Yapay zekâdan korkmayın. Adaletten kopmayın
12 Temmuz 2026 07:20

HEM HOCALARI, HEM BÜYÜKLERİ KONUŞTU Yapay zekâdan korkmayın. Adaletten kopmayın

GTÜ Rektörü Hacı Ali Mantar, 2026 mezuniyet töreninde mezunlara hem hocaları, hem büyükleri olarak konuştu. Mezunlardan yapay zekânın konuşulan risklerinden korkmamalarını, ahlak ve adaletten kopmamalarını istedi

Aktan Uslu Tüm haberleri

Gebze Teknik Üniversitesi – GTÜ Rektörü Prof.Dr.Hacı Ali Mantar, dün akşam üniversite kampüsünün şenlik alanında gerçekleşen 2025-2026 dönemi mezuniyet töreninde mezun öğrencilere hem rektör hocaları, hem büyükleri olarak konuştu. Mezunlardan yapay zekânın konuşulan risklerinden korkmaması gerektiğini vurgulayıp ahlak ve adaletten kopmamalarını istedi.

Rektör Mantar tüm konuk ve katılımcıları selamladıktan sonra

“Bugün mezuniyetle taçlandırdığımız bu muazzam başarı, öğrencilerin tek başına yazdığı bir senaryo değildir. Bu gurur tablosunun arkasında hocalarımızın devasa bir emeği, sabrı ve en yol göstericiliği vardır” diyerek üniversitenin akademik kadrosunu oluşturan hocaları;

“Öğrencilerimizin başarısında ailelerimizin fedakârlığı, özverisi, sabrı çok büyüktür. Öğrencilerimiz burada dirsek çürütürken, aileler evlerinde onlarla birlikte uykusuz kaldılar. Dualarıyla maddi ve manevi desteklerle her an onların arkasında dağ gibi durdular” diyerek öğrenci ailelerini ve ardından tüm 2026 mezunlarını alkışlatan Mantar sözlerini, mezunlara atfen sürdürdü:

“Bugün insanlık tarihinin en hızlı, en radikal ve en keskin değişim ve dönüşüm sürecinden geçiyoruz. Dijitalleşme, internet ve yapay zekâ dalgası hayatın her alanını kökten ve geri dönülmez bir şekilde yeniden şekillendiriyor. Öyle bir çağdayız ki, dünün bilgisi bugün eski, bugünün bilgisi de yarın eski olacaktır. Doğal olarak da bu küresel dalga, eğitim ve öğretim anlayışında köklü bir değişimi zorunlu kılıyor.

Bugün artık üniversitelerin üstlendiği rol; 5, 10, 15 yıl öncesine göre bambaşka bir çehreye büründü. Sürekli değişim ve sürekli öğrenmeyi gerektiriyor. Bizler de dünü ve bugünü çok iyi analiz ederek, geleceği öngörerek eğitim ve öğretimimizi buna göre şekillendirdik. Sizi bu doğrultuda yetiştirdik.

Daha çok proje tabanlı eğitim modelini uygulamaya aldık. Kendi kendine öğrenme becerisini kazandırdık. Beraber öğrenme felsefesini aşıladık. Ekip çalışmasını çok daha etkili hale getirdik. 150'ye yakın teknoloji takımıyla çok farklı projelerde rol aldık. Disiplinlerarası çalışmayı teşvik ettik ve uyguladık. Sürekli değişim ve dönüşüm karşısında sizler sürekli öğrenmeyi öğrendiniz. Kazanmış olduğunuz sürekli öğrenme refleksleri, kendi kendine öğrenme becerisi, ekip çalışması ruhu, sizleri esen rüzgârlara, oluşan dalgalara karşı her zaman dirençli kılacaktır.”

Dünya ve ülkemiz günceli yapay zekâ değerlendirmesi ile devam eden Mantar, “Temel bilimciler, tasarımcılar, ‘Biz bu yeni dünyada kendimize nasıl bir yer bulacağız’ diye derin bir tedirginlik yaşıyor. Birçok insan geleceğin belirsizliği karşısında ne yapacağını bilmez halde düşünceli. Sevgili gençler. İçinizde bu tedirginlik var ise size bir hoca tavsiyesi: Müsterih olun” dedi.

