GIDAMO Kocaeli: Prestit kullanımı yasaklanmalı
14 Temmuz 2026 21:32

GIDAMO Kocaeli: Prestit kullanımı yasaklanmalı

Kastamonu’nun Tosya İlçesi’nde Rahime – Ahmet Derin çiftinin ağaçtan topladıkları kirazları yedikten sonra ölümünü değerlendiren Gıda Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın AB ülkelerinde yasaklı prestit kullanımını ülkemizde yasaklamasını istedi

Gıda Mühendisleri Odası Kocaeli Şubesi, Kastamonu’nun Tosya İlçesi’nde Rahime – Ahmet Derin çiftinin ağaçtan topladıkları kirazları yedikten sonra ölümünü, “Zehirli nardan sonra şimdi de zehirli kiraz mı?” başlıklı açıklamada değerlendirdi. Açıklamada Tarım ve Orman Bakanlığı’nın AB ülkelerinde yasaklı prestit kullanımını ülkemizde yasaklaması istendi. Açıklamada şu görüşlere yer verildi:

“Geçtiğimiz günlerde acı bir olay daha yaşandı. Bu olay vesilesiyle henüz sebebi netleşmemiş olsa da ülkemizin kanayan yarası pestisitler üzerine bir açıklama yapma, konuya tekrar dikkat çekme gereği duyduk.

1 Temmuz Çarşamba günü Kastamonu’nun Tosya ilçesi Karabey köyünde 63 yaşındaki Ahmet Derin ile eşi Rahime Derin, bir yakınlarının bahçesindeki ağaçlardan topladıkları kirazı yedikten bir süre sonra rahatsızlandı. Yakınlarının ihbarı üzerine köye gelen sağlık ekiplerince Tosya Devlet Hastanesi'ne kaldırılan çift, burada yapılan ilk müdahalenin ardından Kastamonu Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne sevk edildi. Tedavi altına alınan Ahmet Derin, doktorların tüm müdahalelerine rağmen 3 Temmuz'da hayatını kaybetti. Hastanede tedavisi süren Rahime Derin ise geçtiğmiz günlerde, eşinin vefatından 9 gün sonra yaşamını kaybetti.

Çiftin kiraz yediği ağacın olaydan yaklaşık 15 gün önce tarım ilacı (pestisit) ile ilaçlandığı basında yer alan bilgiler arasında. İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü ekipleri ağaçlardan numuneler almış. Yaşanan can kayıplarının kesin sebebi yapılacak detaylı toksikoloji incelemeleri ve Adli Tıp Kurumu'nun vereceği raporla netleşecek. İlaçlama sonrasındaki güvenli bekleme süresine dikkat çekiliyor ve rahatsızlığın tarım ilacı kalıntısından kaynaklanmış olabileceği üzerinde duruluyor.

Tarım ürünlerini zararlılardan (böcek vb.) korumak için kullanılan ilaçlara pestisit, zirai ilaç ya da tarım ilacı diyoruz.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bitki Koruma Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Tiryaki’nin verdiği bilgilere göre, dünyada yılda 3 milyon ton pestisit kullanılıyor. Türkiye’de yılda ortalama 55 bin-60 bin ton civarında pestisit kullanılıyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, 2015 yılında 39 bin ton olan pestisit kullanımı son yıllarda 55- 60 bin tona ulaşmış. Yani 10 yılda kullanılan zirai ilaç miktarı 21 bin ton artmış. Tabii bu kayıtlı olan miktar. Tarım sektöründen uzmanlar, pestisitlerde kaçak kullanımın da çok yaygın olduğunu belirtiyor. Dolayısıyla aslında kullanılan zirai ilaç miktarı 60 bin tondan daha fazla.

