ERDOĞAN ÖNCE AĞLAMIŞ, SONRA SUÇLAMIŞTI Ağrı’daki Fatsa modelini örnek gösterdi
Dilovası’nda Eylem Güleser, Ağrı Belediyesi’nin halkla yaptığı temizliği örnek gösterdi. Model 1979’da Fatsa’da uygulanmış, Erdoğan, referandum öncesi 12 Eylül’de öldürülenlerin son mektuplarını okuyup ağlarken yetkiyi aldıktan sonra Fatsalıların Sönmez'den zulüm çektiğini iddia etmişti
Dilovası Belediye Meclisi’nde DEM Partili Belediye Meclis Üyesi Eylem Güleser gündem dışı konuşmasında Ağrı Belediyesinde eşbaşkanlar, yöneticiler ve meclis üyelerinin halkla beraber sokakları temizlediği projesini örnek gösterdi.
Söz konusu halk ile belediyecilik 1979’da Fatsa Belediye Başkanlığına seçilen bağımsız belediye başkanı, Terzi Fikri namlı Fikri Sönmez tarafından uygulanmış,
“Fatsa Komünü” diye de tanımlanan uygulama rejimi rahatsız edince Sönmez görevden alınmış, tutuklu yargılandığı süreçte gördüğü işkencelerden ötürü cezaevinde hayatını kaybetmiş,
AKP’li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 2010’daki referandum öncesi 12 Eylül sürecinde asılanların son mektuplarını ağlayarak okuyup oy devşirirken,
Geçtiğimiz yıllarda Fatsa’ya gerçekleştirdiği ziyarette Fatsalıların, Sönmez’den çok çile çektiğini iddia etmişti.
Eylem Güleser konuşması esnasında Ağrı Belediyesi eşbaşkanı Hazal Aras’ın söz konusu kampanyaya dair videosunu izletmek istedi ancak ilçenin göbeğinde ve Dilovası Belediye binasında internete erişmek biraz süre aldı aldı. İnternete bağlanabilmeyi başardıktan sonra, meclis salonunda geniş ekran olmamasından ötürü cep telefonundan izletmeye çalıştı ve, “Belediye eş başkanımız, meclis üyeleri, başkan yardımcıları, ilgili birimlerin sokakta Ağrı Halkı ile birlikte temizlik, toplama kampanyasındalar. Umarım bu video Dilovası Belediyesi’ne de örnek olur. Umarım biz de bu görüntüleri burada seyrederiz” dedi. Güleser ayrıca şunları kaydetti:
"Kentimizin kronikleşen bir sorunu olan temizlik sorununu maalesef bir kez daha burada gündeme getirmek zorunda kalıyoruz.
Yerel seçimlerin üzerinden 2,5 yıl geçti. Aradan geçen bu süre bir mazeret değil, icraatın değerlendirilmesi için yeterli bir zamandır.
DEM Partisi İlçe Örgütü ve Meclis Üyeleri olarak yaptığımız esnaf ziyaretleri ve halk buluşmalarında vatandaşların en büyük şikâyetlerinden biri hala temizlik ve çevre kirliliği sorunudur.
Bizler ana muhalefet grubu olarak bu konuyu defalarca dile getirdik fakat görüyoruz ki uyarılarımız dikkate alınmadı. Sorun çözülmediği gibi vatandaşların şikâyetleri de azalmadı. Çevre temizliği sadece çöp kamyonlarının sayısını arttırmakla çözülecek bir konu değildir. Temizlik; planlama, denetim, eğitim ve toplumsal bilinçle başarıya ulaşır.
Peki bu 2,5 yılda çevre bilincini arttıracak kaç eğitim düzenlediniz? Kaç okulda, kaç mahallede farkındalık çalışması yaptınız? Kaç kampanya ile vatandaş çevreyi korumaya teşvik edildi?
Bu soruların kamuoyunu tatmin edecek cevapları ne yazık ki yoktur. Oysa belediye topluma örnek olan bir kurum olmalıdır. Belediye Başkanı, Başkan Yardımcıları, Meclis Üyeleri ve ilgili birimler belirli aralıklarla vatandaşlarla birlikte çevre temizliği etkinliği düzenlese, sokaklara inse, çocuklarımıza, gençlerimizle birlikte çöp toplama kampanyaları yapsa bu hem farkındalık oluşturur hem de toplumun çevreye bakışını değiştirir. Liderlik makamları sadece makam odalarında değil, sahanın içinde de görünmelidir.
Temiz bir ilçe sadece belediyenin değil, hepimizin sorumluluğudur. Ancak bu sorumluluğun öncüsü ve koordinatörü olmak da belediye yönetiminin asli görevidir.
Bizler bu konunun takipçisi olmaya ve çözüm üretilene kadar bu meseleyi gündemde tutmaya devam edeceğiz.”