Belediye meydanı

Zonguldak / Çaycuma Cumhuriyet Meydanı’nda

16.00 – 18.00 saatleri arasında eş zamanlı gerçekleşecek.

Gebze’deki eylem yine Gebze 15 Temmuz Milli İrade Kent Meydanı’nda.

Kandıra’da görülen davasının üçüncü celsesine iki gün kala tekrarlanacak bugünkü nöbete ilgi ve desteğin daha yoğun olacağı öngörülüyor. DGD-SEN öncülüğündeki nöbet eylemine bugünden sonra bir virgül konacak. 21 Temmuz’da başlayacak olan ve birkaç gün süreceği öngörülen üçüncü celsenin ara kararlarının açıklanmasının ardından, o kararlara atıfla yeni eylemler uygulanacak.  

Önceki pazar gerçekleşen beşinci nöbette söz alan işçi aileleri, ihmal ve rüşvetten sabıkalı zabıtaların tahliyeleri sonrası ilçedeki zafer konvoylarına da çok sert tepki gösterdi:  

Hanım Gülek’in damadı Zafer Laç

“Bir belediyenin, bir siyasetin veya bir kurumun hizmeti sahillerle, tatil köyleriyle veya başka yapılan şeyler ile olmamalı; insan sağlığına yönelik olmalı. Bir yerde her yer çürümüşse ve o çürümeyi görmezden gelip sen sahil yapmaya devam ediyorsan bu iş çoktan siyasetten çıkmıştır, ranta dönmüştür. Burada siyaset için oturmuyorum, burada adalet için oturuyorum. Burada annemin adaletini arıyorum. Çünkü onu yanarken ben izledim, onu Adli Tıp'a almaya giderken ben oradaydım. Tanınamaz haldeyken DNA testini biz verdik.

İş artık siyasetten çıktı, burada siyaset yapmıyoruz. Burada tamamen siyasete de karşıyız. Gelen partilerden de Allah razı olsun ki AK Parti'sinden MHP'sine herkese teklif götürdük. 'Biz buradayız, gelin yanımızda olun' dedik, hiçbir zaman ayırt etmedik. Fakat gelenler de gelmeyenler de zaten belli.

Sahil yaparak, mangal yeri yaparak, oturacak deniz kenarına kum atarak bir şeyleri değiştiremezsiniz. Madem bir şeyleri değiştirip adınızı bir yerlere yazdırmak istiyorsanız, madem Dilovası'nda her yer kaçaksa buna el atmaya başlayın. Öyle yolları düzelterek, kaldırım taşlarını kaldırıp yeniden sererek de bir şey değişmiyor.

Bizim yangından sonra iş kazaları nedense peş peşe gelmeye başladı. Bunu tabii ki hiçbirimiz istemeyiz. Diler Demir Çelik olsun, aynı şekilde boya fabrikası olsun... Bunların hiçbirini istemiyoruz. Biz sahil, yol vesaire bir şey istemiyoruz. Biz sadece adaletin sağlanmasını, bir şeyler yanlışsa onların düzeltilmesini istiyoruz.”

Tuğba Taşdemir’in babası Şahin Taşdemir

“Daha kaç kişinin yanması, ölmesi gerekiyor? Savcılık ve mahkemeler; masum işçilerin kanıyla, canıyla servet kazananların bu canilerin ve suç ortaklarının mal varlıklarına neden tedbir koymuyorlar? Bunun için acilen Adalet Bakanlığı'nı ve savcılığı göreve çağırıyoruz. Daha fazla can yanmadan, gerçek adalet istiyoruz."

Tuğba Taşdemir’in annesi Saliha Taşdemir

"Ben bir anneyim, acı çekiyorum her gün. Adalet istiyorum, adalet yerini görsün. Bize her hafta acı çektiriliyor, öyle olmaz. Sorumlular cezasını çeksin. Adalet biz, onların peşindeyim. Tutuklansın, onlar da ceza çeksin. Biz her gün acı çekiyoruz, onlar da çeksin. Başbakana sesleniyorum; Allah rızası için el atsın, bize yardım etsin, onlar cezasını çeksin."

Esma Gikan’ın eşi Aytekin Gikan

“Önceki cuma günü iki evladımın mezuniyet günüydü. Ama maalesef anneleri onların yanında değildi. Çocuklarımın mezuniyetini, nesillerini görmek çok isterdi ama maalesef benim eşim görmedi.

Şu anda herkes sevdiklerini, çok üzülüyor. Ben de eşimi özlüyorum.

Ama şöyle bir şey var; o iş yerinde acil çıkış kapısı yoktu, merdiven yoktu, yangın söndürme sistemi yoktu. Hiçbir iş güvenliği yoktu. Sonuçta zabıtaların kontrol ettiği bir işyeri. Geçen mahalle arasında geziyorum, şöyle bir duyum aldım: Oraya gelen zabıtalar en kaliteli parfümleri alıp ailelerine veriyormuş, aileler bir de komşulara dağıtıyorlarmış. Bunu benim eşim de söylüyordu, ‘Bir gün zabıtalar geldi bir gün koli koli parfümler aldı gitti’ dedi.

