Yıldırım’a tehdit. Temiz’e  kumpas. Narkodan sevk
20 Temmuz 2026 11:07

DİLOVASI BELEDİYESİ, DİZİ FİLM SETİ GİBİ Yıldırım’a tehdit. Temiz’e kumpas. Narkodan sevk

Zabıtaların denetime gittiği Ravive’de rüşvet aldığının gayriresmi yalanlandığı Dilovası Belediyesi sessiz kaldıkça iddialar artıyor. Serbest kalan iki zabıta, İlhan Yıldırım’a “Konuşursak çok kişi gider” demiş. Necati Temiz’e kumpas kurulmuş. Narkotik ekipleri yangın günü, depodan ürün çıkartmış

Aktan Uslu Tüm haberleri

Haber serisi

Dilovası İşçi Katliamı Aileleri Adalet Nöbeti: 6 - 1

08 Kasım 2025’te Dilovası’nda gerçekleşen Ravive Kozmetik faciası sonrası Dilovası İşçi Katliamı Aileleri’nin altıncı adalet nöbeti dün, 13 ayrı kentten destekle eş zamanlı gerçekleşti.

Kandıra’da süregiden davanın yarın (21 Temmuz Salı. Saat: 10.00) görülmeye başlalayacak üçüncü celsesine iki gün kala gerçekleşen ve açık mikrofon uygulamasının sürdüğü eylemde 22 kişi toplam 26 kere söz aldı. Faciada hayatını kaybeden 7 emekçinin ailesinden 12 kişi konuştu. Siyasetçilerin, sendikacıların ve sivil toplum örgütü temsilcilerinin söz aldığı eylemde öne çıkan ise ailelerden bireylerin

Serbest kalan iki zabıta memurunun AKP Dilovası İlçe Başkanı İlhan Yıldırım’a “Konuşursak çok kişi gider” tarzı tehdit savurduğu ve öyle serbest kaldığı, asıl suçlular serbest kalırken Belediye Başkan Yardımcısı Necati Temiz’e kumpas kurulduğu ve tüm suçun Temiz’e yüklenmeye çalışıldığı öne sürüldü. Bir diğer dikkat çekici iddia ise Narkotik ekiplerinin yangın günü, depodan ürün çıkarttığı yönünde oldu.

Dilovası Belediyesi’nde zabıtanın denetime gittiği Ravive Kozmetik’ten koli koli parfümle ayrıldığını işçi aileleri meydanlarda, polis (devlet) kamerasının kaydı altında söyledi…

Kandıra’da, mahkeme salonunda söyledi..

Dilovası Belediyesi’nden ismi bizde saklı bir memur iki hafta kadar önce Gebze Emek’e gayri resmi yalanlamada bulundu. Resmi yalanlamanın da yapılacağı söylendi ama o yalanlama gelmedi.

Editör yorumudur: Rejim, “Eski Türkiye”de yüz kızartıcı rüşvete giren parfüm alımını da normalleştirmeye çalışıyor olabilir.

Editör tespitidir: Ancak suskun kaldıkça giderek bol entrikalı yerli dizi film stüdyolarını andıran Dilovası Belediyesi’nde söz konusu iddiaların da gerçeklik payı, yalanlanmadı sürece de var gibi..

Antiparantez; bugün sabah saatlerinde CHP'li İzmit Belediye Başkanı Avukat Fatma Kaplan Hürriyet ve eşi Murat Hürriyet ile CHP İzmit İlçe Başkanı Gökhan Ercan, gözaltına alındı. Bu haberimizin de yayına girdiği saatlerde, rüşvetle suçlanan Dilovası Belediyesi'nin Başkanı Ramazan Ömeroğlu, görevini sündürüyordu.

İşte dünün öne çıkan o iddiaları:

Şengül Yılmaz’ın kardeşi Emine Bulut:

“8 ay oldu ablamı kaybedeli. Adalet için yollarda, sokaklarda kaldık, biz yasımızı tutamadık. Neden bu devlet bu adaleti sağlamıyor? Biz de evimizde yasımızı tutamıyoruz. Burada, Dilovası'nda 7 canımızı kaybettik. Yakarak katlettiler, cinayet işlediler.

Belediye Başkanı Ramazan Ömeroğlu, eski Belediye Başkanı Hamza Şayir, Valisi, Kaymakamı, (AKP İlçe Başkanı) İlhan Yıldırım...

