Yarısı akrabam. Hepsi AK Partili.  Can mı alacak?
11 Temmuz 2026 16:25

BEŞİNCİ NÖBET, YARIN Yarısı akrabam. Hepsi AK Partili. Can mı alacak?

Dilovası İşçi Katliamı Aileleri’nin beşinci adalet nöbeti yarın. Vedat Taşdemir ilçe sakinlerinin duyarsızlığına, “Dilovası'nın yarısı akrabam, hepsi olmuş AK Partili. Kimse arkasından ayrılmıyor, ne yapacak? Can mı alacak? Buradayım, gelsin alsın” diye isyan etti

Aktan Uslu Tüm haberleri

Haber serisi – Yorum Analiz

Dilovası İşçi Katliamı Aileleri Adalet Nöbeti: 4 – 6

Dilovası İşçi Katliamı Aileleri’nin ilkini 14 Haziran Pazar günü tuttukları adalet nöbetinin beşincisi yarın (12 Temmuz Pazar) 16.00-20.00 saatleri arasında, geçen hafta Dilovası’nda tutulan nöbetin ardından yine Gebze’de, 15 Temmuz Milli İrade Kent Meydanı’nda.

Rejim adaleti geciktirdikçe, ailelerinin direnci de tepkisi de artıyor. Nisa Taşdemir’in babası Vedat Taşdemir ilçe sakinlerinin duyarsızlığına, “Dilovası'nın yarısı benim akrabam, hepsi olmuş AK Partili. Kimse AK arkasından ayrılmıyor, neden? Ne yapacak size? Canımı mı alacak? Ben buradayım, gelin alın” diye isyan etti.

Önceki Pazar günü Dilovası’ndaki dördüncü nöbette aile bireylerinin bir kısmının tepkisine bu haftaki serimizin dünkü bölümünde yer vermiştik. Diğerleri, şöyle;

Nisa Taşdemir’in babası Vedat Taşdemir

“Bizim istediğimiz hükümetten, devletten istediğimiz adalet. Adalet maalesef yerini bulmuyor. Zabıtayı tutuyor, iki saat tutuyor. Belediye başkanı yargılanmadı. Bunu emniyeti, savcısı, hâkimi herkes biliyor.

Dilovası Belediyesi’ndeki bütün yetkililerden şikayetçiyim. İmzayı atan adam ya iki gün yakalanıyor. Bu hangi adalet? Hangi devlet, hangi millet? Bu nasıl bir şey? Nasıl imza atıyorsun, nasıl iki gün içeride kalıyorsun? Benim evladım katillidir katilli! 7 kişiyi yakan insanlar mahkemede cayır cayır serbest bırakılıyor. Binanın sahibi Güven Demirbaş saklamasın kendini, o da suçlu. Hamza Şayir, Ramazan Ömeroğlu, Ali Toltar... Kim bunlara ruhsat verdiyse hem bu dünyada hem öbür dünyada peşindeyim. Elimi onların yakasından çekmeyeceğim.

Ben bu devletten sadaka da istemiyorum. Adalet istiyoruz, adalet yerini bulsun! Bu insanlar yandı, kömür oldu, kömür olarak kaldı.

AK Parti bayrağının arkasına hiç kimse saklanmasın. Bunların cezalarını çekmesini istiyorum.

Ya beni idam etsinler ya da alsınlar bunları içeriye tıkasınlar.

Yeter ya! Gebze'ye gidiyorsun emniyet, Dilovası'na geliyorsun polis sarıyor, mahkemeye giriyorsun jandarma sarıyor. Nerenin vatandaşıyım ben?

Cuma günü tek evladımı gönderdim askere. Bir evladımı toprağa gömdüm. Yeter, adalet istiyorum adalet!

Adalet mülkün temelidir’ diyorlar, adalet bu değil!

Cumhurbaşkanı'na, Adalet Bakanı'na sesleniyorum; bu zulüm üstümüzden kalksın, yeter!