Avrupa Birliği’ne ihracat yapan ülkelerin sebze ve meyvelerinde uygun bulunmayan ürünler AB Gıda ve Yem İçin Hızlı Alarm Sistemi’nde (RASFF-the Rapid Alert System for Food and Feed) yayınlanıyor. RASSF 1 Ocak-30 Haziran 2026 verilerine bakıldığında uygun olmayan ve iade edilen ürün sayısında Türkiye ilk sırada yer alıyor. Bildirimlerde en sık görülen tehlike türleri okratoksin, pestisit kalıntıları ve aflatoksin.  En fazla pestisit tespit edilen ürünler nar, domates ve taze biber.

Bunun sebeplerinden biri ve en önemlisi kayıt dışı kullanım. Yukarıda belirttiğimiz gibi, tarım sektöründen uzmanlar gerçek kullanılan tarım ilacı miktarının 60 bin tondan çok daha fazla olduğunu belirtiyor.

Ayrıca bu konuda eğitimsiz olan çiftçilerimizin zirai ilaçları bilinçsizce kullanımı da söz konusu. Doğru miktarlarda ve doğru zamanda kullanılması, kullanım sonrası ürünün doğru zamanda hasat edilmesi büyük önem taşıyor.

AB ülkelerinde yasaklı olan bazı pestisitlerin ülkemizde kullanımının devam ettiği biliniyor. Hatta ülkemizde de yasaklı olan kimi pestisitlerin bile ihracat analizlerinde tespit edilmesi, bu pestisitlerin kaçak olarak ülkeye giriş yaptığını ve kaçak olarak kullanıldığını ortaya koyuyor.

Sonuç olarak, ülkemizde pestisit kullanımı ile ilgili önemli sorunlar var. Geçmişte yediği nardan zehirlenip yaşamını kaybeden 4 yaşındaki Saliha’yı unutmadık.

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın bir an evvel Avrupa Birliği ülkelerinde yasaklanan pestisitleri Türkiye’de de yasaklaması, yasaklanan pestisitlerin ülkeye girişini engellemesi gerekiyor. Ayrıca pestisit kullanımının iyi denetlenmesi gerekiyor. Sadece ihracat ürünleri için değil, yurt içindeki tarım ürünlerinin de sık sık kontrol edilmesi gerekiyor. Halkımızın yediği ürünlerin pestisit kalıntısı bakımından ne durumda olduğunun ortaya çıkarılması, analiz sonuçlarının kamuoyu ile paylaşılması gerekiyor. Tabii bu denetimlerin yeterli sayıda ve etkin olarak yapılabilmesi için kamuda gıda mühendisi atamasının arttırılması gerekiyor. Şu anda en az 1000 gıda mühendisinin ilk elden atanması gerektiğini sık sık ifade ediyoruz.

Ayrıca en önemli konulardan biri de çiftçinin pestisitleri dilediği gibi alıp kullanabilmesi, bu konuda bir kısıtlama ve kontrol yok çünkü. Çiftçilerin pestisit kullanımı konusunda eğitilmesi, tarlalarda ziraat mühendisleri ve ziraat teknisyenlerinin aktif olarak görevlendirilmesi, pestisit kullanımı gibi önemli bir işte mutlaka teknik personelin ya da bu konuda eğitim sertifikası olan çiftçilerin rehberlik etmesi gerekiyor.

İlaçlama sonrası ne kadar süre içerisinde hasat yapılacak vb. konularının da de bu eğitimi almış kişilerin denetiminde yapılması gerekiyor. Pestisitlerin bu şekilde bilinçsizce ve kontrolsüzce kullanımı uzun hem topraklarımızda hem de insanlarımızın sağlığında ciddi sorunlar doğurabilir. Çünkü pestisitler uzun vadede toprak ekosistemini tahrip ediyor; alım miktarına, kişinin yaşına ve sağlık durumuna göre zehirlenmelere ve hatta ölümlere, uzun vadede ciddi rahatsızlıklara sebep olabiliyor.

Yaşamını kaybeden vatandaşlarımızın yakınlarına başsağlığı sabır diliyor, üzüntülerimizi paylaşıyoruz.

 

Güncelleme: 14 Temmuz 2026 21:37
BENZER HABERLER
X