Zabıtaların Cengiz Taşdemir ve Necmettin Balcı. Bunlar asıl suçlu olan kişiler. ‘Yok belediyeye gireriz, yok burayı karıştırırız, her şeyinizi ortaya dökeriz’ tehdidiyle kendilerini dışarı çıkarmışlar. Yok böyle bir şey. Bu insanların canını yakarken biliyordunuz, yandılar, kül oldular. Utanmadan, arlanmadan yok sizi tehdit ediyor, ‘yok bizi dışarı çıkarmazsanız sizi mahvederiz’ diyor. Et u…n abi, hepiniz mahvolun.

Yediniz, içtiniz, sermaye işlettiniz. Zabıtalar koli koli parfümleri gidince hepsine dağıtıyormuş o pahalı parfümleri, hepsini de kendileri alıyorlarmış. Utanmadılar mı ya? Burada hepsinin suçu var, hepsinin yargılanmasını istiyorum.

Aleyna Oransal hamileymiş bilmem. Öyle bir şey yok. Nasıl ölenlerimizin üstünden sermayeyi işletip de cebine doldurmuşsa, o çocuğuna haramla kazanmışsa o, çocuğuyla birlikte yatacak cezasını çekecek.

Ali Osman Akat… Sizden laf söylüyor bize, öyle bir şey yok. Hepsi suçlu, hepsi bu sermayenin içinde. 3 kuruş, 5 kuruş para için, keyifleri için canlarımızı yaktılar. Ben adalet istiyorum, adaletin sağlanması için hepsinin de en ağır şekilde, baştan aşağı, sonuna kadar hepsinin cezalandırılmasını istiyorum.

Hanım Gülek’in damadı Zafer Laç

“Biliyorsunuz ki belediyede tutuklamalardan sonra iki kişi, Cengiz Taşdemir ve Nizamettin Balcı salıverildi. Bunların salınmasından önce yani akşam saatlerinde bana bir telefon geliyor. ‘İki kişiyi salacaklar haberiniz olsun’ diye bir bilgi geliyor ve ben bu bilgiye daha avukatlarımız erişmemişken, ‘Böyle bir şey olamaz. Dalga mı geçiyorsunuz?’ deyip telefonu kapatıyorum. 2-3 saat sonra çok yakın bir arkadaşımız bizi arıyor. ‘İki kişiyi saldılar, haberin var mı?’ diyor.

Bunun üstüne avukatımızı arıyoruz ve böyle bir şey olduğu öğreniliyor. Ondan sonra duyumlara, araştırmalara bakıyoruz ki belediyeye gidiyor aileler; ‘Eğer ki bizi salmazsanız, bizi bırakmazsanız bildiğimiz her şeyi anlatacağız, herkesin pisliğini ortaya dökeceğiz’ gibi tehditler savruluyor, kavgalar çıkıyor.

Bir gece hâkim değişiyor ve iki kişi salıveriliyor. Bunda çok büyük absürtlük yok mu sizce? Dosyaya giren bir şey yokken, çıkan bir şey yokken, dosyada değişiklik yokken iki kişi salıveriliyor. Hem de bu ikisi işin içinde, işin dibinde olan insanlar.

Belediye bile bir şeylerin farkında artık, biz de bunun farkındayız. Bence daha fazla çırpınmalarının bir manası yok. Kim ne biliyorsa, herkes bildiklerini söylesin. Herkes ortaya çıkarsın artık. Böyle giderse herkes birbirine zarar vermeye başlayacak. Ki onların birbirine zarar vermesi benim artık umurumda değil. Biz burada aylardır çırpınıyoruz.

SGK müdürü görevden alınıyor. 6 ay geçiyor, göreve iade ediliyor ve tayini çıkıyor. İŞKUR müdürü, oraya eleman sağlıyor, görevden alınıyor, aradan 6 ay geçiyor ve başka bir yere gönderiliyor. Savcılarda bile keza böyle. Bu işin içinde ne tür bir iş dönüyor onu da anlamış değiliz. Aklıma şu geliyor artık; yani üst katta yangın var, alt katta depo var, depoya izin verilmiyor mallar çıkarken. Narkotiğin, o depodan mallar çıkarken orada ne işi vardı? Alt kattan, depodan mallar çıkarken Narkotik şubenin orada ne işi vardı? Belediyede neler dönüyor? Bakanlıklarda neler dönüyor? Bunların artık açıklanması lazım. Bakanlıkların artık kurban vermeye başlaması lazım. Bu işin artık kaçar yolu yok. Her şey ortaya çıkmaya başladı.”