Davadan vazgeçmemiz isteniyor. Öyle bir şey yok! Ömrüm yettiği kadar bu davanın peşinde olacağım. Ne zaman ölürsem, o zaman keyif etsinler.

Ben burada sesleniyorum; ne diye Nizamettin Balcı’yı serbest bırakıyorlar? İmzası var. Cengiz Taşdemir... U..n belediyeye girerken yolda yürüyemiyordu, bacakları birbirine değiyordu, bugün çıkmış oraya göbek bırakmış. Kimin parasını yiyor? Benim hakkımı yiyen adamlar orada durmasın. Ceza versinler bunlara.

Biz insanlarımızı kömür olarak aldık, kömür olarak verdik yere. Allah bunları da kömür etsin!

Millet belediyeden çekiniyor, toplantıya gelen insan olmuyor, arkamızda yanımızda duran insan yok. Dilovası'nın yarısı benim akrabam ama bugün hepsi olmuş AK Partili. Kimse AK Parti'nin arkasından ayrılmıyor, neden? Ne yapacak size? Canımı mı alacak? Ben buradayım, gelin alın!

Buradaki basın mensuplarından, yanımızda duran sendikacılardan, avukatlardan, milletvekilimden hepsinden Allah razı olsun, hoş geldiniz diyorum. Yalnız bu belediye benim elimden kurtulmayacak. Ya ceza çekecek ya kendimi bomba olarak orada patlatacağım.”

**

Şengül Yılmaz’ın kardeşi Emine Bulut

“Adalet nöbetimizin dördüncüsünü Dilovası'nda yapmak istedik. Çünkü neden? Kamu görevlileri iki gün durup da üçüncü günü hiç suçları yokmuş gibi dışarı çıkıyorlar. Hiç suçsuz değiller, kusura bakmasınlar. ‘İçeride yatanlar suçlu, dışarı çıkanlar suçsuz’ diye bir şey yok!

Zabıtalar gelip oradan koli almadı diye bir açıklama yapmışlar. Bizzat kendim orada çalışıyordum, kaç kere gelip koli aldıklarını, koli koli mal alıp götürdüklerini, kahve çay içip gittiklerini buradan çok iyi biliyorum, kimse inkar etmesin!

Suçlu olanlar çıksın, hepsi suçlarının cezalarını çeksinler, kusura bakmasınlar, kimse suçsuz değil. Belediyesinden al, emniyetinden al, itfaiyesinden al; bütün kamu görevlileri hepsi suçlu burada. Göz göre göre burada 7 canımıza cinayet işlendi, katliam işlendi! Göz göre göre öldüler! Biz o gün insanlarımızı adli tıp morgundan alırken herkes evinde keyifli keyifli uyuyordu! Bunları kim biliyor?

Suçlu olanlar ceplerine paralarını doldurmuşlar, belki de gözümüzün önünde gittiler keyif yaptılar, var mı böyle bir şey? Nasıl bir insanlık, nasıl bir vicdan? ‘O suçlu, ben suçlu değilim’ diye bir şey yok. Burada göz yumanların hepsi suçlu.

Burada mahallenin ortasında patlayıcı madde, kolonya, aseton, parfüm her şey vardı burada. Bizzat biliyorum, gördüm, aşağıdaki depo doluydu. Yani şükretsinler ki koca Mimar Sinan Mahallesi, Dilovası patlamadı.

Neyi görmediler, neyi duymadılar? Kolileri alıp giderken hepsi oradaydı da, bu parfümün orada, kolonyanın dolduğunu görmedi mi zabıtalar? Gördüler! Gayet de güzel görüyorlardı. Oturup muhabbet ediyorlardı, kahve çay içiyorlardı. Onları alırken, sevdiklerine dağıtırken güzel oluyordu değil mi? Kokarken hepsi mis gibi kokuyordu, zehri bizim insanlarımız soludu! Üç kuruşa muhtaç olmamak için, kimseye el açmamak için çalışıyorlarsa suçlu mu oldular? Bunlara göz yumanlar suçlu, katil bunlar! Hiç kimse "suçum yok" diye söylenmesin. A'dan Z'ye herkesin suçu var.

