Yaralıya bilinçsiz müdahaleye iyi hal indirimi Yaya geçidinde yaya katline 4 yıl 5 ay bir de 10 gün
Çayırova’da yaya geçidinde Songül Baş’ın ölümüne sebep olan E.A’nın tutuksuz yargılandığı davadan 4.5 yıl etmeyen yatarı olmayan ceza ile hayal kırıklığı ve öfke çıktı. Hız limitinin aşıldığına dair rapor kaale alınmazken yaralıya bilinçsiz müdahale, “İyi hal” diye yorumlandı
Çayırova ilçesinde yaya geçidinde otomobilin çarpması sonucu ağır yaralanan ve tedavi gördüğü hastanede 13 gün sonra hayatını kaybeden Songül Baş’ın ölümüne ilişkin davada karar bugün (05 Kasım 2026) açıklandı.
Gebze 11’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde bugün gerçekleşen karar celsesinde davanın tutuksuz sanığı E.A’ya bilinçli taksirden 4 yıl 5 ay 10 gün ceza verildi. E:A’nın ehliyetine, bir yıl süreyle el konuldu. Öte yandan E.A’nın azami bir ay cezaevinde yatacağı veya onu da yatmayacağı öğrenildi.
Kazada bir önemli detay; E.A’nın Songül Baş’a kaza sonrası yaptığı müdahale olmuştu. Çok bilinen bir sağlık kuralına göre bu tür durumlarda herhangi bir iç organının zedelenmemesi, olası iç kanamaya sebep olmaması için yaralı olduğu yerde kımıldatmadan beklenilir ve sağlık ekiplerine haber verilerek gelmesi beklenir. E.A kaza sonrası hırpani bir şekilde Songül Baş’ı otomobiline yerleştirdikten sonra hastaneye götürmüştü. Bu bilinçsiz müdahale, Songül Baş’ın hayatını tedavi gördüğünü hastanede kaybetmesi ve sanığın duruşma sürecindeki olumlu tavırları gerekçesiyle, iyi hal indirimi olarak yansıdı.
Davanın bir önceki celsesinde; ailenin olası kast talebine karşın savcılık mütalaası bilinçli taksir şeklinde olmuş, sanığın beşinci celseye savunma için çağrılmasına karar verilmişti. E.A bugünkü celseye de katılmazken iki avukatı ile temsil edildi. Öte yandan Baş ailesinin vekili Avukat Hüseyin Güneş’ten edinilen bilgiye göre kaza sonrası ikamet ettiği Çayırova’dan İstanbul’un Pendik İlçesine taşındığı söylenen E.A, Kartal’daki mahkemede ifade verdi. E.A ifadesinde, Songül Baş’ın kafasındaki kapşondan ötürü kendisini görmediğini söyledi.
Avukat Hüseyin Güneş bugünkü celsede mahkeme heyetine aracın yaya geçidindeki hızına dair bilirkişi raporu sundu. O rapor da heyetçe dikkate alınmadı. Hüseyin Güneş celse sonrası yaptığı açıklamada ilgili rapora göre aracın o mıntıkadaki seyir hızının 70 – 80 kilometre olduğunu belirtip olması gereken hızın ise 30 kilometre olduğunu kaydetti.
Avukat Güneş celsede bu gerekçeden ötürü mahkemenin “yetkisizlik” kararı vererek davanın Ağır Ceza Mahkemesi’ne sevk edilmesini ısrarla talep etti ama sonuç alamadı.
Bugünkü celsenin diğer öne çıkanları ise hakimin basına yönelik tutumu oldu. Celseyi biri İstanbul diğeri Gebze’den iki gazeteci izlemek istedi. Hakim, salon dar yer yetersiz diye karşı çıktı. Tartışmalar sonrası iki gazeteci de salonu girip celseyi izlerken hakimin, “Şova müsaade etmem” türü bir cümle sarf ettiği duyuldu.
Kararın açıklanması ile birlikte önce duruşma salonunun içi, hemen ardından salon yanı hol karıştı. Songül Baş’ın kardeşleri 4 yıl 5 ay 10 gün süreli karara sert tepki gösterirken duruşma savcısının aile bireylerine, “Haklısınız ama yasalar böyle” dediği duyuldu. Hâkimin daveti üzerine mahkeme salonuna polis girerek gerilime müdahil olmaya çalıştı. Öte yandan Baş Ailesi’nin yakınları ve destekçileri de karara tepkiyle mahkeme salonuna doğru yönelirken polisle yurttaşlar arasında arbede yaşandı. Bir süre sonra ortam sakinleşirken Gebze Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleşti.
Karara tepkiler, yarın sabah saatlerinde Gebze Emek’te