KILINÇ İLE “7 DAKİKA”NIN HİKÂYESİ: Mesele sınıfsal. ‘Sarı Öküz’ü kaptırmamalı!
CAS'ın kurucularından, 7 Dakika’nın yönetmeni Arzu Gamze Kılınç oyunda İşçi hareketinin milliyet ve mezhep gözetmeyen, sınıfsal ve ekonomik olduğunu anlatmaya çalıştıklarını söyledi. Kılınç, 1970’lerde Fransa’da yaşanan hikayenin bizde, ‘Sarı Öküz’ü anımsattığını doğruladı
Röportaj / Analiz
2017 yılında Arzu Gamze Kılınç ve Muhammet Uzuner tarafından kurulan,
Tiyatroyu sadece oyun sahneleme alanı olarak değil ortak bir yaşam deneyimi ve öğrenme alanı olarak algılayan Cihangir Atölye Sahnesi,
Oyun atölyelerinde eğitim gören “3’ncü sınıf öğrencileri”nden oluşan topluluğunun “eğitim projesi” olarak hazırladığı ve işçi yoğun kentlerde işçiler için ücretsiz sahnelediği “7 Dakika” adlı oyunu önceki pazar günü akşamı Gebze’de sahneledi.
Yaşanmış bir hikâyeden sahneye derlenen oyun konusu itibariyle meşhur “Sarı Öküz” masalını anımsattı.
Oyunun nasıl bittiği, aslında seyirciye bırakıldı. Topluluk Gebze’ye emek çevreleri ve emeği önceleyen partilerin davetiyle geldiğinden işçiler “Sarı öküz”ü kaptırmadılar. Ancak…
Ola ki oyunu Gebze Ticaret Odası, herhangi bir SİAD veya OSB bölge müdürlüğü ya da son zamanlarda yaygınlaşan iş geliştirme platformları, hatta Gebze Teknik Üniversitesi öğrenci kulüplerinden HYPE Kadın Girişimciler Kulübü falan davet etseydi, “Sarı öküz” kesin gitmişti.
Oyunda;
Emekçiler ve veya emekçiler “Her şeye karar verebiliyorsa” kendilerine dair kararlara ilişkin olarak karar süreçlerinde niye yer almadıkları..
Beyaz ve mavi yaka şeklindeki statü ayrımcılığına karşın aslında beyaz yakalının da mavi yakalanın da işçi olduğu…
Çok uluslu yapılanan ve kurulduğu ülke hariç yatırımda bulunduğu her ülkede, “Yabancı sermaye” diye adlandırılan sermaye yapılanmasının yurt dışı yapılanmalarındaki ekseri ve asıl gerekçe…
Sermayenin, emekçi şahsında emeği sömürürken dil, din, ırk, mezhep farkı gözetmediği ve emekçilerin de bu bilinçle tavır alması gerektiği…
İşyeri temsilciliğine kadar emek hareketinin her temsilcisinin karar alırken geniş kapsamlı düşünmesi gerektiği,
Oyuna adını verenin “7 Dakika”da sermaye tarafından her bir emekçiden günde 7 dakika olarak istenen sürenin aslında ayda 560 iş saatine denk geldiği ve tamamının işverenin kar hanesine yazdığı,
Talebin kabul edilmesi halinde taleplerin arkasının kesilmeyeceği,
Onaylanması halinde diğer fabrikalarda emsal karar olarak uygulanacağı,
Bu gibi süreçlerde alınan kararın aslında tüm işçileri,
Ötesinde, yeni işçi alımlarının önüne geçeceğinden işsizleri dahi ilgilendirdiği,
Tüm yalınlığıyla sahneden anlatıldı.
Antiparantez; düşünmenin ne kadar önemli olduğuna dair mesajın ve hiçbir şeyin aslında görüldüğü gibi olmadığına dair diğer mesajın toplumun tüm kesimlerine yönelik olduğu da varsayılabilir.
Oyunun yönetmeni ve topluluğun iki kurucusundan biri olan Arzu Gamze Kılınç, oyunun ardından Gebze Emek’in sorularını yanıtladı.