Esma Gikan’ın akrabası Engin Aras

“Belediye yönetimi ve çalışanlarının genellikle hepsini çok yakından bilen, bilen bir insanım.

9 ay oldu. Mücadelemizin ilk başlarında bütün toplantılarda yer aldım fakat bazı sağlık sorunlarından, işlerimden dolayı son zamanlarda katılamadım. Belediyede, ‘Engin Aras belediyeden rüşvet aldı, oğlunu işe koydu, kızını işe koydu, şunu yaptı, bunu yaptı’ demişler. Dilovası'nda burada çok insan var. Öyle bir şey kesinlikle yok. Onların parası bizi satın almaya yetmez!

Dilovası Belediyesi Başkanını, öncekilerini,, çalışanını, zabıtanın hepsini çok yakından biliyorum.

Yanan bina fabrikadır, bina değil! Mahallenin ortasına yapılmaması gereken bir fabrikadır. Fabrikayla evimin arası 100 metre. Bu fabrikanın orada yapılmasına hangi yönetim müsaade ettiyse bu zaten başta suçludur! Ben isim zikretmiyorum, o zaman belediye yönetimi kim ise... Buna yıkım kararı alıp da yıkmayanlar kimse bunlar da suçludur! Buraya ruhsat veren, çalışma iznini veren, buraya denetime gidenler de suçludur!

Bunca mücadelemizden sonra 8 kişiyi gözaltına aldılar. Bilirkişi raporuna istinaden aldılar. Bir Mustafa Kocabay, zabıta memuru, bunu serbest bıraktılar. Bize göre bu da yanlış. Çünkü oraya giden denetimin içinde bulunan Mustafa Kocabay'dır. Bunu niye tahliye ettiniz, niye serbest bıraktınız? 7 kişiyi içeri attılar apar topar. 7 kişiden dördü, yıkım kararı olduğu halde neden yıkmadıkları için alındı. İki zabıta ile başkan yardımcısı (Necati Temiz) yangına sebebiyet veren, ruhsatsız çalışmaya göz yummaktan alınmış.

Üç gün sonra esas çıbanın başı zabıta müdürleri; bir önceki zabıta müdürü, bir de zabıta müdür vekili Cengiz Taşdemir ile Nizamettin Bağcı, bunlar tahliye oldu. Tahliye olmaması gereken zaten bunlar! Birisi 10 yıl, birisi 25-30 yıldır belediyede görev yapıyor.

İşim icabı biliyorum. Belediyeye ruhsat başvurusunda bulunduğunuz zaman ilk gideceğiniz kurum zabıtadır. Zabıta size bir liste veriyor, o listede gereken şartları yerine getirin diyor. Siz o şartları yerine getirirken götürüp zabıtaya veriyorsunuz. Zabıta dosyanızı hazırlıyor, eksik de yok ise belediye başkanı veya yardımcısına çıkarıyor, imzalıyor. Şimdi bütün dosya, bütün evraklar bu zabıta müdürlerinin elinden geçmişken, bunlar olaya bu kadar vakıf iken; itfaiye yangın raporu yok, itfaiye onay raporu yok, ÇED raporu yok, hiçbir şey yok, ya siz bunları nasıl serbest bırakıyorsunuz?

Hadi bunları bıraktınız da diğer belediye başkan yardımcısını niye bırakmadınız? O zaman aklımıza şu geliyor: Siz o zaman hepiniz birlik oldunuz, bu Necati Temiz'e kumpas kurdunuz! Yani suçu şimdi ona yüklediniz. Bizim aklımıza bu geliyor. Esas olayın faili sizlersiniz!

O mahallede oturuyorum. O mahallede benden başka oturanlar da var. Eski videoları, olayın, yangının olduğu günkü videoları incelerseniz o yangın yerinin yakınında hemen, 2 metre mesafede oturan insanların orada demeçleri var.

Burada Belediye Başkanı Hamza Şayir, mahalle muhtarı, hepsi suçlu" diyorlar.

Cezaevinde ölen Kurtuluş Oransal'ın söylediğine göre: ‘Ben azasından tut muhtarına kadar, belediye personeli hepsine para verdim. 5 kişiye 5 milyon dolar para verdim’ diyor. ‘5 milyon dolar!’ Bunlar niye açıklanmıyor?

Şimdi bir tane kurban seçtiniz Necati Temiz'i. Biz bilemiyoruz suçlu mu suçsuz mu ama esas çıbanbaşı, hangi taşı kaldırıyorsanız alttan çıkan zabıta müdürünü tahliye ediyorlarsa demek ki burada başka bir şey var.