Tarih incelendiğinde, tarihin her aşamasında her benzer yeniliğin başta “işsiz kalma” olmak üzere toplumda benzer kaygılar oluşturduğunu örnekleriyle hatırlatan Mantar, “Ama tarih bize çok net, çok sarsılmaz bir gerçeği gösterdi: Yeni gelişen teknolojilerin hiçbirisi insanlığı işsiz bırakmadı. Tam aksine o teknolojiler üretimi katladı, ekonomiyi büyüttü ve geçmişte hayal bile edilmeyen milyonlarca yeni istihdam alanı oluşturdu. İnsanoğlunun elinden işini almadı, sadece iş yapış şeklini değiştirdi. Mesleklerde büyük ölçüde dönüşüm meydana getirdi.

Dolayısıyla yapay zekâ sizi işsiz bırakmayacak, işinizi yapma biçiminizi yenileyecek. Size daha fazla ihtiyaç olacak. Bugün yapılan tüm araştırmalar ve ekonomik çalışmalar bu gerçeği doğruluyor. Yapay zeka tabanlı sistemleri süreçlerine pürüzsüzce entegre eden, bu yeni teknolojiyi tehdit değil bir kaldıraç olarak kullanan firmalar, gelecekte daha fazla istihdam oluşturacaktır. İşte tam bu noktada, sizin cebinizdeki o gizli güç devreye giriyor.

Yapay zekâ; bilgiyi ezberleyen, değişime direnen insanları ikame edebilir. Ama hafta sonu atölyelerde akranlarıyla omuz omuza verip öğrenmeyi öğrenen, belirsizliğin ortasında rota çizebilen Gebze Teknik Üniversitesi mezunlarını asla ikame edemez. Sizler bu dönüşümün kurbanı değil, bu yenidünyanın ve yeni mesleklerin bizzat mimarı, yöneticisi ve yönlendiricisi olacaksınız. Kendinize ve üniversitenize güvenin” diye konuştu.

Konuşmasında bilim ve teknolojinin sınırlarını zorlarken ahlaki ve insani yönünden taraf olmak zorunluluğuna işaret eden Mantar, “Bilimin ve teknolojinin sınırlarını zorlarken, çok iyi bilmek zorundayız ki bu ilerleyişin bir de sarsılmaz bir ahlaki tarafı, insani tarafı olmak zorundadır. Bugün Ortadoğu'dan Latin Amerika'ya, Asya'dan Afrika'ya kadar dünyanın dört bir yanında yaşanan haksızlıklara, dökülen kanlara ve adaletsizliklere baktığımızda; gücün ahlaktan, teknolojinin vicdandan koptuğu an insanların ne kadar büyük bir çıkmaz içine girdiğini net bir şekilde görüyoruz.

İşte bu küresel vicdanın tutulmasından, tüm dünyanın canlı yayınlarda sustuğu, insanlığın sınıfta kaldığı en somut, en acı, en vahim örneği ise bugün gözlerimizin önünde bir Gazze gerçeği ile duruyor. Gazze'de yüzbinlerce çocuk, tarihin gördüğü en yüksek teknoloji, en gelişmiş yapay zekâ algoritmalarıyla, en hassas hedefleme sistemleriyle kelimenin tam anlamıyla soykırıma uğradı, uğruyor.

Şimdi hep birlikte düşünmek zorundayız. O çocukların üzerine mühimmatları bırakan o otonom sistemleri geliştirenler, o ölümcül algoritmaları yazanlar kitle imha silahları teknolojilerine onay veren aktörler hani o uluslararası listelere imrenerek baktığımız, dünyanın ilk yüz üniversitesinden mezun olmuş mühendisler, bilim insanları, sözde dâhiler ve devlet adamlarıdır. Demek ki diploma tek başına yetmiyormuş. Demek ki dünyanın en iyi üniversitesini bitirmek, en dahi yazılımcısı olmak, en kusursuz kodunu yazmak insanı insan yapmaya yetmiyormuş.

İşte tam da bu dehşet tablosunun karşısında, tam da bu mezuniyet kürsüsünden insanlığa sormak gerekiyor: Dünyanın en büyük teknolojisini üretmek neye yarar? En iyi insan olmak ne demektir? Gücü ahlakla, teknolojiyi vicdanla harmanlamadıktan sonra alınan o unvanların ne hükmü vardır?