- (Özetle) CAS’ın bu projesinin hikâyesi nedir?
- Cihangir Atölye Sahnesi aynı zamanda bir konservatuvar ve atölyeleri olan bir oyunculuk kursu. Atölyelerimizde eğitim amaçlı oyunlar hazırlıyoruz. Genellikle de oyunun içeriğine dikkat ediyoruz. Bu oyun da üçüncü sınıflarımızın eğitim projesiydi. Fakat çok sevildi, beğenildi ve biz bu oyunu, işçilerle dayanışma oyunu yapmak istedik. Çünkü oyunumuzun içeriği itibariyle hedef kitlesi, işçiler. Ve bir tartışma oyunu. Yani patronların gasp etmeye çalıştıkları haklarına dair işçi temsilciliğinde oylama yapılıyor. 11 kişiden oluşan heyet, bu talebi kabul veya ret edecek. Özünde bir tartışma oyunu ve bu tartışmaların hepimizin kafasını açtığını gördük. Dolayısıyla ne kadar daha çok insana ve emekçiye ulaştırabilirsek o kadar mutlu oluruz diye düşündük. Çağıran kim çağırırsa gidiyor ve ücretsiz sahneliyoruz
7 Dakika, İtalyan oyun yazarı Stefano Massini tarafından Fransa’da bir tekstil fabrikasında 1970’de yaşanan bir hikâyesinden kaleme alındı.
Oyunun orijinal metninde, değişim oldu mu?
İşçiler için hangi oyunu sahneleyelim diye araştırma yaparken bu oyunla karşılaştık. Sınıfımızın öğrenci sayısına ve öğrencilerimizin karakterlerine uygun bulduk filan. Bu oyunu sahnelemeye karar verdik ve metne de sadık kalarak, sahneledik.
Oyunda konu edilen mesele sadece Türkiye’ye veya başka bir ülkeye has değil. Kapitalist sistemin içinde yaşayan bütün ülkeler için, bütün tarihlerde ve coğrafyalarda geçerli. 7 Dakika’da olduğu gibi; Fransa’da yaşananı İtalyan bir yazar yazıyor. Biz Türkiye’de oynuyoruz ve izleyiciler, ‘İçimize ajan mı gönderdiniz. Bu cümleleri nasıl yazdınız. Bunlar bizim yaşadıklarımız’ .
Bana biraz bizim meşhur, ‘Sarı Öküz’ masalını anımsattı…
Türkiye’ye çok uyuyor bu kısmı. Tam olarak ve tam anlamıyla öyle, evet.
Özetle 7 Dakika’da tespit ettiklerimiz dâhili ve haricinde, vermek istediğiniz mesajları özetler misiniz?
İşçi hareketi meşakkatli yollarda, zorlukla ilerlemekte. Çeşitli ‘çalılara kayalara’ takılmasının sebepleri aslında dil, din, ırk, mezhep ayrımlarıyla parçalanmasındadır yani ben öyle görüyorum. Aslında bu sınıfsal ve ekonomik bir mesele. İşçi sorunlarının ve işçi hareketinin milliyetle, dinle, mezheple hiçbir ilgisi yok. Oyunda da aslında bunun altını çizmeye çalıştık.
Oyununuz, Galatasaray – Fenerbahçe derbisi önüne denk geldi.
Olsun
Özetle, salon üzerinden bir Gebze değerlendirmesi alabilir miyim?
Yine de, çok güzel bir seyircimiz vardı bence. Çok dikkatli izlediler ve oyun bittiğinde çok güzel tepki verdiler. Her oyun sonrası küçük tartışmalar devam ediyor ve çok hoşumuza gidiyor. Gebze bizim için önemli bir yer çünkü biz sadece merkezde tiyatro yapmanın kısıtlı bir fayda sağladığını düşünüyoruz. Özellikle çeperlerde, merkezdeki tiyatroya ulaşması hem mesafe açısından hem ekonomik açıdan zor olan insanlarla buluşmayı seviyoruz.
Oyun ekibi?