Bunlar zaten tahliye oldukları gün bir de utanmadan, ahlaksızca sanki düğün konvoyu varmış gibi mahallede arabalarla konvoy ile, kornaya basıyorlar. Ya siz burada 7 kişinin katilisiniz, katilisiniz siz be, utanmazlar!

Yeni Adalet Bakanımızın duruşu bizde bir yönde bir umut oldu ama umarım bu olay istediğimiz gibi gerçekleşir. Suçlular, gerçek suçlular cezasını çekecektir. Biz bunu istiyoruz. Bizim kimseden farklı istediğimiz hiçbir şey yok.

Benim ismimi öğrenin, Engin Aras. Yarın öbür gün benim işime, benim başıma herhangi bir şey gelirse bilin ki sorumlu belediye yönetimi ve (AKP) ilçe yönetimidir. Bunu ben bir şey bildiğimden söylüyorum. İnsanları gizliden tehdit ediyorlar! Sen bir yerde bir fotoğraf verdiğin zaman tehdit ediyorlar; işinle, eşinle, çocuğunla, her şeyinle!

Biz şu anda bir kumpasın, bir şebekenin içine mi düştük onu bilmiyoruz. Bizim bir tek istediğimiz adalet. Mahkemenin Gebze'de olmasını istiyoruz. Kandıra'ya niye davayı götürdünüz? Biz Kandıra'ya gitmek istemiyoruz, Gebze'de dava devam etsin.

7 kişi asli kusurlu bulduğundan ötürü tutuklandı. Üç gün sonra ikisi tahliye edildi. Gerekçe ne? Ben ilkokul mezunuyum. Yanlışı, doğruyu seçebiliyorum. Hukukçu nasıl bilmez bunu? Tahliye gerekçesinde, ‘Bunların hakkında soruşturma devam ettiğinden, bunlara bir dava açılmadığından, tahliye olmalarına karar verildi’ diyor. Mademki bunlar soruşturma açılmamışsa, dava açılmamışsa o içeridekiler nasıl yatıyor? Bunların hepsini nasıl içeri attınız? Neye istinaden içeri attınız? O zaman diğerlerini niye bırakmadınız? Böyle bir şey olabilir mi?

Tutuklayan hâkim başka, bunların salıverilmesini veren de başka bir nöbetçi başka bir hâkim. Yani burada da adalet yok. Burada da birilerinin başına bir çorap örüyorlar işin içinden çıkmak için ama ne yapmaya çalışıyorlar bilmiyorum. Ama ne yaparlarsa yapsınlar, biz bu işin peşini bırakmayacağız! Hükümet de değişse, gerekirse Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne de gidilse biz sırtımızdaki ceketimizi satarız, yine bu davayı takip ederiz.

Baştan beri yanımızda olan sendikalara, sendika başkanlarına hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bunlardan başka zaten kimsemiz yok. Kimse yanımızda yer almıyor. Dilovası halkı yanımızdadır. Dilovası halkı yanımızda ama kiminin eşi, kiminin çocuğu, kiminin yeğeni bir yerlerde çalışıyor; bunlardan dolayı kimse yanımızda yer almıyor.

Siyasi partiler; baştan beri bir tane siyasi parti haricinde siyasi partilerden de hiç destek görmedik. Hiç, kesinlikle! Bunu da halk bilsin.

Ama biz mücadelemize devam edeceğiz. Ne olursa olsun, ucu kime dokunursa dokunsun biz yürüyeceğiz. Bakın şu anda o kadar bilgi gelmiş ki bana, burada konuşamayacağım, konuşamayacağım şeyler var. Günü ve zamanı gelince inşallah hepsi konuşulacak. Hepinize teşekkür ediyorum, sağ olun, var olun.”

İLGİLİ HABER

Katliam düzeninin sebebi kamu görevlileri

https://www.gebzeemek.com/haber/guncel/katliam-duzeninin-sebebi-kamu-gorevlileri-/4214.html

SERİDE YARIN

Siyasiler

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Halide Türkoğlu

CHP Parti Meclis Üyesi Baran Seyhan

Türkiye İşçi Partisi Kocaeli İl Başkanı Avukat Umutcan Tarcan

Kızıl Parti Eş Sözcüsü Gün Çağ Aydın

Habere ait diğer görseller

Güncelleme: 20 Temmuz 2026 11:14
BENZER HABERLER
X