Bu insanlar orada çalışırken iş güvenliği yok, iş elbisesi yok, iş ayakkabısı yok, insanın hayatı bu kadar ucuz mu?

Neden Türkiye'de işçilerin hayatı ucuz. Neden hep ikinci sınıf, üçüncü sınıf millet gibi bakılıyor?

Allah rızası için bir gün de birisi de, ‘Milletvekilinin veya iş adamının oğlu burada bir iş kazası geçirmiş ve ölmüş’ desin. Milletvekilinin oğlu, iş adamının oğlu ancak trafik kazası geçirir. Ama bir iş yerinde ölemez. Ölen kimdir? Garibanlardır.

Böyle bir adalet yok. Ali Osman Akat mahkemede utanmadan, sıkılmadan ‘Efendim, benim oğlumun doğum günü var, 15 yaşına basacak, yanında olamadım’ diyor. Tamam. Benim de üç tane evladım var, bir ay önce benim oğlumun doğum günü vardı. Annesi yok. Sen yine konuşuyor, ‘Benim evladımın doğum günü var’ diyorsun. Ama benim evladımın annesi, ‘Benim oğlumun doğum günü, sünneti var’ diyemiyor. Ali Osman Akat utanmadan, sıkılmadan çıkıp mahkemenin huzuruna bunu söylüyor.

Dilovası Belediyesi’nde zabıtalar Nizamettin Balcı ve Cengiz Taşdemir, bunlar bir kere suçlu. 6 gün içeride, içeride tutuklu kaldılar, serbest bırakıldılar. Kendinize saygınız yoksa insana saygınız olsun. Tahliye olduğu gün adam Dilovası'nın sokaklarında konvoy yaptılar. Sanki düğünmüş. Sanki düğünmüş.

Yangın günü gözümle gördüm. Nizamettin Balcı elinde iki telefon, bir telsiz, böyle sağa sola gülücükler atıyor. Sanki burada hiç kimse ölmemiş, hiç sorumlu değil. Dilovası'nın zabıtaları hepsi suçlu. Hepsi geliyordu, oradan parfüm alıp gidiyordu, ailelerine dağıtıyordu. Bunu eşim de bana söylüyordu.

Bir insanın hayatı bu kadar ucuz olamaz. İş güvenliği diye bir şey var. O işyerinde gerçek denetim olsa, denetimden geçemezdi. Orası demir değil, canlı bomba üretilen ve iş güvenliği olmayan bir yer.

İki sene Soybaş Demir Çelik’te çalıştım. Yangınla ilgisi yok. Adam beş kapı yaptırmış. Beş adımda bir yangın tüpü koymuş.

Sen mahallenin ortasında, canlı bomba üretiyorsun, bu kadar şikâyet var. Mahallenin muhtarı, İŞKUR, zabıta, polis; görmediler, görmek istemediler. Neden? Bu insanlar orada cayır cayır yandı, cayır cayır yaktılar.

Türkiye'de adalet arıyoruz. 5’nci hafta oldu, burada adalet arıyoruz. Kimse gelip de burada oturamıyor. Biz burada bir eylem yapmıyoruz, bir şeyi protesto etmiyoruz ama karşıya bakın; orada hiç yoksa 100 polis var. Eylem, protesto yok. Siz buraya neden geldiniz? Burada bir gariban bir şey yapacak olsa polisler başına dikiliyor, herkes bir anda örgütleşiyor. Garibanlar yaşamasınlar, her zaman ezilsinler.

Bakıyorsun Türkiye'de adalet diye bir şey kalmadı. İnsanlar artık meydanlarda, sokaklarda adalet arıyor. Orada yedi canımız yandı, hiç kimse bizimle ilgilenmedi. 9 aydır gelen olmadı, giden olmadı;

Geçen gün zabıta tahliye olmuş, Dilovası'nın sokaklarında beni görünce sırıtıyor. Ya ne utanmaz, ne haysiyetsiz adamsın sen. Benim yaşadığımı inşallah sen de yaşarsın. 6 gün içeride kaldı, adam 7. gün Dilovası'nın sokaklarında geziyor, bana bakarak sırıtıyor.

Biz hakkımızı nerede arayalım? Türkiye'de güven diye bir şey kalmadı ya. Buradaki sendikalardan, bize destek olan herkesten tek tek Allah razı olsun.

Türkiye'de bugün burada, buraya gelmişim, adalet arıyorum. Bu insanların ahı yerde kalmasın, bu insanların kanı yerde kalmasın. Uzaktan yakından kimin parmağı varsa, kim göz yumduysa cezasını çekmesini istiyoruz. En ağır şekilde! Bu dünyada çekmeseniz, İlahi Adalet var mahşer var ya, bu ailelerin iki eli sizin yakanızda olacak.”

Seride dün

Tek talebimiz gerçek adalet

Katiller bir, katledilenler aynı.

https://www.gebzeemek.com/haber/guncel/katiller-bir-katledilenler-ayni-/4210.html

 

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 19 Temmuz 2026 07:25
BENZER HABERLER
X