Tamamı gönüllülerden oluştu. Onların kolektif bir emek ve fedakarlığı ile sahneledik. Ekibimiz, Cihangir Atölye Sahnesi’nin vizyonunu yansıtmıştır. Avukat, öğretmen, emekli, işsiz, çocuklardan oluşan karma bir ekibin oyununu izlediniz.
Oyuna dair, söylemek istediğiniz başka bir şey var mı?
7 Dakika’yı ‘Dayanışma Temsili’ olarak İstanbul’un yahut Türkiye’nin neresinden çağrılırsak memnuniyetle karşılayıp, bütün koşullarımızı zorlayıp, o şehre gidip sahnelemeye çalışıyoruz.
**
Oyunlarımızı, oyunla yaşamsal
bağı olanlara ulaştırıyoruz
CAS’ın atölyelerine değinecek olursak, öğrenci kabulünüz nasıl oluyor?
Kişi daha önce uzun soluklu sürede tiyatro yaptıysa ki başvuran kişi tiyatronun alaylısı da olabilir, ‘Oyun atölyesi iki’nin sınavına alıyoruz çünkü ‘bir’e alırken, sınav yok. Zaten bu gibi kişiler sahnede kendisini belli ediyor.
Atölyelerimize başvuran kişinin, lise mezunu olması bizim için yeterli.
Cihangir Atölye Sahnesi, bugüne kadar sekiz oyunu sahneleyen profesyonel bir topluluk aynı zamanda. 7 Dakika ise, üçüncü sınıf öğrencilerimizin eğitim ve aynı zamanda dayanışma oyunu.
Atölyemiz dört, konservatuvarımız üç yıl süreli. Oyunlarımızı, mezunlarımızla sahneliyoruz.
Ve tüm oyunlarımızı tiyatroya ulaşması zor ve düşük gelirli kesimlere, aynı zamanda oyunun konusuyla birebir yaşamsal bağı olan kesimlere ulaştırmaya çalışıyoruz. 7 Dakika da konusu itibariyle, işçi kesimine ulaştırmaya çalıştığımız oyunumuzdur.
Toplu foto
Arzu Gamze Kılınç ve oyuncular ile oyun ekibi, Gebze’deki oyun sonrası Emek Partisi Gebze İlçe Başkanı Yusuf Akar ile.
**
Kamu desteklemezse
devreye simsarlar giriyor
- Özetle CAS olarak gerek belediyelerden gerekse Devletten beklentileriniz nedir?
- Hem devletten hem belediyelerden kamusal sorumluluklarını yerine getirmelerini, kültür politikaları üretmelerini, bu alanda boşluk bırakmamalarını dileriz. Çünkü bu alanda bıraktıkları boşluğa maalesef kara para aklamak isteyen sermayeler, fırsatçı simsarlar veya organizatörler giriyor.
- Futbolumuzda olduğu gibi…
- Evet, neredeyse futbola benzemeye başladı tiyatro. O sebeple yerel yönetimlerin çok ciddi tiyatro masaları kurup kültür politikaları üretmesi, bütün tiyatrolarla çok daha yakın ilişki halinde olması gerekli.
- (Örneğini verdiğiniz haliyle Türkiye Belediyeler Birliği de devreye girmeli)
- Belediyeler salonlarını topluluklara cüzi miktarlarda kiralamalı. Ülkemizin bütün bölgelerinde belediyeler güçlüdür. Adı üstünde, yerel yönetim. Bir belediye şayet isterse, şehrine gelen topluluğun konaklamasına ve yemek ihtiyacına da yanıt verir. Kaldı ki ilgili yasa ve mevzuatlarda da yeri var ancak hiçbir belediye maalesef uygulamıyor. Sadece seçim dönemlerinde, seçimi kazanmaya yönelik bazı faaliyetler olabiliyor. Topluluklar da ne derece fayda görebiliyorsa, o derece faydalanıyor.
İLGİLİ HABER
CAS “Emeğin Başkenti”nden 7 Dakika ile geçti
https://www.gebzeemek.com/haber/kultur-sanat/cas-emegin-baskentinden-7-dakika-ile-gecti/3578.html