Gebze İtfaiyesi söndürmek için anında gelirken Dilovası'nın itfaiyesi 20 dakika sonra ve suyla söndürmeye çalışıyor. Yanıcı maddeye su mu sıkılır köpük mü? Suçsuzuz diye kimse açıklama yapmasın, herkes suçlu.”

**

Tuğba Taşdemir’in babası Şahin Taşdemir

“Biz mağdur aileleri destekleyen, acımızı paylaşan, bizi yalnız bırakmayan herkesten Allah razı olsun. 8 Kasım 2025’ten bu yana, biz ateşler içinde yanan evlatlarımız gibi her gün yanarak acı çekiyoruz. Adalet yerini bulsun; caniler, katiller yaptıklarının cezasını çeksinler diye çırpınıp duruyoruz. Adalet neden bazılarının arkasında dayısı olanlara karşı geç işliyor? İşliyor. 8 ay sonra belediye çalışanları adalet önüne çıkarıldı. Hâlbuki ilk günden tutuklanmaları gerekiyordu. Ancak CİMER'e şikayet edilmesine rağmen denetlemeyen tüm kamu görevlilerinin, sorumluların da hesap vermeleri lazım. Sonuna kadar davacıyım. En da en ağır ceza almalarını istiyorum.”

**

Cansu Esatoğlu’nun babası İbrahim Esatoğlu

“Şimdi hep adalet, adalet, adalet diyoruz. Yani ilk günkü gibi hemen bunların yakalanması, tutuklanması lazımdı. Şimdi sorumlular bizim gözümüzün önünde her gün geziyorlar. Bu ruhsatı veren kim? Belediye. Bunlar nerede? Hepsi belediyenin içinde. Bütün hepsini yakaladılar, yine iki gün sonra hemen bıraktılar. Yani kaçak olan bir bina, ruhsatsız bir bina.

Orada bomba üretiliyor, mayın üretiliyor. Herkesin haberi var. Bütün herkesin burada sorumluluğu var. Herkesten, bütün sorumlulardan şikayetçiyim.

Bizim çocuklarımızı bir kapalı kutuya koydular. Kömür gibi yakıp bizim elimizden aldılar. Bu çocukların üzerinden, vampir gibi gidip rüşvet aldılar, para aldılar, yediler. Onlara zehir zıkkım olsun. Bunlar ahlaksızdır.

Bunlarda eğer biraz ahlak, biraz vicdan varsa gelir, ‘Bizi affedin, biz bu suçu işledik’ derler. Ama vicdanları rahattır. Şimdi bunları koruyorlar. Niye? ‘Yansınlar, bir daha yansınlar’ diye mi? Niye iki gün sonra hemen bunları çıkardılar?

Bunlar ahlaksızdır, d….dir. Bizim yüreğimiz yanıyor, içimiz parçalanıyor. Bunlarda hiç mi bir vicdan, hiç mi adalet yok?

Adalet diyoruz, adalet diyoruz. O zaman herkes kendi başına gitsin birer suç işlesin. Adalet yok.

Paramı vereyim, rüşvet vereyim, dolandırıcılık yapayım, ş…..lik yapayım ondan sonra içinde sıyrılayım. Herkes burada gözümüzün önünde geziyor.

Bizim evlatlarımızı versinler bakalım! Onların başına da gelsin. Onların evlatları da böyle cayır cayır yansın ondan sonra anlasınlar!

İnsanlar burada, ‘Bizim canımız yandı, kimsenin canı işte yanmasın’ diyor. Kimse gelip katılmıyor. Bu bir zincirlemedir, herkesin başına gelecek. Halk sustukça herkes bu şekilde yanacak.

Bir evlat büyütmek o kadar kolay mı? Niye insanların canı yansın?”

Seride dün

Yok artık: Serbest kalanlar konvoy düzenlemiş

https://www.gebzeemek.com/haber/guncel/yok-artik-serbest-kalanlar-konvoy-duzenlemis-/4163.html

 

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 11 Temmuz 2026 16:31
BENZER HABERLER
X