Sevgili mezunlar; unutmayalım. Yasal düzenlemelerden daha önemlisi, sizin kendi içinizdeki en yüksek mahkeme, insan vicdanıdır. Hayatınız boyunca tasarlayacağınız her algoritmadaki, üreteceğiniz her sistemdeki tek bir satır kodun bile insanoğlunun onuruna, adalete, topyekün toplumsal faydaya hizmet etmesini gözetmek zorundayız” diye konuştu. Rektör Mantar sözlerini yine öğrencilere ama akademik kimliği ve unvanının yanı sıra aynı zamanda bir büyükleri olarak tavsiyeler ile tamamladı:

“Yarın bu kapıdan çıkıp gerçek dünyaya adım attığınızda buradaki birikiminiz, azminiz ve Gebze Teknik Üniversitesi'nde kazandığınız o sarsılmaz refleksler sayesinde önünüze çok büyük kapılar açılacak. İnanıyorum ve çok iyi biliyorum ki her biriniz çok yakın zamanda iş dünyasında, akademide, bürokraside ve üretimin her kademesinde çok iyi görevlere geleceksiniz. Başarı merdivenlerini hızla tırmanacaksınız.

Ancak, o başarıları yakaladığınızda, makamları ve yetkiyi elinize aldığınızda, ne pahasına olursa olsun dürüstlükten, ahlaktan ve adaletten asla ve asla ödün vermeyin. Gücü elinde bulunduranların, eğer içlerinde vicdan yoksa dünyaya nasıl büyük acılar yaşatabildiğini Gazze örneğinde gördük. Siz o gücü, o yetkiyi elinize aldığınızda birilerini ezmek, yok etmek ve sadece kendi menfaatlerinizi büyütmek için değil; hakkı savunmak, adaleti tesis etmek ve topyekün insanların faydasına sunmak için kullanmalısınız.

Çünkü sizler bu toprakların, Anadolu'nun kadim kültürüyle, irfanıyla ve sarsılmaz mayasıyla yetişmiş gençlersiniz. Bizim, sizin o temiz vicdanınızdan, adalet duygusundan ve ahlaki duruşundan asla şüphemiz yoktur. Gideceğiniz yerlerde unvanınız ne olursa olsun, hangi küresel projelere imza atarsanız atın bu toprakların adaletini, merhametini ve insan merkezli duruşunu birer sancak gibi göğsünüzde taşıyacaksınız.

Korkmayın, çekinmeyin. Yolunuzu zorluklar kesse de, belirsizlikler rüzgâr gibi yüzünüze vursa da sığınacağınız liman sadece bu kampüste kazandığınız çelik gibi iradeniz değil, aynı zamanda bu toprakların, bu aziz milletin sarsılmaz vicdanıdır, kültürüdür.

Bizim insanımızın mayasında, her ne şartta olursa olsun masumu koruyan, adaleti gözeten muazzam bir merhamet genetiği vardır. Bu köklü vicdan, bu topraklara has eşsiz bir güçtür ve hiçbir siyasi ya da ideolojik sınır tanımaz. Unutmayın, bu ülkenin de, dünyanın da sizin aklınıza, enerjinize ve en çok da sarsılmaz vicdanınıza ihtiyacı vardır. Sizler Gebze Teknik Üniversitesi'nin gururu, bu ülkenin sarsılmaz yarınlarısınız. Sizinle gurur duyuyoruz. Yolunuz açık, bahtınız aydınlık, muzaffer olsun. Allah'a emanet olun. Mezuniyetiniz kutlu olsun.”

İLGİLİ HABER

İnsan olan insan gelsin beriye.

Kimi kara çalar kimi sarıya

https://www.gebzeemek.com/haber/guncel/insan-olan-insan-gelsin-beriye-kimi-kara-calar-kimi-sariya/4170.html

 

10 bölümden 19 öğrenci şimdi doktor

https://www.gebzeemek.com/haber/guncel/10-bolumden-19-ogrenci-simdi-doktor-/4174.html

 

 

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 12 Temmuz 2026 10:39
BENZER HABERLER
X